KÖTÜ KOLESTEROLÜN DÜŞMESİ İŞE YARAMIYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Statin sınıfı ilaçların kötü kolesterol (LDL) seviyesini düşürdüğü kesin bir bilgidir. Buna itiraz edenin alnını karışlarım.

Peki, LDL düştü, hastalık durdu mu?

Cevap tabii ki hayır idi ve bu yeni bir çalışma ile bir kere daha ispatlandı. 

2026 Avrupa Radyoloji Kongresinde (ECR) sunulan ve kısa adı HURRICANE olan Health Improvement by Understanding Residual Risk in CAD and New Targets for Treatment isimli çalışma “Kolesterol düştü, iş bitti” diye algı operasyonu çekenlere tokat gibi cevap verdi.

Bu çalışmada, stabil koroner arter hastalığı olan 93 hasta, 12 ay takip edildi.

Hastaların çalışmanın başında ve sonunda eşlendirilmiş Photon-Counting CT (PCCT) ile toplam plâk hacmi ve plak bileşenleri (özellikle kalsifiye plak) nicel olarak ölçüldü.

Hastaların çoğu statin kullanıyordu; takip sonunda statin kullanımı %65’ten %78’e, LDL <70 mg/dL olan hasta oranı ise %37’den %51’e çıktı.

▶ LDL seviyeleri düşmesine rağmen plâk ilerlemesi devam etti.

▶ Toplam plak hacmi 12 ayda 417 mm³ → 498 mm³’e yükseldi.

▶ Kalsifiye plak miktarı %28 arttı: 214 mm³ → 275 mm³.

▶ LDL seviyesi ne kadar düşük olursa olsun, plâk ilerleme hızı değişmedi. Yani statinler kötü kolesterolü düşürdü ama hastalığın ilerlemesini tamamen durdurmadı.

▶ 12 ay sonunda 7 hasta daha “geniş veya obstrüktif hastalık” kategorisine geçti.

Araştırmacılardan Mariaelena Occhipinti (Pisa, Fondazione Gabriele Monasterio) çalışmayı şöyle özetliyor: “Optimize edilmiş tıbbi tedaviye rağmen stabil koroner arter hastalığı olanlarda hastalık hızla ilerleyebiliyor.”

PCCT nedir?

PCCT X ışınlarını ışığa dönüştürüp sinyali ortalamak yerine, tek tek fotonları sayıyor ve enerjilerini ölçüyor ve daha yüksek uzaysal çözünürlükle kalsiyumu gerçek sınırlarında gösteriyor.

Plâk hacmini ve bileşenlerini nesnel ve hassas şekilde ölçüyor.

Zaman içinde plak değişimini takip etmeyi mümkün kılıyor.

Geleneksel koroner BT anjiyografide (CCTA) kalsiyum “blooming” artefaktı yaratır ve stenozu abartır.

Gelelim neticeye

Bu çalışma, kötü kolesterolü düşürmenin işe yaramadığını, damarlardaki plâğın ilerlemeye devam ettiğini bir kere daha tüm dünyaya ilân ediyor.

Koroner damar hastalıklarının sebebi sadece kötü kolesterol yüksekliği değildir.

Ateroskleroz, kronik enflamasyon ve insülin direnci, diyabet, diğer kan yağları değişiklikleri gibi metabolik bozukluklar sonucudur ve elbette genetiğin de rolü vardır.

Genetiğe gücümüz yetmez ama enflamasyon ve metabolik bozuklukları önlemenin ve tedavi etmenin tek yolu sağlıklı hayat tarzıdır.

Kolesterolü düşürmek bu çalışmada da açık ve net olarak ortaya konduğu gibi hastalığın ilerlemesini durdurmuyor yani işe yaramıyor.

Kronik enflamasyonu, insülin direncini, diyabeti, hipertansiyonu önlemenin ve tedavinin ispatlanmış tek yolu sağlıklı hayat tarzıdır.

Kaynak: https://www.auntminnieeurope.com/clinical-news/ct/article/15821636/photoncounting-ct-finds-what-statins-miss

Makale: Photon-counting CT reveals plaque progression despite statins

***

EK 1 (22.4.2026): Bundan 100 sene kadar önce, kalp krizi ve felçler enderi nadirattan hastalıklardı ve kanda kolesterolün normal değeri 300 ve üzerinde kabul edilirdi.

İnsanlar bol bol kırmızı et, sakatat, tereyağı, yumurta yiyor, tam yağlı süt içiyordu.

Bundan 50 sene kadar önce kalp krizi ve felçler artmaya başladı.

Kalp-damar hastalıklarının esas sebebi hayvani gıdalardır gerekçesiyle bunlar yasaklanmaya başladı.

Bitkisel tohum yağları, margarinler, rafine un ve şekerden yapılan gıdalar, paketli yiyecek ve içecekler, layt ürünler, fast food temel gıda oldu.

İnsanlar yumurtanın adını ağzına bile alamaz oldu tereyağının tadını unuttu.

kolesterole karşı acımasız bir savaş açıldı, kolesterol ilaçları satış rekorları kırıyordu.

Bir zamanlar 300 üzerinde olması normal kabul edilen kan kolesterol seviyeleri her geçen sene biraz daha aşağı çekildi, artık 50′ nin de altında olması isteniyor.

Kalp krizi ve felçler yarım asırdır roket hızıyla artıyor, kalp-damar hastalıkları ve bunlara bağlı ölümler tüm dünyada ilk sırada.

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: