ÇOCUĞUN YERE DÜŞEN EMZİĞİNİ AĞIZDA TEMİZLEMEK ALERJİYİ ÖNLÜYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Yeni bir araştırmada çocuklarının yere düşen emziğini ağızlarında emerek temizleyen annelerin bebeklerinde alerjiye yatkınlığı gösteren IgE seviyelerinin daha düşük olduğu ortaya çıktı.

American College of Allergy, Asthma, and Immunology’ nin senelik toplantısında sunulan araştırmada 128 anneye bebeklerinin yere düşen emziklerini sıcak suda strerilize ederek mi, su ve sabunla temizleyerek mi yoksa ağızlarına alıp emerek mi temizledikleri soruldu (1).

30 kadın emzikleri sterilize ettiklerini, 53’ ü su ve sabunla yıkadıklarını ve 9’ u da ağızlarına alıp temizlediklerini bildirdiler.

Bu annelerin bebeklerinin IgE seviyeleri doğumda, altı aylık ve 18 aylık olduklarında ölçüldü.

18 ay sonunda en düşük IgE seviyelerine emzikleri emen annelerin bebeklerinde rastlandı, IgE’ deki düşmenin 10 aylıktan itibaren aşikâr olduğu da tespit edildi.

IgE yüksekliği astım ve alerjik hastalıklar için risk yaratıyor.

Çocuğunuzun emziğini ağzınıza alarak temizleyin” başlıklı makalemde yere düşen emzikleri ağızlarına alarak temizleyen anne-babaların çocuklarında astım ve egzama gibi alerjik hastalıkların daha az görüldüğünü yazmıştım (1).

Alerjik hastalıkların sebebi aşırı temizlik mi?

Dünyanın bütün ülkelerinde her geçen gün artan astım, saman nezlesi, egzama gibi hastalıkların ‘’aşırı temizlik ve titizlikten’’ kaynaklanabileceği ileri sürülüyor.

“Hijyen teorisi’’ olarak bilinen görüşe göre, bu durumdan bebeklerin hayatlarının ilk döneminde çok temiz ortamlarda büyütülmeleri ve mikroplarla çok az karşılaşmaları sorumlu tutuluyor.

Özellikle hayatın ilk yıllarında geçirilen enfeksiyonlar çocuğun ateşlenmesine, öksürmesine sebep olsa da, onu rahatsız etse de, faydaları da var.

Çocuğun bağışıklık sistemi bu enfeksiyonlar sayesinde virüslerle, bakterilerle savaşmayı öğreniyor ve güçleniyor.

Buna karşılık bebek çok fazla mikropla karşılaşmıyor ise, bağışıklık sistemi güçlenemiyor ve ‘boş kalmış, işi gücü olamayan kişiler’’ gibi ‘’Acaba ben ne yapsam’’ diye şaşkınlığa düşüyor.

O da bu sefer tutuyor, karşılaştığı toz, tüy, polen, küf gibi maddelere mikropmuş gibi davranıyor, onlara karşı hak etmedikleri aşırı tepkiler gösteriyor ve işte bunun sonucunda da alerjik hastalıklar ortaya çıkıyor.

Temizlik teorisinin delilleri

Gerçekten de bu hijyen yani temizlik teorisini doğrulayan pek çok delil var.

Meselâ, astım sezaryenle doğan bebeklerde daha fazla görülüyor; çünkü normal yolla doğan bebek annenin doğum kanalında bulunan ve bağışıklığı kuvvetlendiren mikropları alırken sezaryen doğumlarla steril şartlarda dünyaya gelen bebekler ilk mikropları deri teması ile ve hastanedeki yüzeylerden alıyorlar.

Astım ve diğer alerjik hastalıklar kalabalık ailelerin çocuklarında daha az görülüyor; çünkü, çok kardeşi olan, kalabalık bir ailede büyüyen bebekler daha çok mikrop alıyor ve daha fazla enfeksiyon geçiriyorlar. 

Aynı şekilde, doğduğu günden itibaren evinde kedi, köpek gibi hayvan beslenen çocuklarda da alerjik hastalıkların görülme oranı daha az, zira bebek evdeki hayvanlarda bulunan bakterilerle karşılaşıyor.

Araştırmalar, gene aynı sebeple erken yaşta kreşe gönderilen çocuklarda da, köy ve çiftliklerde büyüyen çocuklarda da alerjik hastalıkların daha seyrek rastlandığını gösteriyor.

Buna karşılık, büyük şehirlerde doğan ve apartman dairelerinde ‘’el-bebek gül-bebek’’ sarılıp sarmalanarak, odası her gün silinip süpürülerek, yatak takımları, çarşafı haftada bir değiştirilerek, sık sık yıkanarak bin bir ihtimamla ‘tertemiz’ bir ortamda büyütülen çocuklar ise kolayca alerjik hastalıkların pençesine düşüveriyor.

Üstelik bu yavrular çok küçük yaşlarda suçiçeğinden kızamıkçığa, rotadan pnömokoklara, kızamıktan boğmacaya, çocuk felcine, gribe, menenjitten hepatite, difteriye ve daha birçok mikroba ve hastalığa karşı aşılanıyor. Azıcık ateşleri çıksa, biraz burunları aksa, boğazları kızarsa hemen antibiyotikler veriliyor.

Böyle ‘’tertemiz’’ ortamlarda büyüyen çocukların bağışıklık sistemleri mikroplarla karşılaşmadıkları için kendine, savaşacak yapay düşmanlar arıyor.

Tutuyor, evdeki tozlara, küflere, polenlere mikropmuş gibi davranıyor, onlara anormal tepkiler gösteriyor, onları yok etmeye çabalıyor.

İşte, bağışıklık sisteminin aslında kimseye zararı olmayan bir takım maddelere karşı gösterdikleri olmaması gereken abartılı tepkileri karşımıza alerjik hastalıklar olarak çıkıyor.

Gelelim neticeye

Hayatın ilk yıllarında alınan mikroplar çocuğun ateşlenmesine, öksürmesine sebep olsa da faydaları da var. Çocuğun bağışıklık sistemi bu enfeksiyonlar sayesinde mikroplarla savaşmayı öğreniyor ve güçleniyor. Anneler, çocuğum hastalandı diye boş yere üzülüyorlar. Hijyen hastası annelere önemle duyurulur.

Kaynaklar:

1.http://ahmetrasimkucukusta.com/2013/05/13/yazilar/tip-yazilari/astim/cocugunuzun-emzigini-agziniz-alarak-temizleyin/

2.https://edition.cnn.com/2018/11/16/health/pacifier-allergies-study/index.html

Siz de yorumunuzu paylaşın:

Yönetici (Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta) olarak giriş yapılmış. Yönetici olarak yorum yazabilirsiniz.
Çıkış Yapmak için tıklayın »