KÖTÜ KOLESTEROLÜ KAÇA KADAR İNDİRELİM?

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Kalp-damar hastalıklarının kronik enflamatuar bir hastalık olduğunu, bu olayda başta onlarca hücre, sitokin, hormonlar, mediatörler ve diğer pek çok kimyasal madde, sinir sistemi olmak üzere sayısız etkenin rolünü görmezden gelerek kalp krizi ve felçleri kötü kolesterol üzerinden değerlendirmek aptala yatmaktan başka bir şey değildir.

Kötü kolesterolün bu tabloda yeri yok mudur derseniz, tabii ki vardır ama bu hem tek etken değildir ve hem de esas mühim olan kötü kolesterol değeri değil bunun okside ve glikolize olmasıdır; kötü kolesterolün büyüklüğü ve yoğunluğudur.

İnsülin direnci, trigliseritler, lipoprotein (a) kötü kolesterolden çok daha mühim etkenlerdir.

Kötü kolesterolün her kötülüğün sebebi gibi gösterilmesinin ve bunun düşürüldükçe düşürülmek istenmesinin arkasında yatan gerçek, kolesterol sentezini baskılayan ilaçların olmasıdır.

Kötü kolesterolün 70’ e indirilmesinin hedef alınmasını yanlış bulurken, bunun daha da düşürülmesinin daha iyi olacağını da savunanlar var.

İşte, şimdi bunların eline yeni bir koz daha geçti: Ez-PAVE çalışması.

Güney Kore’ de 3.048 hasta üzerinde yapılan çalışmada, kötü kolesterol (LDL-kolesterol) değerinin 70 mg altı olmasıyla 55 mg altı olmasının etkisi araştırıldı.

Bu değerlere ulaşmak için hastalara rosuvastatin veya atorvastatin + ezetimibe (10 mg) çok az hastaya da PCSK9 inhibitörü verildi.

3 sene sonunda kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm, kalp krizi, inme, herhangi bir revaskülarizasyon (bypass, stent veya balonla damar açma işlemi) veya unstabil angina (şiddetli, yeni başlayan veya giderek artan, istirahatte de olan ve ilaçlarla geçmeyen göğüs ağrısı) görülme oranları:

<55 mg grubu: 100 hastada yani hastaların %6.6’ sında.

<70 mg grubu: 147 hastada yani hastaların %9.7’ sinde

Hesaplanan değerler:

▶Nispi Risk Azalması (RRR): %33

▶Mutlak Risk Azalması (ARR): %3.1

▶NNT (Number Needed to Treat): 32
NNT: Tedavi Edilmesi Gereken Hasta Sayısı

💥 Bu, 3 yıl boyunca 32 hastayı <55 mg/dL hedefine ulaşacak şekilde tedavi edersen, 1 majör kardiyovasküler olayı önlersin demektir.

Bu fayda özellikle ölümcül olmayan kalp krizi ve revaskülarizasyon bileşenlerinden kaynaklanıyor.

Bu değerler orta düzeyde bir fayda gösteriyor. Özellikle ölümcül olmayan kalp krizi ve revaskülarizasyon gibi olaylarda fayda daha belirgin, ölüm oranlarında ise fark çok küçük ve anlamlı değil.

Tüm sebeplere veya kalp hastalıklarına bağlı ölümler açısından fark çok küçük ve istatistiksel olarak anlamlı değil.

Bunama (demans) veya bilişsel fonksiyon ile ilgili herhangi bir veri yok çünkü çalışma bu konuda tasarlanmamış ve raporlanmamış.

Güvenlik açısından iki grup arasında ciddi fark yok (yoğun grupta kreatinin yükselmesi biraz daha az görülmüş).

Gelelim neticeye

💠 Ortada, müthiş bir başarı yok ama kötü kolesterol daha da düşürülmeli diyenlerin sesi daha çok çıkacak bundan sonra.

💠 Ölümler bakımından bir fark olmaması çok önemli.

💠 Kolesterolü daha çok düşürmenin bilişsel fonksiyonlar, bunama ve beyin üzerine olan etkilerinin takip edilmemiş olması büyük bir eksiklik. Bir tarafta birazcık bir fayda varken diğer tarafta büyük zararlar ortaya çıkabilir.

💠 Çalışma 3 seneden sonra neler olacağı hakkında hiçbir şey söylemiyor. Bakarsınız olay, Nasrettin Hoca’ nın giderek daha az yem yemeye alışan eşeğinin günün birinde mesela 3 sene sonra aniden ölmesine dönebilir.

💠 Kalp-damar hastalıklarını önlemenin de tedavi etmenin de temel yolu öncelikle başta hareketsizlik, yanlış beslenme, uykusuzluk, stres, sigara-alkol gibi hayat tarzındaki yanlışların düzeltilmesidir. 

Kaynak: https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa2600283

Makale: Intensive LDL Cholesterol Targeting in Atherosclerotic Cardiovascular Disease

***

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. sedat kaptaner dedi ki:

    Hocam bir de iğneler çıktı başımıza..Senede 2 defa yapıyorsunuz hop bir şey kalmıyormuş..Referans değerlerde bir süre sonra sıfırın altına düşecek bu gidişle…Saygılar…

Siz de yorumunuzu paylaşın: