BAĞIRSAK MİKROBİYOTASI

kasa fişi

BATI TARZI DİYET KOLON KANSERİNE YOL AÇIYOR

Yeni bir araştırmada, işlenmiş-rafine gıdalardan oluşan Batı Tarzı Diyet ile beslenen bazı kolon-rektum kanserli hastaların tümörlerinde insan hücrelerinde mutasyonlara yol açtığı bilinen bir enzimi kodlayan pks+ E. Koli bakterisinin yüksek miktarlarda bulunduğu tespit edildi.

» Yazının devamını okumak için tıklayın
kasa fişi

BAĞIRSAK MİKROBİYOTASININ BİR SIRRI DAHA ÇÖZÜLDÜ

Cleveland Kliniği uzmanları tarafından yapılan ve Cell’de yayımlanan araştırmada bağırsak bakterilerinin bir metabolizma ürünü (metabolit) olan kimyasalın adrenerjik reseptörler yoluyla kalp krizi, felç ve bunlara bağlı ölümlerde rol oynayabileceği gösterildi.

» Yazının devamını okumak için tıklayın
kasa fişi

DOST BAKTERİ DEDİK BAĞRIMIZA BASTIK AMA…

Probiyotik olarak bilinen Laktobasil’ lerin, pankreas tümörü ortamında bulunan makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin işlevini değiştirebileceği ve kanser büyümesini teşvik edebileceği gösterildi. Dost bakteri dedik, faydalı bakteri dedik, probiyotik dedik bağrımıza bastık ama demek ki mikroplara güven olmuyormuş.

» Yazının devamını okumak için tıklayın
kasa fişi

BAĞIRSAK BAKTERİLERİ VİRAL ENFEKSİYONLARA DİRENÇ SAĞLIYOR

Bağırsak mikrobiyotasında bulunan bir bakteri türünün bağışıklık hücrelerinden interferon salgılanmasını sağlayarak vücudun viral enfeksiyonlarla -mesela Kovid gibi- mücadelesinde de rol oynayabileceği tespit edildi. Sağlıklı yaşamada olmazsa olmaz yeri olan bu bakteri topluluğuna “Sayın Mikrobiyota” dense yeri var. O derecede!

» Yazının devamını okumak için tıklayın
kasa fişi

İLAÇLAR BAĞIRSAK BAKTERİLERİ İÇİNDE DEPOLANABİLİYOR

Bazı ilaçların kimyasal olarak değişime uğramadan ve çoğu durumda üremeleri etkilenmeden bağırsak bakterileri içinde depolandıkları gösterildi. Bu, bazı insanların ilaçlardan neden daha çok faydalandıklarını ve neden farklı yan etkiler yaşadıklarını da açıklayabilir. İlaç tedavisinde mikrobiyomun da dikkate alınması gerektiği anlaşılıyor. İşimiz zor vesselâm!

» Yazının devamını okumak için tıklayın