RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISINDA KISIRLIK RİSKİ DE VAR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Halk arasında “rahim ağzı kanseri aşısı” adıyla bilinen “HPV aşısının” genç kadınların gebe kalma ihtimalini azaltabileceği bildirildi.

Journal of Toxicology and Environmental Health isimli dergide yayınlanan araştırma USA’ da National Health and Nutrition Examination Survey kapsamında 25-29 yaşlar arasındaki 8 milyon kadına ait veriler üzerinde gerçekleştirildi (1).

Buna göre HPV asışı olmayan kadınların yüzde 60 kadarı en azından bir kere gebe kalırken aşı olanlarda bu oran sadece yüzde 35 idi.

Aşı olmayan evli kadınların yüzde 75’ inin, aşı olanların ise yüzde 50’ sinin gebe kaldıkları belirlendi.

Buna göre, araştırma kapsamındaki kadınların hepsi HPV aşısı yaptırmış olsaydı gebe kalan kadınların sayısı 2 milyon daha az olacaktı.

Araştırmacılar bu sonuçları, HPV aşısının doğurganlığa olumsuz etkisi olduğunu ve bunun daha iyi incelenmesi gerektiği sözleriyle özetliyorlar.

HPV aşısı erken menopoza yol açıyor

HPV aşısı olduktan sonra birincil yumurtalık yetersizliği (primary ovarian failure=POF) bildirilen genç kadınlar ve kızlar vardır.

POF, menopozun 40 yaşından evvel başlaması olarak da tarif edilir; başlıca belirtileri amenore şeklinde adet düzensizlikleri, ateş basmaları ve ruh hâli değişkenlikleridir.

POF 30 yaşından önce her 1000 kadının birinde, 40 yaşın altında ise her 100 kadının birinde görülür.

Doğum kontrol haplarının kullanılması POF’ un varlığını gizleyebilir ve görülme oranının daha düşük olmasına sebep olabilir.

Radyasyon ve kemoterapi POF’ a yol açabilir ama vakaların yüzde 80-90’ ında aşikar bir sebep yoktur.

POF, oto-immün bir hastalık olabilir ve bu kadınların yüzde 20-30’ unda oto-immün bir hastalık da vardır.

 

American College of Pediatricians uyarıyor

American College of Pediatricians da HPV aşısı ile POF arasında kesin illiyet ilişkisinin ispatlanmamış olduğunun altını çizerek aşının yan etkileriyle ilgili bilgilerin doktorlar ve aşı yaptırmayı düşünen halk tarafından bilinmesi gerektiğini vurgulamaktadır (2):

BİR: HPV aşısının uzun vadede yumurtalık fonksiyonlarına olan etkileri fare deneyleri ve insan çalışmalarında değerlendirilmemiştir.

İKİ: Aile hekimlerinin çoğu HPV aşıları ve POF arasındaki ilişkiden muhtemelen habersiz oldukları için POF vakalarını veya uzun süreli amenoreleri (adet yokluğu) VAERS’ e bildirmiyor olabilirler.

ÜÇ: Alüminyum katkı maddesinin oto-immüniteyle ilişkisine ve diğer bir bileşen olan polisorbat 80’ in farelerde gösterilmiş olan yumurtalık toksisitesine dayanan potansiyel etki mekanizmaları öne sürülmüştür.

DÖRT: HPV aşılarından Gardasil 2006’ da ikili aşı Cervarix ise 2008’ de ruhsat almış olup o zamandan beri VAERS’ e 213 bildiride bulunulmuştur. Bunların yüzde 88’ Gardasil yüzde 8.5’ i Cervarix ile ilgilidir. Buna karşılık HPV aşısından önceki 1990-2006 seneleri arasında VAERS’ e bildirilen hiçbir POF vakası olmamış, sadece 32 amenore vakası bildirilmiştir.

HPV aşısının başka ciddi yan etkileri var

HPV aşısı piyasaya çıktıktan sonra kısa adı VAERS olan Vaccine Adverse Events Reporting System (aşı yan etkilerini bildirme sistemi) 58 binden fazla bildirim yapıldı.

Bunlar içinde acil başvurular, havale nöbetleri, oto-immün hastalıklar, ağır sakatlık bırakan tablolar ve ani ölümler de bulunuyor.

FDA acele ediyor

Bu endişe verici verilere karşılık FDA, Gardasil-9 isimli yeni aşısının 27-45 yaşları arasındaki kadın ve erkeklerde de kullanılması için “hızlı onay” kararı almış bulunuyor.

FDA 2018 kasım ayında kesin hükmünü açıklayacak ama Merck şirketinin endişesi olmasın, bunun “müspet” olacağını ben şimdiden garanti ediyorum.

Gelelim neticeye

Bu araştırma USA’ da 25-29 yaş arası kadınlarda giderek azalan hamilelik oranlarında HPV aşılarının rolü olabileceğini gösteriyor.

Kısırlığın çeşitli sebeplerle her geçen gün arttığı dikkate alındığında bu uyarının çok yerinde olduğu söylenebilir.

Kızlarına HPV aşısı yaptırmayı düşünen ebeveynlerin ve bu aşıyı tavsiye eden doktorların bilgisine ve dikkatine sunuyorum.

Kaynaklar:

1. https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/15287394.2018.1477640

2. http://www.acpeds.org/the-college-speaks/position-statements/health-issues/new-concerns-about-the-human-papillomavirus-vaccine

***

EK 1 (12.11.2023): BMJ’ nin araştırması sistemin kendi standartlarını karşılamadığını ortaya koyuyor. ABD’nin aşı güvenliği sinyallerini belirlemeye yönelik Aşı Olumsuz Olay Raporlama Sistemi (VAERS) bozuk; kaynaklar ve personel yetersiz.

Kaynak: https://www.bmj.com/content/383/bmj.p2582

Makale: Is the US’s Vaccine Adverse Event Reporting System broken?

***

EK 2 (16.5.2024):  BİLGEHAN BİLGE 

– HPV’nin toplumda görülme sıklığı ortalama %11.7. Tek cinsel partnerin yaygın olduğu ve sünnetli toplumlarda görülme sıklığı çok çok daha düşük.

– HPV enfeksiyonuna yakalanan insanların %90’ında bu hastalık vücudun savunma sistemi tarafından yok edilir.

– Rahim ağzı kanserlerinin %66’sından HPV-16 ve HPV-18 virüsü sorumlu tutulur.

– Rahim ağzı kanseri HPV’nin bulaştığı ve vücut tarafından yok edilmeyen hastalarda bulaşma tarihinden itibaren 5-20 yıl sonra ortaya çıkar.

– Rahim ağzı kanseri erken ve orta vadede teşhis edilirse %100 oranında tamamen tedavi edilebilir.

-Dünyada bildirilen ölümler çoğunlukla sağlık sisteminin ilkel veya olmadığı ülkelerdeki hastalar, bağışıklık sistemini çökerten başka bir hastalığa sahip olanlar ile HIV (AIDS) vakalarıdır.

– Ülkemizde HPV (+) olan hastalarda kanser veya öncü kanser tanı oranı %4’dür.

– Rahim ağzı kanseri vakalarında Türkiye 166 ülke arasında 153. Sıradadır.

– Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için risk guruplarında 3 yıl, diğer insanlarda 5 yılda bir spesifik testlerin yapılması yeterlidir

– Türkiyede yıllık rahim ağzı kanseri teşhis edilmiş hasta sayısına ulaşamadım. Ancak 2020 yılında 1311 ölüm WHR’ye bildirilmiştir. Bu 1311 vaka’nın kaç tanesi HIV (AIDS), Kaç tanesi immun sistemi baskılayan bir durum veya  hastalığa sahiptir? Bu konuda herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.

Olasılıklar:

Türkiyede 15-65 yaş kadın nüfusu ortalama 30 milyon olarak tahmin edilir.  Nüfusa göre ölüm oranı 0.000043

Beş yılda bir yapılacak basit bir test ile erken teşhis halinde ölüm oranı %0’dır.

Tüm bu bilgiler ışığı altında.

Koruyucu etkisinin olup olmayacağı belli olmayan, aşıdan sonra bu etkinin varlığının en az 10 yıl içinde ortaya çıkacağı bildirilen. Bu aşıyı kız çocuklarımıza, kadınlarımıza neden uygulama içindeyiz?

HPV (+) olanlarda bile kanser riski %4’iken ve erken teşhis ile %100 tedavi edildiği iddia edilirken bu aşının yan etki risklerini neden satın alıyoruz?

Yan etkiler demişken sağlık bakanlıkları tarafından raporlanan üç yan etki dikkat çekmektedir.

– Erken yumurtalık yetmezliği,

– Erken menapoz,

– Düşük!.

Bu aşının uygulama tarihinden itibaren yukarıdaki patolojilerde 5 ile 12 kat artış raporlanmıştır.

İçlerinde Anaflaktik şoka bağlı ölüm, Epilepsi, Oto immun hastalık, Tromboembolizm gibi ölümcül ve sakat bırakıcı olmak üzere 100’ün üzerinde yan etki bildirilmiştir.

Bu yan etkiler on binde bir ila milyonda bir olmak üzere tespit edilmiştir.

Her biri milyonda bir dahi olsa 100 yan etkiden birisinin görülme olasılığı binde bir gibi oldukça yüksek bir orana tekabül eder.

Soruyorum:

Henüz cinsel olgunluğa girmemiş veya tek eşli, yani hastalığa yakalanma riski “sıfır” olan milyonlarca kız çocuğu ve kadını, her bir dozu binde bir oranında da olsa kısırlık, düşük, erken menapoz, sakatlayıcı ve öldürücü yan etkiye sahip bir aşı ile nasıl böyle bir riskin içine atabiliyorsunuz?

Öneri:

30 milyon kız çocuğu ve kadınımızı yan etkileri göz ardı ederek aşılama sevdanızdan vaz geçin.

Onun yerine risk guruplarına periyodik ücretsiz tarama testi yapın.

Hem risksiz hem de erken teşhis için efektif yöntem budur.

Kaynak: https://x.com/OpDrBilgehan/status/1790869783287632164

***

EK 3 (16.5.2024): BİLGEHAN BİLGE 

GÜVEN MESELESİ 

mRNA aşılarının etkisizliği ve sakat bırakıcı-öldürücü yan etkileri dünya medyası ve kamuoyunda ayyuka çıkmışken. Bizzat gelişmiş ülke hükümetleri tarafından bu konuda halk bilgilendirilken.

Bu aşılar aleyhine açılan davalar binlerle ifade edilip, aşı firmaları aleyhine yüksek mahkeme kararları bir bir açıklanırken.

Hakemli tıp dergilerinde aşı yan etkileri konusunda çığ gibi büyüyen bilimsel araştırmalar yayınlanırken. Bizim mahallede adamların yaptığı şu savunmaya bakın hele.

“Aşı yan etkilerini kabul ederlerse, Türk kamuoyunun hekimlere ve bilime olan inancı zedelenirmiş!”

Arkadaş içinde zehir olduğu tespit edilen bir bisküvi konusunda halkı uyarmak tüm gıda sektörüne karşı güveni zedeleyebilir mi?.

Sizin ki o hesap. Ama asıl endişenizi ben biliyorum. Siz de biliyorsunuz!

Kaynak: https://x.com/OpDrBilgehan/status/1791022947584377245

***

EK 4 (29.5.2024): FERHAT ARSLAN Sizlere daha önce HPV nin tek başına müstakil bir kanser nedeni olmadığını rahim ağzında kronik inflamasyon yapan tüm faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştim.

Bakın aşağıdaki çalışmada rahim ağzının bakteri türü ve yükünün kansere öncü olan tablolarla HPV den bağımsız bir şekilde ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu gerçek hayatta da böyledir.

Çoklu cinsel ilişkileri olan veya bağışıklık sistemi başka nedenle baskılanmış olan bir birey isterse 3 değil 13 hpv aşısı olsun risk altındadır. Lütfen mantıklı olanı yapınız.

Resim

Kaynak: https://x.com/Ferhatarslandr/status/1795878361526304842

***

Yazı için 5 yorum yapılmış:

  1. TJOD’ un resmi internet sayfasında HPV aşısı ile ilgili sorularıma verdiği cevapta yer alan PARASI OLAN 43 YAŞA KADAR OLAN KADINLAR tabirinin tıp literatüründe benzeri yoktur:

    “Aşı okul aşılaması olarak hedef kitleye yani; 11-12 yaş kız ve erkek çocuklara yapılmalıdır. Telafi aşılaması 26 yaşa kadar uygulanabilir. Ancak aşının ileri yaşta da etkisi ispatlandığından PARASI OLAN 43 yaşa kadar kadınlar aşılanabilirler.

    http://www.tjod.org/sosyal-medya-da-yer-alan-hpv-ve-hpv-asilari-ile-ilgili-olarak-en-cok-sorulan-soru-ve-yanitlari/

  2. Zeynep dedi ki:

    Benim kadın doktorum ille bu aşıyı kızına yapalım diye çok ısrar etti yaptırmadım. İyi etmişim

  3. Doktor dedi ki:

    Müthiş lansman çalışmalarına rağmen bu aşıyı halk da doktorlar da benimsemedi. Şimdi Gardasil sağlık Bakanlığı aracılığıyla tüm topluma yapılmak isteniyor. Şimdiye kadar hiçbir bakan bu oyuna gelmedi. Yeni bakanımızın da bunların tuzağına düşeceğine zerre kadar ihtimal vermiyorum. Çünkü bakışlarından belli ki zeki, kül yutmaz bir insan.

  4. Dr. Ramazan dedi ki:

    American College of Pediatricians demek istiyor ki: Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla! Adamlar şimdi kalkıp da nasıl bu aşı ksırılık yapıyor sakın yaptırmayın desinler.

  5. Bilimci dedi ki:

    Onu yaptırma bunu yaptırma vatandaş neyi yaptırsın. Aşının fayda zarar durumuna bakarsak, kadının rahim kanseri olmasındansa çocuk doğuramaması kabul edilebilir bir risktir. Bence bu aşı Sağlık Bakanlığının geri ödeme listesine alınmalı ve herkese yapılmalıdır.

Siz de yorumunuzu paylaşın: