UZUN YAŞAM HASTALIĞI

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Fatih Çekirge’ nin yazısı:

Çok sevgili bir dostum,

Daha çok çalışabilmek için kilo vermek istedi.

Ozempic denilen zayıflama iğnesini oldu.

Birinci iğne, ikinci iğne derken…

İnanılmaz bir “beden çöküşü.”

Neredeyse yürüyemez hale geldi.

Günlerce acı, ıstırap, diyabet ve yarı felç gibi bir şey.

Tedaviler sonucunda kendisini yeni toparlayabiliyor.

Ama o da biliyor ki,

Bir bir daha eskisi gibi olamayacak. Doktorlar bunu açık açık söylüyor.

PUTİN VE DİĞERLERİ

Neden yazıyorum bunu?

Önceki gün bir haber:

Putin, uzun yaşam projesi için 26 milyar dolarlık bütçe ayırmış.

3D organ basımı. Genlerle oynama. Hücre ölümünü yavaşlatma gibi projeler üzerine deneyler…

Hayatı boyunca adı insan ölümlerinin altına yazılmış,

Son olarak Ukrayna’ya attığı füzelerle binlerce insanın ölümüne neden olmuş bir kişinin,

Yaşamı uzatma projesine milyarlarca dolar ayırması nasıl bir paradokstur.

Eminim ki bu çaba insanlık için değil, kendi iktidarını uzatmak içindir.

Cinayetin ve yaşamın iki ucu.

AZRAİL’İN TÜCCARLARI

Bu uzun yaşama isteği öyle bir noktaya geliyor ki,

İnsanları uzun yaşatacağına inandıran hastaneler, klinikler, doktorlar türüyor.

Yaşlıları, “huzurevinde kötü yaşam” tehditiyle korkutuyorlar.

Oysa ne kadar başarılı huzur evleri var. Biliyoruz.

Zenginsen uzun yaşa doktorları” kimyasal, genetik reçeteler veriyor.

Azrail’in tüccarlarıdır bunlar.

Örneğin Ozempic iğnesi.

Ne yapıyor bu iğne?

Beyindeki açlık merkezini baskılayarak yeme isteğini azaltıyor. Böylece kilo kaybı yaşanıyor.

Ama sonuçta bu bir iğne.

Bir yabancı madde. Beyne talimat veriyor.

Böylece riskler başlıyor. Pankreas iltihabından tiroit tümörüne kadar ciddi riskler.

Tabii bilimsel olarak zayıflamayı sağlayan diyetisyenler, doktorlar da var.

Onlar mutlak spor ve egzersizle zayıflama reçetesini destekliyor.

YAĞ ALDIRAN BAŞKANIN ÖLÜMÜ

Mide kilidi yaptıranları biliyoruz. Bu nedenle gelen ölümleri biliyoruz.

Çok sevgili dostum rahmetli Mustafa Koç’un ölümündeki zayıflama arayışını biliyorum.

İşte geçen gün DHA’dan gelen bir haber:

Kahveciler Odası Başkanı Birol Şenkal, özel hastanede yapılan yağ aldırma operasyonunun ardından iç kanama geçirerek hayatını kaybetti. Şenkal’ın ölümüne ilişkin İl Sağlık Müdürlüğü, operasyonu gerçekleştiren doktor ve hastane hakkında adli soruşturma başlattı.

MERMERE HAYAT VEREN VE HAYATI MERMERE ÇEVİREN

Ne yazık ki “zayıflama ve estetik çılgınlığı” ölümcül sınırları aşmış durumda.

Öyle boyutlara ulaştı ki…

Özellikle yeteneksiz ellerde ucuz estetik yaptıranların hepsi birbirine benzemeye başladı.

İki kaş arasında mermer gibi bir ifadesizlik.

Konuşuyorsunuz.

Üzülüyor mu, seviniyor mu belli değil.

Çünkü mimik yok, ifade yok.

İnsanlığın geldiği şu hale bakın ki,

Michelangelo gibi sanatçılar mermere insan yüzünün o muhteşem ifadelerini yerleştirirken,

Şimdi estetik doktorları, insan yüzlerini mermerin ifadesizliğine çeviriyor.

SAĞLIK BAKANLIĞI DENETLİYOR MU

Bu noktada çok merak ettiğim bir konu var:

Sağlık Bakanlığı bu “zayıflama çılgınlığı”nı tıbbi boyutlarıyla denetliyor mu?

Geçmişte Sapanca’da bir kliniğin kapatıldığını biliyorum.

Peki ya şimdi?

Kim bu insanlar; yetkileri, yetenekleri ehliyetleri nedir?

YAŞAM ÜZERİNE KAZANÇ SEKTÖRÜ

Olayın özeti şu:

Adam ya da kadın zengin olmuş. Ömrünün yarısı çalışarak geçmiş. Şimdi parası var ama vakti yok.

90 ya da 100 yaşına kadar yaşamak istiyor.

Ama nasıl?

İşte sektör burada devreye giriyor. Zengin ve yaşlı olandan “zaman” karşılığında alınan paralar.

Ama çok iyi biliyoruz ki,

Satın alınmak istenen zaman, hiçbir zaman doğanın bize verdiği zaman değildir.

İLAÇ SANAYİ BU SEKTÖRE YÖNELDİ

Arkadaşlar, bu öyle bir sektör ki…

İlaç sanayi neredeyse buraya yöneldi. İğneler, haplar, ameliyatlar…

Kesin sonucu belli olmayan ama getirisi çok yüksek bir sektör.

İl sağlık müdürlüklerinin bu tür çapsız klinikleri, doktorları ciddi şekilde denetlemesi gerekiyor.

Hatta 75 yaş üzerindeki insanlara bakanlığın ve çocuklarının onayı olması gerektiğini savunanlar da var.

Yaşlı insanların hayatı üzerine süren,

Hatta huzurevleriyle onları korkutan bu çarpık ve çılgın düzene dikkat çekiyorum.

Elbette sözüm bilimsel meclislerin dışına.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/fatih-cekirge/uzun-yasam-hastaligi-43188526

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: