TIP ÂLİMİ: OYTUN ERBAŞ

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Ben de severim Oytun’ u.

Karısı yok, çoluk çocuk yok, ev geçindirme, oğlanın kızın okul derdi yok, hastası yok; işi gücü okumak, yazmak.

Herkesten çok okuduğu ve bildiği doğru olmalıdır.

Gel gelelim…

Hasta bakmamış, nöbet tutmamış, ameliyat yapmamıştır, neredeyse hiç.

Hiç kimseye çocuğunun, karısının, kocasının, anasının, babasının öldüğünü söylememiştir.

Bir hastası için günlerce uyku uyuyamadığı da olmamıştır, gece yarısı uyandırılmamış, telefonu çalmamıştır.

Acilin kahrını çekmemiştir.

Saldıran olmamış, dayak da yememiştir muhtemelen.

İşi gücü “sıçanlarladır”; belki de bundandır g*t metaforunu diline dolaması.

Lakin.. sıçanlardan tıp uygulamaları öğrenilemez, tecrübe kazanılamaz.

Sadece okuyarak yazarak hekim olunamaz ve de icra-i tababet yapılamaz.

Tıp bilgisi çok fazla olmak demek herkese en faydalı ya da en iyi doktor demek değildir.

Oytun çok bilgili bir doktor olabilir ama hekim değildir; olamaz da bu saatten sonra.

Hekimlik yapmak için sadece tıp bilgileri yetmez.

Müzik, edebiyat, resim, el sanatları… bilmek gerekir.

Görünüşe göre mizah nosyonu sıfırdır veya sıfıra yakındır. Fıkra anlatamaz, anlatsa da kimse gülmez, kendine gülen olabilir. Espri de yapamaz.

Müzik nosyonu da mizah nosyonu gibidir muhtemelen. Hayatında şarkı, türkü söylediğini sanmam, söylediyse bile duyan kaçmıştır. Eline herhangi bir müzik aleti de almamıştır. Ezbere bir şiir bilmesi de muhtemel değildir.

El-kol mahareti bakımından da farklı olmamalıdır. Düğme dikemez, iğneyi eline batırır; çivi çakamaz, çekici parmağına vurur.  Resim yapamaz, karikatür çizemez. El yazısı okunmazdır.

Oytun, herkesten çok bilir, doğrudur amma… Bu bilgiler kütüphanede kitapların sayfalarında duran bilgiler gibidir, kimsenin işine yaramaz.

Oytun iyi çocuktur, benzemez kimse ona…

Ben de severim Oytun’ u.

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2005542266727776309?s=20

*

Oytun Erbaş, tıbbın Osman Bölükbaşı’ sıdır.

İfade tarzı, şivesi, patavatsızlığı, filim adamları gibi papyon takmaması, kılığı-kıyafeti, aklına o an estiği gibi konuşması, lâfın ucunun nereye gideceğini  düşünmemesi, dine atıf yapması,… halkın hoşuna gidebilir, insanlar onu dinlemeye bayılabilir ama kimsenin hasta olduğunda muayene olmak için Oytun’a gitmeye heves edeceğini sanmam.

Halk onu doktor değil, hekim hiç değil sadece bir “kamu figürü”, “fenomen” olarak görüyor.

Gençler için not: Osman Bölükbaşı, parti mitingleri tüm diğerlerinden çok kalabalık olan, herkesten çok alkışlanan ama sıra seçimlere geldiğinde partisine sandıktan tek bir oy bile çıkmayan bir siyasetçi idi, elleam. Allah’ ın rahmeti üzerine olsun.

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2005903239321948652?s=20

*

Oytun, gaza gelmiş, kendi kendini TIP ÂLİMİ ilân ediyor. Şeyh uçmaz müritler uçurur diye bilirdik. Oytun kendi kendini uçurmuş. Hem şeyh hem mürit olmuş. Kanatlı bir şeyhimiz var artık. Vide infra.

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1999173053536710756?s=20

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: