ZATÜRRE AŞISI TABİRİ BİR ALDATMACADAN İBARETTİR
Dikkat: Yazının sonunda ek var!
***
Zatürre aşısı tabiri bir aldatmacadan ibarettir.
Bu aşının doğru adı pnömokok aşısı olmalıdır. Çünkü bu aşılar içinde bulunan pnömokok bakterisi türlerine karşı bir bağışıklık cevabı sağlarlar.
Zatürreye sebep olabilen yüzlerce bakteri, virüs, parazit, mantar vardır ve aşının bunlara karşı bir koruma sağlaması mümkün değildir.
Pnömokok bakterilerinin de kendi içlerinde 100′ den fazla türü vardır.
Aşıların bir türünde bunların 13′ ine bir diğerinde ise 23′ üne karşı bağışıklık cevabı (antikor yapımı) elde edilebilir.
Yani bu aşılar pnömokok bakterilerinin büyük çoğunluğuna karşı da etkisizdir.
💠 Zatürrelerin de sadece %10-30’u pnömokok kaynaklıdır.
Antikor seviyesinin yüksekliği de hastaneye yatış veya ölüm riskini belirlemez.
Not: Aşılardaki pnömokok tipleri, en ağır hastalıklara (invaziv pnömokok hastalığı – IPD: menenjit, bakteremi, bakteremik pnömoni gibi) sebep olanların büyük kısmını kapsar. Bu aşılar, tarihsel ve güncel verilere göre en virulent (hastalığa yol açma gücü yüksek) ve sık görülen serotiplere odaklanarak tasarlandı.
İki çeşit zatürre aşısı vardır
Konjuge (PCV) ve Polisakkarit (PPSV23) olmak üzere iki tür pnömokok aşısı vardır.
Her ikisi de Streptococcus pneumoniae (kısaca pnömokok) bakterisinin kapsülündeki polisakkarit antijenlerini ihtiva eder.
PCV tipi aşılar CRM197 gibi bir protein taşıyıcıya konjuge edilmiştir, PPSV saf polisakarittir.
PCV aşıların daha güçlü antikor, hafıza sağlar; nazofarenks taşıyıcılığını azaltabileceği de bildirilmiştir. PPSV daha az etkin bir aşıdır.
Not: Güncel tavsiye (CDC/ACIP 2025) yetişkinlerde PCV20 veya PCV21 tek doz yeterli kabul edilir; PPSV23 artık rutin olarak tek başına kullanılmıyor.
Neden zatürre aşısı adı veriliyor?
Pnömokok aşılarının topluma zatürre aşısı adıyla tanıtılmasının sebebi tamamen “duygusal”dır.
Pnömokok tabiri halk için fazla bir şey ifade etmez ama zatürre halkın iyi bildiği ve çoğu için de korkutucu bir hastalıktır.
Buna zatürre aşısı diyerek aynı zamanda sanki tüm zatürreelerin önlenebileceği algısı da yaratılmak istenir.
Pnömokok aşısına kimse ilgi duymaz ama zatürre aşısı birçoğu için dikkat çekicidir.
Zatürre aşısı yaptıranlar kendilerini bütün mikropların sebep olduğu zatürrelere karşı korunacak zanneder.
Peki bu aşılar, içinde bulunan 13 veya 23 pnömokok türüne karşı koruma sağlar mı?
1⃣ Kola zerk edilen tüm aşılar gibi pnömokok aşısı da zatürreyi önlemez.
2⃣ Bundan beklenen ağır tabloların, hastaneye yatış ve ölümlerin önlenmesidir.
O zaman, bu zatürre aşısı (!) bu komplikasyonları ve ölümleri önlüyor mu?
Gelin ona bakalım:
💥 Katalonya kohortunda 2.2 milyondan fazla kişiye ait veriler üzerinde yapılan çalışmada, bu aşıların hastaneye yatışları önlemediği, daha doğrusu artırdığı, ölüm oranlarını da azaltmadığı ortaya çıktı (1).
Fıkradaki gibi soruyorum: O zaman biz bu aşıyı neden yaptırdık?
Bu çalışma randomize kontrollü (RCT) değil, gözlemsel kohort yani nüfus temelli retrospektif veri analiziyle yapılmış, gerçek dünya verilerine dayalı bir çalışmadır. Katılımcılar rastgele aşılanan ve aşılanmayan gruplara ayrılmamış; mevcut aşı kayıtları ve hastane verileri karşılaştırılmıştır.
Bu çalışmanın metodu RCT olmadığı için bir sebep-sonuç münasebetinden değil, bir risk artışı veya azalışından bahsedebiliriz.
Zatürre aşıları ile ilgili tek bir güvenilir çalışma var: CAPİTA
Bu araştırmanın metodunu tenkit edenler olabilir, randomize kontrollü çalışma olmadan bu sonuçlara tam olarak güvenilemez, itibar edilemez diyenler çıkabilir ki haklıdırlar.
Peki, hadi o zaman RCT yapalım diyince de “bir gruba plasebo vermek yani kontrol grubunu böyle hayat kurtaran bir aşıdan mahrum bırakmak etik olmaz” diye kıvırmaya başlarlar.
“Madem öyle, bana o zaman bu aşının hakikaten işe yaradığını gösteren randomize kontrollü çalışma göster”, dersin.
CAPİTA çalışmasını gösterirler: Bu çalışma hakikaten bir RCT’ dir amma velâkin bağışıklık sistemi sağlıklı olan 65 yaş üzeri kişiler üzerinde yapılmıştır.
13 değerli konjuge aşı (Prevnar 13®) plasebo ile karşılaştırılmıştır.
Çalışmanın sonuçlarını göz boyamak için de nispi olarak verirler:
PCV13 serotiplerine karşı invaziv pnömokokkal hastalıkta etkinlik ~%75, PCV13 tipi pnömonide ~%45 olarak bulunmuştur. İstatistik bilmeyenler için bunlar göz kamaştırıcı oranlardır.
Oysa bunların mutlak etkinlik olarak karşılığı her ikisi için de ~%0,05 (binde 0,5) yani on binde 5′ tir.
Çalışmanın NNV bakımından sonuçları ise şöyledir:
Aşı-tipi toplum kökenli tek bir zatürrenin önlenmesi için ortalama 1.000 (900-1.300) kişinin aşılanması gerekir.
Bu rakam non-bakteriemik/non-invazif zatürreler için 1.200 civarı, aşı tipi invaziv pnömokok hastalığı için on binlerdir.
CAPİTA’ da ağır zatürre, hastaneye yatma ve ölüm riski yüksek olan, bilinen immün yetersizliği, HIV, aktif kanserli, KT/RT gören kanserli, organ nakli yapılmış olan ve uzun süreli kortizon veya benzeri immünsüpresif ilaç kullananların bu çalışmadan çıkarılmıştır.
Aşının etkinliği bağışıklığı baskılanmış, birden çok kronik hastalığı olan en kırılgan gruplarda (immünsüprese, multimorbid) test edilmemiştir.
Dolayısıyla CAPİTA, “zaten riskli ve ağır seyirli grup” değil, nispi olarak zaten sağlıklı yaşlılar üzerinde yapılmıştır.
Sağlıklı insanların çoğu da pnömokok zatürresini 7-10 günlük penisilin tedavisi ile tamamen atlatır.
Bağışıklığı baskılanmamış kişilerde bile ne kadar etkili (aslında etkisiz!!! demek daha doğru) bir aşı olduğunu görüyorsunuz: 1.000 kişiye aşı yapılırsa, bir haftada penisilinle düzelecek tek bir hastalık önleniyor.
💥 CAPiTA, Pfizer tarafından finanse edilmiştir.
NOT: CAPİTA dışında kalan erişkin pnömokok aşı verileri ya klinik sonlanım ihtiva etmeyen immünojenisite ya da metodolojik sınırlılıkları olan gözlemsel çalışmalardır.
Gelelim neticeye
65 yaş üzerindekilere ve kalp-akciğer-böbrek-kanser gibi kronik hastalıkları olanlara tavsiye edilen zatürre aşısının etkinliğini gösteren güvenilir (randomize, plasebo kontrollü, çift kör) tek bir çalışma bile yoktur.
Zaten…
▶ Pnömokok aşısını topluma zatürre aşısı diye tanıtmak daha baştan bir sahtekârlıktır.
▶ Bir kişinin bağışıklık sistemi ne kadar bozuksa aşılardan fayda görme ihtimâli o kadar azdır ve hatta yoktur.
▶ Aşının yarattığı bağışıklık cevabı ve bunun derecesi gerçek hayatta komplikasyon ve ölüm risklerinin önleneceği manasına gelmez.
Kaynaklar:
2. https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa1408544
Makale: Polysaccharide Conjugate Vaccine against Pneumococcal Pneumonia in Adults

***
EK 1 (2.1.2026): 65 yaş üzerindekilere ve kalp-akciğer-böbrek-kanser gibi kronik hastalıkları olanlara tavsiye edilen ZATÜRRE AŞISININ etkinliğini gösteren güvenilir (randomize, plasebo kontrollü, çift kör) TEK BİR ÇALIŞMA BİLE YOKTUR.
Bu aşı, 65 yaş üzerindeki sağlıklı insanlar üzerinde yapılan CAPİTA çalışması kaynak gösterilerek dayatılır. Bu çalışmaya göre 13 değerli aşı, aşı-tipi invaziv pnömokok hastalık riskini ~%75, aşı-tipi pnömokok pnömonisi riskini ~%45 azaltır.
Bu nispi risk azalmasını gösteren oranlar göz boyamadır.
Aşının sağladığı mutlak risk azalması her iki klinik tablo için de binde 0,5 yani on binde 5 kadardır.
Başka bir ifade ile, tek bir kişiyi bu tablolardan korumak için ortalama 1000 kişiye aşı yapılması gerekir (NNV).
Üstelik bu kişi de bu hastalıkları 7-10 günlük penislin tedavisi ile tamamen atlatacak olan sağlıklı biridir.
Aşının etkinliği; bağışıklığı baskılanmış, birden çok kronik hastalığı olan en kırılgan gruplarda (immünsüprese, multimorbid) test edilmemiştir.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2007182275243544685?s=20
***
EK 2 (22.1.2026): ABD, 22 Ocak 2026 tarihi itibariyle Dünya Sağlık Örgütü’nden resmen çekildi. Sebep, DSÖ’ nin Kovid-19 yönetimindeki hataları. ABD, örgütün bütçesinin %18’ini sağlayan en büyük bağışçıydı ve fonlamayı durdurarak 260 milyon dolarlık ödenmemiş aidat bıraktı.
Trump destekçileri bunu küreselleşmeye karşı bir duruş olarak kutlarken, DSÖ Direktörü Ghebreyesus bunu küresel sağlık güvenliği için bir kayıpolarak nitelendirdi ve kararın tersine çevrilmesini umduğunu belirtti.
Darısı tez zamanda başımıza inşallah!
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2014380974797156421?s=20
***
EK 3 (22.1.226): Amerika Birleşik Devletleri, Başkan Trump’ ın Oval Ofis’ten verdiği tarihi başkanlık kararnamesinden bir yıl sonra, BUGÜN Dünya Sağlık Örgütü’nden çekildi. 77 yıl sonra ABD artık DSÖ üyesi değil.
Al Birleşmiş Milletleri vur DSÖ’ ye!
Dünya 5′ den büyüktür.
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2014384394815828330?s=20
***
EK 4 (23.1.2026): Çocuk Sağlığı Savunma Örgütü (CHD), Amerikan Pediatri Akademisi’ne (AAP) 21 Ocak 2026’da dava açtı.
Dava dilekçesinde, AAP’ nin aşı üreticileriyle (Pfizer, Merck, GSK, Sanofi) birlikte çocuk aşı takviminin güvenliği konusunda yıllardır aileleri kandıran organize bir suç örgütü olduğu, sistemik dolandırıcılık yaptığı iddia ediliyor.
CHD CEO’su Mary Holland, “AAP çok uzun zamandır bilim ve dürüstlüğün kaynağıymış gibi bir kaideye oturtuldu,” dedi. “Ne yazık ki durum böyle değil.”
Dava numarası -cv-00171, Columbia Bölge Mahkemesi’nde.
💥Bana göre de bu, Amerikan tarihinin en önemli davalarından biridir. Asrın davasıdır!
💥Tüm dünyanın her dediğine selam çaktığı, her dediğini emir telâkki ettiği kurum sahtekârlıkla suçlanıyor.
💥Çok acı bir durum. Bilimi rezil edenlere yazıklar olsun!
Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2014577454262714862?s=20
***














