KÖTÜ KOLESTEROLÜ KAÇA KADAR İNDİRELİM?
💥 Kötü kolesterolü kaça kadar indirelim https://www.youtube.com/watch?v=pald3yhfMDI
***
Dikkat: Yazının sonunda ek var!
***
Kalp-damar hastalıklarının kronik enflamatuar bir hastalık olduğunu, bu olayda başta onlarca hücre, sitokin, hormonlar, mediatörler ve diğer pek çok kimyasal madde, sinir sistemi olmak üzere sayısız etkenin rolünü görmezden gelerek kalp krizi ve felçleri kötü kolesterol üzerinden değerlendirmek aptala yatmaktan başka bir şey değildir.
Kötü kolesterolün bu tabloda yeri yok mudur derseniz, tabii ki vardır ama bu hem tek etken değildir ve hem de esas mühim olan kötü kolesterol değeri değil bunun okside ve glikolize olmasıdır; kötü kolesterolün büyüklüğü ve yoğunluğudur.
İnsülin direnci, trigliseritler, HDL, VLDL, non-HDL kolesterol, apolipoprotein B, lipoprotein (a), seramit kötü kolesterolden çok daha mühim etkenlerdir.
Kötü kolesterolün her kötülüğün sebebi gibi gösterilmesinin ve bunun düşürüldükçe düşürülmek istenmesinin arkasında yatan gerçek, kolesterol sentezini baskılayan ilaçların olmasıdır.
Kötü kolesterolün 70’ e indirilmesinin hedef alınmasını yanlış bulurken, bunun daha da düşürülmesinin daha iyi olacağını da savunanlar var.
İşte, şimdi bunların eline yeni bir koz daha geçti: Ez-PAVE çalışması.
Güney Kore’ de 3.048 hasta üzerinde yapılan çalışmada, kötü kolesterol (LDL-kolesterol) değerinin 70 mg altı olmasıyla 55 mg altı olmasının etkisi araştırıldı.
Bu değerlere ulaşmak için hastalara rosuvastatin veya atorvastatin + ezetimibe (10 mg) çok az hastaya da PCSK9 inhibitörü verildi.
3 sene sonunda kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm, kalp krizi, inme, herhangi bir revaskülarizasyon (bypass, stent veya balonla damar açma işlemi) veya unstabil angina (şiddetli, yeni başlayan veya giderek artan, istirahatte de olan ve ilaçlarla geçmeyen göğüs ağrısı) görülme oranları:
▪ <55 mg grubu: 100 hastada yani hastaların %6.6’ sında.
▪ <70 mg grubu: 147 hastada yani hastaların %9.7’ sinde
Hesaplanan değerler:
▶Nispi Risk Azalması (RRR): %33
▶Mutlak Risk Azalması (ARR): %3.1
▶NNT (Number Needed to Treat): 32
NNT: Tedavi Edilmesi Gereken Hasta Sayısı
💥 Bu, 3 yıl boyunca 32 hastayı <55 mg/dL hedefine ulaşacak şekilde tedavi edersen, 1 majör kardiyovasküler olayı önlersin demektir.
Bu fayda özellikle ölümcül olmayan kalp krizi ve revaskülarizasyon bileşenlerinden kaynaklanıyor.
Bu değerler orta düzeyde bir fayda gösteriyor. Özellikle ölümcül olmayan kalp krizi ve revaskülarizasyon gibi olaylarda fayda daha belirgin.
Tüm sebeplere veya kalp hastalıklarına bağlı ölümler açısından fark çok küçük ve istatistiksel olarak anlamlı değil.
Bunama (demans) veya bilişsel fonksiyon ile ilgili herhangi bir veri yok çünkü çalışma bu konuda tasarlanmamış ve raporlanmamış.
Güvenlik açısından iki grup arasında ciddi fark bulunmadı (yoğun grupta kreatinin yükselmesi biraz daha az görüldü).
Yan etkilerin her iki grupta da aynı olduğu bildirilmekle beraber yeni başlayan diyabet, diyabeti olanlarda glisemik kontrolün kötüleşmesi, kas ağrısı, CK yüksekliği, karaciğer enzimleri (ALT/AST), ciddi yan etkiler ve tedaviyi bırakma oranları gibi diğer klasik statin yan etkileri için de “benzer” ifadesi kullanılıyor. Açık metinde spesifik yüzde veya hasta sayısı verilmiyor.
Not: Bu, tedavinin yan etkilerini saklama çabasından başka bir şey değildir.
Gelelim neticeye
💠 Ortada, müthiş bir başarı yok ama kötü kolesterol daha da düşürülmeli diyenlerin sesi daha çok çıkacak bundan sonra.
💠 Ölümler bakımından bir fark olmaması çok önemli.
💠 Kolesterolü daha çok düşürmenin bilişsel fonksiyonlar, bunama ve beyin üzerine olan etkilerinin takip edilmemiş olması da büyük bir eksiklik. Bir tarafta birazcık bir fayda varken diğer tarafta büyük zararlar ortaya çıkabilir.
💠 Çalışma 3 seneden sonra neler olacağı hakkında hiçbir şey söylemiyor. Bakarsınız olay, Nasrettin Hoca’ nın giderek daha az yem yemeye alışan eşeğinin günün birinde mesela 3 sene sonra aniden ölmesine dönebilir.
💠 Herkes elbette kendi doktorunun tavsiyesini dinlemelidir ama ben kalp-damar hastalıklarını önlemenin de tedavi etmenin de temel yolunun “öncelikle” başta hareketsizlik, yanlış beslenme, uykusuzluk, stres, sigara-alkol gibi hayat tarzındaki yanlışlarının düzeltilmesi olduğuna inanıyorum.
💠 Statinler, özel durumlarda kullanılabilir ama öyle her kolesterolü yüksek olana yazılması bir tıp yanlışıdır.
Kaynak: https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa2600283
Makale: Intensive LDL Cholesterol Targeting in Atherosclerotic Cardiovascular Disease

***
EK 1 (30.3.2026): ÖZCAN YÜCEL
Arkadaşlar hapı yuttunuz ya da iğneyi yediniz mi demeli? Adamlar yeni çıkan kolesterol düşürücü aylık iğnelerle insanların LDL’sini 50 mg/dl’nin altına düşürmeye kafaya koymuşlar.
Bu seviye en hafifinden fizyolojiye aykırı bir durum.
Bakınız 1 yaşındaki bebeklerin bile LDL değeri ortalama 100 mg/dl civarındadır. 50’nin altına nasıl ulaşacaksınız?
Bunu kendi başınıza başarmanız neredeyse imkansızdır. Ne yapacağız ilaç firmalarının ciro hedeflerine ulaşması için ‘normal fizyolojiyi’ mi zorlayacağız. Doğaya meydan mı okuyacağız!!
Güya bilimsel çalışmada yine aynı bildik kurnazlıklar;
1. Araştırmanın tüm finansmanını ilacı satmaya aday ilaç firması yapar. Bağımsız bir çalışma değil!!!
2. Sözde bilimsel çalışmamın tüm ham verileri ilaç firmasının ofisinde sır gibi saklanır.
3. İstatistikte mutlak risk azalması yerine göreceli risk azalması verilerini öne çıkartarak şok etkisi yapmak ve insanların algısını bilerek yanıltmak.
4. %2.1’lik çok küçük bir avantajı göklere çıkartmak. Sansasyon yaratmak. Hep aynı numaralar.
Kaynak: https://x.com/drozcanyucel/status/2038520129999286502?s=20
***
EK 2 (8.4.2026): Kolesterol teorisi yani kolesterolün kalp-damar hastalıklarının sebebi gibi gösterilmesinin temeli tamamen hatalı tavşan deneylerine dayanıyor.
Tavşanlar otçul (herbivor) hayvanlardır ve beslenmelerinde et, kolesterol ve hayvansal yağ yoktur. Tavşanlara zorla kolesterol ve hayvansal gıdalar verince damarlarında sorun çıktı ve bunu da tüm insanlara evrensel kural gibi genelleştirdiler.
Bu deney türler arası biyolojik farkı hiçe sayarak yapıldı. Tavşanda patoloji yaratan şey insan için de aynı demek değil ama bu “tavşan modeli” kolesterol teorisinin temel taşı haline getirildi.
Ondan sonra her şey (ölçüm yöntemleri, “risk” sınırları, statin ilaçları, “kolesterolü düşürün” diye kitle politikaları) bu hatalı temelin üzerine inşa edildi. Uyanın!
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2041772324047700102?s=20
***















Hocam bir de iğneler çıktı başımıza..Senede 2 defa yapıyorsunuz hop bir şey kalmıyormuş..Referans değerlerde bir süre sonra sıfırın altına düşecek bu gidişle…Saygılar…