SU BİLE VERMEYİN ÖYLE Mİ?!!

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Prof. Dr. Alişan Yıldıran' ın yazısı:

Algı yönetimi

Mark Twain ‘İnsanları kandırmak, onları kandırıldıklarına ikna etmekden daha kolaydır’; Joseph Goebbels ise ‘Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar’ demişler.

Bunun sebebini meşhur Milgram tecrübesi ve ‘Halkla ilişkiler/Public relations’ ile izah edebiliriz. Milgram tecrübesinde 1960’lı yıllarda bir nazi savaş suçlusunun mahkemesi esnasında, nazilerle beraber hareket eden kişilerin aslında sadece verilen görevi yerine getirip getirmedikleri yani suçlu olmadıklarını isbat için uygulanmış ve insanların hemen her zaman ve yerde insanların pek çoğunun vicdanlarına ters gelse bile otoritenin (meselâ Rockefeller tıbbının) emirlerine itaati tercih ederek korkunç bir yok etme işleminin bir parçası olabildiği görülmüşdür (1). Halkla ilişkiler yani ‘algı yönetimi’ ise psikanalizin babası Freud’un öz yeğeni olan Edward Bernay’in 1929’da kadınların sigara içmesinin ayıp karşılandığı zamanlarda bir grup kadına sigara içerek yürüyüş yapdırması, belki de 20. Asrı ve toplumları şekillendiren (!) en mühim çalışmalardan biri idi (2).

Bunları hatırlatmamızın sebebi, binlerce yılda kazanılmış tecrübelerin hiç yok sayılarak, bazı ‘uygulamaların’ bir taşla bir kaç kuş vurmak maksadı ile “bilimsel” kılıfı ile insanlara “mutlak hakikat” gibi pazarlanabilmesi idi. Güçlü ve huzurlu bir toplum meydana getirmenin birinci şartı olan “sıhhatli çocuk” yetişdirmekle ilgili kanaatlerimizi efkâr-ı umumîye takdim etdiğimiz; bazı ‘yönlendirilmiş’ çevrelerin anormal tepkiler verdiği yazımızın devamı mahiyetinde, 0-6 ay bebek beslenmesindeki mevcut durumu ve kendi kanaatimizi anlatmaya çalışalım.

Tarihde emzirme

Tarih boyunca anneler bebeklerini emzirmişler, emziremedikleri zaman süt anne ve inek-keçi-koyun sütü ile ihtiyacı gidermişler. Diğer sıvı ve yarı-katı gıdalara geçişi kademeli olarak üçüncü aydan sonra ve tedricen artdırarak bebeğin gıda ihtiyacını karşılamışlardır. Eski Roma ve Yunan toplumlarında süt anne tutmanın statü göstergesi sayılmasına mukabil (3), tarih boyunca müslüman toplumlarda emzirme oranının hep çok yüksek olmasının bir sebebi de, bu konuda Kur’an ayetlerinin var olmasıdır. Bebeğini emzirmenin nerede ise farz olduğu bile düşünülebilir.

Ayrıca yeni doğan çocukların Hz. Peygamber (s.a.v.)'e getirildiği, O’nun da önce dua ettiği, ardından da taḥnikde bulunduğu, bunun da Müslüman toplumlarda süre geldiği tarihi bir hakikattir. Taḥnik yeni doğan bebeğin aynına iyice çiğnenmiş hurma verilmesidir. Müstehab bir uygulama olan taḥnik, yeni doğan çocuğa süt vermezden önce yapılan çok mühim bir muameledir. Şöyle ki, hurma ağızda gevilir, sonra bu hurma gevişi ile çocuğun damağı ovulur. Böylece bebeğin midesine ilk giren şey hurma suyu olur.

Hayatın ilk dört ayında emzirme, su ve diğer gıdaları verme oranları hakkındaki aşağıdaki şekil bir fikir verecektir (Şekil 1) (4). Bahse konu şekilde rahatça görüleceği gibi, 1990’lı yıllarda bile dört ayın altındaki bebekler için emzirme ve su verilmesi oranları fevkalade yüksektir, Nijerya’da sadece su verilmesi herhalde fakirlikden olsa gerekdir. Ülkemizin o yıllarda bu fakir ülkelerle aynı yerde değerlendirilmesi bahsi diğerdir. Şeklin altındaki yazı incelendiğinde telefon aramalarına cevap verenlerden elde edilen bilgilere istinad etdiği ve yayınlayan sitenin USAID (ABD beynelmilel kalkınma ajansı) tarafından desteklendiği anlaşılıyor. O yıllarda ülkemizde telekomünikasyon ağının daha henüz otomatikleşdiğini hatırlayınca bu şeklin aslında pek de güvenilir olmadığını düşünmek iktizâ eder. Yakın zamanlara kadar emzirme oranlarının ülkemizde hala çok yüksek olduğunu görmek sevindiricidir (5) ancak, su ve diğer sıvıların verilmesi hakkında veriler yine muğlakdır.

Figure 1. Feeding Practices Among Young Infants

Bebek maması pazarı

Binlerce yıldır hayvan sütü ile sun’i besleme bilinmesine rağmen, son 15-20 senedir bunlar ‘sokak sütü’ diye aşağılanmakdadır. İlk defa 1865’de üretimi başladıktan (3) sonra 2025’de 90 milyar dolara ulaşması beklenen (6) ve fakirin hiç sevmediği ‘mama’ pazarı ile ilgili ilk rezalet; 1970’de Nestle’nin gelişmemiş ülkelerde bedava mama dağıtması ve bu durumun batı ülkelerinde geniş şekilde boykot edilmesi ile gündeme gelmişdi (7).

Anne sütü ve mama pazarının alâkası ne?

Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak kurulan ve o yıllarda gelirini üye ülkelerden sağlayan, son yıllarda ise büyük oranda bilhassa aşı firmaları ve ‘Bill Gates (!)’ tarafından finanse edilen Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) (8, 9) bebek beslenmesi alanına ilk defa 1981’de anne sütü ‘ikame (sizce anne sütünün yerini bir şey alabilir mi?)’leri ile ilgili tüzüğü yayınlayarak giriş yapdı (10).

Daha evvel dördüncü aydan itibaren tamamlayıcı gıdalara geçmeyi tavsiye eden DSÖ, 2001 yılında Kramer ve ark.’nın Cochrane metaanalizini esas alarak ve enfeksiyonların azalacağını iddia ederek, ilk altı ay ‘sadece anne sütü (exclusive breastfeeding)’ programının uygulanması tâlimatını verdi (11). Tam bu noktada, ‘sadece anne sütü’nün ‘su bile vermeyin ama aşı yapın’ anlamına geldiğini ve Cochrane’in de DSÖ ve ilaç-aşı firmaları tarafından fonlandığını hatırlatmalıyız (12). Elbette, ülkemizde de bu tâlimat sorgulanmaksızın (yaşasın İstiklâl!) tatbik edilmeye başlandı (13).

Bu talimatın dünyada ve bilhassa batı ülkelerinde geniş şekilde sorgulanmasına rağmen (11, 14), ülkemizde çocuk doktorları ve bilhassa yenidoğancılar tarafından sorgulandığına fakir hiç rastlamadı. Neyse ki, ‘su bile vermeyin’ mottosunun çağdaş hurafe olduğunu idrak eden arkadaşlarımız da vardı (15).

Çağdaş hurafeye itirazlar

Bilhassa mama firmalarının ve Kissinger’ın NSSM 200 protokolü gereğince gıda ve nüfus kontrolünün (bu konuyu ayrıca ele almak lazım) daha doğumdan itibaren başlatılması için, ‘su bile vermeyin’ İngilizce olarak ‘breast is best’ (en iyisi emzirmek) mantrası ile ifade edilen bu uygulamaya dünyada ilk ciddî itiraz 2007’ ve 2011’de Mary Fewtrell ve ark’nın çalışmaları ile geldi. Fewtrell ve ark. dördüncü aydan itibaren ek gıdalara başlanmasının bebekde demir eksikliği (bu da bahsi diğer!) ve allerjileri azaltdığını, enfeksiyon oranlarının artmadığını bildirdi (16, 17). Geçen sene ise, katı gıdalara erken başlanan bebeklerin daha iyi uyuduklarını gösteren bir çalışma yayınlandı (18).

Bir kaç sene evvel, su bile vermemenin saçmalığını haykıran, hem anne hem de acil doktoru olan bir müteşebbis ‘breast is best’ mottosunun aleyhine ‘fed is best’ (en iyisi beslemek) adında bir vakıf kurdu ve kısa süre içinde sıkı takip edilir oldu (19). Burada, her iki mottonun da ya hep ya hiç anlamında olmasının da mantıksız olduğuna dikkat çekmek lazım gelir.

Neden Hurafe?

İlk altı ay sadece anne sütü vermenin neden bilimsel olmadığını aşağıdaki Şekil 2 (20) üzerinden anlatalım; Anne ve bebeğinin özelliklerinin ne kadar değişik olabileceğinin dikkate alınmadığı ve anne sütü mikdarı ve muhteviyatını ilk ve ikinci altı aylara göre mukayese edildiğinde; aralarında demir ve çinko dışında  belirgin fark olmadığı görülmekdedir. İkinci altı ayda anne sütü kâfi gelmeyeceğine ve DSÖ’ye göre inek sütü de verilemeyeceğine göre ki, bunu bir mama firmasına soran gazeteden okuyabilirsiniz (21) bebeğe zaten inek sütünden yapılmış olan ve 5-10 misli daha pahalı mama mı vermek gerekir muhteremler?

Devam sütü saçmalığı

Sokak sütü diye aşağılanan, verimsiz diye kesilen yerli ineklerimiz ve onlardan elde etdiği bir kaç kuruş fazla görülen köylümüz bir tarafa; sütden başka bir şey olan pastörize sütü  ve yine ondan üretilen, akıl almaz ve halkı yanıltıcı şekilde ‘devam sütü’ ismi verilen ‘şey’in, devamlı olarak her yerde ve yanıltıcı bilgilerle reklamının yapılmasına, ne devlet ne de tıb çevrelerinden bir tepki gelmesi girişde izah etdiğimiz ‘algı yönetimi’nin tipik numunesidir.

‘Su bile verme’mek zararlı olabilir mi?

Peki annenin ve bebeğinin sosyal ve demografik hususiyetlerini; “akıl-mantık ve tecrübe”yi dikkate almadan yedinci ayından gün alana kadar su bile vermeyin saçmalığının anne ve bebeğe ne gibi zararı olabilir? Bebeğe zararları; Dehidratasyon (su kaybı), hiperbilirubinemi (Sarılık), hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) ve hipernatremi (kanda tuz artışı), bizatihi anne sütünün kesilmesi, hatta bebeğin gelişememe (makro/mikronutrient eksikliği) ve bunlara bağlı ciddî hasarlar gelişebilir (18).

İnanılmaz propagandaya rağmen bilhassa ABD’de ‘sadece anne sütü’ verme oranları oldukça düşükdür ve bu da annelerde suçluluk psikolojisi husule getirmekdedir (22).

Ülkemizdeki mama rezaleti

Konunun mamalar ile alakasının anlaşılması için devam edelim; American Academy of Pediatrics (AAP)’e ilah gözü ile bakılan ülkemizde 2013’de; yukarda 1970’lerdeki skandalın benzeri patlak verdi (23). Meyvesiz ama meyve aromalı yoğurtları ve meşhur bir maması ile bilinen Danone firmasının sağlık bakanlığının her anne için 500 ml (bu da ilginç!) olarak belirlediği (13) günlük süt üretiminin 290 ml civarında olduğunu, immün sistemi de güçlendirdiğini ileri sürerek mama satmaya çalışması bilhassa İngiltere’de yoğun tepki çekmesine rağmen, ülkemizde bir pediatri derneği (!) firmayı açıkça desteklenmişdi (23).

Antiparantez, bebek maması hakkında göz açıcı ikazları olan Değerli Ahmet Rasim hocanın bile bu hadiseyi ancak 2015’de fark edebilmiş olması şâyan-ı dikkatdir.

Gelelim neticeye;

İmmün sistemin ve doğumdan itibaren teşekkül etmeye başlayan mikrobiotanın büyük kısmının yer aldığı barsakların fonksiyonlarının uygun gelişimi için anne sütü vazgeçilmez olduğu gibi, antijenik tanıma, allerjen desensitizasyonu gibi süreçler için uygun ‘tamamlayıcı’ beslenme vazgeçilmezdir (24).

Bebek nasıl beslenmeli?

Fakirin bebek beslenmesi ile ilgili tavsiyesi ise; kas içi K vitamini ve aşı yapılmamış bebeğiniz, eğer başka bir sorunu yok ise zaten kolayca emmeye başlayacaktır ve alerjik olma ihtimali oldukça düşük olacakdır. Temiz suyu çay kaşığı ile vermeye doğumdan itibaren başlayabilirsiniz. İkinci aydan itibaren sızma zeytinyağı, kemik suyu ve ev yapımı turşu suyu (piyasada içinde ne olduğu belirsiz saçma ürünler yerine probiotik olarak), mama yerine inek,  keçi sütü, üçüncü ay dolduktan sonra da pürelere başlanmalıdır.

Akıl-mantık-tecrübe süzgecinden geçmemiş bilim olmaz muhteremler!

Kaynaklar:

1.https://tr.wikipedia.org/wiki/Milgram_deneyi

2.https://dunyalilar.org/tuketim-toplumunun-mimari-edward-bernays.html/

3.https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2684040/

4.http://breastcrawl.org/breastfeeding-faq-exclusive-breastfeeding.shtml

5.https://www.researchgate.net/publication/283619220_Prevalence_and_Demographics_of_Exclusive_Breastfeeding_in_Turkish_Women_in_Ankara

6.https://www.prnewswire.com/news-releases/global-infant-formula-market-worth-usd-90-48-billion-by-2025-hexa-research-300813717.html

7.https://www.businessinsider.com/nestles-infant-formula-scandal-2012-6?op=0#social-rights-groups-say-baby-food-companies-still-dont-comply-14

8.https://www.globalpolicy.org/images/pdfs/images/pdfs/Fit_for_whose_purpose_ch_5.pdf

9.https://www.researchgate.net/publication/281876323_Why_the_Corruption_of_the_World_Health_Organization_WHO_is_the_Biggest_Threat_to_the_World%27s_Public_Health_of_Our_Time

10.https://www.who.int/nutrition/publications/code_english.pdf

11.https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22472685

12.https://childrenshealthdefense.org/news/are-cochrane-reviews-truly-independent-and-transparent/

13.https://sagligim.gov.tr/bebek-sagligi/liste/139-bebek-beslenmesi.html

14.https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24117808

15.https://odatv.com/bebeklere-su-verilmeli-mi-verilmemeli-mi-1810131200.html

16.https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17284769

17.https://www.bmj.com/content/342/bmj.c5955

18.https://jamanetwork.com/journals/jamapediatrics/fullarticle/2686726

19.https://fedisbest.org

20.https://www.mdpi.com/2072-6643/11/2/364

21.http://www.gazetevatan.com/berna-lacin-752074-yazar-yazisi-bebeklerin-sagligi-icin-buyuk-tehlike-inek-sutu/

22.https://cdn.kellymom.com/wp-content/uploads/2012/05/US_exclusive_BF_rates.png

23.https://www.globalresearch.ca/breast-milk-scandal-strikes-aptamil-manufacturer-danone-accused-of-misleading-mothers/5341678

24.https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4636122/

 

 

Yazı için 4 yorum yapılmış:

  1. Hayriye Şahin dedi ki:

    Çok faydalı bir yazı olmuş, teşekkürler.

  2. Çok önemli bir makale, tabii anlayanlara!

  3. Sena Yaşar dedi ki:

    Sayın hocam bebeğe tuz verilir mi hangi ayda verilir hangi tuz verilir ne kadar verilir aydınlatırsanız minnettar oluruz.

  4. Serpil Kaya dedi ki:

    Hocanın bebeklere yapılan aşılara ev k vitaminine karşı olduğunu anladım. Doğru mu anladım acaba?

Siz de yorumunuzu paylaşın:

Yönetici (Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta) olarak giriş yapılmış. Yönetici olarak yorum yazabilirsiniz.
Çıkış Yapmak için tıklayın »