PAPAĞAN HASTALIĞI ARTIYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
papağan

Özellikle son senelerde giderek daha çok görülmeye başlayan bir hastalık var. Tıp dilinde “psittakoz” adıyla bilinen hastalık insanlara daha çok papağan ve benzeri kuşlardan bulaştığı için halk arasında “papağan hastalığı” ismiyle tanınıyor.

Hastalığın artışında bir yandan papağan ve benzeri kuşların giderek daha çok beslenmesi ve hastalığın daha iyi bilinmesi, diğer yandan da teşhis imkânlarının kolaylaşmasının rol oynadığı düşünülüyor.

Psittakoz, başta papağanlar olmak üzere birçok evcil kuşta bulunabilen bir bakterinin (Chlamydia psittaci) insanlara bulaşmasıyla ortaya çıkan ateşli bir solunum yolları enfeksiyonudur. Hastalık, daha seyrek olarak güvercin, tavuk, hindi, ördek gibi başka kuş ve kümes hayvanlarından da geçebilir.

Çok kolay bulaşıyor

Hastalık etkeni olan bakteri, kuşların burun salgılarında, doku ve tüylerinde bulunur, ama mikrop taşıyan kuşlarda her zaman belirgin bir hastalık durumuna da rastlanmaz. Bazı kuşlar daha keyifsiz, iştahsız ve uykuya meyilli olabilirler.

Hastalık, insanlara hemen daima havaya karışan bakterilerin solunmasıyla bulaşır. Kuşların gagalama ve ısırıklarına bağlı bulaşma son derece nadirdir. Hastalığın bulaşması için kuşlarla uzun süreli temas etmiş olmak şart değildir.

Mikrop taşıyan kuşların bulunduğu ortamlarda birkaç dakika kalmak bile bulaşma için yeterlidir. İnsanlardaki hastalığın ağırlığı, temasın süresi ve yakınlığı ile ilgili değildir, ama hastalık belirtisi gösteren kuşların daha fazla mikrop saçtıkları da bilinmektedir.

Kümes ürünlerinin yenmesiyle bulaşma olmaz. 

Ateş ve öksürükle başlıyor

Üst solunum yollarından vücudumuza giren mikrop kan yoluyla tüm dokulara yayılır ve en çok da akciğer, karaciğer ve dalakta yerleşir. Papağan hastalığı çok farklı tablolarda karşımıza çıkabilmektedir.

7-14 günlük bir kuluçka dönemini takiben aniden titremeler ve 40 dereceyi geçen yüksek ateşle başlayabileceği gibi, 3-4 günlük sürelerde yavaş yavaş yükselen bir ateşle de ortaya çıkabilir.

Birçok hastada kuru bir öksürük vardır, bazıları da zaman zaman kanlı da olabilen balgam çıkarabilirler. Bazen göğüs ağrısı ön plandadır ve daha ziyade derin nefes alırken, öksürürken bıçak batar tarzda bir ağrıdır.

Hastalığın yaygın olduğu durumlarda nefes darlığı ve dudaklarda morarma da olabilir. Baş ağrısı sık görülür. Bazen de, boğaz ağrısı, boyun lenf bezlerinin şişmesi gibi üst solunum yollarına ait belirtiler olabilir. Her dört hastanın birinde burun kanaması ve gözlerde ışığa aşırı duyarlılık vardır.

Hastalar yaygın kas ağrıları ve spazmlarından da şikayetçi olabilirler. Bu belirtilere ense ve sırtta daha sık rastlandığından ateşli hastalarda menenjitle karıştırılabilir.

Bazı hastalarda ise uykusuzluk, depresyon, huzursuzluk gibi sinir sistemi belirtileri de ortaya çıkabilir. Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal gibi sindirim sistemi belirtilerine rastlanabilir. Psittakoz için tipik bulgulardan biri de hastaların yüzde 70 kadarında görülen dalak büyümesidir. Karaciğer de ağrı yapmadan büyümüş olabilir.

 Ayrıca, yüksek ateşe rağmen nabzın o kadar hızlı olmaması da tipik bulgulardan sayılabilir.

Tedavisi var

Papağan hastalığı, tetrasiklin sınıfı antibiyotiklere çok iyi cevap verir. Tedavi, ateş düştükten ve hastalık belirtileri kaybolduktan sonra daha 7-14 gün sürdürülmelidir. Tetrasikline alerjisi olanlara eritromisin verilebilir.

Yazı için 3 yorum yapılmış:

  1. yusuf hatun dedi ki:

    hocam ben bunu size hep sorcam diodum ama en sonunda burda okumak nasipmiş teşekkürler

  2. Havadan bulaşan bakterilerde insan sağlığına zarar vermeyecek oranda ozon, çok iyi bir koruma sağlar. Çok Yakın temasta oladıkları müddetçe
    80 – 100 ppb kadar ozon buna yeter. 50 Mg/ Saat ozon üreten bir alet 10 – 40 M2 bir odada
    hem kuşlar arası hem kuş insan arası mikrop trafiğini engeller. Hatta temizlenmese bile dışkılarda mantar ve küf üremediği kolayca görünebilir. !5 yıldır kullanıyorum.

  3. emre arslan dedi ki:

    Çok yaygın görülen hastalık demişsiniz ben hiç bu hastalıktan muzdarib olan bir evcil sever tanımadım dışarıdaki şartlar evdeki evcillerden daha tehlikeli .İnsanlara korku salmayı bırakın.Bakımsız ve pis ortamda beslenen her kuştan insanlara çeşitli hastalıklar geçer.Şayet sen güzel ve steril ortamda kuşuna bakıyorsan hiç bir şey olmaz ..Yazık yazık..Evcilleri bu tür parazitlerden uzak tutmanında bin bir türlü yolu var en basiti yıkanma sularına ve içme sularına 100/5 oranında saf elma sirkesi katmak.Bu sadece en basit bir yolu…

Siz de yorumunuzu paylaşın:

CAPTCHA (Şahıs Denetim Kodu) Resmi