GRİPTEN KORUNMANIN AŞIDAN DAHA ETKİLİ YOLU YOK

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği' nin (KLİMİK)  Prof. Dr. Canan Karatay’ın aşı ile ilgili açıklamalarına diğer 9 dernekten ayrılarak kendi başına tepki gösteriyor (1, 2).

Diğerleriyle birlik olmadıkları, Karatay' ın karşısına kendi başlarına cesaretle çıktıkları için şövalye ruhlu KLİMİK' i can-ı gönülden tebrik ediyorum. 

Açıklamalarını dikkatle okudum, yorumum şöyle:

BİR: Uzmanlar, yakın senelere kadar kendi adlarına açıklama yaparlardı ama bu açıklamalar artık kişisel değil bir takım derneklerin ismi altında gerçekleştiriliyor. 

Böyle bir uygulama, dernek adına yapılan açıklama daha tesirli olur kaygısıyla mı (adjuvan etki) yoksa uzmanlar bir işe yaramadıkları her geçen gün daha iyi anlaşılan grip aşılarının şakşakçısı durumuna düşmek istemedikleri için mi yapılıyor bilemiyorum. 

İKİ: Haberdeki başlığın derneğe ait olduğunu sanmıyorum, bu tipik bir aşı üreten şirket sloganı, herhangi bir bilimsel karşılığı veya dayanağı olan bir ifade değil. Buna "palavra" veya "propagandist lafzı" demek daha doğru olur.

Aşı olmazsanız "ölür gidersiniz" demeye getiriyorlar, Allah korusun.

cdc picks flu strains ile ilgili görsel sonucu

ÜÇ: Bu derneğin uzmanlarının sadece gripten değil solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonlardan ve genel manada da tüm enfeksiyonlardan korunmanın aşılar dışında birçok etkili yolu olduğunu bildiklerine de inanıyorum.

Keşke aşı yerine başlığa "sağlıklı beslenme, yeteri kadar hareketlilik, gece uykusu, güneşlenmek, stresten uzak kalmak, iyimserlik ve inanç, el temizliği, burundan nefes alma, el ağzı temasının önlenmesi..." gibi uyarıları çıkarsalardı da en sonunda da "bir de grip aşısı var, risk grubundakilerin yaptırması yararlı olur" falan gibisinden kelam etselerdi çok daha inandırıcı olurlardı!

Gelelim neticeye

Halk aşıdan ürker, tırsar diye doğrular söylenmez, hele de abartılı ifadeler kullanılırsa halk aşıdan daha çok kaçar. 

Halk kendisine doğruları söyleyenlere, yanlış yaptıklarında da "Rabbim bizi affetsin" diyenlere ölene kadar inanır, bağlanır.

Dünyada halkın korkutularak, tehdit edilerek yola getirilebildiğinin tek bir örneği yoktur.

Halkı şu minnacık, gözle görülmez virüsten çekinir sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Bunu böyle bilin.

***

Anadolu Ajansı’ ndan Andaç Hongur’ un “Gripten korunmanın aşıdan daha etkili bir yolu yok” başlıklı haberi:

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneğinden (KLİMİK) yapılan yazılı açıklamada, Türkiye'de Ulusal Sentinel Sürveyans (Takip) Ağı ile grip hastalığının izlendiğe ve ağın, Dünya Sağlık Örgütü'nün Global İnfluenza Sürveyans ve Yanıt Sistemi'yle bağlantılı olduğuna değinilerek, buna göre gribin her yıl ekimde başlayarak aralıkta artıp nisan-mayıs aylarını kapsayan dönemde sık görüldüğü ve bu nedenle grip aşısının her yıl ekim ayında yaptırılması gerektiği belirtildi.

Risk grubundaki kişilerin, daha önce yaptırmamışlarsa şubat ayına kadar aşı olabilecekleri vurgulandı.

Dünya genelinde, her yıl başta gebeler, çocuklar ve yaşlılar olmak üzere 250 bin-500 bin kişinin ölümüne sebep olan grip hastalığından korunmanın aşıdan daha etkili bir yolu bulunmadığı kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:

"Halka yanlış mesajlar vererek aşıdan soğutmak, çok sayıda kişinin hastalanmasına ve ölmesine neden olmak anlamına gelir. Kendini hekim olarak tanımlayan tüm meslektaşlarımızı söylemlerini bilimsel verilere dayandırmaya, medya kuruluşlarını da topluma doğru mesajları ulaştırma konusunda duyarlı olmaya çağırıyoruz. Grip aşılarının içinde alüminyum yoktur. Gribe yakalanmamak için sık el temizliği, sağlıklı beslenme, mevsime göre giyinme gibi kişisel önlemlerin yanı sıra özellikle risk altındaki kişiler için en etkili korunma yolu aşıdır. Aynı zamanda bu kişiler, gribin en önemli komplikasyonu, ölümlerin büyük oranda nedeni olan pnömoni (zatürre) açısından da risk altındadırlar."

Grip aşısının 6 aydan büyük herkese önerildiği, ancak risk gruplarındaki kişiler ve bunların yakın temaslıları ile sağlık çalışanlarının grip aşısının öncelikle yapılması gereken gruplar olduğu ifade edildi.

Komplikasyon riski yüksek olan kişiler, "gebeler", "6-59 ay arası çocuklar ile 50 yaş üstü yetişkinler", "kronik hastalığı olanlar (astım dâhil kronik akciğer hastalığı, diyabet, metabolik hastalıklar, kalp hastalığı, kronik karaciğer, kronik böbrek hastalığı, nörolojik hastalıklar), "bağışıklığı baskılanmış hastalar", "6 ay-18 yaş arasında olup uzun süreli aspirin tedavisi kullananlar" ve "obez kişiler" olarak açıklandı.

SGK'nın karşıladığı durumlar

Açıklamada, aşının yapılmaması gereken durumlar ve yan etkilerine ilişkin şu bilgiler verildi:

"Yumurta alerjisi olanlara veya aşıya/aşı içeriğindeki maddelere karşı daha önce ciddi alerjisi gelişmiş olanlara grip aşısı yapılmamalıdır. Grip aşısının ciddi yan etki yapma olasılığı diğer aşılardan farksızdır. Aşının erişkinlerde görülen en sık yan etkisi enjeksiyon yerinde ağrı ve hassasiyettir. Bu şikâyetler yüzde 10-64 oranında ortaya çıkar ve 1-2 gün içinde kaybolur. Aşıya bağlı ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik gibi sistemik belirtiler diğer aşılardan veya ilaç içermeyen (plasebo) bir enjeksiyondan fazla değildir. Ülkemizde uygulanan grip aşıları (İİV3 veya İİV4) inaktif (cansız) virüs aşısı olduğundan aşıya bağlı grip gelişmesi mümkün değildir. Aşı felç yapmaz, kısırlığa neden olmaz, gebelerde de güvenle yapılabilmektedir."

Kaynak: http://aa.com.tr/tr/saglik/gripten-korunmanin-asidan-daha-etkili-bir-yolu-yok/1012119

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. kerem dedi ki:

    Maşallah hem tıbbi hem poltik yazı olmuş. Eh bakanlığı hakettin hocam artık sende. Rıdvan spor sen sağlık bakanı ol, olsun bitsin.

Siz de yorumunuzu paylaşın: