VİTAMİN D TAKVİYESİ ALDATMACADIR, ASLA GÜNEŞLENMENİN YERİNİ TUTAMAZ

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

💥 Vitamin D takviyesi kandırmacadır, asla güneşlenmenin yerini tutamaz https://www.youtube.com/watch?v=kPYn58dBEJc

***

💥 Kırmızı ışık ve güneşlenmek üreme hormonlarını özellikle de testosteronu artırıyor https://www.youtube.com/watch?v=Gbs8WWDF_1o

***

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Güneş ışığı denince akla genellikle D vitamini gelir. Oysa son yıllarda yapılan araştırmalar, güneşten gelen ultraviyole B (UVB) ışınlarının etkisinin bununla sınırlı olmadığını gösteriyor.

2019 yılında Frontiers in Microbiology dergisinde yayımlanan çalışma, cildin UVB ışığına maruz kalmasının bağırsak mikrobiyotasını doğrudan etkileyebileceğini de ortaya koydu.

Bağırsak mikrobiyotası nedir, neden önemlidir?

Bağırsak mikrobiyotası; sindirim sistemimizde yaşayan trilyonlarca bakteri, virüs ve mantardan oluşan karmaşık bir ekosistemdir. Bu mikroskobik canlılar:

▪ Bağışıklık sisteminin düzenlenmesi

▪ Enflamasyonun kontrolü

▪ Metabolizma ve kilo dengesi

▪ Beyin–bağırsak ekseni üzerinde belirleyici rol oynar.

Mikrobiyotanın çeşitliliğinin azalması, obezite, diyabet, enflamatuvar bağırsak hastalıkları ve otoimmün hastalıklarla ilişkilendirilmiştir.

Araştırmanın Çıkış Noktası

Araştırmacılar şu sorunun peşine düştü: Cildin UVB ışığına maruz kalması, bağırsak bakterilerini etkileyebilir mi?

Bunun temelinde şu biyolojik mekanizma yatıyor:

▪ UVB ışığı → ciltte D vitamini sentezi

▪ D vitamini → bağışıklık sistemi ve bağırsak bariyeri üzerinde etkiler

▪ Bağışıklık ve bağırsak ortamı → mikrobiyota yapısı

Yani potansiyel bir “cilt–bağırsak ekseni” söz konusu olabilir.

Çalışma Nasıl Yapıldı?

Araştırmaya 19–40 yaş aralığında, sağlıklı 21 kadın katıldı.

Katılımcılar, D vitamini takviyesi alanlar ve almayanlar olarak iki gruba ayrıldı:

Tüm katılımcılara bir hafta içinde 3 kez dar bant UVB ışığı ((311 nm dalga boyu) uygulandı.

Uygulama öncesinde ve sonrasında, kandaki D vitamini seviyeleri ölçüldü ve dışkı örnekleri alınarak bağırsak mikrobiyotası analiz edildi.

UVB ışığı D vitamini seviyesini artırdı mı?

Evet. UVB ışığına maruz kalanlarda serum D vitamini seviyeleri anlamlı biçimde yükseldi.

Ancak asıl ilginç bulgu, bunun mikrobiyotaya yansımasında ortaya çıktı.

Bağırsak mikrobiyotası nasıl etkilendi?

▶ Mikrobiyal çeşitlilik arttı

UVB ışığına maruz kalan ve D vitamini takviyesi almayanlarda bağırsak bakterilerinin çeşitliliği belirgin şekilde arttı. Bu durum genellikle daha sağlıklı bir mikrobiyota profili olarak kabul edilir.

▶ Faydalı Bakteriler Öne Çıktı

UVB maruziyeti sonrası şu bakteri gruplarında artış gözlendi: Lachnospiraceae, Ruminococcus, Rikenellaceae

Bu bakteriler: Kısa zincirli yağ asidi üretimi, bağırsak bariyerinin güçlenmesi, enflamasyonun baskılanması gibi sağlık açısından önemli işlevlere sahiptir.

Takviye alanlarda etki görülmedi

D vitamini takviyesi alanlarda UVB ışığı, mikrobiyota çeşitliliğini anlamlı şekilde değiştirmedi.

Bu bulgu, UVB’ nin mikrobiyota üzerindeki etkisinin güneşlenerek sentezlenen D vitamini aracılığıyla gerçekleştiğini, takviye olarak alınan D vitamininin, güneşlenerek ciltte sentezlenen D vitaminiyle biyolojik olarak tamamen aynı etkiyi oluşturmadığını gösteriyor.

Güneş = Sadece D vitamini değil

UVB ışığı cilde geldiğinde olan şey sadece şudur sanılıyor: UVB → D vitamini → etki

Hayır, olay bu kadar basit değil.

UVB ışığı ciltte, 7-dehidrokolesterol → D3 dönüşümünü başlatır.

Aynı anda:

▪ Keratinositlerden sitokin salınımını değiştirir.

▪ Cilt bağışıklık hücrelerini (Langerhans hücreleri) etkiler.

▪ Nitrik oksit (NO) gibi D vitamininden bağımsız moleküller salınır.

👉 Yani UVB, bağışıklık sistemini doğrudan modüle eder ve bu sinyaller dolaşıma girer ve bağırsak ortamını etkiler. Takviye bunu yapamaz.

Takviye D vitamini ile kandaki seviyesi yükseliyor, kemik ve klasik D vitamini etkileri sağlanır ancak

▪ ❌ Cilt kaynaklı bağışıklık sinyalleri oluşmaz.

▪ ❌ UVB’nin başlattığı immün–mikrobiyal çapraz konuşma tetiklenmez.

Bu yüzden de çalışmada takviye almayan + UVB alanlarda mikrobiyota değişiyor ama takviye alanlarda UVB ek bir fark yaratmıyor.

Mikrobiyota “rakamdan” değil, bağlamdan etkileniyor

Bağırsak bakterileri sadece D vitamini seviyesinin kaç ng/ml olduğu ile ilgilenmez.

Şunlara bakar: Bağışıklık hücrelerinin davranışı, enflamatuar sitokin profili, bağırsak bariyerinin geçirgenliği, T-reg / Th17 dengesi

⏺ UVB → cilt → bağışıklık → bağırsak

⏺ Takviye → kan → reseptör

İki yol biyolojik olarak aynı değil.

Bu bulgular ne anlama geliyor?

Bu çalışma birkaç açıdan önemlidir:

▪ Güneş ışığının etkisi sadece ciltle sınırlı değildir

▪ D vitamini ile bağırsak mikrobiyotası arasında güçlü bir ilişki vardır

▪ UVB ışığı, özellikle D vitamini eksikliği olanlarda bağırsak mikrobiyotasını iyileştirebilir.

Araştırma, modern tıpta giderek daha fazla konuşulan “cilt–bağırsak–bağışıklık ekseni” kavramını destekliyor.

Klinik ve günlük hayat bakımından yorum

Bu sonuçlar şunu düşündürüyor:

▶ Güneşten tamamen kaçınmak her zaman en doğru yaklaşım olmayabilir.

▶ Kontrollü UVB maruziyeti, özellikle D vitamini eksikliği olan kişilerde de faydalı olabilir.

▶ Bağırsak sağlığı sadece yediklerimizle değil, güneşle temasımızla da ilişkili olabilir.

Elbette bu, “ne kadar çok güneş o kadar iyi” anlamına gelmez. Aşırı UV maruziyetinin cilt yanıkları yaşlanması ve kanser riskini artırdığı da unutulmamalıdır.

Gelelim neticeye

💥 Bu çalışma, güneşlenmenin insan sağlığı üzerindeki etkilerine daha bütüncül bakmamız gerektiğini gösteriyor.

👉 UVB ışığı → D vitamini artışı → daha zengin bir bağırsak mikrobiyotası

Güneş sadece kemiklerimize değil, bağırsak bakterilerimize de dokunuyor.

💥 Takviye ile alınan D vitamini kandaki düzeyi yükseltse de, UVB ışığının cilt üzerinden başlattığı bağışıklık sinyallerini, sitokin değişimlerini ve immün düzenlemeyi oluşturmaz. Bu sebeple UVB’ye bağlı mikrobiyota değişimi, takviye alan kişilerde görülmez.

Güneşlenme yalnızca D vitamini üretimi değil, aynı zamanda bağırsak mikrobiyotasını dolaylı yoldan etkileyen bağışıklık modülasyonu anlamına gelir.

💥 Takviye alarak kanda vitamin D seviyemiz yükseldi diye sevinenler, boşuna seviniyorlar. Üstelik de D vitamini alındığı zaman güneşlenilmesinin bir faydası da olmuyor.

💥 Takviye tüccarlarının oyununa gelmeyin, paranızı çöpe atmayın, beni dinleyin: Güneşlenin!

💥 Tabii ki “adam gibi” güneşlenmek çok önemli: Bahar-yaz aylarında, öğle 12 sularında, 15-20 dakika, olabildiğince geniş cilt yüzeyi ve tabii ki güneş kremi sürmeden!

💥 Takviyeler özel durumlarda elbette faydalı olur ama bu kanda D vitamini seviyesi düşük olanın takviye almasını icap ettirmez.

#UVB ışığı bağırsak mikrobiyotası #D vitamini ve mikrobiyota #Güneş ışığı bağırsak sağlığı # Bağırsak bakterileri ve bağışıklık #Cilt bağırsak ekseni

Kaynak: https://www.frontiersin.org/journals/microbiology/articles/10.3389/fmicb.2019.02410/full

Makale: Skin Exposure to Narrow Band Ultraviolet (UVB) Light Modulates the Human Intestinal Microbiome

***

EK 1 (8.2.2026): D vitamini takviyeleri “takıntıya” sebep oluyor. Başlayan takılıyor, bir daha kurtulamıyor.

D vitamini takviyeleri bir makyajdır.

Güneşlenmenin faydaları:

✅ D vitamini sentezi

✅ Endorfin sentezi (tabii ağrı kesici)

✅ Nitrik oksit sentezi (damar genişletici, tansiyonu düşürür)

✅ T hücreleri aktivasyonu (Bağışıklığın en önemli hücresinin hareketlerini hızlandırır)

✅ Mitokondrilerin etkinleşmesi (tüm hücrelerin enerji santrali)

✅ Bağırsak mikrobiyotasının çeşitlenmesi ve faydalı bakterilerin artması (metabolizma ve güçlü bir bağışıklık ve tüm hastalıklardan korunmak için).

✅ Güneşlenmek; hareket etmek, sosyalleşmek, tabiatın içinde olmak, mutlu olmak demektir.

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2020208328803078201?s=20

***

EK 2 (8.2.2026): 

Alzheimer riskini artıran üç önemli eksik:

▶D vitamini eksikliği

▶Düşük α-MSH seviyesi*

▶Düşük eNOS seviyesi** 

Bu üçü de nasıl elde edilebilir?

☀️Cilde/gözlere gelen UVA/UVB güneş ışınları sayesinde.

*α-MSH: Melanosit Uyarıcı Hormon

**eNOS: Nitrik oksit sentezinden sorumlu enzim

Resim

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2020418373268488317?s=20

***

EK 3 (16.2.2026): Hiç güneşlenenle güneşlenmeyen bir olur mu?

Klinik araştırmalara göre 8 hafta boyunca haftada 3 kez kırmızı ışık tedavisi beyin gelişimini uyarıyor ve bilişsel işlevleri iyileştiriyor.

Mitokondriyal proteinler tarafından emilen kırmızı ışık ➔ , enerji üretimini artırarak oksidatif stresi azaltıyor. 

Kızılötesi ışık ➔ dokuların derinliklerine nüfuz ediyor, iltihabı azaltıyor.

Bunun çok daha basit bir yolu var: Güneşlenmek!

Bunu, D vitamini takviyesi alarak benim kan seviyem 100′ e vurdu diye güneşten kaçanlara duyurun.

Hiç güneşlenenle güneşlenmeyen bir olur mu?

Resim

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2023447639228825673?s=20

***

EK 4 (16.2.2026): Eşek, kırmızı ışıktan ne anlar demeyin çünkü anlıyor. Ancak eşeğin erkek olması lâzım.

Eşekler üzerinde yapılan bir çalışmada, erkek eşeklere üreme dönemi dışında monokromatik kırmızı, mavi ve beyaz ışık uygulandı.

Kırmızı ışığın (sadece göze maruz kalma yoluyla) melatonin seviyelerini baskılayarak üreme hormonlarını olumlu etkilediği, özellikle testosteron seviyelerini artırdığı tespit edildi.

Deneyde dört grup eşek kullanıldı: Kırmızı ışık grubu testosteron, LH, FSH gibi hormonlarda artış gösterdi. Mavi ve beyaz ışık ise benzer etki yaratmadı.

✅ Araştırma “gerçek eşekler” üzerinde yapılmıştır. Bu sebeple sonuçları da onlar için geçerlidir. Gerçek eşek değilseniz bu çalışmayı dikkate almayın. Eşek, kırmızı ışıktan ne anlar demeyin, eşekliğin lüzumu yok!

Resim

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2023452154233536972?s=20

***

EK (18.2.2026):

💊Güneşlenmeyi sadece D vitamini sentezinden ibaret sananlara, hapı yutup sağlıklı olacaklarını zanneden “sazanlara” gelsin!

☀️Makale, “gözlemsel” çalışmalara dayanarak güneş/UV maruziyetinin tansiyon ve kalp-damar hastalıkları üzerinde potansiyel koruyucu bir etkisi olduğunu gösteriyor.

☀️Bu etkinin sadece D vitamini üzerinden olmadığı bir hakikat!

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2024069991394329070?s=20

***

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. Anılcan Erdem dedi ki:

    Merhaba hocam, çalışmada mikrobiyom çeşitliliğinin takviye almayanlarda uvb ile anlamlı biçimde arttığı doğru ancak araştırmacılar VDS- grubunundaki bu artışın onları, VDS+ grubundaki mikrobiyom çeşitliliği ile aynı seviyeye taşıdığını yazmışlar. Bu tabii ki kesinlikle takviye arttırmış görüşünü desteklemez ancak takviye arttırmıyor görüşünü de doğrulamaz. Acaba atladığım bir şey mi var bilemiyorum, sizin düşünceniz nedir? Saygılarımla
    İntörn Doktor Meslektaşınız 🙂
    Makaledeki ilgili yerler:
    Correspondingly, participants in the VDS− group started the study with a significantly lower microbial alpha diversity as compared to the VDS+ group, with UVB exposures increasing their diversity to the same level as the VDS+ group. A diverse microbiome is thought to be more resilient against stressors and is seen as a hallmark of health

    The VDS− group showed significantly lower diversity and richness of their fecal microbiome composition prior to UVB exposure than the VDS+ group, as assessed using the Shannon index (p adj. = 0.0019) and Chao1 measure (p adj. = 0.017), respectively. After the UVB exposures the Shannon diversity increased in the VDS− group (p = 0.0162), resulting in similar diversity with that of the VDS+ group post-UVB exposure. These findings suggest that otherwise healthy individuals carrying insufficient 25(OH)D serum levels have a less diverse microbiome composition as compared to individuals that are vitamin D sufficient. Also, UVB light exposures are able to increase the richness and evenness of the microbiome composition when given to VDS− individuals with a low starting microbial diversity.

  2. Ahmet Rasim Küçükusta dedi ki:

    Anılcan, cevabını yeni gördüm. Makaleyi bu kadar dikkatli okumana çok memnun oldum. Ülkemiz iyi bir hekim kazanıyor, inşallah.
    Soruna cevabım şöyle:
    Çalışmada UVB, VDS− grubunu VDS+ seviyesine taşıyor, bu doğru. Ancak asıl kritik nokta: VDS+ grubunda (yani takviye ile yeterli olanlarda) UVB mikrobiyomu daha fazla iyileştirmiyor, hatta değişiklik yaratmıyor. Bu da UVB’nin etkisinin büyük kısmının D vitamini sentezinden öte, cilt kaynaklı sinyallerle (deri-bağırsak ekseni) ilişkili olduğunu gösteriyor. Takviye serum D’yi yükseltir ama UVB’ nin mikrobiyom üzerindeki bu spesifik ve bütünsel etkisini taklit etmez. Dolayısıyla “takviye mikrobiyom çeşitliliğini arttırmıyor” ifadesi, bu çalışma bağlamında hâlâ geçerli kalıyor — çünkü takviye kullananlarda UVB bile ekstra fayda sağlamıyor.

Siz de yorumunuzu paylaşın: