VEGANLIK KESİNLİKLE SÖMÜRGECİ BİR UYGULAMADIR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Prof. Dr. Canan Karatay‘ ın yazısı:

Evet, veganlık kesinlikle sömürgeci bir uygulamadır.

Evet, veganlık sömürmeyi, esir almayı ve tutsak almayı kolaylaştırmaktır. İnsanları temelinden, hücresel düzeyden köleliğe hazırlamaktır. Kolayca sömürülmelerini sağlama proje ve planıdır.

Evet, veganlık büyük bir yalandır, büyük bir dolandırılıcıktır.

Neden, açıklamak istiyorum.

1976-1978 yıllarında Güney Afrika Cape Town Üniversitesinde kardiyoloji eğitimi aldım.

Irkçılığın yani siyah ırkın köle olmaları amacıyla nasıl baskı altında. olduklarını, nasıl zulüm gördüklerini bizzat yaşadım, gördüm, şahit oldum.

Örnek: Varoşlarda yaşayan siyahilerin evlerine haftada 200 gramdan fazla et girmesi yasaklanmıştı. Bir haftada 200 gr protein giren ailelere ceza veriliyordu. Botha’nın ve sonra Klerk’in faşist beyaz ırk hükümetleri tarafından.

Ülkeme döndüğümde yumurtanın, etin, yağlı sütün vs. adeta yasaklandığını gördüm.

Halkımız biraz uyanıp, et, yumurta vs. yemeye başlayınca, sorgulamaya da başladı doğal olarak.Sömürgeciler rahatsız ve huzursur oldular efendim.

Bu nedenle, doğal olarak VEGANLIK projesi yavaş yavaş devreye sokuluyor şimdi, aşikar bir şekilde.

Balıklara özgürlükmüş efendim. Neden? Yaşama hakları varmış vs. masalları.

Yenidoğanların da yaşama hakkı var değil mi ne oldu peki? Bunlara neden söz etmiyorsunuz, bunları neden protesto etmiyorsunuz?

Öldürülen kız erkek çocukları peki?

Veganlara soruyorum ve de cevap istiyorum lütfen?

1. Yediğiniz buğday bitkisi de canlı değil mi?
2. Yediğiniz domates, biber, lahana, salatalık, elma, armut vs. de canlı değil mi?
3. Tüm tahıllar da, pirinç, patates, baklagiller vs. de canlı değil mi?

Bir noktaya daha değinmek istiyorum:

Veganlar sadece et yemiyor değiller.
Örneğin, yumurta da yemezler, süt de içmezler, tereyağı da yemezler, bal bile yemezler.

Veganların geviş getirmek için organları yoktur. Yaradılışları VEGANLIĞA tam terstir zaten.

OT OBURLAR GEVİŞ GETİREN HAYVANLARDIR.

VEGANLARIN FİZYOLJİSİNDE-BİYOKİMYASINDA TAHIL GRUBU, SEVZE MEYVE GRUBU BESİNLERİ PROTEİNE ÇEVİRECEK BİR MEKANIZMA BULUNMAMAKTADIR.

AKLIN YOLU BİRDİR.
YAZIKTIR, GÜNAHTIR, AYIPTIR İNSANLARI KÖLE YAPMA PROJESİNDE PİYON OLMAYIN!

Yazı için 3 yorum yapılmış:

  1. Halit Kocaoğlu dedi ki:

    Kusura bakmayın ama çok klişe bir yorum olmuş bu. Ben bir vegan değilim. İnsan beslenmesinde hayvansal proteinin önemini de inkar edemem. Fakat işin bir de etik tarafı var. Zihinsel olarak dönüşmüş, erdemler geliştirmiş bir türüz. Kaygılarından, korkularından, bizimle paylaştıkları duygularından emin olduğumuz canlıların kitlesel boğazlanması hiç hoş görünmüyor bana. Belki yapay et bu konuyu kökten çözecek. Canan Hanım’ın “buğdayın da, domatesin de canı var” argümanına çok şaşırdım. Biz duyguları yani endişeleri, kaygıları, korkuları olan canlılara zulmetmekten söz ediyoruz. Aynı şey mi? Bir mezbahada bir gün geçirmesini öneririm. Şayet aynı şeyleri düşünecek mi acaba günün sonunda. Cevap evetse durumu daha da vahimdir demek ki.

  2. Muhammed Ene dedi ki:

    Fare, yılan, akrep, kene, sivrisinek ve diğerleri… bunlar hayvan mı? Evet.
    Bunlara karşı çıkan vegan var mı? Ben görmedim. Sen gördüysen söyle Halit bey

  3. CANAN dedi ki:

    Ülkemizde yapay et fabrikaları kuruldu ve işlemeye başladı bile.

    Ağaçlar da, bitkiler de canlıdır ve de hissederler.

    Yapılan araştırmalar bunu isbatlamıştır.

    Uzak bir ülkede bir ağaç, çınar örneğin kesilince, Japonyada bir çınarın titrediği gösterilmiştir.

    Balı bile yememek normal bir davranış mı?

    Bal yemek hangi canlıyı incitiyor acaba?

Siz de yorumunuzu paylaşın: