TIP EĞİTİMİNDE İLAÇ ŞİRKETLERİNİN ETKİSİ ÖNLENMELİDİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Medimagazin' de "Tıp eğitiminde ilaç şirketlerinin etkisi önlenmelidir" başlıklı mühim bir haber var (1).

Tıp eğitiminin büyük ölçüde ilaç, aşı, malzeme, alet-edavat, cihaz üreten şirketlerin yani kısaca "tıp endüstrisi" tarafından belirlendiğini, "tedavi eden tıbbın, hasta eden tıbba" dönüştüğünü, tıp eğitiminin mutlaka yeniden "düzenlenmesi" gerektiğini anlatan yüzlerce yazım ve konuşmam var.

Uluslararası sağlık örgütlerinin de bu gerçeği görmelerinden elbette mutlu oldum ama bunu nasıl başarmayı düşünüyorlar doğrusu pek anlayamadım.

Aslında öyle karışık kuruşuk sözlere ihtiyaç yok, meselenin çözümü gayet basittir: İşe, doktorların, özellikle de üniversite öğretim üyeleri eğitim hastaneleri şeflerinin tıp endüstrisi olan menfaat münasebetlerinin "SIFIRLANMASIYLA"" başlanması gerekir, gerisi arkadan gelir.

Beleş kongre davetleri; danışmanlık, sempozyum, eğitim vb isimler altında yapılan ödemeler; her türlü sponsorluklar; kalem, defter, yarım  dilim pizza dâhil her türlü "hediyeler" külliyen ortadan kaldırılmalıdır.

influence of big pharma on medical education ile ilgili görsel sonucu

Tıp otoritelerimiz endüstrisinin tıbbı ele geçirdiğinin farkında değil

Yumurtadan özür dilemeyi marifet sayan, bir dediği ötekini tutmayan, diyabeti keserek biçerek tedaviye kalkan, beslenme tavsiyeleriyle obezitenin patlamasına yol açan... tıp otoritelerimizin ağzından bugüne kadar bu önemli meseleye dair tek bir söz bile çıktığını duymadım.

Ya bunun farkında değiller ya da bildikleri halde "bindikleri dalı" kesmek istemiyor olmalılar ki her iki ihtimal de birbirinden kötüdür.

Hatta tam aksine tıbbın endüstriye tahakkümünü ve bunun yok edilmesi gerektiğini dile getiren benim gibi birkaç kişiye ise türlü-çeşitli yollarla saldırmaya çalışıyorlar.

"Ne yazık ki tüm dünyada ilaç endüstrisi, tıp mesleğini kontrolüne almış durumdadır" diyen cumhurbaşkanının eşi Emine Erdoğan olayın vahametinin bilincinde ama tıp dünyamız derin bir uykuda (2).

Ne kadar hazin!

Gelelim neticeye 

Uluslararası sağlık örgütlerinin tespiti doğrudur ama asıl mesele bunun "tıp endüstrisinin desteği olmadan" nasıl üstesinden gelineceğindedir, bilmem anlatabildim mi?

NOT: Sitemde İLAÇ ENDÜSTRİSİ, TIP EĞİTİMİ ve SAĞLIK SİSTEMİ bölümlerinde bu mevzu ile alakalı pek çok yazım var ama zamanı olmayanlara numune olarak "Modern akademik tıbbın yozlaşması-doktorunuz nasıl satın alınıyor" başlıklı makalemi tavsiye ederim (3).

influence of big pharma on medical education ile ilgili görsel sonucu

***

Medimagazin' in haberi:

Türk Tabipler Birliği yaptığı yazılı açıklamada uluslararası sağlık örgütlerinin ortak bir metin yayımladığını duyurdu. Metinde; tıp eğitiminde ilaç şirketlerinin etkisinin önlenmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

Avrupa Hekimler Daimi Komitesi’nın (CPME) de aralarında olduğu, Avrupa’daki hekimleri, sağlık çalışanlarını, tıp öğrencilerini ve tıp eğitimi alanındaki tarafları temsil eden çok sayıda sağlık örgütü, tıp eğitiminde ilaç şirketlerinin etkisine yönelik ortak bir tutum metni açıkladı.

Avrupa İlaç Sanayi ve Dernekleri Federasyonu (EFPIA) tarafından hazırlanan ve ilaç sanayiine tıp eğitiminin içeriğine müdahale etme, reklam ve tanıtım faaliyetlerini “eğitim” adı altında gizleme yolunu açan yönetmeliğe tepki olarak hazırlanan tutum metni, ilaç şirketlerine tıp eğitiminin içeriğini etkileme hakkı tanınmaması gerektiğine vurgu yapıyor.

Tıp eğitiminin önemli bir bölümü halen şirketler tarafından finanse ediliyor

“Bağımsız tıp eğitimi” teriminin doğrudan kendisinin tıp eğitimi faaliyetlerinin şirketler tarafından “organize edilmesini” engellediğine işaret edilen tutum metninde, halen tıp eğitiminin önemli bir bölümünün ilaç ve tıbbi cihaz üreten şirketler tarafından finanse edildiğine dikkat çekiliyor ve yüksek standartta bir akreditasyonla yeterli güvence sağlanmaması halinde bu durumun halk sağlığı ve kişisel sağlık açısından önemli risk içerdiği hatırlatılıyor.  

Tutum metninde öne çıkanlar şöyle:

BİR: Sağlık alanında ticari çıkarlara sahip olanlar, tıbbi bilgilerin aktarılması üzerinde kısıtlı ve denetimli de olsa herhangi bir etkide bulunmamalıdırlar.

İKİ: Eğitim etkinliklerinin ve organizasyonlarının içeriği ve materyalleri bağımsız düzenleyiciler tarafından hazırlanmalı, sponsor şirketlerin bunlar üzerinde etkisi olmamalıdır. Tıp eğitiminde bağımsızlık, herhangi bir ikincil çıkara karşı korunması gereken temel ve birincil önemde bir ilkedir.

ÜÇ: Sürekli tıp eğitimi etik bir yükümlülük, güncel ve yenilikçi tıbbi uygulamaların temel bir öğesidir. Ancak tam bağımsız bir tıp eğitimi hastalar açısından daha iyi sonuçlar alınmasına ve hizmet kalitesinin artırılmasına katkıda bulunabilir.

Kaynaklar:

1.https://www.medimagazin.com.tr/hekim/tip-egitimi-tus/tr-uluslararasi-saglik-orgutleri-tip-egitiminde-ilac-sirketlerinin-etkisi-onlenmelidir-2-22-83203.html

2.http://ahmetrasimkucukusta.com/2018/04/20/bir-tavsiye/ilac-endustrisi-tip-meslegini-kontrolune-aldi/

3.http://ahmetrasimkucukusta.com/2018/01/23/yazilar/elestirel-yazilar/ilac-endustrisi/modern-akademik-tibbin-yozlasmasi-doktorunuz-nasil-satin-aliniyor/

Siz de yorumunuzu paylaşın:

Yönetici (Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta) olarak giriş yapılmış. Yönetici olarak yorum yazabilirsiniz.
Çıkış Yapmak için tıklayın »