GIDA TAKVİYESİ DAYATMALARINA KANMAYIN

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Öncelikle D vitamini ve omega-3 takviyesinin kanser ve kardiyovasküler hastalıklar üzerindeki etkilerini incelemek üzere tasarlanan VITAL isimli çalışmada, 5 yıllık D vitamini takviyesinin oto-immün hastalık riskinde yüzde 22, omega-3 ise yüzde 18’ lik bir azalma sağladığı da görülmüştü. 

Bu nispi risk azalmasının pratik olarak değeri çok düşük olması yanında bu metodoloji ile yapılan araştırmaların sonuçlarına da zaten şüphe ile bakmak gerekir.

Her neyse…

Kısa adı VITAL olan çalışmanın sona ermesinden iki yıl sonra, günlük D vitamininin (kolekalsiferol; 2000 IU/gün) yararlı etkileri takviye kesildikten sonra azalmış gibi görünürken, omega-3’ün (460 mg EPA ve 380 mg DHA) sağladığı koruma en az 2 yıl daha devam etti.

Araştırmada, D vitamininin koruyucu etkisinin sedef hastalığı için en güçlü olduğu, omega-3 yağ asitlerinin koruyuculuğunun ise romatoid artrit ve enflamatuar bağırsak hastalığına karşı daha fazla olduğu da belirlendi.

Makale: Vitamin D and Marine n-3 Fatty Acids for Autoimmune Disease Prevention: Outcomes at Two Years after VITAL Trial Completion

Gelelim neticeye

BİR: Vitamin, mineral, balık yağı hapı gibi gıda takviyeleriyle hastalıklardan korunmak mümkün değildir. Bunlar besinlerle alınmalıdır. Vitamin D’ nin ise sadece adı vitamindir çünkü vücutta sentez edilen bir maddedir. Gıda takviyeleri sizi sağlıklı beslenmeden uzaklaştıran tuzaklardır.

İKİ: Vitamin D üreticileri, hapı yutmazsanız hapı yutarsınız diye ürünlerini teşvik edecekler, balık yağı hapı üreticileri ise ürünümüz o kadar etkili ki bıraktıktan sonra bile sizi koruyor diye reklâm yapacaklardır. 

Kaynaklar: https://acrjournals.onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1002/art.42811

https://www.medscape.com/viewarticle/preventing-autoimmune-diseases-new-findings-vitamin-d-omega-2024a10002nc

Benefits of Dietary Supplements: Benefits, Uses, and Risks

Siz de yorumunuzu paylaşın: