AŞIRI TEŞHİS VE AŞIRI TEDAVİYE “HAYIR” DİYELİM
Dikkat: Yazının sonunda ek var!
***
Modern tıbbın son senelerde etkisi hızla artan ve yaygınlaşan yanlışlarının başında “aşırı teşhis” geliyor.
Hasta olmadıkları hâlde ya da belirli bir hastalıkları olsa bile tedavi edilmeleri gerekmediği hâlde ilaç kullananların sayısı katlanarak artıyor ki bunun adı da “aşırı tedavi!”
Gerekli olmayan kimyasal maddelerin sebep olduğu yan etkiler bir tarafa bu ilaçlara ödenen paralar hepimizin cebinden çıkıyor.
Bir tarafta yiyecek bulamadıkları, bir tarafta ise fazla yedikleri için hastalanan insanlarla dolup taşan dünya, şimdi de ilaca muhtaç oldukları halde ulaşamayanlar ve ilaca ihtiyaçları olmadığı halde başlarından aşağı boca edilenlerin dünyası olma yolunda hızla ilerliyor.
Aşırı teşhis ve aşırı tedaviden tıbbın her dalı nasibine düşeni alıyor ama bana kalırsa bizim göğüs hastalıkları bu mevzuda kimseden geri kalmıyor hatta başı bile çekiyor.
Ancak ağır astım ve KOAH’ lılar tarafından kullanılması uygun olan “kortizon + nefes açıcı” ilaç kombinasyonlarının, bu hastalıkların en hafif formlarında bile yazılmasına “dertlenirken” bunların artık solunum testleri normal hatta normalden de iyi olanlara verildiğine şahit olmak insanı “kahrediyor”.
Öksürük ve biraz balgam şikâyeti bulunan, nefes darlığı tarif etmeyen, sigara kullanmayan 30 yaşındaki bir okuyucum diyor ki:
“Akciğer filmim ve muayenemde bir şey çıkmadı. Akciğer fonksiyon testi sonuçlarım da iyi. Doktorum bana “Seredite” verdi fakat bu ilacın astım hastalarına verildiğini öğrendim. Görüşleriniz benim için önemli, ilacı kullanıp kullanmama arasında kaldım.”
Seretide isimli ilaçta “flutikazon + salmeterol” bulunuyor ve yurt dışında Advair adıyla satılıyor.
Göğüs hastalıklarında aşırı teşhis ve aşırı tedavi
Okuyucumun bahsettiği Seretide ve muadilleri tüm dünyada “aşırı tedavinin” önde gelen ilaçlarından.
Bu ilaçlar öyle her öksüren, balgam çıkaran veya nefesim daralıyor diyene verilebilecek türden ilaçlar değil.
İlacın orijinal prospektüsüne göre sadece iki endikasyonu var:
BİR: 4 yaş ve üzerinde olanlarda astım tedavisinde.
İKİ: KOAH’ lı hastalarda alevlenmeleri azaltmak ve havayolu daralmasının idame tedavisinde.
Akut bronş spazmının düzeltilmesi için kullanılmamalıdır.
Sadece bu iki cümle bile bu ilacın astım ve KOAH dışında kullanması için bir gerekçe bildirmiyor.
Peki, bu ilaç her astımlıya her KOAH’ lıya verilebilir mi?
Bu, öyle her astım veya KOAH’ lıya verilecek bir ilaç da değil.
Prospektüsünden okumaya devam edelim:
“Advair’ de bulunan ve uzun etkili bir nefes açıcı (LABA) olan salmeterol astımla ilgili ölümleri artırır.
Bu ilaçla beraber kortizon veya diğer uzun etkili kontrol edici ilaçların verilmesinin LABA’ larla ilgili astım ölümlerini azaltıp azaltmayacağı belli değildir.
Kontrollü klinik çalışmalar LABA’ ların çocuklarda ve gençlerde astımla ilgili hastaneye yatış riskini artırdığını göstermektedir.
Astımlıları tedavi ederken Advair sadece, “uzun süreli hastalık kontrolünün sprey şeklinde kortizonla sağlanamadığı veya hastalığın her iki ilacın kullanılmasını gerektirecek kadar ağır olduğu durumlarda” yazılmalıdır.
Hastalar, astımın kontrolü sağlandıktan ve bunun devam ettiği belirlendikten sonra tedavinin azaltılması için (yani Advair’ i kesmek için) düzenli aralıklarla değerlendirilmeli ve astımın sadece sprey kortizonla kontrol edilebilir olup olmadığı belirlenmedir.
Advair, astımları düşük veya orta derecede sprey kortizonla kontrol edilebilen hastalarda kullanılmamalıdır.”
İlaç üreticisi bile bu ilacın daha basit ilaçlarla kontrol edilemeyen ağır hastalara –üstelik de bir süre sonra kesilmesinin denemesi tavsiye edilerek- verilmesini istiyor.
Akciğer fonksiyon testleri sonuçları:
Okuyucumun nefes darlığı şikâyeti olmadığı gibi solunum fonksiyon testleri de normal sınırlardadır hatta normalden bile iyi!
FVC: 4.99 %102
FEV1: 4.32 %105
PEF: 8.15 %85
FEF25-75: 5.10 %107
FEF25: 7.76 %95
FEF50: 6.51 %122
FEF75: 2.43 %100.
Bu okuyucum gereksiz yere ilaç kullanan tek örnek değil, onun gibi binlerce on binlerce belki yüzbinlerce insan var.
Gelelim neticeye
BİR: Bizde ilaçların yüzde 90’ ı SGK tarafından karşılanıyor. SGK’ yı ancak başka ilaçlarla kontrol altına alınamayan ağır astım ve KOAH’ lılara verilebilecek ilaçların rastgele kullanımını zapturapt altına almaya davet ediyorum.
İKİ: Uzmanlarımız ve tıp derneklerimiz “aşırı teşhis” ve “aşırı tedaviye” karşı “bilinçlenmeli ve halkı da bilinçlendirmelidir”.
ÜÇ: Unutmayalım ki bu ilaçlara verilen paralar “hepimizin cebinden çıkıyor” ve sokağa atacak bir kuruş bile fazla paramız yok.
KAYNAK
http://us.gsk.com/products/assets/us_advair.pdf
NOT: İçinde kortizon + uzun etkili nefes açıcı bulunan Seretide benzeri pek çok ilaç var:
http://www.ilacprospektusu.com/ilac/78/seretide-500-mcg-60-doz-diskus
http://www.ilacprospektusu.com/ilac/17/symbicort-60-doz-turbuhaler
http://www.ilacprospektusu.com/ara/ilac/adi/foster
***
EK 1 (24.5.2023):
Makale: Mammograms for women 40 & over?
Kaynak: https://maryannedemasi.substack.com/p/mammograms-for-women-40-and-over
***
EK 1 (16.12.2021): Parazit filminin yıldızına kanser teşhisi kondu, Prof. Küçükusta ‘gereksiz olabilir’ dedi. Parazit filminin yıldızı Park So-dam’a tiroit kanseri teşhisi konulmasını yorumlayan Prof. Ahmet Rasim Küçükusta, vakaları artıran temel faktör olan ‘gereksiz teşhis’e dikkat çekti.
Son yılların en başarılı sinema filmlerinden Parazit’in (Parasite) başarılı oyuncusu Park So-dam’a tiroit kanseri teşhisi kondu. Kadınlarda daha sık görülen bu kanser türüne yakalanan 30 yaşındaki Oscar ödüllü oyuncu, tedavi kapsamında ameliyata alındı.
Haberi yorumlayan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, tüm dünyada tiroit kanserlerinin hızla arttığını ancak bu artışın kanserdeki ‘gerçek artış’tan değil ‘teşhis artışı’ndan kaynaklandığını belirtti. Sosyal medya hesabındaki paylaşımında Parazit filmi oyuncusuna konulmuş teşhisin ‘overdiagnosis’ olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu dile getiren Küçükusta, tıp teknolojisindeki ilerlemeyle birlikte insanların tarama programlarına kolayca ulaşabildiğini, normalde tehlikeli durumda olmayan küçük papiler tipteki vakaların bile ‘kanser’ olarak değerlendirilir hale geldiğini kaydetti.
GEREKSİZ TEŞHİS, GEREKSİZ TEDAVİ
Bunun da kanser teşhisi sayısında artışa yol açtığına dikkat çeken Küçükusta, konuya ilişkin yazdığı makalede şunlara dikkat çekti:
“Son 10 senede USA’ da tiroit kanserleri ensidansı her sene yüzde 4.5 oranında artarken ölüm oranlarında herhangi bir değişiklik olmaması aşırı teşhisle (overdiagnosis) açıklanıyor. Overdiagnosis (aşırı teşhis veya gereksiz teşhis) kişiye yaşadığı sürece ölüm riskini artırmadığı gibi hiçbir şikâyete de sebep olmayacak bir kanserin teşhisi demek. Bu teşhisin hastaya faydası yok ama pek çok zararı var, çünkü kanser teşhis edilen bir hastayı tedavisiz bırakmak mümkün değil. Hasta, kendine hiçbir zarar vermeyecek kanser için yapılan bu tedavilerden yani ameliyat, atom tedavisi ve ömür boyu ilaç kullanma ciddi şekilde etkilenebilir.”
***
EK 2 (15.3.2026): Eric Topol, koroner arter kalsiyum (KAK) testlerinin uzun zamandır büyük ölçüde yanlış kullanıldığını vurguluyor.
2011 tarihli “The Creative Destruction of Medicine” kitabından bir alıntı paylaşıyor:
58 yaşındaki aktif bir adam, Sevgililer Günü hediyesi olarak kalp CT taraması yaptırıyor, semptomu yokken yüksek kalsiyum skoru çıkıyor, bu da anjiyografi, stentler ve komplikasyonlara yol açıyor – sonuçta depresyon, yorgunluk ve golf oynayamaz hale gelme.
Eric, bu gibi vakaların tıp endüstrisinin aşırı tarama ve müdahalelerle hastaları “kalp sakatı” yaptığını eleştiriyor; kendisi hiç KAK testi istemediğini belirtiyor.
Bu, yeni kılavuzlardaki KAK vurgusuna karşı bir uyarı niteliğinde.
💥Çekap, tarama gibi hastalıkları erken teşhis etmeye yönelik tıbbi tetkikler sadece “özel risk gruplarına” yapılmalıdır. Bunların rastgele herkese yapılması birçok insana faydadan çok zarar getirir.
Overtesting➡️Overdiagnosis➡️Overtreatment➡️Overburdening➡️Overmortality!
Şikâyeti ve herhangi bir riski (hakiki riskten bahsediyorum, uyduruk risklerden değil!) olmayanlar, hastanelerin, doktorların yanından bile geçmemelidir.
💔💔💔
Eric Topol emphasizes that coronary artery calcium (CAC) tests have long been largely misused.
He shares a quote from his 2011 book, “The Creative Destruction of Medicine”:
“A 58-year-old active man gets a heart CT scan as a Valentine’s Day gift, gets a high calcium score despite having no symptoms, leading to angiography, stents, and complications – ultimately resulting in depression, fatigue, and an inability to play golf.”
Eric criticizes the medical industry for “crippled” patients with excessive screening and interventions in cases like this; he notes that he himself never requested a CAC test.
This serves as a warning against the emphasis on CAC in the new guidelines. 💥Medical examinations aimed at early detection of diseases, such as checkups and screenings, should only be performed on “special risk groups.” Performing them randomly on everyone does more harm than good to many people.
Overtesting➡️Overdiagnosis➡️Overtreatment➡️Overburdening➡️Overmortality!
Those who have no complaints and no risk (I’m talking about real risks, not flimsy!) should not even go near hospitals or doctors.
@EricTopol @MaryanneDemasi @MartinKulldorff
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2033071751215587792?s=20
***















hocam doğru diyorsunuz bahis ettiğiniz ilaç masrafı öncelikle antidepresanlarda daha fazla koboy gibi deneniyoruz sonuç elde var sıfır niye hasta ve hastalığa özgü ilaçlar üretilmiyor genelde hastalık aynıdır kişiler farklıdır ama tüm insanlarda mı birbirinden farklı ve hastalıklar da ona göre farklı farklımı bu konu üzerinde durulmalı bence