NEFES SICAKLIĞINDAN AKCİĞER KANSERİ TEŞHİS EDİLEBİLİR Mİ?

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
obez kadın 4
Yeni bir araştırmada "nefes sıcaklığının ölçülmesiyle akciğer kanserinin erken dönemde teşhis edilebileceği" bildirildi. İtalya’ da Foggia Üniversitesi uzmanları, akciğer kanseri şüphesi ile ileri tetkik için yönlendirilen 82 kişiyi inceledi ve bunların 40’ ına kanser teşhisi kondu. Daha sonra 82 hastanın nefeslerinin sıcaklığı "X-Halo" adlı özel bir termometre ile ölçüldü. Akciğer kanseri teşhis edilenlerin nefes sıcaklıklarının kanser olmayan hastalara nazaran daha yüksek olduğu görüldü. Sigara içme süresi arttıkça ve kanserin evresi ilerledikçe sıcaklık artışının da daha fazla olduğu ve belirli bir nefes sıcaklığının kanser için eşik değer olabileceği belirlendi. Münih’ te yapılan European Respiratory Society (ERS) kongresinde sunulan araştırmanın başı olan Giovanna Elisiana Carpagnano şunları söylüyor: “Akciğer kanseri nefes sıcaklığının artmasına yol açıyor. Bu önemli bir keşif ve akciğer kanserinin teşhisinde yeni ufuklar açılabilir. Nefes sıcaklığının ölçümü gibi çok basit ve hastaya hiçbir sıkıntı vermeyen bir yöntemle akciğer kanserinin teşhisi mümkün olabilir”. Nefes sıcaklığından kanser teşhisi mümkün mü? Nefes sıcaklığından akciğer kanseri teşhisi konması gerçekten ilk bakışta çok cazip görünüyor ama bunun bir teşhis metodu olarak değer kazanacağına ihtimal vermiyorum. BİR: Akciğerlerde mikroplu iltihaba yol açan bronşit, pnömoni, akciğer apsesi, tüberküloz gibi pek çok hastalıkta nefes sıcaklığının artması mümkündür. İKİ: Akciğerlerin mikropsuz iltihaplarında da yani enflamatuar hastalıklarda da nefes sıcaklığı artabilir. ÜÇ: Nefes sıcaklığının artması mutlaka bir akciğer hastalığını göstermez, vücudun başka bir yerindeki bir hastalık da nefes sıcaklığını artırabilir. DÖRT: Bazı akciğer kanserleri nefes sıcaklığı artışına yol açmayabilir. Gelelim neticeye İtalyan araştırmacılar “nefes kokusundan akciğer kanseri teşhis edilmesinden” etkilenerek biz de bu işi nefes sıcaklığını ölçerek yapalım diye düşünmüş olmalılar. Nefes kokusundan kanser teşhisinin elbette bir mantığı var ve üzerinde çalışılması anlamlıdır ama nefes sıcaklığından kanser teşhisi bence tamamen bir “İtalyan fantezisi” dir. Giovanna Elisiana Carpagnano, bir gece üstü açık yatmış olmalı. Bu test olsa olsa bir "tarama testi" olabilir, hepsi bu! KAYNAK http://www.scienceworldreport.com/articles/17059/20140909/measuring-breath-temperature-helps-diagnose-lung-cancer.htm

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. Yusuf dedi ki:

    Sayın Hocam,
    Hayatta kimsenin yapamayacağı kötülüğü kendi kendine yapmış bir insanım. 14 yaşında sigaraya başladım. 30 Ocak 2007yılında, 52 yaşındayken akciğer kanserinden ameliyat oldum, sağ akciğerimin iki lobunu aldılar.
    Başıma gelen bu olaya rağmen, kendime kötülük yapmaya devam ettim. Ameliyattan 20 gün sonra gene sigaraya başladım. Arada geçirdiğim zatürre de engel olmadı bu illeti içmeme. 3 yıl kadar önce koah olduğumu söylediler ve onunla ilgili ilaçlar verdiler, solunum testlerim oldukca zayıf çıkıyordu, geceleri hırıltıdan ve öksürükten uyuyamıyordum.
    Birde, ağzımdaki tükürük, sanki içinde tutkal varmış gibi salya haline geliyor, uzuyor, ağzımdan zor kopup lavobaya düşüyordu. Hatta çoğunlukla elimle kopartıyordum.
    Sigara konusunda, hekim tavsiyelerini asla kulak arkası etmiş değildim. Her defasında bırakmaya teşebbüs etmiş ancak 5 – 6 gün sonra pes edip içmiştim.
    Bir akşam, bu başarısız girişimlerimi düşündüm. Hepsinde aynı şekilde başarısızlığa uğramıştım. Sigarayı bıraktıktan 5 – 6 gün sonra, canımın çok sigara istediği bir anda, “sadece 1 tane içeceğim ve yine sigarayı bırakmaya devam edeceğim” diyerek kendi kendimi kandırdım ve o bir tanecik sigarayı yakarak, başladığım noktaya döndüm.
    31 Ağustos 2014 akşamıydı. Sigarayı bırakmaya karar verdim. Son bir sigara yakıp, vedaşaırcasına içtim, kalan sigaralarımı çöpe attım. Sigarayı bırakırken “o bir tanecik sigarayı asla içmeyeceğim” dedim. Sigarayı bırakmanın bana göre formülünü bulmuş oldum sonunda. O gün bu gün içmiyorum.
    Sonuç: Göğsümdeki hırıltılar tamamen bitti, soluğum eskisi ile kıyaslanamayacak kadar iyi.
    Ağzımdaki, salya türünden tükürük olayıda hemen hemen bitti. Bir süre sonra tamamen geçeceğine inanıyorum.
    Yaşadıklarımı paylaşmak istedim.
    Saygılarımla,

Siz de yorumunuzu paylaşın: