Kaynak: https://x.com/MaryanneDemasi/status/1958347960334614812
***
EK 4 (22.8.2025): DEMASİ: Kovid aşıları gebelikte emniyetli mi?
LEVI: Hamile kadınların aşılanması özellikle endişe vericidir. Onlara sushi yememelerini söyleriz, değil mi? Bu dönemde birçok kısıtlama getiririz çünkü hamilelik hassas bir biyolojik süreçtir ve herhangi bir kesinti veya maruz kalma fetüs, bebek ve anne için ciddi sonuçlar doğurabilir. Ancak Kovid aşıları için hamilelikte geniş öneriler verdik, klinik çalışmalar olmadan. Orijinal temel çalışmalar hamile kadınları dışladı ve şimdiye kadar yapılan tek çalışmalar çok küçük, yetersiz güçteydi, hamileliğin ilerleyen dönemlerine odaklandı ve erken durduruldu. Bu konuyu kendim araştırdım, literatürün çoğunlukla geriye dönük gözlemsel çalışmalar olduğunu söyleyebilirim – metodolojik olarak güvenlik değerlendirmesi için zayıf. Bence izlenen süreç “önce zarar verme” ilkesini ihlal etti. Daha farklı bir yaklaşıma ihtiyacımız var: Bilgi sahibi olduğumuzu dürüstçe kabul edelim, bilmediğimiz şeyleri yapalım ve bu boşlukları kapatmak için, potansiyel olarak randomize klinik denemeler dahil, ne gerekiyorsa yapalım.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1958797637517201912
***
EK 5 (27.8.2025): Kovid-19 “aşıları” enjeksiyondan aylar ve yıllar sonra neden ve nasıl ani ölüme sebep oluyor?
Kaynak: https://x.com/NicHulscher/status/1960355452451274978
***
EK 6 (29.8.2025): Daily Mail’ in haberi: Biz Amerika’nın denekleri olduk ve insanlığı Kovid’ den kurtarmaya yardım ettik. Şimdi korkunç bir maluliyetle baş başayız.
Kovid-19 aşı çalışmalarına katılan üç kişi, ağır sağlık sorunları yaşadıklarını iddia ederek aşı üreticilerine dava açtı. Şirketlerin hem sağlık masraflarını karşılamadığını hem de zararlarını reddettiğini söylüyorlar.
Kaynak: https://www.dailymail.co.uk/health/article-14972265/vaccines-terrifying-disabilities.html
***
EK 7 (6.9.2025): RFK Jr.: “Aşılanmışlar ve aşılanmamışlar verileri bu pandeminin en büyük istatistiksel hilesidir.
İşte aldatmaca:
Aşının 2. dozundan 2 hafta sonrasına kadar “aşılanmış” olarak sayılmazsınız. İlk 6 hafta boyunca aşı etkisizdir. Enfeksiyon ve ölüm oranları artar.
Ancak tüm bu ölümlerin “aşılanmamış” gruba ait olduğu belirtiliyor.
Bu, ilk 2 ay boyunca yüksek etkililik yanılsaması yaratır. Sonrasında koruma aniden düşer.
Etkinlik 7. ayda ayda sıfıra inmekle kalmıyor, negatif bölgeye düşüyor.
Bu, aşı olmayan birine göre Kovid’e yakalanma olasılığınızın daha yüksek olduğu anlamına geliyor.
Bu bir teori değil. Bu veriler ve dünyanın her ülkesinde geçerliliğini koruyor.
Bize geçici bir kalkan satarak bizi daha savunmasız hale getirdiler ve ardından düşüşü gizlemek için istatistikleri manipüle ettiler.”
Kaynak: https://x.com/newstart_2024/status/1964222835544482232
***
EK 8 (7.9.2025): Bu bir Kara Kutu haberidir… Kennedy açıklama istedi: “Otizm verileri yok edildi”
ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr., CDC yöneticilerinin 2002’de Atlanta/Fulton County’de yürütülen iç bir çalışmada, MMR aşısı ile otizm tanısı arasındaki ilişkiyi gösterdiğini öne sürdüğü verileri “yok ettirdiğini” söyledi.
Kennedy, baş bilim insanı Dr. William Thompson’ın, ekibin “verileri imha etmeye zorlandığını” anlattığını savundu ve bağımsız denetim çağrısı yaptı.
Kennedy’nin aktardığına göre söz konusu analiz, 36 aydan önce MMR yaptıran çocuklarla daha geç aşılananları karşılaştırdı. Kennedy, “Zamanında aşı olan siyah erkek çocukların otizm teşhisi alma olasılığı bekleyenlere kıyasla %260 daha fazlaydı” dedi. Çalışmanın başındaki Dr. William Thompson, dönemin Aşı Güvenliği Şubesi Başkanı Frank DeStefano ile birlikte bazı yazarların verileri imha etmeye yönlendirildiğini, ardından bulguların bu bilgi dışarıda bırakılarak yayımlandığını belirtti.
Kennedy, bunun tek örnek olmadığını vurgulayıp, “Kurumsal sansür ve veri manipülasyonu”nın halk sağlığı politikalarını şekillendirdiğini belirtti ve “Bu mesele bir komplo değil, kurumsal ele geçirme” ifadesini kullanarak, ham verilerin açıklanması, bağımsız akademik ekiplerin denetimi ve Kongre’de açık oturum çağrısında bulundu.
CDC tarafı geçmiş açıklamalarında aşıların güvenli olduğuna dair değerlendirmelerini korurken, Kennedy cephesi Fulton County çalışmasının ham verilerinin tüm ayrıntılarıyla kamuya açılmasını talep ediyor.
KARA KUTU’DA YER ALAN ŞAİBELİ GEÇMİŞ
MMR aşısı olarak anılan kızamık, kabakulak, kızamıkçık aşıları ile otizm arasındaki çalışmalar daha önce de sansürlendi ya da yok edildi. Gazeteci Soner Yalçın 2019 yılında yayımlanan Kara Kutu kitabında, CDC’nin otizmi örtbas çabalarına detaylarıyla yer vermişti.
Kitabın ilgili kısımlarından bazı bölümler şöyle:
CDC Başkanı Julie Gerberding küresel medya tarafından sürekli “kutsanırken”, CDC’nin kıdemli bilim insanı epidemiyolog Dr. William W. Thompson aynı medya tarafından “tü kaka” edildi. Çünkü Thompson, -dünyanın en çok ziyaret edilen sağlık haberleri web sitesi- naturalnews.com’ a aşı-otizm
bağlantısının üstünün CDC tarafından kapatıldığını itiraf etti:
-“Benim adım William Thompson. 1998’den beri çalıştığım CDC’ de kıdemli bilim insanıyım. Pediatri dergisinde yayımlanan 2004 tarihli makalede istatistiki olarak önemli bilgileri ihmal ettiğime pişmanım. 36 aydan önce (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) MMR aşısı alan Afrika kökenli Amerikalı erkeklerin otizm açısından yüksek risk altında olduğu ihmal edildi. Veriler toplandıktan sonra hangi bulguların raporlanacağına dair kararlar alındı ve son çalışma protokolünün takip edilmediğine inanıyorum … Artık otizmli çocuk aileleriyle tanıştığımda çok utanıyorum, çünkü sorunun bir parçası oldum . . . “
Sonrası malum:
Aşı-otizm konusunda medya, büyük küresel ilaç şirketlerin yönlendirmesiyle Dr. William Thompson’a değil, “aşı ile otizm arasında hiçbir ilişki yoktur” diyen Danimarkalı Paul Thorsen’e güvendi.
Oysa …
Şirketlerden 2 milyon dolar hibe alan Thorsen bir psikiyatr idi! Big Pharma/büyük küresel ilaç şirketleri için aşı-otizm bağlantısını silmeye çalışan “Otizm Çalışması” ile herkesi kandırdı!
CDC ise Thorsen’i “anıtsal keşif yapan dahi” olarak gösterdi
dünyaya! Thorsen, aşı yanlıları tarafından referans gösteriliyor
. . .
Öte yandan . . . CDC tarafından örtbas edilen aşı-otizm bağlantısı 2016 yılında “Vaxxed: Örtbastan Felakete” adlı belgesele konu oldu.
***Tarih: 28 Şubat 1998
Dr. Andrew Wakefield’ in, ” Çocuklarda spesifik olmayan kolit ve yaygın gelişimsel bozukluk” başlıklı makalesi The Lancet tıp dergisinde yayımlandı. Çalışmasında, 12 hastanın sekizinin (3-10 yaş) MMR (kızamık, kabakulak ve kızamıkçık) aşısını takiben otizmle uyumlu davranış semptomları geliştirdiği sonucuna vardı.
Büyük tartışma çıktı. Ve bu halen de sürüyor. Dr. Wake- field için neler denmedi ki? İngiltere’ deki doktorları denetleyen Genel Tıp Konseyi makaleyi “sahtekar ve sorumsuz” olarak değerlendirdi! Lancet baskılara dayanamadı, makaleyi geri çekti. Makaleyi yayınlayan dergi editörü Richard Horton yalnız kaldı.
–
Prof. Brian S. Hooker . . .
Aşıların otizme neden olduğunu iddia eden tıp insanlarından biri. Otizm Vakfı yönetim kurulu üyesi. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi / CDC çalışanı idi. Hooker aşılar ve otizm arasındaki bağlantıya ilişkin, CDC’nin bilimsel sahtekarlık, komplo ve örtbas yaptığını 2014 yılında iddia etti: “CDC, ilk MMR (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) aşısının yaşı ile Afrikalı-Amerikalı erkek çocuklarda otizm görülme sıklığı arasındaki ilişkiyi 2003 yılı başlarında biliyordu, ancak örtbas etmeyi seçti.”
Bu iddiayı yine gündeme taşıyan CDC’ den bilim insanı Dr. William Thompson oldu. 2004 yılında Pediatrics tıp dergisine, “MMR aşısının çocuklarda otizm gelişmesi riskini artırdığına dair verilerin CDC tarafından gizlendiğini” belirtti. Bu yazı üzerine -şirket destekli- Patric ip ve arkadaşları, cıva ile otizm arasında hiçbir ilişki olmadığını ileri sürdükleri makalelerini 2004 yılında ünlü ]ournal of Child Neurology’ de yayınlandı. Birçok otorite de bu makaleyi “Aşı otizm yapmaz” diye kaynak gösterdi.
Üç yıl sonra . . .
Otizm üzerine çalışan Prof. Catherine DeSoto, 2007 yılında aynı araştırmanın verilerinin istatistik çalışmasını tekrar yaptığında cıva ile otizm arasında çok manalı bir ilişki olduğunu ortaya koydu! Journal of Child Neurology dergisi bu makaleyi bir özür yazısıyla birlikte aynı sayfada yayımladı. . .
Tartışma sürüyor. Sürsün. Daha da sürmeye devam edecek”
Kaynak: https://www.odatv.com/dunya/bu-bir-kara-kutu-haberidir-kennedy-aciklama-istedi-otizm-verileri-yok-edildi-120113951
***
EK 9 (6.9.2025): RFK Jr.: “Aşılanmışlar ve aşılanmamışlar verileri bu pandeminin en büyük istatistiksel hilesidir.
İşte aldatmaca:
Aşının 2. dozundan 2 hafta sonrasına kadar “aşılanmış” olarak sayılmazsınız. İlk 6 hafta boyunca aşı etkisizdir. Enfeksiyon ve ölüm oranları artar.
Ancak tüm bu ölümlerin “aşılanmamış” gruba ait olduğu belirtiliyor.
Bu, ilk 2 ay boyunca yüksek etkililik yanılsaması yaratır. Sonrasında koruma aniden düşer.
Etkinlik 7. ayda ayda sıfıra inmekle kalmıyor, negatif bölgeye düşüyor.
Bu, aşı olmayan birine göre Kovid’e yakalanma olasılığınızın daha yüksek olduğu anlamına geliyor.
Bu bir teori değil. Bu veriler ve dünyanın her ülkesinde geçerliliğini koruyor.
Bize geçici bir kalkan satarak bizi daha savunmasız hale getirdiler ve ardından düşüşü gizlemek için istatistikleri manipüle ettiler.”
Kaynak: https://x.com/newstart_2024/status/1964222835544482232
***
EK 1o (23.9.2025): mRNA Kovid aşılarının hiçbir yan etkisi yok diyen fonlanmış filim adamları FDA Başkanı Marty Makary’ i iyi dinlesin.
Marty Makary diyor ki:
Genç erkek çocuklarında mRNA kaynaklı miyokardit riski 1/2.600′ dür.
1 kişinin hastaneye yatışını önlemek için 113.700 gence enjeksiyon yapılması gerekiyor.
Bu, 1 hastaneye yatışı önlemek için 44 miyokarditli çocuk anlamına geliyor.
Not: Miyokardit fonlanan filim adamlarının söylediği gibi hemen düzelen hafife alınacak, önemsiz bir hastalık değildir.
Bazı vakalarda ritim bozukluklarına bağlı ölümler görülebilir. Kalp MRI’ ında kalıcı hasarlar gelişebilir; bu oran %60’a varabilir ve uzun vadeli takip gerektirir. Risk ergen erkeklerde ve ilk/ikinci dozdan sonra daha fazladır.
FDA Başkanı’ nın bu açıklamasını filim adamlarını etiketleyerek tekrar yayınlayın ki gözlerinin içine girsin.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1970534419128565900
***
EK 11 (30.9.2025): Japonya’da Kovid aşılarından sonra çok fazla ölüm yaşandı. Çok fazla aşılanmış bir nüfus oldukları göz önüne alındığında, aşılanmış olanların çok fazla öldüğü sonucuna varabiliriz. Artık sadece aşılananların çok fazla öldüğüne dair kanıtlar var.
Kaynak: https://x.com/ClareCraigPath/status/1972869484202619302
***
EK 12 (9.10.2025): Bu sözler bizde de pek çok müridi olan Tıbbi Fetva Kurumu FDA’ nın yeni Başkanı M. Makary’ ye ait. Başkan aşıların ocağına kibrit suyu dökmüş!
” 💠Bana doğumda yapılan HEP B aşısının on/on iki yaşından sonra yapılan aşıdan daha etkili olduğuna dair herhangi bir bilimsel çalışma gösterin. Böyle bir şey yok.
💠 Meselâ, genç ve sağlıklı kişilerde Kovid hatırlatma aşısı… Kovid aşısı ve soğuk algınlığı gibi Kovid virüslerine karşı çok az geçici koruma sağlıyor, mantıklı değil. Hatırladığımız kadarıyla hatırlatma aşısı 260 genç erkekten 1’inde miyokardit ile ilişkili.
💠 Şirketler Kovid sırasında mRNA teknolojisinden yüz milyarlarca dolar kazandılar, kendi araştırmalarını yapabilecek maddi güce sahipler, neden büyük ilaç şirketlerinin araştırmalarını finanse etmek için 500 milyon vergi mükellefinin parasını harcıyoruz, ben ilaç şirketlerinin kendi Ar-Ge’ lerini finanse etmesini tercih ederim“
Kaynak: https://x.com/VaccineMole/status/1976109210531193141
***
EK 13 (24.10.2025): Eski CDC Direktörü ve MAHA savunucusu Dr. Robert Redfield, aşı kaynaklı sağlık sorunları konusunda insanlara karşı daha dürüst olmamız gerektiğini söylüyor.
“Aşı zararları konusunda da pek dürüst olmadığımızı söyleyeceğim.”
“Şu anda klinik zamanımı uzun süreli Kovid ile ilgilenerek geçiriyorum ve ayrıca mRNA aşılarından kaynaklanan aşı hasarı olan çok sayıda hastam olduğunu da söyleyeceğim.”
“Ve yine de bu kişilere, bana ulaşmadan önce tüm sağlık hizmeti sağlayıcıları tarafından mRNA aşılarının yan etkilere sebep olmadığı söylendi.”
“Ama bu doğru değil.”
“Sağlık sorunlarına, aksi tesirlere yol açabilirler ve bu konuda dürüst olmalıyız.”
“Bakan Kennedy’nin aşı karşıtı olduğunu düşünmüyorum.”
“Sanırım Bakan Kennedy’nin savunduğu şey aşılar konusunda dürüstlüktür.”
Kaynak: https://x.com/MAHA_Action/status/1981362022294982698
***
EK 14 (24.10.2025): Eski CDC Direktörü Dr. Robert Redfield, Kovid aşılarının asla zorunlu olmaması gerektiğini ve Biden ile Fauci’ nin Amerikan halkına yalan söylediğini söyledi.
“Kovid aşısı asla zorunlu olmamalıydı.”
“Bu aşının zorunlu kılınması fikrini destekleyecek hiçbir veri yok.”
“Aşı bulaşmayı engellemedi.”
“Aşı çocuklara asla önerilmemeliydi.”
“Başkan Biden ve Tony Fauci, çocuklarınızın büyükannelerini enfekte etmemesi için aşı yaptırmanız gerektiğini söylediklerinde, bu doğru bir ifade değildi çünkü aşı bulaşmayı engellemedi.”
Kaynak: https://x.com/ChildrensHD/status/1981511245745332477
***
EK 15 (2.12.2025): Herhangi sıradan biri değil…
FDA Başkanı Marty Makary “Hükümetin nihayet Kovid aşısı zararlarını ve nelerin örtbas edildiğini incelediğini” söylüyor:
“Genç ve sağlıklı insanların Kovid’ den ölme riski neredeyse yok ve bunu kabul edecek kadar dürüst kimse yok.
Uzun vadeli komplikasyonların uzun Kovid’ e atfedildiğini duyuyoruz ama bunlar yan etkileriymiş.
Aşılardan kaynaklanan bazı olumsuzlukları araştırdık ve bunların FDA’ daki miyokardit verilerinde yer aldığını gördük.
CDC’ de durum çok daha kötüydü; bilimsel çalışmaları araştırma propagandası ve siyasi propaganda olarak tasarlıyorlardı.
Çalışmaların tasarımı o kadar hatalıydı ki. Siyasi partinin tam olarak istediği sonucu elde etmek için baştan savma bir şekilde hazırlanmıştı.
FDA’ da, genç ve sağlıklı çocuklara Kovid güçlendirici aşının onaylanması konusunda anlaşamadıkları için iki üst düzey aşı uzmanını kovdular.”
Aşı uygulamalarının tümünün sil baştan adam gibi ele alınması gerekiyor.
Kaynak: https://x.com/MAHA_Action/status/1995545933300297888?s=20
***
EK 16 (8.12.2025): CDC’ nin eski başkanlarından Redfield Kovid-10 mRNA aşılarının pazardan çekilmesi gerektiğini söylüyor.
Türkçesi: “Aşının ipliği pazara çıktı, pazardan çekin daha fazla insan zarar görmesin”!!!
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1998058234402242703?s=20
***
EK 17 (29.1.2026): Kovid-19 ve influenza gibi solunum yolu virüs aşıları (özellikle mRNA aşıları ve tekrarlanan yıllık aşılar), bazı kişilerde IgE aracılı aşırı duyarlılık (alerjik tip) yoluyla mast hücre degranülasyonu → histamin salınımı → sitokin fırtınasını tetikleyebilir. Bu mekanizma yeterince araştırılmadığı için ciddi risk taşıyor.
Bir hastanın hikâyesi: Lâteks alerjisi olan hasta, influenza aşısı sonrası anafilaksi geçiriyor. IgE seviyeleri yükseliyor. Mast hücre stabilizatörü (cromolyn sodyum) + histamin blokerleri ile semptomlar dramatik şekilde geriliyor.
Tekrarlanan aşı maruziyetinin IgE cevabını artırabileceği, sitokin fırtınalarının IgE yoluyla ilişkili olabileceği öne sürülüyor. Aşıların genel mortaliteyi azalttığına dair kanıtların zayıf olduğu da belirtiliyor.
Alerji hikâyesi olanlarda solunum yolu aşıları IgE mekanizmaları tam araştırılana kadar askıya alınmalı.
K: https://jpands.org/vol30no2/mavrakakis.pdf
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2016765707359285519?s=20
***
EK 17 (27.2.2026): NIH Başkanı JB: “Lancet dergisi sahte Surgisphere makalesini yayınladı ve Kovid’ in kökeniyle ilgili örtbas etme girişimini destekledi. Sağlık Bakanı Kennedy, onların da katkıda bulunduğu bu karmaşayı düzeltmeye çalışıyor.”
Yakında Epstein belgelerinde pandemifil tıp dergilerini de görürseniz şaşırmayın.
▶JB, Lancet’in 2020’de yayınladığı “Surgisphere” makalesini (hidroksiklorokin’in zararlı olduğunu iddia eden ama sahte verilere dayalı ve geri çekilen bir çalışma) ve Kovid kökenlerini örtbasını (laboratuvar sızıntısı teorisini komplo olarak damgalayan bir bildiri) hatırlatıyor.
▶ Lancet ve Nature gibi dergiler bir zamanlar Biden’ ı destekleyerek bilimi politikaya satmıştı.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2027437950582039030?s=20
***
EK 18 (7.3.2026): Dr. Sabine Hazan’ın öncülüğündeki “Detection of SARS-CoV-2 from Patient Fecal Samples by Whole Genome Sequencing” adlı araştırma, 2021’de Gut Pathogens dergisinde yayınlandı, 2025’te geri çekildi ve 2026’da Journal of Independent Medicine’de yeniden yayınlandı. https://imahealth.org/pioneering-study-proves-covid-survives-in-the-gut-why-was-it-retracted/
Araştırma, dışkı örneklerinden SARS-CoV-2’nin tam genom dizilimini ilk kez gösteren bir çalışma ve COVID-19’un bağırsakta kalıcılığını (örneğin 45 güne kadar, sonradan yıllara uzanan) vurguluyor. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7846909/
Geri çekilme sebebi, resmi retraction notuna göre etik ve prosedürel sorunlar: Kayıtlı klinik çalışma protokolü ile yayınlanan çalışma arasında uyumsuzluklar tespit edildi, protokol değişiklikleri için etik onay belgeleri sağlanamadı ve çalışma dönemiyle ilgili doğruluk endişeleri var (örnekler, çalışma kaydından önce ve çalışma dönemi bittikten sonra toplanmış). https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/40405267/
Yazarlar (Dr. Hazan dahil) cevap vermediği için retraction otomatikleşti. https://www.researchgate.net/publication/391990921_Retraction_Note_Detection_of_SARS-CoV-2_from_patient_fecal_samples_by_whole_genome_sequencing
Öte yandan, Dr. Hazan ve Independent Medical Alliance (IMA, eski FLCCC), retraction’ın “sebepsiz” olduğunu, bilimsel gerekçe olmadan yapıldığını ve tıptaki “yolsuzluk” nedeniyle olduğunu iddia ediyor.
https://imahealth.org/pioneering-study-proves-covid-survives-in-the-gut-why-was-it-retracted/
Hazan, videoda retraction’ı “saçma” bulduğunu ve bulguların (virüsün bağırsakta kalıcılığı, mutasyonlar, aşı zorlukları) sansürlendiğini söylüyor. Bu görüş, retraction’ı siyasi/basınç kaynaklı gören kesimlerce destekleniyor, ancak editörler etik ihlalleri gerekçe gösteriyor – tartışmalı bir konu, daha fazla bağımsız inceleme gerekebilir. https://retractionwatch.com/retracted-coronavirus-covid-19-papers/
Kaynak: https://x.com/Honest_Medicine/status/2030038310496915490?s=20
***
Bill Gates, değil doktor, bir tek üniversite mezunu bile değildir. Bir lise mezunu sivri zeka bir dolandırıcıdır!
Ne hallere düştük aklı olan anlar işte…
Başından beri söyledik durduk, gribin aşısı olmaz diye…
Grip virüsleri SARS-Co2 virüsü de dahil her dakika kılıf değiştirirler, kılıflarını yenilerle diye…
Virologların açıklamalarına amborga koyuldu!
Bizler de tu kaka olduk!
Lise mezunu Billy The KIT, mass yani kitlesel ölümlere ve sakatlanmalara neden oldu….
Billy the Kit ve onu destekleyen tüm tıp kurumları, tüm yayın yayın kurumları tüm bööyük aşı kurmayları, aşı filim adamları mRNA aşısını överek, yayarak, zorlayarak vs. birer
‘MASS MURDERER’olmuşlardır!!!
YANİ KİTLESEL KATİL OLMUŞLARDIR!