BURUN TIKANIKLIĞI, HAPŞIRMA VE AKINTININ SEBEBİ D VİTAMİNİ VE TİORİT HORMONU DÜŞÜKLÜĞÜ OLABİLİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Sebepsiz uzun süreli burun tıkanıklığı, akıntı, hapşırma ve kaşıntı düşük D vitamini veya düşük tiroid hormonundan kaynaklanabilir.” 

Birçok insan buna tam da benim derdim bu diyebilir ve hemen D vitamini takviyesi ve tiroit hormonu almak için doktorun, eczanenin yolunu tutabilir ama… durun bir dakika!

Bu, sizin yeteri kadar güneşlenmediğinizi gösterir.

Güneşlenme, D vitamini sentezini sağladığı gibi nitrik oksit ve serotonin sentezi de sağlar, sirkadiyen ritim ve kan dolaşımı düzenlenir, tiroid desteği sağlar.

Takviye sadece D vitaminin yükseltir, diğer faydaları yoktur.

Güneşlenmenin tiroid hormonu artırıcı etkisi var

Bu hem dolaylı (D vitamini üzerinden) hem de doğrudan (ışık, özellikle kırmızı/kızılötesi spektrum) yoluyla gerçekleşir.

💠 D vitamini yoluyla (en bilineni):

▪ Güneş UVB ışınlarıyla ciltte D vitamini sentezliyor.

▪ D vitamini eksikliği hipotiroidizm, Hashimoto gibi otoimmün tiroid hastalıklarında yaygın ve düşük T3 seviyeleriyle ilişkilendiriliyor.

▪ D vitamini, T4’ün aktif forma (T3) dönüşümünü destekliyor, tiroid hormonlarının hücre içi etkisini artırıyor ve TSH’ yi baskılayabiliyor (yani tiroid daha verimli çalışıyor).

▪ Çalışmalar: D vitamini seviyesi yüksek olanlarda TSH düşük, T3/T4 daha dengeli; eksiklikte TSH yükseliyor ve T3 düşüyor. Güneşle D seviyesi artınca tiroid fonksiyonu iyileşiyor (özellikle kışın D vitamini düşük kişilerde).

💠Doğrudan ışık etkisi

Güneşin kırmızı ve yakın-kızılötesi ışınları (600-1000 nm) mitokondriyi uyararak hücresel enerji üretimini artırıyor.

Bu, tiroid hormonlarının (özellikle T3) üretimini ve etkinliğini destekliyor; karanlıkta melatonin artıyor, tiroid baskılanıyor.

Fotobiyomodülasyon (red light therapy) çalışmaları: Tiroid bezine uygulandığında T3/T4 artıyor, anti-TPO antikorları düşüyor, levotiroksin ihtiyacı azalıyor. Hashimoto’ da %30-50 oranında ilaç bırakma potansiyeli gösteren pilot/randomize çalışmalar var).

Güneş tabii kırmızı/yakın kızılötesi kaynağı olduğu için benzer etki yapıyor.

Kırmızı ışık tiroidi ve metabolizmayı doğrudan “uyarıyor”, melatonin düşürüyor, progesteron/tiroid dengesini iyileştiriyor.

💠 Mevsimsel veriler (en güçlü delil):

Kuzey yarımkürede kışın TSH yüksek (tiroid daha çok çalışıyor, çünkü soğuk + az ışık), yazın düşük (tiroid verimli, hormonlar daha dengeli).

FT3 yazın yüksek (özellikle Japonya gibi iyot yeterli yerlerde), kışın düşük.

Soğukta TSH artıyor (vücut ısı üretmek için tiroidi zorluyor), sıcakta ve güneşte TSH düşüyor.

Yani güneşlenme (yaz etkisi) tiroidi “rahatlatıyor” ve T3 üretimini artırıyor.

Gelelim neticeye

Adam gibi yaşıyorsan yani yeteri kadar ve doğru güneşleniyorsan bir taşla iki kuş vuruyorsun demektir:

Güneşlenmek hem D vitamini hem de tiroit hormonları sentezini sağlıyor.

D vitamini sentezi için: Mevsiminde (bahar yaz aylarında) öğle saatlerinde (UVB en güçlü olduğunda) 15-20 dakika kollar, yüz ve bacaklar açıkta güneşlenmek yeterli olur. 

Tiroid için: Sabah veya akşamüstü (kırmızı/NIR ışık daha baskınken) 15-30 dakika kollar/yüz açık, gözlük olmadan güneşlen (dolaylı ışık gözlere değsin ki sirkadiyen ritim ve melatonin-tiroid dengesi düzelsin).

Kaynaklar:

1. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9964959/

2. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC10455109/

3. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9070835/

***

EK 1 (23.3.2026): 

“Barselona’daki bir hastane, plajın hemen karşısında yer alıyor. Bu yüzden yoğun bakım hastalarını sahile taşımaya başladılar. On dakika güneş ışığı ve dalgalar – ve doktorlar bunun her şeyi değiştirdiğini söylüyor.”

Barselona’daki Hospital del Mar, Akdeniz’in tam karşısında yer alıyor. Yıllardır, yoğun bakım ünitelerindeki hastaları “insanileştirmek” amacıyla bir program kapsamında tekerlekli sandalyeyle sahile götürüyorlar. Doktorlar, 10 dakikalık güneş ışığı ve dalgaların bile hastanın iyileşme sürecini hızlandıracağını söylüyor.

Program, Kovid-19 salgını sırasında, haftalarca solunum cihazına bağlı olarak sakinleştirici ilaçlarla uyutulan hastaların plaja götürülmesiyle dünya çapında dikkat çekti. Yoğun bakımda 52 gün geçiren bir hasta, “Hatırladığım en güzel günlerden biri” dedi. Personel, her ziyaret boyunca hayati belirtileri izliyor.

Dr. Judith Marín, ekibin pandemiden önce iki yıldır tedavi amaçlı plaj gezileri düzenlediğini söyledi. Hastane şu anda plaj ziyaretlerinin uzun vadeli iyileşmeyi artırıp artırmadığını araştırıyor.

Kaynak: https://x.com/RogerSeheult/status/2035865734845456709?s=20

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: