KOŞMA DİZ EKLEMİNİ KİREÇLENMEDEN KORUYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

 

Koşmanın kemiklere destek olan kıkırdak dokusunu aşındırarak diz eklemi için zarar verdiğine inanılır ama bu görüşe dayanak teşkil eden yeterli delil olmadığı gibi sayıları giderek artan birçok çalışma bunun tam aksini ortaya koyuyor.

Yeni bir araştırma da koşmanın muhtemelen diz eklemi içindeki çeşitli sitokinleri etkileyerek diz eklemi üzerinde doğrudan müspet bir tesiri olduğunu ortaya koydu.

Araştırma Brigham Young Üniversitesi uzmanları tarafından herhangi bir travma veya artrit hikayesi olmayan 30 yaşın altındaki 6 gönüllü üzerinde gerçekleştirildi.

Katılımcıların hem kan ve hem de sağ diz eklemlerinden eklem içindeki sürtünmeyi azaltan sinovya sıvısından küçük bir örnek alındı.

Sağlıklı eklemlerde çok az miktarda olan bu sıvı artritte ve diğer eklem hastalıklarında ileri derecede artabiliyor ve dizin şiş bir görünüm almasına da sebep olabiliyor.

Katılımcılar tekerlekli sandalye ile biyo-mekanik laboratuvarına götürülerek orada ya 30 dakika süreyle oturmaları veya yürüme bandında 30 dakika süreyle alışık oldukları hızda koşmaları istendi.

Bundan sonra tekrar kan ve eklem sıvıları alındı ve başka bir gün de bu sefer oturanlar koştuktan ve koşanlar oturduktan sonra aynı testler tekrarlandı

Kan ve eklem sıvısında enflamasyonla ilgili GM-CSF ve IL-15 isimli sitokinler ile ve kısa adı COMP olan kıkırdak oligomerik matriks proteinindeki değişiklikleri incelendi.

Dizdeki düşük dereceli enflamasyon artritin oluşumu ve gelişiminde önemli rol oynuyor.

COMP hastalıklı dizde toplanıyor ve artritin başlangıcı ve ilerlemesinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Analizlerde koşmadan sonra enflamasyonu artırdığı bilinen iki sitokin tipinin başlangıca göre daha az olduğu belirlendi.

Koşmadan sonra COMP’ un kandaki miktarı artarken sinovya sıvısındaki miktarının azalması koşma sonucu eklem sıvısındaki moleküllerin kana geçmesiyle açıklanıyor.

Oturmanın da dizdeki COMP seviyesini ve enflamasyonla ilgili hücrelerden birini artırması, yarım saat koşmanın enflamasyonu ve artrit belirteçlerini azalttığını ortaya koyuyor.

30 dakika oturma da beklenmeyen bir şekilde dizi etkiliyor ve dizi biyokimyasal olarak eklem hastalığına duyarlı hale getiriyor.

Araştırmanın az sayıda kişi üzerinde yapılması ve kısa süreli olmasının önemli kusurları olduğunu, elde edilen sonuçların daha geniş gruplarda, daha uzun süreli ve ayrıntılı olarak doğrulanması gerektiğini hatırlatmak isterim.

Koşanların diz eklemleri daha sağlıklı

Epidemiyolojik araştırmalar da uzun süre koşanlarda halk arasında eklem kireçlenmesi adıyla bilinen osteoartritin koşmayanlara göre daha az olduğunu gösteriyor.

Bu ilişki, koşanların daha az kilolu olmalarına dolayısıyla diz eklemlerine daha az yük binmesine bağlanır.

Düzenli egzersizin de dejeneratif eklem hastalıklarına karşı mekanizması tam belli olmamakla beraber koruyucu olmasının sitokinlerle ilgili olması muhtemeldir.

Kronik düşük dereceli enflamasyon bu hastalıkların başlaması ve ilerlemesinden sorumludur.

Gelelim neticeye

Ben koşma taraftarı değilim, benim fikrime göre doğrusu tempolu yürümektir.

Yürüme hızı yaşa, cinsiyete ve kişiye göre farklı olabilir ama gençlerin saatte ortalama 6 km, bizim gibi erişkinlerin ise saatte ortalama 5 km hızla yürümeleridir.

“Yürü ya kulum” sözü kulağınıza küpe olsun!

Kaynak: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27699484

Siz de yorumunuzu paylaşın: