YAŞLANMANIN SIRRI GENLERDE DEĞİL HAYAT TARZI VE ÇEVRESEL ETKENLERDE

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Nature Medicine’ de yayınlanan çalışmada, genetik, sağlık ve hayat tarzı bilgilerini içeren bir biyomedikal veri tabanı olan Birleşik Krallık Biobank’ a katılan yaklaşık yarım milyon kişiden elde edilen veriler değerlendirildi.

Yaklaşık 165 çevresel unsurun ve genetik risk faktörünün yaşa bağlı 22 önemli hastalık ve erken ölüm vakaları üzerindeki etkisi incelendi.

Uzun yaşamaya ve erken ölüme sebep olabilecek etkenler araştırıldı.

Bunlardan bazıları herkesin bildiği; akıl, mantık ve bilime uygun etkenlerdi ama ipe sapa gelmeyecek olanları da vardı.

Pek çok farklı sonuç içinde en çarpıcı olanı hayat tarzı ve kişinin çevresi ile ilgili faktörlerin biyolojik yaşlanmada genetiğinden daha büyük bir rol oynamasıydı.

Genetik kaynaklı %2’den az ölüm riskine kıyasla çevresel maruziyetlerin ölüm riskinin %17’sini oluşturması özellikle dikkat çekiciydi.

Çevresel faktörler, maruz kalınan hava kirliliği miktarı veya yaşanılan yer gibi günlük hayatta bizi çevreleyen ve sağlığımızı etkileyebilecek etkenleri ihtiva ediyordu.

Çeşitli çevresel maruziyetler arasında sigara içmek 21 hastalıkla bağlantılı en riskli davranış olarak tespit edildi.

Hane geliri, mahalle ve çalışma durumu gibi sosyoekonomik faktörler 19 hastalıkla ve fiziksel aktivite eksikliği 17 hastalıkla ilişkilendirildi.

Çevresel maruziyetler akciğer, kalp ve karaciğer hastalıkları üzerinde en büyük etkiye sahipken genetik, kişinin meme, yumurtalık ve prostat kanseri ile demans riskinin belirlenmesinde en büyük rolü oynadı.

10 yaşına kadar düşük veya yüksek vücut ağırlığının ve doğum sırasında annenin sigara içmesinin onlarca yıl sonra sağlık ve ölüm oranlarını etkilediği de görüldü.

Aşağıdaki çevresel faktörlerin yaşlanma üzerinde en büyük etkiye sahip olduğu bulundu:

✅Hane geliri

✅Sosyoekonomik durum

✅Ev sahipliği

✅İstihdam durumu

✅İnsanların hayat arkadaşları olup olmaması

Hayat tarzı faktörleri genellikle bir kişinin sağlığını etkileyebilecek günlük alışkanlıklarını ve kişisel seçimlerini ifade ediyordu. Yaşlanmaya en büyük katkıda bulunanlar arasında şu etkenler vardı:

✅Sigara içmek (annenin sigara içmesi de dahil)

✅Fiziksel aktivite seviyesi

✅Uyku miktarı

✅Haftada en az bir kez spor salonuna gitmek

Uzun ve sağlıklı yaşamada öne çıkan etkenler:

✅İyi eğitim almış olmak

✅Güneşlenme kolaylığı

✅Fiziki aktivite

✅Hayat arkadaşı olması

✅Peynir yemek

✅Evinde şömine olması

✅Müstakil evde oturmak

Gelelim neticeye

Bana gere gereksiz ve sonuçlarına güvenilmeyecek bir araştırma.

Mesela, peynir yemenin uzun yaşamada rolü olmasına karşılık alkol, kırmızı et, sebze, meyvenin etkilerinin olmaması çok tuhaf.

Yaşlanmanın sırrının genlerde değil hayat tarzı ve çevresel etkenlerde olması da aklın ve mantığın gereğidir.

Genetiğimizi değiştiremeyeceğimize göre sağlıklı hayat tarzı ve sağlıklı çevreye sahip olmamız gerekiyor.

Şair de diyor ki: Ne güzel yaratmış Allah seni, kendi elinle bozuyorsun kendini.

Makale: Integrating the environmental and genetic architectures of aging and mortality

Kaynak: https://www.nature.com/articles/s41591-024-03483-9

Araştırmanın medyadaki haberleri:

https://www.medicalnewstoday.com/articles/2-out-of-25-lifestyle-environmental-factors-affect-biological-aging-most-study-finds#Which-environmental-factors-affect-aging-the-most

https://www.womenshealthmag.com/health/a63904350/environmental-lifestyle-factors-aging-study/

https://www.yahoo.com/lifestyle/scientists-factors-really-age-probably-130000853.html

https://time.com/7261172/genes-vs-lifestyle-longevity-study/

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: