D VİTAMİNİ HAPLARINI ALMAK NEDEN RİSKLİDİR?

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

D vitamini eksikliği tespit edilenlerde “magnezyum” eksikliği olup olmadığının da araştırılması gerekir.

Magnezyum vücudun ana enerji formu olan ATP yapımı ve kullanımı da dâhil 300 farklı olayda rolü olan bir mineraldir.

Magnezyumun rol aldığı olaylardan biri de dokuların D vitaminine hassasiyetinin belirlenmesi ve kalsiyum dengesinin sürdürülmesidir.

Günümüzde nüfusun en az yarısı yeteri kadar magnezyum alamıyor çünkü son 50 senede toprağın magnezyum miktarı ciddi derecede azalmıştır.

Magnezyum D vitamini metabolizmasında rol aldığı için yüksek miktarda D vitamini desteği verilmesinin daha ciddi magnezyum eksikliğine yol açabileceği düşünülebilir.

Magnezyum ve D vitamini eksikliği ilişkisi

Bir araştırmada magnezyum desteği ile beraber D vitamini de verildiğinde D vitamini eksikliğinin sadece D vitamini verilmesine göre daha iyi düzeldiği gösterildi.

Magnezyum alımını artırarak D vitamini eksikliğine bağlı mortalite fazladan başka bir vitamin alamadan azaltılabilir.

Magnezyum ve kalsiyum arasında da karşıt bir ilişki vardır.

Kalsiyum kas kasılmasına yol açarken magnezyum kasın gevşemesini sağlar; kalsiyum trombosit aktivitesi ve pıhtılaşmayı teşvik ederken magnezyum bunları baskılar.

Bu minerallerin tek tek sevilerinden ziyade her ikisi arasındaki denge daha önemlidir.

Kalsiyum eksikliği ile beraber magnezyum eksikliği olması arterlerde kalsiyum depolanması artabilir.

Magnezyumun artırılması arterlerdeki kalsifikasyonu azaltabilir.

Magnezyumu düşük olan biri D vitamini almaya başlarsa arterlerdeki kalsiyum birikiminin yani kalp krizi riskinin artacağı da ortadadır.

D vitamini-A vitamini ilişkisi

D ve A vitaminleri arasında da hassas bir denge vardır.

Büyüme, gelişme, üreme, bağışıklık sistemi fonksiyonları, görme, deri sağlığı ve gen aktivasyonunu sağlayan A vitamini de yağda eriyen vitaminlerdendir.

Yağda eriyen vitaminler vücutta depolandıklarından bunlar toksik seviyelere ulaşabilirler.

A vitamini, D vitamini toksisitesini önler.

Bu, A vitamini eksikliği durumlarında yüksek doz D vitamini almanın çeşitli problemlere yol açabileceği anlamına gelir.

A vitamini seviyeniz ne kadar düşükse D vitamininin zararı da o kadar fazla olur.

Nitekim A vitamini almak yüksek D vitamini seviyelerinde ortaya çıkan kalsiyum artışını ve bunun damarlardaki birikimini (kalsifikasyon) azaltır.

Gerçek D vitamini eksikliği nedir?

Beslenme hataları ve/veya yeteri kadar güneşlenmemeye bağlı olarak gerçek D vitamini eksikliği olabilir ve bu da elbette sağlığımız için risk yaratır.

Gel gelelim Türkiye gibi güneşin ve D vitamininden zengin besinlerin bol olduğu bir ülkede bu pek muhtemel bir durum değildir.

D vitamini eksikliği olan birinde D vitamini haplarına sarılmadan önce bu iki faktör gözden geçirilmelidir.

D vitamini eksikliği ile beraber K, A vitaminleri, magnezyum eksikliği olup olmadığı dikkate alınmalıdır.

Bunları not edin!

BİR: Sağlıklı insanların kanda D vitamini seviyelerine bakılması gereksizdir.

İKİ: D vitamini ölçülüp de düşük bulunanlara hemen D vitamini –özellikle de yüksek doz- verilmesi yanlıştır.

ÜÇ: D vitamini eksikliği varsa önce sebebinin beslenme hataları ve/veya güneşlenme eksikliği olup olmadığı belirlenmelidir.

DÖRT: Eksikliği doğru beslenme ve güneşlenmeyle giderilemeyenlere D vitamini desteği elbette verilebilir.

BEŞ: D vitamini desteğine karar verilenlerde K2, A vitaminleri ve magnezyum eksikliği ihtimali dikkate alınmalıdır.

ALTI: D vitamini eksik olanlarda bunun tamamlanmasının kalp, kanser ve diğer hastalıkları önlediği gösterilmemiştir.

YEDİ: Yüksek doz D vitamininin uzun süreli kullanımının emniyeti belli değildir.

Gelelim neticeye

Hapları, bırakın hapçılar içsin!

Adam gibi beslenin, mevsiminde yetişen her türlü sebze ve salatalıkları (biber, domates, soğan, sarımsak, limon, turp), lifli ve fermente gıdaları, bakliyatı, mera hayvanlarının etini, sakatatını, sütünü, yumurtasını, peynirini, kuruyemişleri sofranızdan eksik etmeyin, tereyağı ve zeytinyağından şaşmayın.

Kaynak: http://www.precisionnutrition.com/stop-vitamin-d

Yazı için 4 yorum yapılmış:

  1. Erdal Gürbüz dedi ki:

    Çok önemli bir makale. Bakalım D vitaminini kepçeyle verenlerden itiraz gelecek mi yoksa en iyisi suusmak mı diyecekler

  2. mustafa ak dedi ki:

    Arkadaşlar eskiden vitamin mitamin varmıydı ki. Yoktu insanlar sağlıklıydı. okuması yazması yoktu nerden bilsin vitamini. Şimdi herkes maşallah herşeyi biliyor. Boş verin vitamini falan. Bunlar para tuzağı

  3. ahmet dedi ki:

    Sağlıklı yaşayanlar grubundan hiç bir yanıt yorum itiraz olmaması çok tuhaf çok tuhaf. Kutsal d vitamini yerden yere vuruluyor tık yok hayret ediyorm.

  4. elif tunar dedi ki:

    Canan Karatay, “Bol bol D vitamini alın, yetmezse iğnesini yaptırın, ben yaptırıyorum, eskiden belirtilen üst limitin sanıldığı gibi zararı yoktur, bu gösterildi, kanseri de önler, ayrıca çok faydaları vardır” derken, yukarıdaki yazı aksini söylüyor. Bazı medyatik hekimler, kendi beğendiği araştırmayı seçip örnek göstererek, kendi fikrini kanıtlama çabasında. Beğenmediği araştırmaları ise görmezden geliyorlar. Ve bu medyatik hekimlerin hemen hepsinin kendilerinin bizzat yaptığı araştırma yok.Sıfır. Kendi kafalarına göre, başkalarının yaptığı ve beğendikleri araştırmaları ön plana çıkarmaları hayret verici. Kısaca, her kafadan bir ses çıkıyor.

Siz de yorumunuzu paylaşın: