OBEZİTEYE GENETİKLE VE İLAÇLARLA ÇARE ARAMAK TİCARİ BİR YAKLAŞIMDIR
Dikkat: Yazının sonunda ek var!
***
Prof. Dr. Halil Coşkun’ un aşağıdaki paylaşımına cevabımdır (1):
Obezite ‘irade zayıflığı’ değil, büyük ölçüde genetik bir hastalıkmış!
Nature Metabolism’te yeni yayınlanan kapsamlı derlemeye göre (2)👇
✔️ 85’ten fazla monogenik obezite formu tespit edildi (çoğu çocuklukta başlıyor)
✔️ 1000’den fazla genetik lokus kilo değişkenliğini etkiliyor
✔️ Ailede obezite varsa kalıtım oranı %40-75 arasında!
Yani ‘az ye, çok spor yap’ demek yetmiyor❗️
✅ Artık genetiğe göre kişiselleştirilmiş tedaviler (melanokortin-4 reseptör agonistleri gibi) devreye giriyor.
Obeziteyi suçlamak yerine anlamanın zamanı geldi…
***
Benim görüşüm şudur:
Halk sağlığına önem veren hiçbir kimsenin obeziteyi irade zayıflığına bağlaması mümkün değildir.
‘Az ye, çok spor yap’ sözü de çoğu vakada yetersiz ve gerçekçi olmayan bir tavsiyedir.
Nature Metabolism’ deki makale “Obezite karmaşık, multifaktöryel bir durumdur, güçlü genetik temeli vardır” diyor ve çevre faktörlerini de kabul ediyor: “Enerji yoğun, besleyici değeri düşük gıdaların yaygın erişimi, düşük gelirle ilişkili sağlıksız beslenme, hareketsiz hayat, kentsel tasarım ve psikososyal stresörler…”
Halil Bey, obeziteyi suçlamak yerine anlamak önemli elbette. Ancak suçlanması gereken asıl şey aşırı işlenmiş, süslenmiş kalitesiz gıdalar ve beslenme hatalarıdır.
Bunların arkasında gıda endüstrisi (Big Food) var.
Obeziteyi “hastalık” diye tıbbileştirip kök sebepleri (kalitesiz gıdalar, hareketsizlik, stres, uyku bozukluğu) anmadan ilaçları ilk ve tek çözüm gibi sunmayı kurnazlık olarak değerlendiriyorum.
Makale genetik odaklı bir derleme; leptin, POMC, LEPR, MC4R gibi nadir durumlar için yol gösterici olabilir ama genel salgını açıklamıyor, açıklayamaz da.
İnsanların genetiği 100 senede değişmedi. Epigenetik değişiklikler (DNA metilasyonu, histon modifikasyonları) ise beslenmeyle yakından ilgili.
Bu rezil beslenme modelinin adını anmadan obeziteyi, genetiği veya insanları suçlamak, doğrudan ilaçlara dikkat çekmek haksızlıktır.
Halk sağlığı için asıl odak: Gıda endüstrisini ve obeziteyi teşvik eden ortamı düzeltmek olmalıdır.
Gelelim neticeye
Obeziteye genetikle, ilaçlarla, ameliyatlarla çare aramaya çalışmak kurnazlıktır, ticari bir yaklaşımdır.
Aşırı işlenmiş süslenmiş gıdalar, beslenme hataları ve bunların arkasındaki Big Food dururken obeziteyi suçlamak da neyin nesidir?
Kaynaklar:
1. https://x.com/drhalilcoskun/status/2050305011939217513?s=20
2. https://www.nature.com/articles/s42255-026-01497-w
Makale: The genetics of obesity: aetiology, prevention and therapy

***
EK 1 (18.5.2026): Zayıflama ilacı semaglutid (Ozempic/Wegovy) kullanan hastalarda intihar düşüncesi riskinin %45 daha yüksek olduğu, önceden var ruh sağlığı sorunları olanlarda ise riskin daha da yüksek olduğu bildirildi. Semaglutid, beyin kimyasını etkileyebilir ve bazı bireylerde depresyonu ve diğer ruh sağlığı sorunlarını tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. Ozempic ve benzeri ilaçlar ayrıca mide felci, pankreatit ve bağırsak tıkanıklığı gibi ciddi gastrointestinal yan etkilerle, görme kaybı ve yüz ve vücut yağ dağılımında değişikliklerle de ilişkilidir.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2056423605995450397?s=20
***
EK 2 (18.5.2026): Zayıflama ilaçlarını (GLP-1 ilaçları, Ozempic, Wegovy, Mounjaro vb.) bırakanlarda kalp koruması hızla kayboluyor.
▶1-1,5 yıl kullanıp bırakmak = neredeyse hiç fayda kalmıyor, tekrar başlasan bile tam eski koruma geri gelmiyor.
▶Sadece kilo geri almıyorsun; inflamasyon, tansiyon, kolesterol, insülin direnci hepsi hızla eski haline dönüyor.
▶ Bu ilaçlar kısa süreli tedavi değil, ömür boyu devam edilmesi gereken uzun vadeli ilaçlar. Bırakmak yıllarca biriktirdiğin kalp korumasını bir anda silip atıyor.
💥Kullanırken koruyor, bırakınca koruma uçup gidiyor.” Hapı yutmak diye buna derim.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2034358421320048873?s=20
***
EK 3 (18.5.2026):
Son yılların en popüler zayıflama ilaçları olan semaglutide ve liraglutide, uçana kaçana verilen yeni statin olma yolunda hızla ilerliyor.
Tip 2 diyabet tedavisi için de onayları var.
Bitmedi.
Enflamasyonu ve depresyonu azaltıcı etkilerinden dem vuruluyor ki insanların hemen hepsinde enflamasyon ve yaygın olarak da depresyon var.
Bitmedi.
Sigara bırakmaya yardımcı olacağı iddia ediliyor.
Gene bitmedi.
Kanser tedavisinde de umut verici sonuçlar bildirilmeye başlandı.
İlaç şirketlerinin, yeni çıkan ilaçları için “Allah’ ım sen bizim ilacımıza semaglutide şansı ver” diye dua ettiklerini de ben söyleyeyim.
Bu arada bu ilaçların pankreatit riskini 9 kat, bağırsak tıkanması riskini 4 kat ve gastroparezi riskini de 3,5 kat artırmak gibi “minicik” aksi tesirleri var ama “eee o kadar minik kusur Uğur Şahin’ in aşılarında da var”.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1840845487748083903?s=20
***
EK 4 (18.5.2026): Zayıflama/diyabet ilaçları olarak bilinen GLP-1 ilaçları = Ozempic, Wegovy, Mounjaro vb. gibi ilaçlar:
💥146 bin+ katılımcının 5 sene takibiyle yapılan gözlemsel çalışmaya göre:
◾Osteoporoz: ~%30 artıyor
◾Osteomalazi: ~%100 artıyor (yani 2 kat)
◾Gut: ~%12 artıyor.
💥GLP-1 ilaçları bırakıldığında kilo kaybının büyük kısmı (genelde %60-80 arası) 6-12 ay içinde geri alınıyor. Yağ kütlesi oranının artabileceği endişesi de var.
💥FDA 2026 Mart’ta resmi uyarı yayınladı. İki ölüm hiç bildirilmemiş, bir intihar vakası geç bildirilmiş. İntihar uyarısı etiketlerden sessizce kaldırılmış.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2032329687884550403?s=20
***















OBEZİTE GENETİK DEĞİLDİR
OBEZİTE GENETİK OLAMAZ.
OBEZİTE EPİGENETİKTİR, EPİGENETİK!!!
OBEZİTE İĞNESİ İŞE YARAMADI.
OBEZİTE CERAHİSİ İŞE YARAMADI YAA,
ŞİMDİ OBEZİTE mRNA AŞISINA PAZAR VE ORTAM HAZIRLANIYOR, KUKLA BİLİM ADAMLARI KULLANILARAKİ