OMİKRON TSUNAMİSİ HADDİNİ AŞAN BİR TABİRDİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

ARK “Çoook eski devirlerde burnu akan, hapşıran, boğazı ağrıyan “Şifayı kaptık” derdi. Günümüzde de aslında değişen fazla bir şey yok. Sadece “şifanın” adı “omikron” oldu.” 

Kaynak: https://twitter.com/drahmetrasim/status/1476802996440817667?s=20

***

KLİMİK’ in Omikron Tsunamisine Hazır mıyız? başlıklı makalesi ile ilgili düşüncelerim şunlardır:

BİR: Tsunami tabirini çok abartılı buldum. Bilimsel bir karşılığı da olmayan bu tanımlama halkta korku ve paniğe yol açmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Zaten kendilerine ait “Vaka sayılarındaki hızlı artışa karşılık hastaneye yatış ve ölüm sayılarının önceki dalgalardan daha düşük kalması” cümlesi de tsunami ihtimali olmadığını göstermektedir.

İKİ: Omikronun, hem aşılı hem aşısız olanlarda semptomatik enfeksiyona yol açtığı doğru olmakla beraber belirtiler hafiftir. 

ÜÇ: Şu cümleleri takdiri hak ediyor: “Önceki dalgalarda çok fazla sayıda kişinin hastalanmış olmasından dolayı toplumdaki bağışıklık oranının oldukça yüksek olmasının hastaneye yatış ve ölümlerin az olmasında katkısının olduğu düşünülmektedir.”

Bu cümle, enfeksiyon geçirmenin güçlü, geniş kapsamlı ve varyantlara karşı da etkili bağışıklık sağladığını kabul ettiklerini gösteriyor. Fauci, duymasın!

DÖRT: Omikronun, aşılanma oranlarının çok yüksek olduğu ABD ve birçok Avrupa ülkesinde hızla yayılması, bir kere daha aşıların enfeksiyon ve bulaşmayı önlemediğini ispat etmektedir.

BEŞ:Avrupa ülkelerinde şu ana kadar görülen olgulara ait gözlemler, Güney Afrika’daki gözlemlerle örtüşse de, hastalığın klinik seyrinin delta varyantından daha hafif değil benzer ağırlıkta olabileceğini düşündürmektedir.” cümlesinin altında yatan sebep bana göre tabii enfeksiyon oranının Güney Afrika’ da Avrupa’ dan yüksek olmasıdır. 

ALTI:Omikron vakalarının yüksek aşılanma oranlarına rağmen adeta patlar tarzda bir artış eğilimine girmiş olması, omikronun kısa bir süre içerisinde eşzamanlı olarak çok sayıda kişinin hastalanmasına yol açacağına işaret etmektedir.” cümlesi ile kasa enjekte edilen ve etkinliği kısa sürede azalıp kaybolan aşılarla pandeminin önlenemeyeceği ortaya konmaktadır. Tebrikler!

YEDİ: Enfeksiyonu ve bulaşmayı önlemeyen aşıların enfeksiyon kapma, ağır hastalık ve ölüm riskleri çok düşük olan çocuk ve gençlere yaygın olarak yapılması tavsiyelerinin bilimsel bir karşılığı yoktur. Bu tür yaygın uygulama bu yaş grubunun daha çok yan etkiyle karşılaşması ve toplum bağışıklığına ulaşılmasının gecikmesine sebep olur.

Bana göre doğru olan, bağışıklığı baskılayan ciddi kronik hastalığı olan çocuk ve gençlerin aşılanmasıdır. Not: Astım ve alerjiler risk yaratmaz!

SEKİZ: Okulların kapatılmaması gerektiği ikazları yerindedir ama buna bence ağız ve burunun maske ile kapatılmaması şartı da eklenmelidir.

DOKUZ: Sosyal ve iş hayatının akışını bozacak çok sıkı tedbirleri doğru bulmuyorum.

ON: Pandemi gibi tüm dünyayı saran bir olayın sadece tıp penceresinden değerlendirilmesinin ne kadar eksik olduğu ve tamiri mümkün olmayan hatalara zemin hazırladığını herkes anlamış olmalıdır. Tıp, sadece tıp mensuplarına bırakılamayacak kadar geniş şümullüdür. 

KLİMİK’ in Şubat 2020′ deki görüşleri (1):

Bu makale vesilesiyle KLİMİK azalarının 2 sene kadar önceki görüşlerini hatırlamakta ve öngörülerinin ne kadar doğru olduğu ve doğru çıktığı üzerinde düşünmekte fayda var.

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği: “Enfeksiyon uzmanlarının hastalıkla ilgili Türkiye’de gereksiz ve abartılı bir panik havası yayıldığını belirterek, Türkiye’nin şu anki asıl gerçeğinin dünyada çok daha fazla ölüme neden olan İnfluenza A ve B grubu gripler olması gerektiğini bildirdi.”

Prof. Dr. Alpay Azap: “Koronavirüsten korunmak için bu maskelere ihtiyaç olmadığı gibi, bu maskeleri gereksiz kullanmak yalancı güven duygusuna sebep olur. Maske takan kişi korunuyorum zannederek, el yıkama ya da diğer hijyen, korunma yöntemlerini ihmal edebilir.”

“Bizi sevindiren bir bulgu da hala en çok vaka sayısı ve ölümlerin Çin’le sınırlı kalması. Diğer ülkelerde vaka sayılarında dramatik artışlar söz konusu değil. Bu da salgının kontrol altına alınması konusunda ümitlerimizi artıran bir bulgu.”

Prof. Dr. Gökhan Aygün: “Bu salgın sürecinde yeniden koronavirüsten bir mutasyon, bambaşka özelliklere sahip, çok hızla yayılabilen ve farklı seyredilebilecek bir virüs beklentimiz yok” 

Prof. Dr. Önder Ergönül: “Tepe noktasının 50-60 binden aşağı olmayacağı çok açık şu anda. Yani 75 bine kadar ulaşabilir vaka sayısı. Bu artıştaki kırılmanın tek yolu var. O da hastaların tedavi edilmesi ya da aşı bulunması değil.”

“Pandemi yani Çin’deki gibi bir yayılmanın diğer ülkelerde olması söz konusu değil. Daha önce bu hastalık neden yoktu? Daha önce bilinmiyordu.”

Gelelim neticeye

Ülkemizde yüzlerce -muhtemelen binlerce- azası olduğunu tahmin ettiğim KLİMİK’ ten ülkemize ait araştırmaları da kaynak göstermesini ve iddialarını istatistik verileriyle desteklemesini beklerdim.

2 sene evvelki KLİMİK nerde şimdi KLİMİK nerde?

****

Omikron Tsunamisine Hazır mıyız? (2)

Omikron varyantının, ilk tanımlanmasından itibaren bir ay gibi oldukça kısa bir sürede, daha önce görülmemiş bir hızla pek çok ülkeye yayılması ve bazı yerlerde, dolaşımda olan delta varyantını aşarak baskın hale gelmesi pandeminin çehresini hızla değiştirmeye başlamıştır.

İlk kez tanımlandığı Güney Afrika’da önceki varyantlardan çok daha büyük bir hızla artarak yaklaşık 1 ay içinde doruğa ulaşmış ve şu anda bu ülkede görülen COVID-19 olgularının hemen hepsinin etkeni haline gelmiştir. Güney Afrika’da elde edilen ilk verilere göre omikron varyantının,

– Delta varyantından yaklaşık 2 kat daha bulaşıcı olduğu,

– Aşı ya da geçirilmiş infeksiyonlar yoluyla kazanılmış bağışıklığa karşı büyük ölçüde direnç gösterdiği ve bu nedenle aşılı ya da geçirmiş kişilerde daha fazla semptomatik infeksiyona yol açtığı,

– Varolan bağışıklığın etkisiyle klinik açıdan daha hafif seyirli bir hastalığa neden olduğu görülmüştür.

Güney Afrika’da omikron dalgasında vaka sayılarındaki hızlı artışa karşın COVID-19’a bağlı   hastaneye yatış ve ölüm sayıları önceki dalgalardan daha düşük kalmıştır. Ülkede daha önceki COVID-19 dalgalarında çok fazla sayıda kişinin hastalanmış olmasından dolayı toplumdaki bağışıklık oranının oldukça yüksek olmasının bu duruma katkısının olduğu düşünülmektedir.

Omikron varyantı Güney Afrika’da tanımlanmasından kısa süre sonra ABD ve başta Norveç, Hollanda,  İngiltere, Almanya, Fransa  ve Danimarka olmak üzere bir çok  Avrupa ülkesinde de toplum içinde çok hızlı bir şekilde yayılmaya başlamıştır. ABD Hastalık Kontrol Merkezi, 9-18 Aralık 2021 haftasında yaptığı genomik surveyansta, omikronun etken suşların %73’ünü oluşturduğunu ve sadece 1 hafta içinde bu oranın 6 kat arttığını bildirmiştir. DSÖ, omikron infeksiyon sayısının toplumda iki katına çıkma süresinin 1.5-3 gün arasında olduğunu duyurmuştur.  Yapılan modelleme çalışmalarıyla, omikron varyantının, şu anda baskın olan delta varyantına göre çoğalma hızı açısından daha avantajlı olması ve bağışıklıktan kaçabilme becerisi sayesinde 2022 yılının ilk iki  ayında AB ülkelerinde de  baskın varyant haline geleceği ön görülmektedir.

Avrupa ülkelerinde şu ana kadar görülen olgulara ait gözlemler, Güney Afrika’daki gözlemlerle örtüşse de, hastalığın klinik seyrinin delta varyantından daha hafif değil benzer ağırlıkta olabileceğini düşündürmektedir. Buna karşın, çok güçlü bir test, sürveyans ve genomik analiz kapasitesine sahip İngiltere ve Danimarka’da omikron vakalarının yüksek aşılanma oranlarına rağmen adeta patlar tarzda bir artış eğilimine girmiş olması, omikronun kısa bir süre içerisinde eşzamanlı olarak çok sayıda kişinin hastalanmasına yol açacağına işaret etmektedir. Bu durum omikronun, neden olduğu hastalık daha hafif seyirli bile olsa, şimdiye kadar gözlenin ötesinde hastalık yükü ve ölümlere yol açabileceğini düşündürmektedir. Bir anda vaka sayılarının patlaması zaten yıpranmış olan sağlık sistemlerinin hızla yetersiz kalmasına ve durumun kontrolden çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle salgının kontrolünün kaybedilmemesi için etkili önlemlerin tam zamanında planlanarak uygulamaya sokulması, önümüzdeki birkaç ay için büyük önem taşımaktadır. Gelinen noktada infeksiyon yayılımını kontrol altında tutacak, tüm ulusu kapsayan etkili önlemlerin bir an önce hazırlanması, bunların halka şeffaf bir şekilde anlatılması ve uygulanması zorunludur. Nitekim birçok Avrupa ülkesi bu yönde adımlar atmış, ciddi ve etkili önlemleri uygulamaya koymuştur.

Halen delta varyantının hakim olduğu ülkemizde vaka sayılarının uzun bir süreden beri yatay seyretmesi, hatta yavaş da olsa bir düşüş eğiliminde olması toplumda bir rahatlamaya yol açmış ve buna bağlı olarak korunmaya yönelik alınan önlemlerde gevşemeleri de beraberinde getirmiştir. Ek olarak aşılamada da hedeflenen oranlara henüz ulaşılamamış, günlük yeni aşılama sayıları da oldukça azalmıştır. Ayrıca aşı ya da infeksiyon sayesinde edinilen bağışıklığın zaman içerisinde zayıfladığı ve belli bir süre sonra omikron varyantına bağlı semptomatik infeksiyonlara karşı tamamen etkisiz kaldığı, ancak ek hatırlatma dozlarının yapılmasıyla hem semptomatik infeksiyonlara hem de ağır hastalık-ölüme karşı koruyuculuğun yeniden sağlanabildiği de bilinmektedir. COVID-19 aşılamaları konusunda son 1 yılda elde edilen bilimsel veriler, salgının tek başına aşılarla kontrol altına alınmasının mümkün olmadığını ve hızlı yapılan aşılamalara ek olarak sosyal mesafelenme, kalabalıkların azaltılması gibi farmasötik olmayan önlemlerin alınmasının zorunlu olduğunu açıkça göstermiştir. Bu durum, önceki varyantlardan çok daha bulaşıcı olan omikron  için de geçerlidir ve  ek dozları yapılsa bile  salgının kontrol altında tutulabilmesinde  aşılamanın tek başına yeterli olmayacağı, hareketliliği azaltıcı önlemlere de acilen gereksinim olduğu bilinmektedir.  Bu nedenle toplum önümüzdeki tehdit karşısında şeffaf bir şekilde bilgilendirilmeli ve bütün olanaklar seferber edilerek önlemler planlı bir şekilde devreye sokulmalıdır. Toplumda omikronun yayılımını azaltabilmek, hastalığın ölüm ve hastane yatışı gibi olumsuz etkilerini en düşük seviyelerde tutabilmek için;

1. Özellikle aşı tereddüdü yaşayan kişileri hedefleyen, çok daha etkili aşı kampanyaları düzenleyerek aşılanmamış kişilerin hızla aşılanmaları, birincil aşılanma takvimini tamamlamış kişilerin de hatırlatma dozlarını hızla olmaları sağlanmalıdır.

2. Korunmasız halde olan çocuk ve gençlerin aşılanmaları öncelikle teşvik edilmelidir.

3. Uygun aşılar sağlanarak, pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de 5-11 yaş grubuna aşı seçeneği sunulmalıdır.

4. Özellikle okul, bakım kurumları, hapishane, kışlalar gibi ortamlardaki kişilere (duyarlı gruplara) yönelik test kapasitesinin artırılarak vakaların zamanında tanımlanması sağlanmalı ve gerekli izolasyon önlemlerinin alınmasında gecikmeler engellenmelidir.

5. DSÖ’nün de belirttiği gibi, pandemi koşullarında okulların açık tutulması en önemli önceliklerden biri olmalı ve bunun sağlanması için önlemler güçlendirilerek, daha etkili şekilde uygulanmalıdır; çocukların sosyal ve  fiziksel gelişimlerinde yarattığı derin hasarlar nedeniyle okul kapatma, ancak en son önlem olarak düşünülmelidir.

6. İzolasyon ve temaslı takibi sıkı bir şekilde kontrol edilmelidir.

7. İleride daha büyük çaplı kapanma önlemlerine gerek duyulmaması için toplumsal hareketliliğin azaltılmasına yönelik gerekli önlemler şimdiden planlanıp uygulanmaya başlanmalıdır:

  • Büyük katılımlı toplantılar ya ertelenmeli, ya da toplantıya katılacak olan kişilere aşılanma durumundan bağımsız olarak toplantı öncesindeki 48 saat içinde negatif PCR testi sonucu veya toplantı günü negatif hızlı antijen testi sonucu zorunluluğu getirilmelidir.
  • Spor müsabakalarına sınırlı sayıda seyirci negatif test sonucu göstermek zorunluluğu ile kabul edilmelidir.
  • Evden çalışma seçeneği teşvik edilmelidir.
  • Vatandaşlar gereksiz seyahat ve ziyaretlerden, kalabalık ve kapalı ortamlarda bulunmaktan kaçınmaları konusunda uyarılmalıdır.
  • Yürürlükte olan önlemlerin uygulanması daha yakından takip ve kontrol edilmeli, toplu taşıma ve kapalı ortamlarda uygun şekilde maske kullanımı mutlaka sağlanmalıdır.
  • Toplu taşıma yükünü azaltacak önlemler planlanmalı; mesai saatlerinde kurumlar arasında kaydırmalar yapılarak sabah ve akşam saatlerindeki yoğunluk azaltılmalı, yoğun saatlerde ek seferler ve ek vagonlar ile araçlardaki kalabalık azaltılmalı, toplu taşıma araçlarının havalandırılması (toplu taşımada kullanılan araçların trafiğin akışının durduğu dönemlerde kapılarının zaman zaman açılarak araçların havasının değiştirilmesi gibi önlemlerle) sağlanmalıdır.
  • Omikron varyantının rutin olarak taranmasına yönelik PCR testleri yaygınlaştırılmalı ve tüm laboratuvarlar için temin edilebilir kılınmalıdır.
  • Test ve tanı kapasitesinin yetersiz kalmaması için gerekli önlemler alınmalıdır: Tüm dünyada test gereksinimin çok artması ihtimaline karşı gerekli olan kit ve sarf malzemelerinin temininde karşılaşılabilecek darboğazlara karşı gerekli lojistik önlemler planlanmalıdır.
  • Sınır kapılarında girişlerde yolculuk öncesi son 24 saat içerisinde yapılmış PCR testi zorunluluğu getirilmelidir.
  • Artan olgu sayıları, izolasyon ve karantina uygulamaları nedeniyle kritik hizmetlerde (sağlık, güvenlik, arama-kurtarma, yangın söndürme vb.) iş gücü kaybı yaşanmaması için gereken önlemler alınmalıdır.
  • Omikron varyantı ülkemizde yerli olgularla hızlı yayılım gösterene kadar bu durumu olabildiğince geciktirebilmek üzere yurtdışı seyahatlerden dönenlerin ilk 3 gün karantinada kalmaları ve karantinanın 3. gününde alınacak PCR örneğinin negatif olması koşulu ile kaldırılması sağlanmalıdır.
  • Omikron varyantının toplumdaki yayılım hızı yakından izlenmeli, infeksiyon insidansına göre belirlenecek gerekli ek kısıtlama önlemlerinin zamanında alınması ve uygulanması sağlanmalıdır.
  • Omikron varyantının ülkemizde nasıl bir seyir izleyeceği kesin olarak bilinemese de toplumun ve bütün kurum ve kuruluşların olabilecek en kötü senaryoya göre hazırlıklarını bir an önce tamamlamaları sağlanmalıdır.

Not: Prof. Dr. Kenan Midilli’ye değerli katkıları için teşekkür ederiz.

Kaynaklar:

1)    World Health Organization. COVID-19 Weekly Epidemiological Update Edition 70, published 14 December 2021. https://www.who.int/publications/m/item/weekly-epidemiological-update-on-covid-19—14-december-2021

2)    Ferguson N , Ghani A, Cori A, et al. Report 49 – Growth, population distribution and immune escape of Omicron in England. https://www.imperial.ac.uk/media/imperial-college/medicine/mrc-gida/2021-12-16-COVID19-Report-49.pdf

3)    Statens Serum Institut. Scenarios for infections and new admissions caused by the Omicron variant Report by the Expert Group for Mathematic Modelling, 17 December 2021. https://www.ssi.dk/-/media/cdn/files/covid19/scenarios-for-infections-and-new-admissions-caused-by-the-omicron-variant_201221.pdf

4)    Center for Disease Control and Prevention. COVID data Tracker. Variant Proportionshttps://covid.cdc.gov/covid-data-tracker/#variant-proportions; 21.12.2021

5)    European Center for Disease Prevention and Control Assessment of the further emergence of the SARS-CoV-2 Omicron VOC in the context of the ongoing Delta VOC transmission in the EU/EEA, 18th update. https://www.ecdc.europa.eu/en/publications-data/covid-19-assessment-further-emergence-omicron-18th-risk-assessment ; 15.12.20021

Kaynaklar:

1. https://www.haberler.com/elazig-koronavirus-icin-maske-kullanmak-gereksiz-12884881-haberi/

2. https://www.klimik.org.tr/koronavirus/omikron-tsunamisine-hazir-miyiz/

***

EK 1 (22.12.2021): SERKAN DOLMA “Benzer işler… Kullanılan ifade ve görseldeki renk seçimi bende bunu çağrıştırdı, vallahi…”

Çağrışım takdire değer ama maksat farklı: Biri eğlenceye diğeri felâkete davetiye sunuyor.

ResimResim

***

EK 2 (22.12.2021): FERHAT ARSLAN “Bir uzmanlık derneği öncelikle kendi mensuplarının görüşlerini derler tartışır değil mi? Hadi ben i boşverin @HalukVAHABOLUhoca eski başkan danışan yok! İkinci durum halkın süreçle ilgili nabzını tutar değil mi? Varmı size anket yapan? Ne iş yapıyorsunuz? Anlamamız mümkün mü?”

Çocuklara aşı, gebelere aşı Kapanma önerisi….. Bir de bu önerileri “tek başına aşı salgını önlemede yetersiz kaldığı son 1 yılda anlaşılmıştır” cümlesinin altına sıralıyorlar. Yahu tüzel kişiliğiniz korkunç tahribata uğradı farkına varın. Yönetiminizi değiştirin.”

Kaynak: https://twitter.com/Ferhatarslandr/status/1473597332637859847?s=20

***

EK 3 (22.12.2021): BÜLENT POLAT “Tsunamiye hazır mıyız? Omicron 70 kat hızlı, yok yok sonsuz hızla bulaşıyor. Alarm. Bu son uyarımızdır haa” Tam felaket tellallığı yapılıyor. Bilimsel bulgularla alâkası olmayan hezeyan dolu açıklamalar.” Kaynak: https://twitter.com/drbulentpolat/status/1473398295707807745?s=20

***

EK 4 (22.12.2021): HALUK VAHABOĞLU “Pandemi süreci bize halkın (ve elbette sağlık personelinin) sürekli korkutularak toplumun panik ve endişeye sürüklenmesinin salgını önlemede bir işe yaramadığını öğretti ….”

“Toplumun sürekli korkutulmasının ekonomik ve sosyal zarar yanı sıra toplum sağlığını (özellikle covid dışı hastalıkların seyrini) da çok olumsuz etkilediğini biliyoruz artık.. Medyanın ve bilim insanlarının sorumlu davranması çok önemli.”

“Enfeksiyon hastalıkları derneklerinin (KLİMİK ve EKMUD) toplumun sisteme olan güvenini oluşturmada daha aktif rol almaları da önemli diye düşünüyorum.”

Kaynak: https://twitter.com/HalukVAHABOLU/status/1473485713886916629?s=20

***

EK 5 (22.12.2021): KORCAN AYATA “Omicron varyantı ile hastalığın daha hafif geçtiği Danimarka, Güney Afrika ve İskoçya’daki çalışmalarla gösterilmiş. Yeni varyant paniği yaratmaya çalışanların hevesi kursağında kaldı.”

Kaynak: https://twitter.com/korcanayata/status/1473714714194632706?s=20

***

EK 6 (22.12.2021): MEHMET SOYSAL “Kâbusname

Nereye baksak bir kâbus filmi izliyoruz… Neyi açıp okusak içimiz kararıyor… Ve karartılıyor… İçerdekilerin ve dışardakilerin yazdıkları hikâyeler kâbusname’ye döndü… İnsanların yaşama umudu tüketiliyor… Akrep ruhlu insanların ürettiği kâbus senaryoları yüzünden büyük kalabalıklar hayata küsüyor…

Dünyaya bakıyoruz, okuyoruz durum yine aynı… Bir yandan COVID-19 virüsünün Omicron varyantı… Diğer yandan yeniden eve kapanmalar ve ekonomik krizlere dair haberler…

Kaynak:    https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/mehmet-soysal/kabusname-41965967

***

EK 7 (23.12.2021): ELİ DAVİD “Omikron’un hafif hastalığa sebep olduğunu gösteren ilave delil: Londra’da Kovid vakaları hızla artarken ölümler sabit kalıyor.” 

Resim

Kaynak: https://twitter.com/DrEliDavid/status/1473786967590645761?s=20

***

EK 8 (23.12.2021): ELİ DAVİD ” İsrail’ de bugün: Kovid yatışları: 124 Omicron hastaneye yatışları: 0 Grip hastaneye yatışları: 1088Kaynak: https://twitter.com/DrEliDavid/status/1473701364781965315?s=20

***

EK 9 (23.12.2021): MONİCA GANDHİ “İngiltere’den Omikron’a ait gerçek dünya verileri, G. Afrika’ nın Omikron verilere benzerdir ve hastaneye yatışla sonuçlanma ihtimali Delta’ya göre %60 daha azdır.” Kaynak: https://twitter.com/MonicaGandhi9/status/1473791875006234625?s=20

***

EK 10 (23.12.2021): ÖZCAN YÜCEL “Bazı felaket tellalları “Omicron Tusunamisinden” bahsediyor. Omicron kimseyi öldürmemiş olabilir ancak kanıta dayalı Tıp’ı öldürdüğü kesin.Kaynak: https://twitter.com/drozcanyucel/status/1473879784572731398?s=20

***

EK 11 (23.12.2021): Londra Emperyal Kolejince yapılan araştırmada, 1-14 Aralık tarihlerinde İngiltere’de kaydedilen hem aşılı hem de aşısız Kovid-19 vakaları değerlendirildi. Çalışmada, 56 bin Omicron ve 269 bin Delta vakası incelendi. Araştırmaya göre, Omicronlu kişilerin yaklaşık yüzde 15’i “daha az hastaneye kaldırılmaya”, yüzde 40-45’i daha az “hastanede en az bir gece veya daha uzun kalmaya” ihtiyaç duyuyor. Bununla birlikte Omicron, semptomları daha az şiddetli olsa da daha bulaşıcı. Londra Emperyal Kolejinden Profesör Neil Ferguson, yaptığı açıklamada, “Analizimiz, Delta varyantına kıyasla Omicron varyantı taşıyan kişilerin hastaneye kaldırılma riskinin orta derecede azaldığını gösteriyor.” dedi.

Birleşik Krallık’ta dün 106 bin 122 Kovid-19 vakasının tespit edilmesiyle salgının başlangıcından bu yana ilk kez 100 binden fazla günlük vaka sayısı kaydedilmişti. Buna rağmen hayatını kaybedenlerin sayısı önceki aylara oranla artmayarak 140 olmuştu. Birleşik Krallık, 170 bini aşkın ölümle “Avrupa’da Kovid-19 kaynaklı en çok ölümün görüldüğü ülke” konumunda bulunuyor.

DSÖ’den uyarı gelmişti

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Omicron nedeniyle dünya çapında vaka sayıları artarken, insanlara Noel ve yılbaşı tatillerini ve kutlamalarını iptal etme çağrısı yapmıştı. DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, iki gün önce yaptığı açıklamada, toplanmaların birçok yerde “vaka sayılarının artmasına, sağlık sistemlerinin üzerine aşırı yük binmesine ve daha fazla ölüme” yol açacağı konusunda uyardı ve insanları bir araya gelmeyi ertelemeye çağırdı.

Kaynak: https://www.indyturk.com/node/450941/sa%C4%9Flik/omicron-bula%C5%9Fanlar%C4%B1n-hastaneye-kald%C4%B1r%C4%B1lma-riski-delta-varyant%C4%B1ndan-daha-az

***

EK 12 (30.12.2021): Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kovid-19’un Omicron varyantının “tsunami” etkisi oluşturmasından büyük endişe duyduğunu bildirdi. Ghebreyesus, bu varyantın hafife alınmaması çağrısında bulundu.

Ghebreyesus, Kovid-19’un Çin’in Wuhan kentinde patlak vermesinin ikinci yılı dolayısıyla DSÖ’nün Cenevre’deki merkezinde, video konferans yöntemiyle düzenlediği basın toplantısında, “İki yıl önce, insanlar yılbaşı kutlamaları için toplanırken yeni bir küresel tehdit ortaya çıktı.” dedi. DSÖ’nün bu tehdit karşısında acilen harekete geçtiğini vurgulayan Ghebreyesus, Kovid-19 nedeniyle 2020’de 1,8 milyon, 2021’de ise yaklaşık 3,5 milyon ölüm bildirildiğini belirterek “Gerçek rakamların çok daha yüksek olduğunu biliyoruz.” diye konuştu.

Ghebreyesus, tüm dünyada hızla yayılan Omicron varyantının, bulaşıcı olması, Delta varyantı ile aynı anda dolaşımda olması ve yeni varyant nedeniyle vaka sayılarının “tsunami” etkisi oluşturmasından büyük endişe duyduğunu vurguladı. DSÖ Direktörü, “Omicron’un daha hafif veya daha az şiddetli olduğuna ilişkin devam eden birtakım açıklamalar (rivayetler) var. Fakat diğer yandan (Omicron’u) hafife alıyoruz. Dolayısıyla bu tehlikeli olabilir. Çünkü, yüksek bulaşma hızı nedeniyle, bulaş, hastaneye yatışları ve ölümleri artırabilir. Bunu zaten söyledik ve bunu görüyoruz.” uyarısını yaptı.

Omicron’un hızla yayılmasının halihazırda bitkin düşen sağlık çalışanları üzerinde büyük bir baskı oluşturacağını ve sağlık sistemlerinin çökmenin eşiğine getirebileceğine işaret eden Ghebreyesus, bu durumun ekonomi üzerinde de olumsuz etkilerinin kaçınılmaz olacağını vurguladı. Ghebreyesus, Kovid-19 aşılarının önemine işaret ederek aşılanmamış kimselerin her iki varyanttan da ölme riskinin aşılanmış kişilere göre çok daha yüksek olduğunu vurguladı.

Salgını sona erdirmenin anahtarı “aşı eşitsizliğini giderme” vurgusu

2022 yılının, salgının akut aşamasının sona erdirileceği bir yıl olabileceği konusunda hala iyimser olduğunu vurgulayan Ghebreyesus, Kovid-19 aşılarının ülkelere adil dağıtımı çağrısını yineledi. Ghebreyesus, aşı eşitsizliğini gidermenin salgını sona erdirmenin anahtarı olmaya devam ettiğinin altını çizdi. Tüm insanlığı, 2022 Temmuz başına kadar dünya nüfusunun yüzde 70’ini aşılama hedefine destek vermeye davet eden Ghebreyesus, “Geri sayım şimdi başlıyor. Bu kampanyayı birlikte yürütürsek gelecek yıl bu zamanlar hepimiz çok daha iyi bir yerde olacağız. Yeni yılınız kutlu olsun.” ifadesini kullandı.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/dunya/dso-omicron-varyantinin-tsunami-etkisi-olusturmasindan-buyuk-endise-duyuyoruz/2460692

***

EK 13 (31.12.2021): Minnesota Üniversitesi’nde bulaşıcı hastalıklar uzmanı olarak görev yapan Dr. Michael Osterholm, MSNBC’ye açıklamalarda bulundu. Dr. Osterholm, “Ülke genelinde vaka sayılarının artışını görüyoruz. Gündelik yaşamda yapılacak ameliyatlarda zor zamanlar yaşanabilir. Gelecek ay bir virüs fırtınası yaşanacak. Bütün toplum bunun baskısını hissedecek” dedi. Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2021/saglik/abdden-omicron-firtinasi-uyarisi-6859785/

***

EK 14 (31.12.2021): Orijinal koronavirüs ve Delta varyantına göre daha hafif geçtiğine inanılan Omicron varyantının ilk belirtileri ile ilgili yeni semptomları açıklayan yetkililer, hastalandığından şüphelenen kişilerin ellerine ve ayaklarına dikkatlice bakması gerektiğini duyurdu. Son dönemde dünya genelinde yayılan Omicron varyantının yeni çıkan bu belirtisi ciltte kaşıntı olması. ZOE Covid Semptom Araştırma Uygulaması üzerinden koronavirüse yakalananlar ciltte bir kaşıntı hissettiklerini söyledi.

Uzmanlar ikinci tür olarak tanıttıkları bu cilt rahatsızlığının ise özellikle dirsek, diz ve el ve ayakların üzerinde oluştuğuna dikkat çekti. Daha isilik ve pişik şeklinde görülen bu cilt rahatsızlığının Omicron varyantına yakalananlarda ciddi oranda görüldüğü belirtildi. ZOE’yi yöneten isimlerden olan Profesör Tim Spector, “İlk varyant tespit edildikten sonra vaka sayıları hızla arttı ve yeni sayılar endişe yaratıyor. Semptom gösteren vakalarda çok ciddi bir artış oldu. Grip gibi belirtileri olan insanlarla görüşmeyin. Grip belirtileri gösterenlerin yarısında corona virüsü var” ifadesini kullandı.

Kaynak: https://www.mynet.com/son-dakika-omicron-da-yeni-belirti-el-ve-ayaklara-dikkat-110106897172

***

EK 15 (1.1.2022)

Resim

***

EK 16 (1.1.2022): Alman hükümeti tarafından yönetilen Robert Koch Enstitüsü tarafından bugün yayınlanan yeni veriler, nüfusun %71’inin tamamen aşılanmış olmasına rağmen, Omicron vakalarının yaklaşık %96’sının tam aşılanmış kişiler arasında olduğunu bildirdi. Kaynak: https://yournews.com/2021/12/31/2274492/germany-govt-reports-96-of-omicron-cases-are-among-fully/

Resim

***

EK 17 (3.1.2022): ABD’de yaşayan Afshine Emrani adlı bir kardiyolog, Türkiye dahil olmak üzere 100’ü aşkın ülkede tespit edilen Omicron varyantının mevsimsel gripten başka bir şey olmadığını iddia etti. Emrani, Omicron’un “kelimenin tam anlamıyla” aşı şirketlerinin yapamadığı aşı olduğunu söyleyerek, virüsün yayılması nedeniyle “8-12 hafta içinde dünya aşılanacak” dedi. Ancak, Emrani’nin açıklamalarının çok kısa bir sürede yanlış olduğu anlaşıldı. Dünyanın önde gelen bulaşıcı hastalıklar uzmanları, Omicron’un çok daha ciddi bir hastalığa neden olabileceği konusunda uyardı.

Kaynak: https://www.ntv.com.tr/galeri/saglik/omicron-mevsimsel-soguk-alginligindan-baska-bir-sey-degil-mi-bilim-insanlari-acikladi,3uVuHqWKoUS9dOhJdFxXDQ/-nfdl_PRdUyygEmHl0vQWw

***

EK 18 (3.1.20222): Omicron vakaları, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı en 100 ülkede yükselişe geçerken, bilim insanları yeni varyantın daha az ölümcül olduğunu gösteren kanıtlar buldu. Farklı ülkelerde yapılan 6 ayrı çalışma Omicron hücrelerinin boğazda çoğaldığını ve akciğerleri enfekte etme olasılığının düşük olduğu gösterdi. Bu durum ise onun neden daha bulaşıcı ancak daha az ölümcül olduğunu açıklıyor. Bununla birlikte, araştırmacılar, üçüncü doz aşıların bağışıklığın yenilenmesini sağladığını belirtti. Aynı zamanda, Omicron varyantı ile enfekte olanların burundan sürüntü alındığında negatif, boğazdan örnek alındığında ise Covid-19 için pozitif test ettiğini aktarıldı. Artan kanıtlar, Covid-19’un varyantının boğazı enfekte etme olasılığının akciğerlerden daha fazla olduğunu gösteriyor.  

Kaynakhttps://www.ntv.com.tr/galeri/saglik/omicron-akcigerlere-daha-az-zarar-veriyor-6-calismadan-ortak-sonuc,tmYRC82d1k-58Pa4tDmFNA/syjFpFVdz0aB57Hy3jFygw

***

EK 19 (3.1.2022): Danimarka’ da yapılan araştırma “Omikron’ un hızlı yayılmasının, bulaşıcılıkta bir artıştan ziyade öncelikle bağışıklıktan kaçınmaya atfedilebileceğini” doğruluyor. Kaynak: https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2021.12.27.21268278v1.full.pdf

***

EK 20 (5.1.2022): İki doz Kovid-19 aşısının Omicron enfeksiyonuna karşı koruma sağlaması muhtemel değildir. Üçüncü bir doz, kısa vadede bir miktar koruma sağlar, ancak korunma Delta’ya göre önemli ölçüde daha azdır. Kaynak: https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2021.12.30.21268565v1

***

EK 21 (5.1.2022): Omikron enfeksiyonları, Delta varyantının baskın olduğu enfeksiyonlardan önemli ölçüde daha az ciddi sonuçlarla ilişkilendirildi. 5 yaşın altı çocuklar, Omikron hastaneye yatış oranı %0,96 iken Deltada %2,65 bulundu. Diğer pediatrik yaş grupları (5-11, 12-17 yaş), yetişkinler (18-64 yaş) ve daha yaşlılar (≥ 65 yaş) için benzer eğilimler gözlendi. Kaynak: https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2021.12.30.21268495v1

***

EK 22 (11.1.2022): “Virüs her zaman bizimle olacak, ama bu varyantın sebep olacağı bağışıklık sayesinde  pandemi bastırılabilir.” Kaynak: https://www.bloomberg.com/news/articles/2022-01-03/omicron-s-mild-infections-signal-a-new-phase-of-lower-severity

***

EK 23 (11.1.2022): Avrupa İlaç Ajansı: Omicron’un hızlı yayılması bizi pandemiden endemiye götürebilir. Avrupa Birliğinin ilaç düzenleyicisi Avrupa İlaç Ajansı yetkilileri, Omicron varyantının hızla yayılmasını olumlu değerlendirmemelerine rağmen bunun pandemiden endemiye giden sürece yol açabileceğini bildirdi. Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/koronavirus/avrupa-ilac-ajansi-omicronun-hizli-yayilmasi-bizi-pandemiden-endemiye-goturebilir/2471262

ARK “Nezle salgını olacak, bazılarının burnu akacak, bazılarının burnu bile kanamayacak demek istiyor; lafı dolandırmış.”

ARK “Avrupa İlaç Ajansı: Omicron’un hızlı yayılması bizi pandemiden endemiye götürebilir! Dönenler yani gerçekleri görüp ifade etmeye başlayanlar her gün artıyor. Adeta “dönenlerin pandemisine” doğru bir gidiş var.”

***

EK 24 (11.2022): Fransa’da salgında yeni rekor: Son 24 saatte 368 bin 149 vaka. Pfızer/BioNTech, Moderna, AstraZeneca ve Janssen aşılarının uygulandığı ülkede, toplam 130 milyon doz aşı yapıldı. Üçüncü doz aşı uygulananların sayısı 29 milyon 500 bin olarak açıklandı. Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2022/dunya/fransada-salginda-yeni-rekor-son-24-saatte-368-bin-149-vaka-6882573/

***

EK 25 (11.1.2022): İtalya’da son 24 saatte 220 bin 532 corona virüsü vakası tespit edilmesiyle salgının başlamasından bu yana günlük en yüksek vaka sayısı kaydedildi. 59 milyondan fazla nüfuslu İtalya’da halkın yüzde 75.7’si corona virüsüne karşı tamamen aşılandı. Kaynak:  https://www.sozcu.com.tr/2022/dunya/italyada-corona-virus-salgininda-vaka-rekoru-2-6882714/

***

EK 26 (11.1.2022):

***

EK 27 (11.1.2022):

***

EK 28 (12.1.2022): AMERİKANIN SESİ’ nin haberi:

Bilimadamları Covid-19’un ülke genelinde hızla yayılan Omicron varyantının İngiltere’nin ardından ABD’de de tepe noktasına ulaşmış olabileceği görüşünde. Bu durumda vakaların hızla düşmesine olası gözüyle bakılıyor. Varyantın Güney Afrika’da ilk kez tespit edilmesinden yalnızca bir buçuk ay sonra aşırı bulaşıcılığı yüzünden artık enfekte edecek yeni bireyler bulmakta zorlanabileceği sanılıyor. Seattle’daki Washington Üniversitesi sağlık ölçümü bilimi profesörlerinden Ali Mokdad Omicron varyantı için, “Hızla tırmandığı gibi hızla da düşecek” dedi.

Ancak uzmanlar pandeminin diğer aşamasının ne göstereceğinin hala net olmadığı konusunda uyarıda da bulunuyor. İngiltere ve ABD gibi ülkelerde Covid-19 vaka eğrisindeki platolaşma her ülkede aynı zamanda ya da hızda meydana gelmiyor. Bu durumda birçok ülkenin önünde hastalıkların arttığı, hastanelerin baskı altında kaldığı haftalar ya da aylar olabilir. Moktad’a göre Washington Üniversitesi’ne ait etkili bir model, ABD’de günlük vaka sayısının 19 Ocak’a kadar 1 milyon 200 bine ulaşacağını ve ardından sert bir şekilde düşeceğini tahmin ediyor, çünkü bu zamana kadar enfekte olabilecek herkes enfekte olmuş olacak.

“Hesaplamalara göre ABD’de gerçek vaka sayısı 6 milyon”

Moktad’a göre hesaplamalar ABD’de hiç test olmamış kişiler de eklendiğinde gerçek günlük vaka sayısının 6 Ocak tarihinde 6 milyon ile zirveye çıktığını gösteriyor. Salı günü, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) geçen hafta Avrupa’da 7 milyon yeni Covid-19 vakası görüldüğünü söyledi, enfeksiyonları “bölgeyi süpüren bir gel-git dalgasına” benzetti. WHO, Mokdad’ın grubu tarafından Avrupa nüfusunun yarısının yaklaşık sekiz hafta içinde Omicron’la enfekte olacağını öngören modellemesinden alıntı yaptı.

“Zor kararlar alınacak”

Mokdad, ABD için gelecek iki-üç haftanın zor olacağını, bazı acil durum çalışanlarının bulaştırıcı olduklarının bilinmesine rağmen çalışmaya devam etmeleri gibi zor kararlar alınmasının gerekebileceğini söyledi. Teksas Üniversitesi’nden Covid-19 Modelleme Grubu Başkanı Lauren Ancel Meyers ise bir gün Omicron için pandeminin dönüm noktası denilebileceğini belirtti. Meyers, “Bu dalganın sonunda Covid’in bir varyantıyla enfekte olanların sayısı çok daha artmış olacak. Bir noktada belki felaket boyutunda bir tehditle daha yönetilebilir bir hastalık arasında bir çizgi çizebileceğiz ve bu nokta da Omicron olacak” diye konuştu. Ancak Meyers bir diğer olasılığın ise Omicron’dan daha tehlikeli bir varyantın çıkması olduğunu hatırlattı.

Kaynakhttps://www.amerikaninsesi.com/a/omicron-pandeminin-donum-noktasi-olur-mu/6393214.html

***

EK 29 (12.1.2022): Avrupa Birliğinin (AB) ilaç düzenleyicisi Avrupa İlaç Ajansının (EMA) aşı stratejisinden sorumlu yetkilisi Marco Cavaleri, Kovid-19 salgını ve aşılarla ilgili son durum hakkında basın toplantısı düzenledi.

“Tünelin sonundaki ışığa ne zaman ulaşacağız?” sorusunu yanıtlayan Cavaleri, “Bunu bilmiyoruz ama önemli olan ve gördüğümüz şey, virüsün daha endemik hale geldiği. Ancak şu anda endemi durumuna geldiğimizi söyleyemeyiz. Koronavirüs şu anda hala pandemik virüs gibi davranıyor. Bunu Omicron kaynaklı acil vakalar bize gösteriyor.” ifadesini kullandı.

“Hala bir pandeminin içinde olduğumuzu unutmamalıyız.” diyen Cavaleri, halk arasında bağışıklığın artmasıyla ve Omicron varyantının yayılmasıyla aşılara ek olarak doğal bağışıklığın fazlalaşacağını, böylece pandemiden endemiye daha yakın bir senaryoya doğru hızla ilerleme görülebileceğini dile getirdi. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) birkaç ay içinde Avrupa nüfusunun yarısından fazlasına Omicron’un bulaşabileceği açıklamasını değerlendiren Cavaleri, Omicron dalgasının yaratacağı yükten endişeli olduklarını, hastalık nispeten hafif geçiyor görünse de bu dalganın sonuçlarına hazırlıklı olmak gerektiğini vurguladı. Omicron varyantı daha bulaşıcı olduğu için çok sayıda kişinin, semptom göstermese bile virüse maruz kalacağını aktaran Cavaleri, şöyle devam etti:

“Bu da hepimizin bağışıklık sisteminde doğal bir güçlenme olabileceği anlamına geliyor. Ek bir bağışıklık katmanının ortaya çıkması çok önemli çünkü bu daha sonra salgının endemiye dönüşmesini sağlayabilir. Omicron’un çok fazla yayılması iyi bir haber değil ama bu dalganın Avrupa’yı ve dünyanın diğer yerlerini etkisi altına almasından sonra çok sayıda kişiye virüsün bulaşmış olacağını, bu sayede bizi pandemiden endemiye götürecek güçlü bir bağışıklığa sahip olacağımızı düşünebiliriz.”

“Her 3-4 ayda bir takviye aşı yaptıramayız”

Cavaleri, Kovid-19 aşılarının 4. takviye dozunun gerekip gerekmeyeceği sorusunu yanıtlarken, bu konuda henüz yeterli bilimsel veri bulunmadığını aktardı. “Kısa aralıklarla takviye aşı yapılması hakkında endişelerimiz bulunuyor.” ifadesini kullanan Cavaleri, şunları dile getirdi:

“Takviye dozlar kapsamlı bir stratejinin parçası olmamalı. Her 3-4 ayda bir sürekli takviye aşı yaptıramayız. Örneğin 4 ayda bir takviye doz uygulanması durumunda ileride bağışıklık sisteminden istediğimiz tepkiyi alamayabiliriz. O yüzden tekrarlayan aşılamalarla bağışıklık sistemine fazla yükleme yapmamaya dikkat etmeliyiz. Ayrıca halk arasında sürekli takviye aşı yapılmasına karşı bıkkınlık oluşabilir.”

Cavaleri, takviye aşılamaların bir veya iki kez yapılabileceğini ancak sürekli tekrarlayacak şekilde devam edecek bir durum olmadığını belirtti. Daha uzun aralıklarla yapılacak takviyelerin düşünülebileceğini vurgulayan Cavaleri, “İdeal olanı ise şudur; endemiye doğru giden bir senaryo olursa takviye dozlar kış mevsiminin gelmesiyle grip aşısı ile senkronize şekilde yapılabilir.” diye konuştu.

Kaynakhttps://www.aa.com.tr/tr/koronavirus/avrupa-ilac-ajansi-omicronun-hizli-yayilmasi-bizi-pandemiden-endemiye-goturebilir/2471262

***

EK 30 (12.1.2022): HİKMET GEÇKİL “Hem rekor mRNA aşısı, hem de rekor vaka patlamalarına doymayan bir Amerika! Peki neden? Geriye dönmek, bazılarına pahalıya mal olur da ondan… Bir hafta önce 1 milyon vaka ile kırılan rekor: twitter.com/HikmetGeckil/s DÜN (10 Ocak’ta) yeniden kırıldı. >1.4 milyon (1.400.000)”
Resim

EK 31 (12.1.2022): MELİH ALTINOK “GÖZLER MEHMET CEYHAN’A ÇEVRİLDİ?
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta soruyor:
Pfizer İcra Kurulu Başkanı Albert Bourla martta Omicron’a karşı geliştirmekte oldukları aşının hazır olacağını, bu nedenle halen kullanılmakta olan aşıların dördüncü dozuna ihtiyaç olduğunu sanmadığını belirtti. İyi de bizde 5. doza çoktan geçildi. Biri durun demeyecek mi?” Konu Pfizer olunca doğal olarak gözler Prof. Dr. Mehmet Ceyhan‘a çevriliyor tabii!
Bakalım Mehmet Hoca aşıdaki son pozisyonunu nasıl revize edecek?
Tahminlerinizi alayım…

Kaynak: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/melihaltinok/2022/01/12/yeniden-kapanmanin-altligini-yapiyorlar-aman-dikkat

***

EK 32 (12.1.2022): COŞKUN USTA: Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Coşkun Usta, ‘Omicron’ varyantı ile ilgili, “Hızla yayılıp enfekte ederek aktif bağışıklık sağlıyor. Çok fazla öldürücü değil. Virüs bir anlamda kendi sonunu kendisi getiriyor” dedi.

AÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Usta, koronavirüsle ilgili son gelişmeleri değerlendirdi. Özellikle ‘Omicron’ varyantına ilişkin yurt dışında yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren Prof. Dr. Usta, diğer tüm varyantlardan değişik olan ‘Omicron’un hücre içine yerleşme yönteminin çok farklı olduğunu belirterek, “Adeta yeni bir form gibi karşımıza çıktı. Çok hızlı yayılıyor. İngiltere’de yapılan bir çalışmaya göre diğer virüsler gibi hücreye girmiyor ‘Omicron’. ‘Delta’ ya da diğer mutasyonlar hücreye bir eliyle gelip yapışırken diğer eliyle de hücreleri topluyor. Yani bir üzüm salkımı gibi görüntü oluşturuyor. ‘Omicron’ ise gelip reseptörlere bağlanıp hücrenin içine giriyor” diye konuştu.

‘AKTİF BAĞIŞIKLIK SAĞLIYOR’

‘Omicron’un ‘Delta’ gibi hücrenin üzerine yapışması halinde immün sistemin fark edeceğini anlatan Prof. Dr. Usta, “‘Delta’ kümeleştiği için ağır seyrediyor. ‘Omicron’ ise daha hafif geçiriliyor. Çok hızlı yayılması bir dezavantaj ama hastaneye yatış oranı çok düşük. Dünya Sağlık Örgütü’nün aşıyla uzun süredir yapamadığını ‘Omicron’ kendi halinde kısa sürede yapıyor. Hızla enfekte ederek, doğal bağışıklık kazandırıyor. Aktif bağışıklık sağlıyor. Çok fazla öldürücü değil. Virüs bir anlamda kendi sonunu kendisi getiriyor. Biraz daha bilimsel çalışmalara ihtiyacımız var” dedi.

‘UMARIM PANDEMİNİN SONUNU GETİRİR’

Prof. Dr. Coşkun Usta, ‘Omicron’un mevsimsel grip gibi durduğunu, üst solunum yollarında kaldığını, aşağılara inmediğini belirterek, tedaviye alınan yanıtın daha iyi olduğunu kaydetti. ‘Omicron’un koronavirüs varyantlarından biri değil de daha çok ‘Covid-21’ gibi farklı bir virüs türü olarak durduğunu belirten Usta, “Aşılanan kişiler de ‘Omicron’la enfekte olabilir. Aşılı olan kişiler daha da şanslı. ‘Omicron’ umarım pandeminin sonunu getirir” diye konuştu.

Virüse karşı kullanılan ilaçlarla ilgili de gelişmeler olduğunu da belirten Prof. Dr. Coşkun Usta, Pfizer firmasının ürettiği ‘Paxlovid’ ilacının virüse karşı kullanımının şaşırtıcı sonuçlar verdiğini söyledi. Bu ilacın erken kullanım onayı aldığını da belirten Usta, “Hücrenin içindeki virüsün çoğalmasını engelliyor. Enfeksiyon engelleniyor. Veriler çok iyi gidiyor. İki gruba denetilmiş. Birine verilmiş bu ilaç, diğerine verilmemiş. İlaç verilmeyen 300 kişiden 27’si hastaneye yatarken diğer grupta yalnızca 3 kişi hastanelik olmuş. Bu ilaç yüzde 90 işe yaradığını gösteriyor” dedi.

Kaynak: https://www.dha.com.tr/saglikyasam/prof-dr-usta-omicron-ile-virus-kendi-sonunu-getiriyor/haber-1872277

***

EK 33 (13.1.2022): ÖZCAN YÜCEL “Aşılanabilir nüfusun %90’ı aşılı, aşı pasaportları ve maske zorunlu Avrupa Birliğinde Covid olgularında son durum. Vakalar roket hızıyla yükselişte.. Hazır mısınız soruyorum o zaman! Aşılarınız, kısıtlamalarınız ne zaman işe yarayacak??

Resim

Kaynak: https://twitter.com/drozcanyucel/status/1481342683926999047?s=20

***

EK 34 (13.1.2022): ÖZCAN YÜCEL “Özet; Tusunami geliyormuş, şu oluyormuş bu oluyormuş lafları ile korkuya kapılmayın. Omicron insanlık için bir fırsat. Bedava çok çok az zararlı doğal bir aşı. Şuan Avrupada günde 1 milyon insanı enfekte ediyor. Toplumsal bağışıklık için ideal bir varyant. Bunu böyle kabul edelimKaynak: https://twitter.com/drozcanyucel/status/1481350749300965380?s=20

***

EK 35 (13.1.2022): DSÖ: Aynı aşıları tekrar tekrar uygulamak yerine yeni aşılar bulunmalı!

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) uzmanları, Covid-19 aşılarının hatırlatıcı doz olarak tekrarlanmasının virüsün yayılmasına karşı yeterli bir strateji olmadığı konusunda uyararak, yeni aşıların bulunması gerektiğini söyledi. DSÖ uzmanları, korona virüse karşı geliştirilen aşıların tekrarlanmasıyla uygulanan güçlendirici dozların virüse ve mutasyonlara karşı koruma sağlama noktasında etkili bir strateji olmadığını dile getirdi. Uzmanlar, virüsün yayılmasını önlemek için daha iyi koruma sağlayan yeni aşıların bulunması gerektiğine dikkat çekti. DSÖ Covid-19 Aşı Bileşimi Teknik Danışma Grubu (TAG-Co-VAC) tarafından salı günü yayınlanan bildiride, “Covid-19 aşı bileşiminin tekrarlanan takviye dozlarına dayalı bir aşı stratejisinin uygun veya sürdürülebilir olması pek olası değildir” denildi.

DSÖ yeni aşı geliştirilmesini öneriyor

DSÖ‘de Covid-19 aşılarının etkililiğini değerlendirmek için çalışan uzman grubu, en başta insanların virüse yakalanmasını önleyen, Covid-19’a yakalanan kişileri ise ciddi şekilde hastalanmaya karşı koruyabilen yeni aşıların geliştirilmesi çağrısında bulundu. Danışma grubu yaptığı açıklamada, “Ağır hastalık ve ölümün önlenmesinin yanı sıra enfeksiyon ve bulaşmanın önlenmesinde yüksek etkisi olan Covid-19 aşılarının geliştirilmesine ihtiyaç var. Bu, virüsün yayılımını ve geniş kapsamlı halk sağlığı önlemlerine olan ihtiyacı azaltmaya yardımcı olacaktır” dedi.

Danışma grubu ayrıca, “Aşı geliştiricilerinin art arda yapılan hatırlatıcı dozlara olan ihtiyacı azaltmak için geniş, güçlü ve uzun süreli bağışıklık tepkilerini ortaya çıkaran aşılar geliştirmeye çalışması gerekiyor” dedi. Yapılan açıklamada, yeni aşılar bulunana kadar mevcut Covid-19 aşılarının bileşiminin de güncellenmesi gerekebileceği belirtildi.

Pfizer’den yeni aşı önerisi

İlk Covid-19 aşısını bulan Pfizer, bu haftanın başlarında özellikle Omicron mutasyonunu hedefleyen yeni bir Covid-19 aşısına ihtiyaç duyulacağını ve bunun mart ayına kadar geliştirilip piyasaya sürülebileceğini bildirdi. Pfizer’in CEO’su Albert Bourla, Covid-19 aşısını geliştiren BioNTech ile hem Omicron mutasyonu hem de daha hızlı yayılan mutasyonları hedef alan bir aşı üzerinde çalışıldığını söyledi.

Avrupa nüfusunun yarısı Omicron’a yakalanacak

DSÖ Avrupa Direktörü Hans Kluge, Omicron enfeksiyonlarının “gelgit dalgası” nedeniyle önümüzdeki 2 ay içinde Avrupa nüfusunun yarısından fazlasının enfekte olma riski ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Kluge, Avrupa’da yalnızca 2022’nin ilk haftasında 7 milyondan fazla yeni vaka kaydedildiğini ve her hafta nüfusun yüzde 1’inden fazlasının Covid-19’a yakalandığını ifade ederek, “Bu oranlarla bölgedeki nüfusun yüzde 50’sinden fazlası önümüzdeki 6 ila 8 hafta içinde Omicron ile enfekte olacak” dedi.

Kaynak: https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-dso-ayni-asilari-tekrar-tekrar-uygulamak-yerine-yeni-asilar-bulunmali-11-681-98905.html

***

EK 36 (14.1.2022): Çift aşılı yaşlılar hastaneye yatışlarda artış gösterirken en düşük vaka oranları aşısızlarda. ÇİFT AŞILI İskoçların, bağışıklığın azalması sebebiyle hastalanan yaşlıların arttığı bir dönemde aşısızlara göre Kovid ile hastaneye kabul edilme ihtimali daha yüksek. Omikron’ un İskoçya’da baskın varyant haline gelmesinden bu yana aşılanmamış bireylerde vaka oranlarının tek, çift ve hatta üç aşılılara göre daha düşük olduğunu gösteren “tuhaf” veriler var. Kaynak: https://www.heraldscotland.com/news/19843315.covid-scotland-case-rates-lowest-unvaccinated-double-jabbed-elderly-drive-rise-hospital-admissions/

***

EK 37 (16.1.2022): KAAN YILANCIOĞLU “Normalde yayılmıyor ve insanlar ölmüyor muydu? Aşı olanlar hastalanıp grip oldum geçer diyerek PCRsız dolaşmıyor muydu, toplu taşıma, sinema, tiyatro, eğlence mekanı gezerek bulaştırmıyor muydu? Aşılar ne zaman bulaşmayı önledi? Aşısızları engelleyince bitmiş miydi? Mehmet Ceyhan

Şayet ölümler, hastane yatışları izlenir, yeni varyant, riskli bir durum görülürse durum tekrar değerlendirilir, elbette gidişata göre kararlar alınır ve pandemi bu şekilde yönetilir. 2019-2020 gibi yönetilecek bir durum yoktur ortada, bakınız İngiltere, Danimarka vb.”

Korku iklimi insanları birbirine düşman ediyor, toplum aşılı aşısız ikiye ayrıldı bence “uzman” lar biraz dinlensin!”

Kaynak: https://twitter.com/drkaanyl/status/1482397404657823746?s=20

***

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. Kenan dedi ki:

    Klimik dernek olarak ilaç şirketlerinden maddi destek alıyor mu desem eee tabii denir. Bütün dernekler alıyor. Peki bu dernek ne kadar alıyor acaba açıklasalar

Siz de yorumunuzu paylaşın: