ÖLÜM UYKUDA GELİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Türkiye şu sıralarda hemen her gün, başka hiçbir ülkede bu kadar çok rastlanmadığına emin olduğum, üstelik de önlenmesi kesinlikle çok kolay olan ‘soba zehirlenmesi’ olaylarına gözyaşı döküyor. Okuduğunuzda görürsünüz ki, bunların hepsi de hazin hikâyelerdir.

Zehirlenen bazen tek başına yaşayan bir köy ebesi veya evin orta ikiye giden genç kızı olur. Bazen yeni evlenmiş karı kocalar ölür, kadın çoğu zaman birkaç aylık da hâmiledir. Bazen de bir aile çoluğu ile çocuğu ile tümüyle yok oluverir.

Katil olarak kimi zaman lodosun adı geçer gazetelerde, kimi zaman bir kömür sobasının, kimi zaman bir şofbenin, kimi zaman da sönmemiş bir mangalın. Kombiyi bacaya bağlayan 10 liralık bir soba borusu da suçlu ilan edilebilir ama asıl bilgisizliğimiz, eğitimsizliğimiz veya vurdumduymazlığımızdır suçlu olan.

Ölüm uykuda geliyor

Hepimizin yüreğini sızlatan bu hazin ölümler karbon monoksit zehirlenmesinden başka bir şey değildir. Zehirlenme, kömür ve odun sobaları, şofben, kombi, borusuz soba, ocak, fırın, mangal gibi ısınma sistemlerinde sıvı veya katı yakıtların tam olarak yanmaması sonucu ortaya çıkar.

Karbon monoksit, hidrokarbonların tam olmayan yanması sonucu oluşan bir üründür. Renksiz, kokusuz ve tahrişe yol açmayan, akciğerlerden kolayca emilen bir gazdır. Bu gazın uyurken solunması öldürücüdür, çünkü kokusu ve herhangi tahriş edici bir etkisi olmadığından uyuyan bir insanın bu gazı soluduğunun farkına varması mümkün değildir.

Zehirlenme bulguları, solunan gazın miktarına ve soluma süresine bağlı olarak akut ya da kronik olabilir. Belirtiler, her zaman karboksi-hemoglobin düzeyleri ile orantılı değildir, kandaki çözünmüş karbonmonoksit düzeyleri de önemlidir.

Akciğerler yoluyla vücudumuza giren karbon monoksit kanda hemoglobin ile birleşerek karboksi-hemoglobin meydana getirir. Karboksi-hemoglobin hem dokulara oksijen taşınmasını hem de dokuların oksijeni kullanmalarını bozar. Aslında kanımızda normal şartlarda yüzde 1-3 miktarında karboksi-hemoglobin vardır; bu miktar sigara içenlerde yüzde 10-15’e kadar da çıkabilir.

Kandaki karboksi-hemoglobin düzeylerine göre, hafif, orta ve ağır zehirlenmeler vardır. Karboksi-hemoglobin düzeyi yüzde 20-30 ise hafif, yüzde 30-50 ise orta ve yüzde 50-60 ise ağır zehirlenmeden bahsedilir. Karboksi-hemoglobin düzeyi yüzde 60’ın üzerinde ise ölüm ihtimali çok yüksektir.

Uyanık bir insanda baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, bulantı, kusma, konsantrasyon güçlüğü, nefes darlığı, çarpıntı, karın ağrısı, kas krampları, epilepsi(sara) nöbetleri, şuur bozukluklarından komaya kadar giden belirtiler vardır. Uyuyan bir insan bunların hiçbirinin farkına varamaz ve ölüme kadar ilerleyen derin bir komaya girer. Karbon monoksit zehirlenmesinin tipik bulgusu, dudakların kiraz kırmızısı bir renk almasıdır.

Neler yapılmalı?

  • Sakin olmaya çalışın, ortamdan nasıl çabuk çıkabileceğinizi planlayın
  • Bilinçsizce oradan oraya koşuşturmayın, gereksiz efor yapmayın
  • Ayakta kalmayın, ortamdan sürünerek uzaklaşmaya çalışın
  • Dumandan zehirlenen kişiler derhal temiz havaya çıkarılmalı ve uyanık olmaları sağlanmalı (yüzüne su serpilebilir)
  • Bilinci açık olanların derin ve sık nefes almasını isteyin
  • Bilinci kapalı olanlarda solunum yollarının açık olması sağlanmalı ve yapay solunum ve kalp masajı yapılmalı
  • Varsa hemen oksijen verilmeli
  • Kazazede derhal hastaneye kaldırılmalı

Hayat kurtaracak tedbirler

Soba zehirlenmeleri bazı kurallara dikkat edilerek önlenmesi mümkün olan kazalardır. Bunlar soba ve kullanılan yakıtın seçiminden başlayarak, sobanın kurulması, yakılması, baca temizliği ile ilgili kurallardır ve herkes tarafından bilinmesi gerekir.

Sobanın veya kombinin kurulu olduğu odada yatılmamalıdır.  Yatmak zorunluluğu varsa, yatmadan önce soba mutlaka söndürülmelidir. Yatarken, yanmakta olan kömür koru üzerine taze kömür koymak çok tehlikelidir. Yatarken baş sobadan en az 2 metre uzakta olmalı ve odanın kapısı hafifçe açık tutulmalıdır.

SOBA KURARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖZELLİKLER

  • Soba, ısıtılacak odanın büyüklüğüne uygun olmalı ve TSE damgası taşımalıdır. Oksijen eksilme sensörü bulunmayan sobalar ve piknik tüplerine takılan ısıtıcılar evlerde ve iş yerlerinde kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Soba kurmadan önce baca temizliği yapılmış olmalıdır.
  • Fazla dirsek kullanmaktan kaçınmalıdır (En fazla 2 dirsek)
  • Yatay borular bacaya yüzde 10 eğimle yükseltilmeli, boru bacaya fazla sokulmamalıdır.
  • Dirsek ve boru ekleme yerleri ve baca giriş ağzı hava sızdırmaz olmalıdır.

SOBA KULLANMA TALİMATLARINA DİKKATLE UYULMALIDIR

  • Kömür ve odun sobaları üstten yakılmalıdır.
  • Sobanın iyi çalışıp çalışmadığını anlamak içim, sobanın üst kısmına bir yüzey termometresi yerleştirilerek soba içindeki ateşin derecesi izlenir. Yüzey ısısı 150-250 º arasında ise, soba etkili çalışıyor ve odun tam yanıyor demektir.
  • Soba katalitik ise, katalizörün temiz olduğu ve bypass valfının serbestçe çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir.
  • Bacasız sobalarda alev sarı renkte ise soba derhal kapatılmalıdır, çünkü ya sobanın bir arızası vardır veya odada yeterli hava yoktur.
  • Soba kurulurken profesyonellerden yardım istenmelidir
  • Sobalar duvarlardan 1-1,5 metre uzakta olmalıdır.
  • Borular bacaya fazla sokulmamalıdır.
  • Verimli yanma için, sobalar günlük temizlenmeli, küllük dolmadan boşaltılmalı, küllük kapağı sık sık açılmamalıdır.

DOĞRU ODUNUN SEÇİLMESİ

  • Odun 6 ay önceden alınmalı ve yağmur almayacak ve odun kümesinin arasından rahatça hava geçecek şekilde istiflenerek iyice kuruması sağlanmalıdır.
  • Daha temiz yanan meşe, akçaağaç, kayın, dişbudak, ceviz ağacının odunları tercih edilmelidir.
  • Asla, yeşil, ıslak, boyalı veya işlenmiş odunları yakılmamalıdır. Tutkal, kimyasal madde içeren odunları, plastik, çöp, renkli kâğıtlar da yakılmamalıdır.

 BACA TEMİZLİĞİNE DİKKAT

  • Baca çatıdan itibaren en az 1 metre yükseklikte olmalıdır
  • Kömürlü ve odunlu sobaların bacaları yılda 2 kere, gazyağı ve LPG’li sobalarınki ise yılda 1 kere temizlenmelidir.
  • Bacalar en yakın yüksek binadan veya engelden 6 metre uzakta olmalıdır.

Siz de yorumunuzu paylaşın:

Yönetici (Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta) olarak giriş yapılmış. Yönetici olarak yorum yazabilirsiniz.
Çıkış Yapmak için tıklayın »