GLUTENSİZ DİYET KALP KRİZLERİNİ ÖNLEMİYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Son senelerde tıpkı kolesterol fobisi gibi bir de “gluten fobisi” yaratıldı.

Glutenin, Çölyak hastaları ve gerçek gluten hassasiyeti olanlar tarafından tüketilmesi elbette zararlı ve bu kişilerin glütenin zerresinden dahi rahatsız olabileceklerine itirazım yok ama glutensiz diyeti topluma sağlıklı yaşamanın bir unsuru gibi sunulmasını da doğru bulmuyorum.

Glutenin “herkes için” kaçınılması gereken bir besin ögesi olduğu fikrine katılmıyorum.

Sağlıklı insanlar tahılları makul miktarlarda tüketebilirler.

Burada önemli olan tahılların geleneksel yöntemlerle un haline getirilmesi, rafine edilmemesi, katkı maddeleri ilave edilmiş olmamasıdır.

Glutensiz diyet kalp hastalıkları riskini artırabilir

Son zamanların modası olan glutensiz diyetin sağlığa olumsuz tesirlerinin olabileceğini gösteren yeni bir araştırma yayınlandı.

Araştırma, 26 sene süreyle takip edilen110 binden fazla sağlık personeli üzerinde gerçekleştirildi (1).

Katılımcıların belirli aralıklarla yiyecekleri ile ilgili sorulara verdikleri cevaplardan ne kadar glüten tükettikleri belirlendi ve bunlar tüketilen gluten miktarlarına göre beş gruba ayrıldı.

Takip süresince katılımcıların kalp krizi geçirip geçirmedikleri belirlendi.

Yapılan analizlerde en çok gluten tüketen gruptakilerle en az tüketen gruptakiler arasında kalp krizi bakımından anlamlı bir farklılık bulunmadı.

Analizlerde daha az gluten tüketenlerde kalp krizi riskinin de düşük olduğu belirlendi ama bunun az gluten tüketen gruptakilerin aynı zamanda az tam tahıl tüketmeleriyle ilgili olduğu anlaşıldı.

Araştırma gözleme dayalı olduğu ve gruplar rastgele belirlenmediği için araştırmadan bir sebep-sonuç ilişkisi çıkarmak mümkün olmadığını hatırlatırım.

Glutensiz diyetin riskleri var

Glutensiz diyetin kronik hastalıkları önlediğine dair yeterli delil olmadığı gibi bunların sağlıklı besinler olduğu da söylenemez.

BİR: Glutensiz gıdalar, rafine yani işlenmiş gıdalardır ve bunlar genellikle patates veya pirinç nişastasından hazırlanır.

İKİ: Glutensiz diyet vitamin, mineral, liflerden fakir bir beslenme şeklidir.

ÜÇ: Glutensiz besinlerde cıva, arsenik gibi ağır metaller bulunabilir.

DÖRT: Glutensiz diyetler lezzetsizdir, uygulaması zordur.

BEŞ: Glutensiz diyetlerin faturası hayli yüksektir.

Gelelim neticeye

Glutenle ilişkilendirilen kronik enflamatuar hastalıkların esas sebebi gluten değil tahılların endüstri tarafından geleneksel yöntemler dışında un ve unlu mamuller haline getirilmesi ve adam gibi beslenmeden uzaklaşmaktır.

Atalarımızın 10 bin senedir yedikleri buğdayda modern buğdaydan daha fazla gluten olduğunu unutmayın.

Sağlıklı olmak, hastalıklardan korunmak için “glutensiz diyete” talim etmek akıllı bir iş değildir.

Papaza kızıp orucunuzu bozmayın, glutensiz diyet tüccarlarının oyununa gelmeyin.

Kaynak: http://www.bmj.com/content/357/bmj.j1892

Yazı için 5 yorum yapılmış:

  1. Canan Hoca asla gluten yemeyin diyor hem de herkese. Ekmek kesinlikle yasak diyor ama lahmacun yiyin diyor. Lahmacunun unu un da ekmeğin ki değil mi, bu bir çelişki değil mi?

  2. Yusuf dedi ki:

    Ekmek bana dokunmuyor yaşım 45 her gün en az bir ekmek yerim. bütün ailem de yer çünkü biz ekmek yemezsek hem doymayız hem de rahat etmeyiz. Allaha şükür ne benim ne de aile fertlerimin hiçbirinin hiçbir hatsalığı yok. bana öyle geliyor ki bu gluten işi tamamen ticari bir kampanya.

  3. Ahmet Mithat CAN dedi ki:

    Sayın hocam, geleneksel buğdaydaki glutenle modern buğdaydaki glutenin içerik olarak aynı olduğunu söyleyebilir misiniz?

  4. Serkan Yaman dedi ki:

    Tüm suçu glütene atmak bana pek doğru gelmiyor. beslenmemizle ilgili değişen sayısız unsur var. Onu da bırakın sadece buğdayın un ve ekmek haline gelmesindeki aşamalarda değişen şeyler saymakla bitmez. Evet glüten de suçlu olabilir ama asla tek suçlu olamaz. Glütene bu kadar yüklenip diğerlerini görmeden gelmek olmuyor.

  5. A.Özdemir dedi ki:

    Kronik inflamatuvar hastalıklardaki artışın esas nedeni bağırsak bakterilerinin mikrobiyomun bozulmasıdır faydalı mikropların azalması zararlı mikropların artmasıdır. Bu artışta onlarca yüzlerce sebep sayılabilir ve glütenle ilgili olanlar sadece bunlardan biri olabilir.

Siz de yorumunuzu paylaşın: