KIRMIZI ET KALP KRİZİ, FELÇ VE ERKEN ÖLÜMLERİ ÖNLÜYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Endüstrinin kucağında oturan modern beslenme biliminin “tu kaka” ettiği besinler bir bir aklanıyor, sofralarımızda yerlerini alıyor.

Yumurta, tereyağı, yoğurttan sonra kırmızı etin de masum olması bir tarafa kalp hastalıklarına sebep olmayıp tam aksine kalp krizi, felç ve bunlara bağlı erken ölümleri önlediği bildirildi.

Salim Yusuf başkanlığında yapılan araştırma, modern tıbbın doymuş yağlardan zengin diyetin kalp-damar hastalıklarına sebep olduğunu gösteren çalışmalarının hatalı olduğunu ortaya koyuyor.

European Society of Cardiology Congress’ de sunulan araştırmada 5 kıtada 50’ den fazla ülkede 218 bin kişi üzerinde gerçekleştirilen beş araştırma yeniden analiz edildi (1).

Araştırmacılar, katılımcıları yedikleri meyve, sebze, bakliyat, balık, et ve süt ürünlerini temel alarak diyetlerinin kalitesine göre 5 gruba ayırdılar.

En kaliteli diyetle beslenenlere 18 en kalitesizle beslenenlere 11 puan verildi ve bu kişiler kalp krizi, felç ve ölümler bakımından 25 sene takip edildi.

Kalp krizi, felç ve kalp yetersizliğinin işlenmemiş et ile sebze ve meyve ile beslenenlerde en az görüldüğü ve bu kişilerde erken ölümlerin daha az olduğu belirlendi.

135 bin katılımcı üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmada doymuş yağdan fakir beslenen ve enerjilerinin yüzde 60’ ını karbonhidrattan alanlarda erken ölüm riskinin yüksek olduğu tespit edildi.

Araştırmacılar Akdeniz bölgesi ve Japonya’ da kalp hastalıkları ve bunlara bağlı ölümlerin USA ve Avrupa ülkelerinden daha az olmasını doymuş yağ tüketimi ile ilişkilendiriyorlar.

Yoğurt, peynir, tereyağı ve süt gibi ürünlerde bulunan doymuş yağlar da kalp hastalığı riskini artırmadığı gibi bir araştırmaya göre tam yağlı süt ürünleri tüketenlerde felçten ölümler yüzde 42 daha az görülüyor.

Araştırmacılar, süt, yoğurt ve peynir gibi ürünlerde bulunan kalsiyum ve potasyumun kan basıncını düşürdüğü ve yağ asitlerinin anti-enflamatuar etkileri olduğu vurgulanıyor.

Tüm dünya kandırıldı

Ben de süt ürünlerinin faydalarını “Farelerle aynı kafadayım, peynirin hastasıyım” başlıklı makalemde dile getirmiştim (2).

Tüm dünya endüstri ürünü margarin ve bitkisel yağların tüketimini artırmak için yağlar hakkında yanlış bilgilendirildi.

Yağ asidi deyip geçeriz ama bunların binlerce çeşidi vardır ve hepsinin de biyolojileri farklıdır.

Palmitolat bu yağ asitlerinden biridir; bu yağ asidi vücutta çok az üretilir ama tam yağlı süt ürünlerinde özellikle de peynirde fazla miktarda bulunur.

Palmitolat, doymuş yağların sebep olduğu hasarları düzeltir, insülin gibi kan şekerini düşürür, anti-enflamatuar etkileri de vardır.

Palmitolat diyabete karşı korur.

Harvard’ lı meşhur araştırmacımız Gökhan Hotamışlıgil da diyor ki:

Peynir gibi tam yağlı süt ürünleri birer öcü değildir. Evrimsel perspektiften de memelerin yaşamaları süt içmelerine bağlıdır.

Peynirin mucizelerini anlamak için daha çok çalışma yapmak lazım ama peynir severler için iyi haberim şudur ki makul miktarda peynir yemek çoğu kimse için faydalıdır.

Ben de şimdi kendimi hiç suçlu hissetmeden peynirimi yiyorum, siz de öyle yapın”.

When eaten alongside fruit, vegetables and fish, unprocessed dairy products significantly lower a person's risk of suffering a stroke, heart attack or premature death (stock)

İşlenmiş kırmızı et zararlıdır

Merada beslenen, suni ye yedirilmeyen hayvanların etleri ve diğer ürünleri bırakın kalp damar hastalıklarını başta kanserler olmak üzere tüm hastalıkların önlenmesinde gereklidir.

Kırmızı eti zararlı kılan suni yemle beslenen hayvan etlerinin bir de işlenmesidir.

Tuzlama, tütsüleme, fermantasyon, soslama gibi etin hem lezzetini artıran hem daha uzun süre bozulmamasını sağlayan işlemler uygulanan ve başta nitrit ve nitratlar olmak üzere çeşitli kimyasal maddeler eklenen etlere işlenmiş et denir.

İşlenmiş etlerin çoğu sığır veya domuz etidir ama kümes hayvanı, sakatat veya kan gibi et yan ürünlerini de ihtiva edebilir.

Sosis, jambon, sucuk, sığır konservesi, kurutulmuş et, konserve et, et bazlı soslar işlenmiş et örnekleridir.

Pişirme şekli önemlidir

Yüksek ısılardaki pişirme metotları kanser riskini artıran bileşiklerin ortaya çıkmasına sebep olabilir ancak bunların rolü tam olarak belli değildir.

Etin alevle veya sıcak yüzeyle doğrudan temas ettiği barbekü veya tavada pişirme sırasında polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve heterosiklik aromatik aminler gibi karsinojenik kimyasallar daha fazla oluşur.

Gelelim neticeye

BİR: Sağlıklı olmanın hastalıklardan korunmanın yolu adam gibi beslenmeden geçer.

İKİ: Kırmızı et ve tam yağlı süt ürünleri adam gibi beslenmenin temel unsurlarıdır ama madem kalbe de iyi geliyormuş diye kırmızı eti ve süt ürünlerini "yenebildiği kadar yemek" de yanlıştır.

ÜÇ: Bugün salgın şeklinde görülen obezite, diyabet, kalp krizi ve felçler, kanserler başta olmak üzere tüm kronik hastalıkların sebebi modern tıbbın endüstri menfaatlerini gözeten yanlış tavsiyelerdir.

DÖRT: Dünyanın sağlıklı beslenmesinin ve hastalıklardan korunmasının tek yolu modern tıbbın beslenme tavsiyelerinin dikkate alınmaması, gülünüp geçilmesidir.

Kaynaklar:

1.https://www.healio.com/cardiology/chd-prevention/news/online/%7Bab2dc44a-4731-4083-9ebf-31927fa34b56%7D/pure-moderate-red-meat-dairy-intake-may-help-reduce-mortality-cv-risk

2.http://ahmetrasimkucukusta.com/2017/01/06/yazilar/tip-yazilari/beslenme/farelerle-ayni-kafadayim-peynirin-hastasiyim/

Yazı için 6 yorum yapılmış:

  1. Numan Sönmez dedi ki:

    Canan Hoca yiyebildiğiniz kadar yiyin istediğiniz kadar yiyin diyor ama ben de sizin gibi düşünüyorum. her şeyin bir kararı olmalı.

  2. Şevket Şahin dedi ki:

    Dedem 100 yaşını devirdikten sonra öldü, kurban etine bayılırdı kuyruk yağı yerdi kuyruk yağını da kavururdu ninem daha sonra yemek üzere. şeker nedir bilmezdi.

  3. Huri Tan dedi ki:

    Babam 92 yaşında kırmızı etten başka bir şey yemedi hayatında bir kez bile hasta olduğunu ameliyat olduğunu bilmiyorum grip i bile hafif geçirir inanmıyorum çünkü canlı örneği karşımda duruyor yeni bir algı operasyonu diye düşünürüm iyi akşamlar.

  4. Bülent dedi ki:

    u Hocam baştan sona haklısınız kırmızı et zararlıdır ama hangisi bir kafeste kimyasal iğneler kimyasal yemler yemiş çayır çimen görmemiş adete bir dünya dışı bir yaratık haline getirilmiş yetiştirilme amacı daha ağır bir et yığını olan hayvandan ne hayır gelecek
    Oysa serbest gezen doğada otlayan hayvanın eti ilaçtır bir şeyi yaratılışının dışına çıkarttığında o artık bir gıda değildir zehirdir

  5. Yeşim Su dedi ki:

    Doğal ortamda yaşayan hayvan mı kaldı? Doğal ortam mı kaldı, doğal yetiştirilen hayvanların kilosunu organik doğal diye kaça sattıklarını biliyor musunuz. O yüzden et sağlıklı filan değildir…toksik, pislik, kimyasal ve antibiyotik dolu etlerin tüketilmesi kesinlikle zararlıdır. Üstelik bu hayvanlara verilen zararların tamamı hayvanın kas hafızasına yerleşmiştir ve siz o hayvanı yediğinizde bu zararlarıda yersiniz.

  6. Yelda Revnak dedi ki:

    Atılır da bu kadar mı atılır! Popülizm adına bunu yapmayın, yazık insanlara, sırf et yeme fetişizmini tatmin etmek uğruna insanları kandırmayın. En sağlıklı beslenme vejetaryen beslenmedir.

Siz de yorumunuzu paylaşın: