UZUN YAŞAMANIN SIRRI DİET KOLA

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi kasa fişi

Yılbaşında 104 yaşına giren ve bunu bir parti ile kutlayan Amerika' lı Therasa Rowley uzun yaşamasının sırrının her gün "diet kola" içmek olduğunu söylemiş.

"Evde bir sürü diet kola kutusu birikti, bunları götürüp yerine diet kola alacağım" diye de eklemiş.

*** 

Bu habere hiç şaşırmadım çünkü yüz yaşını geçenlerin her biri bunu başka başka sebeplere bağlıyorlar, her biri ayrı telden çalıyor.

Kimi "her gün domuz pastırması yerim" diyor, kimi "her gün bir saat yürürüm" diyor, kimi "sadece sebze ve meyveyle beslenirim, ağzıma et koymam" diyor, kimi "her akşam bir tek atarım" diyor, kimi "dünya yıkılsa umurumda olmaz" diyor.

Bunların tümü de doğru çünkü böyle 100 seneden fazla yaşamanın sırrı bunların genlerinde saklı.

Bu kişiler bizim "muzır" diye bildiğimiz neyi yaparlarsa yapsınlar gene de bir asrı deviriyorlar.

İster viski içsin ister kefir hiç fark etmiyor!

Gelelim neticeye

Bu haberde şaşırdığım şey kadının bırakın diet kola içerken resmini, diet kola ile berber olduğu tek bir kareye bile rastlamadım.

Coca-Cola firmasının böyle müthiş bir reklam fırsatını nasıl kaçırdığına akıl sır erdiremedim.

Şimdi gidip bir şişe diet kola alıp içeceğim ve bu sorunun cevabını bir daha düşüneceğim.

Kaynak: http://www.independent.co.uk/life-style/key-long-life-drinking-diet-coke-tab-104-year-old-woman-theresa-rowley-michigan-new-years-day-a8143236.html

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. Kazım dedi ki:

    Benim erkek kardeşim hergün 5-6 kutu diyet kola içer. 15 li yaşlarda başladı. 37 yaşında dizinde oluşan şişlik nedeniyle yumuşak doku kanseri teşhisi kondu. Kemoterapi ameliyat sonrası yine bu diyet koladan kurtulamadı.aynı kanser bu sefer akciğere sıçradı.çapada akciğer ameliyatı oldu.
    Yine diyet kolayı bırakmadı. Bu kadar berbat bir bağımlılıkmı, yada kişiyle alakalı vurdumduymazlıkmı ben algılayamadım.
    Saygılarımla Hocam….

  2. bilge dedi ki:

    Hem annem hem babamm ikiside kanser..
    Hayatlarında ne içki var, ne sigara, nede hazır dışarıdan yenmiş yiyecek..

    Bence ani yaşanan bir şok, korku, stres, üzüntü….vücud hayatta kalabilmek için ilkel dönemdeki tek hücreli çoğalma sistemine geçiyor..
    ya da virüssssss

Siz de yorumunuzu paylaşın: