DEFNE’ NİN ÖLÜM SEBEBİ KOAH MI KUSMUK MU?

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
aspirasyon pnömonisi küçükusta
CNN Türk’ ün Defne Joy' un kesin ölüm nedeni "KOAH"  başlıklı haberi şöyle: “Bundan 1.5 ay önce Beyoğlu'nda eğlence dönüşü gittiği gazeteci Kerem Altan'ın evinde fenalaşarak yaşamını yitiren Defne Joy Foster' ın ölümü şüpheli bulunmuştu. Astım hastası olan Foster' ın vücudunda Adli Tıp Kurumu'nca hazırlanan raporda cinayet şüphesi doğuracak bulguya rastlanmadı. Olay yerine gelen doktorun yaptığı incelemede, "solunum yetmezliğine bağlı kriz" tanısı konulması, boğulma şüphesini akıllara getirmişti. Foster'ın cesedini Adli Tıp Kurumu'na gönderen savcı kesin otopsi raporu istemişti. Adli Tıp uzmanlarının yaptığı tetkiklerde Foster'ın elle yüz kapatmak ya da boyundan sıkmak suretiyle havasız kalarak ölümünün mümkün olmadığı da tespit edildi. Kimya ve Morg İhtisas Daireleri'nde yapılan ayrı ayrı tetkiklerde Foster' ın, kanında uyuşturucu maddeye rastlanmazken alkol çıktığı öğrenildi. Foster' ın ölüm nedeni ise kronik solunum yetmezliği hastalığı olan KOAH olduğu tespit edildi. Rapora göre, Foster' ın nefes borusuna kaçan kusmuk ölümüne neden oldu. Hazırlanan rapor, soruşturmayı yürüten savcılığa bu hafta gönderilecek.” Defne’ nin ölüm sebebi KOAH olamaz! Bu haberde yer alan ifadelere göre Defne’ nin ölümü için iki sebep gösteriliyor. Bunlardan biri KOAH, diğeri de nefes borusuna kusmuk kaçması. Bir kere Defne’ de KOAH yani kronik obstrüktif akciğer hastalığı olması pek mümkün değil. KOAH daha çok uzun seneler sigara içen kişilerde görülen ve çoğu zaman da ileri yaşlarda (genellikle 50 yaşından sonra) belirti vermeye başlayan bir hastalıktır. Bugüne kadar 32 yaşında KOAH teşhisi koyduğum bir hastam olmadığı gibi bu yaşta KOAH olan birinin bu yüzden birkaç saat içinde ölmesi de bence imkânsızdır. KOAH halkımızın tarifiyle de “öldürmeyen ama süründüren” bir hastalıktır. Gerçekten de bu hastalarda teşhisten ölüme kadar olan süre birkaç on yıldan az değildir. KOAH’ lılarda ölüm sebebi çoğu zaman solunum yetersizliğidir. Defne’ nin otopsisinde bronşlarında KOAH ile uyumlu değişiklikler tespit edilmiş olabilir ama benzer bulgulara astımlı hastalarda da rastlanabilir ve bu iki hastalığı net olarak ayırt etmek mümkün değildir. Birkaç gün öncesine kadar saatlerce dans etmek gibi ciddi eforları hiçbir solunum sıkıntısı olmadan rahatlıkla yapan genç bir insanda bir iki saat içinde gelen ölümü KOAH’ a bağlı solunum yetersizliği ile bilimsel olarak açıklayamıyorum. Defne’ nin bronşlarında belirlenen ve KOAH ile ilgili olduğu ifade edilen değişiklikleri ölüm sebebi olarak değil ek bir hasalık olarak veya ölümü kolaylaştırıcı bir yardımcı etken olarak değerlendirmek daha doğrudur. Kusmuk öldürebilir Solunum yollarına yabancı cisimlerin; ağız, geniz ve boğaz salgılarının veya mide muhtevasının kaçmasına aspirasyon adı verilir. Ortaya çıkacak olan klinik tablolar aspirasyonun miktarına, aspire edilen şeylerin sıvı mı katı mı olduğuna, kimyasal özelliklerine, tanecik şeklinde iseler büyüklüklerine göre çok farklı olur. Aspirasyon bazı durumlarda daha kolay ortaya çıkar. Bunların başında şuur bulanıklığına yol açan beyin damarı hastalıkları, alkol ve uyuşturucu kullanımı, kafa travması, sara nöbeti gibi sebepler gelir. Bir diğer önemli faktör de çeşitli yemek borusu hastalıkları ile yutma refleksini bozan nörolojik hastalıklardır. Normal yutma mekanizması ve gırtlak refleksleri sayesinde aspirasyonlar önlenmekte ise de, özellikle de uyku sırasında çok küçük volümlerdeki aspirasyonlar kaçınılmazdır. Ancak, akciğerlerin savunma mekanizmaları bu yolla gelen bakterileri her hangi bir hastalık yapmalarına fırsat bırakmaksızın öldürür veya akciğerlerden uzaklaştırır. Aspirasyonlar sık oluyorsa, çok büyük hacimler aspire ediliyorsa, aspire edilen salgılardaki mikropların virülansı (hastalık yapıcı etkisi) fazla ise ya da aspirasyon materyalinde yemek, nekrotik dokular gibi yabancı cisimler varsa ölüme kadar giden tablolar gelişebilir.   Kusmaya bağlı neler olur? BİR: Solunum yollarına kaçan bir yabancı cisim gırtlağı veya ana nefes borusunu tamamen tıkayarak kazazedenin birkaç dakika içinde “asfiksi” yani boğulma suretiyle ölümüne yol açar. İKİ: Solunum yollarına kaçan cisim büyüklüğüne göre ana bronşları veya onların dallarını tıkadığında “atelektazi” yani bronş tıkanıklığı meydana gelir. Tıkanıklığın gerisindeki akciğerin havası söner. Bu tür durumlarda kuru öksürük ve tıkanan bronşun büyüklüğüyle orantılı nefes darlığı vardır. İlerleyen günlerde iltihaplanma da meydana gelir. ÜÇ: Solunum yollarına kaçan sıvı veya küçük tanecikler içinde bulunan mikroplar akciğerde iltihaba yol açar, yani “aspirasyon zatürreesi” ve devamında da“akciğer apsesi” gelişir. Bu tür bir zatürree zamanında tanınıp uygun şekilde tedavi edilmediğinde günler-haftalar içinde ölüme götürebilir. DÖRT: Asit niteliğindeki mide sıvısının akciğerlere girmesi “kimyasal zatürree ve akciğer ödemi” ne yol açar. Böyle bir tablo da zamanında tespit ve tedavi edilmediğinde kısa sürede ölümcül olabilir. BEŞ: Solunum yollarına kaçan yabancı cisim “astım benzeri bir tablo” ya yol açabileceği gibi tıkanıklığın gerisinde tekrarlayan enfeksiyonlar “bronşektazi” adı verilen ve ölümcül olmayan kronik hastalıklara da sebep olabilir. Gelelim neticeye Ayrıntılı otopsi raporunu incelemeden Defne Joy’ un ölümü üzerine yorum yapmak doğru olmaz. Medyada yer alan bu çok kısıtlı bilgilere dayanarak ölümünün esas olarak aspirasyonla ilgili ve astım hastalığının da yardımcı bir etken olduğu düşünülebilir. Astım krizi dolayısıyla bronşları zaten şişmiş ve daralmış olan bir kimse bir de kusmuğunu aspire ettiğinde bronşlar mekanik ve refleks olarak daha çok daralabilir ve gerekli müdahale zamanında yapılmadığında da solunum yetersizliğine bağlı ölüm gerçekleşir.

Yazı için 3 yorum yapılmış:

  1. SEMA ÖZTÜRK dedi ki:

    Sevgili arkadaşım;
    Tüm günceli takibin ve yorumların için teşekkürler.

  2. Tuna Erinçler dedi ki:

    Bukadar hareketli bir insanda ölüme neden olabilecek ölçüde KOAH olamaz. Aspirasyon olasılığı daha akla yakın, fakat medya’da yer alan bildirilerde bu husus da açıkça belirtilmedi.

  3. Saygıdeğer Hocamız; verdiğiniz bu önemli bilgiler için çok teşekkür ederim. Ülkemizin sizin gibi değerli bilimadamlarına çok ihtiyacı var.
    Sevgi ve ürmetlerimle. M.Celaleddin Çetin

Siz de yorumunuzu paylaşın: