BATI TARZI DİYET KOLON KANSERİNE YOL AÇIYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

İndependent Türkçe‘ deki yazım:

Yeni bir araştırmada, işlenmiş-rafine gıdalardan oluşan Batı Tarzı Diyet ile beslenen bazı kolon-rektum kanserli hastaların tümörlerinde insan hücrelerinde mutasyonlara yol açtığı bilinen bir enzimi kodlayan pks+ E. Koli bakterisinin yüksek miktarlarda bulunduğu tespit edildi.

Yakın bir geçmişte de pks+ E. Koli’nin kolon hücrelerinde DNA mutasyonlarına yol açtığı gösterilmişti.

Gastroenterology‘de yayımlanan araştırmada ayrıca kolon-rektum kanserlerinin büyümesini baskılayabilecek başka bir bakteriyel yan ürün de keşfedildi. 1

Bu sonuçlar diyet, bağırsak mikrobiyotası ve kolon kanseri gelişimi arasında potansiyel bir bağlantı olduğunu, sağlıksız yiyeceklerin bağırsaklarda E. Koli’den türetilen bir madde olan kolibaktinin kansere sebep olan aktivitesini uyarabileceğini gösteriyor.

Araştırma 30 senelik beslenme alışkanlıklarına dayanıyor

Katılımcıların 30 yıllık tıbbi ve diyet geçmişi hakkında ayrıntılı bilgi sağlayan Health Professionals Follow-up Study ve the Nurses Health Study isimli çalışma kapsamındaki 134 bin 775 kişiden her 4 senede bir beslenme ile ilgili verilerden beslenme skorları hesaplandı. 

1175 kolon kanserinden 111’inde pks+ E. Koli tespit edilirken geriye kalan 1064 vakada bu bakteriye rastlanmadı.

Sonuçlar, Batı diyet puanlarının kolon kanseri ensidansı ile ilişkisinin pks+ E. Koli seviyelerine göre farklılık gösterdiğini ve daha yüksek seviyelerde pks+ E. Koli içeren tümörler için daha güçlü olduğunu ortaya koydu.

Batı diyeti skorları en yükseğe göre en düşük olan bireylerde çok değişkenli tehlike oranları, yüksek seviyeli pks+ E. Koli’li tümörler için 3,45; düşük seviyeli pks+ E. Koli’li olanlar için 1,22 ve saptanabilir pks + E. Koli olmayan CRC tümörleri için 1,10 idi.

E. Koli, kolibaktin ve beslenme arasındaki münasebet

E. Koli bağırsak mikrobiyotasının bileşenlerinden biridir ama bu bakterinin belirli suşları, poliketid sentaz (pks) adası olarak bilinen ayrı bir gen kümesine sahiptir.

Bu pks+ E. Koli suşları, DNA’ya zarar verebilen ve kolon-rektum kanserini destekleyen hücresel mutasyonları tetikleyebilen toksik bir metabolit olan kolibaktin üretir.

İşlenmiş kırmızı et, şeker ve rafine karbonhidratlardan zengin Batı Tarzı Diyet hem bağırsaklarda hem de sistemik olarak kolon kanserinin öncülleri olan enflamasyona sebep olur.

Ayrıca, sağlıksız, işlenmiş gıdaların bağırsak mikrobiyotasının kompozisyonunu değiştirmesi de kolon kanseri riskini artırır.

Meselenin diğer yönü

Kolibaktin, kolon tümörlerinde kolibaktin kanser büyümesini teşvik ederken, sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomunun tümörün ilerlemesini durdurabileceği de biliniyor.

Michigan Üniversitesi bilim adamları, Lactobacillus reuteri bakterisi tarafından üretilen reuterin adlı metabolitin, kolon kanseri hücre dizilerinde ve in vivo olarak güçlü antikanser potansiyeli gösterdiğini ortaya koydular.

Bağırsak mikrobiyomu ve özellikle reuterinin, kanser hücrelerinde oksidatif stresi azaltabileceği ve in vivo modellerde tümör proliferasyonunu ve tümör hacmini inhibe edebileceğini düşündürüyor.

Araştırmacılardan Ogino, diyor ki: 

Toplum olarak, kanserleri önlemenin ehemmiyetini genel olarak kabul etmiyoruz. Kanser ortaya çıktıktan sonra da pişmanlık duyarız. Zihniyetimizi değiştirmeli ve proaktif olmalıyız. Medya, son dönem kanser hastalarında hayatı birkaç ay uzatabilecek yeni tedavilere büyük ilgi duyar. Bu da elbette çok önemli olmakla beraber kanserin önlenmesi çok daha akılcıdır. USA’da kolon-rektum kanserlerinin yüzde 10′ u önlendiğinde her yıl 150 bin yerine 135 bin yeni kolon kanseri vakası olacaktır. Her yıl 15 bin kişinin tedavi veya ameliyatın yan etkilerine ihtiyaç duymaması çok büyük bir etkidir. 2

Gelelim neticeye

BİR: Bu araştırma da atalarımız gibi endüstrinin elinin değmediği gıdalarla beslenmenin başta kanserler olmak zere birçok kronik hastalığın ortaya çıkmasını engelleyebileceğini bir kere daha gözler önüne seriyor.

İKİ: Kanserin erken teşhisi elbette bazı hastalarda hayat kurtarıcı olabilir ama bu hastalığı önlemek dururken erken teşhisle oyalanmanın manası var mı?

ÜÇ: İşlenmemiş gıdaların pahalı olması tıbbi bir olay olmadığı gibi benim değil idarecilerimizin halletmesi gereken bir meseledir. 

Makale adı: Western-style Diet, pks Island-Carrying Escherichia coli, and Colorectal Cancer: Analyses from Two Large Prospective Cohort Studies

Kaynaklar: 

1. https://linkinghub.elsevier.com/retrieve/pii/S0016508522006722
2. https://www.medicalnewstoday.com/articles/colorectal-cancer-more-evidence-that-western-style-diet-may-increase-risk

Kaynak: https://www.indyturk.com/node/539511/t%C3%BCrki%CC%87yeden-sesler/bat%C4%B1-tarz%C4%B1-diyet-kolon-kanserine-yol-a%C3%A7%C4%B1yor

***

EK 1 (10.8.2022): LANCET Epidemiological studies have suggested a role for ultra-processed foods in numerous chronic inflammatory diseases such as inflammatory bowel diseases and metabolic syndrome. Preclinical and clinical studies are accumulating to better decipher the effects of various aspects of food processing and formulation on the aetiology of chronic, debilitating inflammatory diseases. In this Review, we provide an overview of the current data that highlight an association between ultra-processed food consumption and various chronic diseases, with a focus on epidemiological evidence and mechanistic insights involving the intestinal microbiota.

Makale: Ultra-processed foods and human health: from epidemiological evidence to mechanistic insights

Kaynak: https://www.thelancet.com/journals/langas/article/PIIS2468-1253(22)00169-8/fulltext

***

EK 2 (29.8.2022): Human Colon Cancer–Derived Clostridioides difficile Strains Drive Colonic Tumorigenesis in Mice 

Defining the complex role of the microbiome in colorectal cancer and the discovery of novel, protumorigenic microbes are areas of active investigation. In the present study, culturing and reassociation experiments revealed that toxigenic strains of Clostridioides difficile drove the tumorigenic phenotype of a subset of colorectal cancer patient–derived mucosal slurries in germ-free ApcMin/+ mice. Tumorigenesis was dependent on the C. difficile toxin TcdB and was associated with induction of Wnt signaling, reactive oxygen species, and protumorigenic mucosal immune responses marked by the infiltration of activated myeloid cells and IL17-producing lymphoid and innate lymphoid cell subsets. These findings suggest that chronic colonization with toxigenic C. difficile is a potential driver of colorectal cancer in patients.

Significance:

Colorectal cancer is a leading cause of cancer and cancer-related deaths worldwide, with a multifactorial etiology that likely includes procarcinogenic bacteria. Using human colon cancer specimens, culturing, and murine models, we demonstrate that chronic infection with the enteric pathogen C. difficile is a previously unrecognized contributor to colonic tumorigenesis.

Kaynak: https://aacrjournals.org/cancerdiscovery/article/12/8/1873/707252/Human-Colon-Cancer-Derived-Clostridioides

***

EK 3 (8.9.2022): Oral antibiyotik kullanımı, kolon kanseri riskinde artış, ancak rektum kanseri riskinde azalma ile ilişkili bulundu. Bu etki farklılığı alt bağırsak yolu boyunca bağırsak mikrobiyotası ve karsinojenez mekanizmalarında farklılıklar olduğunu düşündürüyor.

Kaynakhttps://gut.bmj.com/content/68/11/1971

Makale: Oral antibiotic use and risk of colorectal cancer in the United Kingdom, 1989–2012: a matched case–control study

***

EK 4 (10.9.2022): Sebze, meyve, tam tahıl ve posalı gıdalarla beslenenlerde kırmızı etin kanser yapıcı etkisi ortadan kalkıyor.

Kaynak: https://www.mdpi.com/2072-6643/12/8/2265

Makale: Co-consumption of Vegetables and Fruit, Whole Grains, and Fiber Reduces the Cancer Risk of Red and Processed Meat in a Large Prospective Cohort of Adults from Alberta’s Tomorrow Project

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: