FAZLA KİLOLAR DA İNSANLARIN MÜSİLAJIDIR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

ARK: "Hastane önünde incir ağacı olur" diye bilirdik, ağacın yerini otomatlar almış da haberimiz yok.

ARK: Obezite Merkezi önünde abur cubur otomatı olan bir memleketin denizlerinde de müsilaj olur.

***

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) Başkanı Başkanı M. Chan' ın obezitenin sebepleri ve önlenmesiyle ilgili tespitleri (1):

BİR: Obezite çocuklukta yaşam tarzından değil çevresel etkiler ve hükümetlerin politikalarından kaynaklanıyor.

İKİ: Sağlıksız gıda ve içeceklerin pazarlaması sınırlandırılmalıdır.

ÜÇ: Gıda endüstrisinin halk sağlığı politikalarının oluşturulmasında yer alması sakıncalıdır.

DÖRT: En büyük zarar, aşırı şekerli içecekler, fazla işlenmiş, yoğun enerjili ve besin değeri düşük gıdaların pazarlanmasından geliyor.

Childhood Obesity | Mount Alvernia Hospital Singapore

Somun pehlivan!

***

Bu doğru tespitlere ben de şunları ilave ediyorum:

BİR: Yiyecek ve içecek reklâmları sonlandırılmalıdır.

İKİ: Hazır gıdaların üzerine sigarada olduğu gibi "sağlığa zararlı olabilir" ibaresi konmalıdır.

ÜÇ: Hazır gıdalar "janjanlı paketlerde" değil "renksiz, resimsiz ambalajlarda" satılmalıdır.

DÖRT: Hazır gıdalardan "ek vergi" alınmalıdır.

BEŞ: Okul kantinlerinde hazır gıda satışı yapılmamalıdır.

ALTI: Çocukların ve 18 yaşından küçüklerin marketlere girmesine müsaade edilmemelidir.

YEDİ: Devlet küçük üreticiye destek olmalı, sağlıklı gıdalara sübvansiyon uygulamalıdır.

SEKİZ: Televizyonlardaki tüm yeme-içme programları kaldırılmalıdır.

DOKUZ: Fast food dükkanları ve abur cubur satan otomatlar kapatılmalıdır.

ON: Okullarda adam gibi beslenme eğitimi verilmelidir.

Kaynak: http://www.sabah.com.tr/saglik/2015/06/23/obez-cocuk-sayisi-artiyor

Resim

Bu kafa ile obezite ile mücadele olmaz!

***

EK 1 (10.6.2021): Obezite ile Mücadele Alt Komisyonu Raporuna göre, Türkiye'de obezitenin en yüksek görüldüğü bölgeler yüzde 37,5 ile Batı Karadeniz ve yüzde 36,9 ile Orta Anadolu Bölgesi, en az görüldüğü bölgeler yüzde 24,2 ile Güneydoğu Anadolu ve yüzde 24,5 ile Orta-Doğu Anadolu öne çıkıyor. Kadınlarda obezite oranı yüzde 39,1 iken, erkeklerde yüzde 24,5 oranında.

Verilere göre, nüfusun yüzde 34’ü ise aşırı kilolu. OECD ülkelerinde obezite kaynaklı hastalıkların tedavisinin, toplam sağlık harcamalarının yüzde 8,4’ünü oluşturduğu, Türkiye’de ise söz konusu dönemde, sağlık harcamalarının yüzde 12’sinin obeziteye bağlı hastalıklara ayrılacağı belirtildi. Obezitenin, enerji alımı ve tüketimi arasındaki dengesizlik sebebiyle oluştuğuna, en önemli nedenin ise yüksek kalorili besinlerin aşırı tüketilmesi olduğuna dikkat çekilen raporda, obez ve fazla kilolu olgularda böbrek hastalığı ve kardiyometabolik hastalık riskinin önemli oranda arttığına işaret ediliyor.

Her geçen yıl tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla artış gösteren ve bir halk sağlığı sorunu olarak Türk Böbrek Vakfı tarafından sıklıkla farklı proje ve etkinliklerle ele alınan obezite konusu, TBMM alt komisyonunda detaylı olarak raporlandı. Obezite ile Mücadele Alt Komisyonu Raporunu değerlendiren Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, “Açıklanan rapor, Türk Böbrek Vakfı olarak uzun yıllardır hayata geçirdiğimiz çalışmaları destekler nitelikte. Raporda sunulan veriler, günümüz yaşam koşularının önlem alınmadığı takdirde obeziteyi maalesef hızla artıracağı yönünde. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda hem yetişkinler hem çocuklar için beslenme ve hareketin önemini sıklıkla dile getiriyoruz. Biliyoruz ki obezite ve dolaylı olarak obezite kaynaklı böbrek hastalıkları dahil çeşitli hastalıklar, yaşam şekli değişiklikleri ile önlenebilir nitelikte. Bu sebeple çalışmanın detaylıca ele alınması bizler için son derece önemli” dedi. Rapora göre, son 5 yılda Sağlık Bakanlığı birinci basamak sağlık hizmetlerine, beslenme tedavisi için başvuranların sayısının ise her geçen gün arttığına dikkat çekiliyor:

"- 2016'da 93 bin 49,
- 2017'de 189 bin 921,
- 2018'de 233 bin 776,
- 2019'da 285 bin 135,
- 2020'de ise 130 bin 977 (pandemi dönemi)".

Günümüz koşullarında, daha az hareket, daha fazla kalorili beslenme, fast-food olarak tanımlanan sağlıksız, rafine karbonhidratlardan zengin bitkisel liflerden fakir, aşırı yağlı besinlerin tüketimi, tuz ve şeker miktarı yüksek paketli gıdalar, öğün sayısı ve beyaz ekmek tüketimin artması, porsiyonların büyük olması gibi pek çok neden obezitenin gelişmesine zemin oluşturuyor.

Kaynak: https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-turkiyede-nufusun-yuzde-34u-asiri-kilolu-11-681-95983.html

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. Şeyda dedi ki:

    Dünyada girecek deniz yenecek gıda kalmayacak bu gidişte.

Siz de yorumunuzu paylaşın: