İNTİHAR TEŞEBBÜSÜNDE BULUNANLARIN ÇOĞUNDA D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ VAR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

 

D vitamini, kemik sağlığından bağışıklık sistemine kadar birçok alanda hayati rol oynuyor.

Psychoneuroendocrinology‘ de yayınlanan bir çalışma, intihar girişiminde bulunan hastaların büyük bir kısmında ciddi D vitamini eksikliği olduğunu gösteriyor (1). 

Çalışmada üç grubu karşılaştırıldı: İntihar girişiminde bulunan 59 hasta, intihar düşüncesi olmayan depresif 17 hasta ve 14 sağlıklı kontrol grubu.

◾ D Vitamini Seviyeleri: İntihar teşebbüsünde bulunan grubun ortalama D vitamini seviyesi 47 nmol/L iken, depresif hastalarda 62, sağlıklı grupta 65 nmol/L idi. İntihar girişiminde bulunanların %58’inde klinik olarak D vitamini eksikliği (50 nmol/L’nin altı) tespit edildi. Bu oran diğer gruplarda sadece %29’du.

◾ İltihap Belirteçleri: D vitamini seviyesi düştükçe, vücuttaki iltihap belirteçlerinin (özellikle IL-6 ve IL-1β gibi sitokinlerin) arttığı görüldü. Bu, D vitamini eksikliğinin, kronik, düşük dereceli bir enflamasyonla ilişkili olabileceğini düşündürüyor.

Beyin ve bağışıklık sistemi bağlantısı

Bu bulguları anlamak için iki önemli mekanizmaya bakmak gerekiyor:

💠 D vitamini ve beyin kimyası

D vitamini sadece kemikler için değil, beynimiz için de bir tür nörosteroid gibi çalışıyor. Beynimizde (özellikle prefrontal korteks, hipokampus ve singulat girusta) D vitamini reseptörleri bulunuyor.

Bu reseptörler aracılığıyla:

▪ Nörotransmitter dengesini düzenliyor.

▪ Nörotrofinleri (sinir hücrelerini besleyen proteinler) etkiliyor.

▪ Serotonin sentezinde görev alan triptofan hidroksilaz 2 (TPH2) enziminin üretimini artırıyor. Hatırlayalım: Düşük serotonin seviyeleri, dürtüsel ve şiddet içeren intihar girişimleriyle ilişkilendiriliyor.

💠 Bağışıklık sistemi – “Th1/Th2 dengesi”

D vitamini, bağışıklık sistemimizin aşırı tepki vermesini engelleyen önemli bir düzenleyici. Kabaca anlatmak gerekirse, bağışıklık sistemimizin iki ana kolu var:

▪ Th1 (Saldırı kolu): İltihap yanıtını artırır, pro-inflamatuar sitokinler (IL-6, TNF-α, IL-1β) üretir.

▪ Th2 (Yatıştırma kolu): İltihabı baskılayıcı, anti-inflamatuar bir profildir.

D vitamini, Th1’den Th2’ye doğru bir geçişi teşvik eder. Yani yeterli D vitamininiz varsa, vücudunuz “sakin” kalır. Eksik olduğunda ise Th1 kolu devreye girer ve kronik inflamasyon başlar.

Son 20 yılın en önemli psikiyatri bulgularından biri: İntihar eden kişilerin beyinlerinde ve kanlarında kronik bir iltihap hali var. Otopsi çalışmaları, intihar kurbanlarının beyinlerinde mikroglial aktivasyon (beynin bağışıklık hücrelerinin yangın nöbeti tutması) gösteriyor. Kanlarında da IL-6, TNF-α gibi sitokinler yüksek.

Bu çalışmanın getirdiği yeni bakış açısı şu: Bu yangının altında yatan nedenlerden biri D vitamini eksikliği olabilir. Çünkü araştırmada D vitamini düştükçe IL-6 ve IL-1β gibi pro-inflamatuar sitokinlerin yükseldiği net bir negatif korelasyon tespit edildi.

Her bilimsel çalışmada olduğu gibi bunun da sınırları var:

▪ İlliyet değil, ilişki: Bu çalışma D vitamini eksikliğinin intihara sebep olduğunu kanıtlamıyor, sadece güçlü bir ilişki gösteriyor. Sebep-sonuç için klinik çalışmalar şart.

▪ Güneş ışığı faktörü: D vitamini seviyesi aynı zamanda güneşe maruz kalma ile ilgili. İntihar hastaları daha az dışarı çıkıyor olabilir. Mevsimsel farklılıklar kontrol edildiğinde sonuçlar değişmedi.

▪ İlaç etkileri: Hastaların kullandığı antidepresan veya antipsikotik ilaçların D vitamini seviyesine etkisi kontrol edildi ve anlamlı bir fark bulunmadı.

Başka çalışmalar da var

Daha önce askerler üzerinde yapılan bir çalışmada, en düşük D vitamini düzeyine sahip kişilerde intihar riski en yüksek bulundu. Daha yüksek düzeylerde risk belirgin şekilde düşüyordu (2):

2025 tarihli geniş bir derlemede, 13 çalışmanın 10’unda D vitamini düşüklüğü ile intihar davranışı arasında ilişki bulundu. 3 çalışmada ise ilişki net değildi. Yani tablo tamamen tek yönlü değil, ama eğilim var  (2).

Gelelim neticeye

▶ İntihar teşebbüsünde bulunanlarda D vitamini eksikliğinden ziyade hayat tarzındaki yanlışların önemli olduğunu düşünüyorum.

Güneşlenmek D vitamini sentezi yanında deride endorfin yapımını da teşvik eder; kırmızı ve kızılötesi ışınlarla mitokondrileri aktifleştirir, onların daha fazla enerji üretmesini sağlar, enflamasyonu baskılar.

▶ Güneşlenmek demek dışarı çıkmak, hareket etmek, yürümek; insan görmek, onlara konuşmak; çiçek, çayır, çimen, ağaç, kedi, kuş görmektir, daha fazla mutluluk hormonu salgısı demektir.

▶ İntihar belirtisi gösteren hastalarda rutin D vitamini testi yapılması ve eksik olanlarda bunun bilinçli güneşlenme yoluyla veya icabında takviyelerle giderilmesi faydalı olabilir. 

▶ D vitamini düşüklüğü, intiharın sebebi olmaktan çok, onunla birlikte görülen bir durum olması daha muhtemeldir.

Kaynaklar:

1. https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0306453014003229

Makale: Suicidal patients are deficient in vitamin D, associated with a pro-inflammatory status in the blood

2. https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC3537724/?utm_source=chatgpt.com

Makale: Low Vitamin D Status and Suicide: A Case-Control Study of Active Duty Military Service Members

3. https://link.springer.com/article/10.1186/s12888-025-06613-

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: