KALSİYUM HAPLARI KALP KRİZİ RİSKİNİ ARTIRIYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kalsiyum hapları

Yeni Zelanda Auckland üniversitesi tarafından yapılan ve British Medical Journal(BMJ) isimli muteber tıp dergisinin son sayısında yayınlanan bir meta-analiz kalsiyum haplarının kemik kırıklarını önlemediği gibi, kalp krizi ihtimalini de yüzde 30 oranında artırdığını orta koydu. Bu sonuç, kalp-damar hastalıkları için asıl risk faktörünün kandaki kolesterol yüksekliğinin değil, damarlarda biriken kalsiyum olduğunu ileri süren araştırmaları doğrulaması bakımından da çok önemli.

İan Reid ve arkadaşları tarafından yapılan analizde daha önce yapılmış olan 15 klinik ve epidemiyolojik araştırmanın verileri değerlendirildi. Toplam 11.921 katılımcının 4 sene süreyle takip edilmiş olduğu her iki tür araştırmada da varılan sonuç aynıydı: Kalsiyum destekleri kalp krizi riskini yüzde 30 oranında artırıyor!

2008’ de gene BMJ’ de yayınlanan bir araştırmada da kalsiyum desteklerinin menopoz sonrası kadınlarda kalp krizlerini ve kalp-damar hastalıkları riskini artırdığı ortaya çıkmıştı. 

Kalp krizlerinin sebebi kolesterol değil!

Kalp krizi, kalp kasını besleyen ve koroner arterler adı verilen damarların sertleşmesi (ateroskleroz=damar sertliği) ve buralarda oluşan plakların damarı tamamen tıkamasıyla gelişir. Bu tıkanmanın bir numaralı sebebi olarak da hep kanda kolesterol yüksekliği gösterilir. Oysa aslında bir çeşit kronik inflamasyon (mikropsuz iltihap) olan ateroskleroz ve plak oluşumu için asıl önemli olan kolesterol değil, kalsiyumdur.

Damarın tam olarak tıkanmasına yol açan plakların yapısında yüzde 50 oranında kalsiyum, yüzde 45 oranında iltihap hücreleri ve hücre artıkları, sadece yüzde 3 oranında kolesterol ve yüzde 2 oranında da kandaki diğer maddeler bulunur.

Bu aslında yeni ortaya çıkan bir bilgi değil: Dr. S. Seely, 1991’ de İnternational Journal of Cardiology dergisinde Batılı ülkelerde aterosklerozun esas sebebinin fazla kalsiyum olduğunu, insanların günde 200-300 gram kalsiyum aldığı ülkelerde damar hastalıklarına çok az rastlandığını ileri sürmüştü. Seely’ e göre, genç erişkinler için günde 300-400 gram, yaşlılar için ise daha az kalsiyumun yeterli.

Daha sonra yayınlanan pek çok araştırmada, kalp krizleri ve ölümler ile kolesterol arasında bir ilişki olmadığı, diyetteki kolesterolü sınırlamanın da kan kolesterolünü ilaçlarla düşürmenin de bir faydası olmadığı belirlendi. Ancak bu bilgiler kolesterol ilacı satarak her sene milyarlarca dolar kazanan ilaç endüstrisinin ve onların emrindeki sözde bilim adamlarının yaygaraları ile toplumdan ustaca gizlendi.

Kalp krizi riski nasıl belirlenmeli

Kanda iyisi, kötüsü, çirkini kolesterol düzeylerine bakarak kalp hastalıkları riskini belirlemek nasıl bir işe yaramıyorsa, kanda kalsiyum miktarlarını ölçmek de bir şey ifade etmez. Çünkü kan kalsiyum düzeyi ile koroner damarlarda kalsiyum birikimi arasında doğrudan bir ilişki yoktur.

Kalp hastalığı riskini belirlemenin şimdilik en güvenli yolu koroner damarlardaki kalsifikasyonun yani kalsiyumun ölçülmesi ama bu her zaman yapılabilecek bir test değil. Çünkü hem pahalı bir yöntem ve hem de işlem sırasında ciddi miktarda radyasyona maruz kalma tehlikesi var.

Bu araştırmadan çıkarılması gereken iki önemli sonuç var:

Birincisi, kalsiyum desteklerinin kemik kırıklarını önlemede etkili olmadıkları; ikincisi ise kalsiyum desteği alanlarda kalp krizi ve kalp-damar hastalıklarına bağlı inme ve ölümlerin daha fazla görülmesi.

Gelelim neticeye

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de milyonlarca insan osteoporoza karşı kalsiyum hapları içiyor ama anlaşılan o ki bunların bir faydası olmadığı gibi üstelik ölümcül riskleri de çok yüksek. Sebep oldukları ekonomik kayıpların büyüklüğünü hesaplamayı ise finans uzmanlarına bırakıyorum.

Şunları unutmayın:

BİR: İlaç endüstrisi kalp krizlerini önlemek için bundan sonra kanda kalsiyumu düşüren ilaçları parlatmaya ve sonra da bunları dayatmaya başlayacaktır haberiniz olsun; sakın inanmayın!

İKİ: Yumurtanın, sütün, tereyağının yasaklanması nasıl bir işe yaramıyorsa, kalsiyum ihtiva eden besinleri yasaklamanın da bir faydası olmadığını aklınızdan çıkarmayın.

ÜÇ: Kalsiyum hapları alacağınıza süt, yoğurt, peynir, fasulye, barbunya, lahana, ıspanak, brokoli gibi kalsiyumdan zengin besinlere ağırlık verin.

KAYNAKLAR

http://www.bmj.com/cgi/content/full/341/jul29_1/c3691#REF15

http://www.bmj.com/cgi/content/abstract/336/7638/262?ijKey=08d3bff227e4920bfadefc3f5eb9204337a34467&keytype2=tf_ipsecsha

Yazı için 6 yorum yapılmış:

  1. Yavuz Eryılmaz dedi ki:

    Çok doğru yerinde bir tespit. Bazı meslektaşlarımızın doktorada okutulan fizyoloji derslerinden “kalsiyum paradoksu” konusunu hatırlamalarında fayda var.

  2. mualla türkün dedi ki:

    kalsiumun yeterliolmadığı osteoporozda ne yapmalı osteoporoz ilaçları tek başına yeterlimi ileri derecede sadece gıda yolu calcıum yeterlimi

  3. seyhan taner dedi ki:

    kalsiyum ile ilgili verdiğiniz bilgiler yeterli değil..hap almayın diyorsunuz ama gıdalardaki kalsiyum yeterli mi?? satılan süt ve peynirlerin besin değeri olmadığı yine doktorlar tarafından desteklenen görüş! hayatım boyunca ne ilaç ne de vitamin aldım..ama menopoz sonrası kemiklerimde sorunlar başladı; en ufak bir darbede ayak parmağım kırıldı! diz eklemlerimde,kıkırdaklarda sorunlar başladı…omuzumda ödem oluştu..artık sadece düz yolda yürüyebiliyorum?hiç olmazsa kalsiyum sitrat hapları almalıyım diye düşünüyorum ama sizin yazılarınızı okuyunca vazgeçiyorum..hiç destek almamak doğru mu?? ayrıca, ne yaparsak yapalım, menopoz gerçekten fiziksel bir yıkıma sürüklüyor diye düşünüyorum..hayatımda ilk kez, menopoz sonrası kolestrol ile tanıştım!! çok teşekkürler.

  4. seyhan taner dedi ki:

    merhaba, yapılan yorumlara bir yanıtınız olacak mı?Tşk.

  5. Melek Mimar dedi ki:

    42 yaşındayım..Beyaz tenli-ince kemikliyim..yani tam osteoporoz adayı…:)..habire süt içmeye çalışıyordum kalsiyum depolayabileyim diye..Bu yaşta bile sürekli yüzümde sivilce benzeri şeyler çokıyor..Dur bakalım bir sütü keseyim eğer düzelirlerse yerine kalsiyum hapı kullanayım diye düşünüyordum..Zaten böbreklerimde taş yapıyor..İyiki bu yazıyı okudum..

  6. baydogdu dedi ki:

    merhaba, kalsiyum da dahil bütün tablet vitaminlerin pek faydalı olmadığını düşünüyorum. Hangi vitaminin hangi saate, hangi yiyeceklerin yendiği öğünlerde ve ne kadar tüketileceği bilinmeyen, söylenmeyen ama çok önemli bir bilgi. tablet kalsiyum yerine süt önermenize şaşırdım. sütün içindeki laktoz ve kazein gibi faktörlerin en az buğdaydaki gluten kadar çok çok yaygın alerjenler olduğunu hatta sütün kemik erimesini hızlandırdığını kelli felli proflar bile ekranlarda söylemeye başladılar. süt memelilerin yavrularını bebeklik dönemlerinde büyütme için ürettikleri bir gıdadır. anne sütten kesilince yavrunun direkt süte ihtiyacı bitmiştir. sonrası endüstriyel bir satış ürününden başka bir şey değildir. yetişkin insan kalsiyumu ağırlıkla koyu yeşil sebzelerden alır. pazardan alın, yıkayın öylece tabağa koyun ve otların tadını çıkartın. deli gibi süt ve süt ürünü tükettiğim yıllarda yaptırdığım tahlillerde kalsiyumum hep düşük çıktı, eklem ağrıları, egzama vs de cabası. bu bilgileri uyguladıktan sonra değerler normale döndü, eklem ağrılarım geçti ve cilt hastalıklarım geçti. sütü tamamen çıkarın, buğday ürünlerini minimuma düşürün. et ve süt grubunu aynı öğünde karıştırmayın. bir haftada hayatınız değişecektir. benim deneyimim süt zehirdir. özellikle cilt ve kemik hastalıklarının temel etkenidir. ev yapımı yoğurt ve kefir ise ilaçtır. ama et ürünleriyle beraber tüketirseniz de yine zehirdir. Biz zehirlenmeyi hastanelik olmak biliyoruz ama çoğumuz bütün hayatımızı düşük düzeyde bir barsak zehirlenmesiyle geçiririz. saygılar.

Siz de yorumunuzu paylaşın: