İLACIN REKLAMI YAPILABİLİR Mİ

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
iLAÇ REKLAMI

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Ülkemizde şu an için ilaç reklâmı yasak: Bu eksiklik gizli reklâmlarla halledilmeye çalışılıyor ama ilaçta reklâm kanunun eli kulağında. Yarın bir gün bununla ilgili bir müjdeli haber (!) alırsak şaşırmayalım.

Reklâmcılar Derneği Başkanı Yiğit Şardan bugünkü (6 ağustos 2010) Hürriyet gazetesinin ekonomi sayfasında yer alan haberde, ilaç şirketlerinin reklâm verebilmesine ilişkin çalışmalara dair soru üzerine, “Bu konu uzun süredir gündemde. Sektör olarak ilaç, ciro kazanamadığımız bir alan. İlgili kanunun çıkması için uzun zamandır uğraşılıyor. Dünyanın gelişmiş tüm ülkelerinde olan bir kanunun Türkiye’de de çıkmasını arzu ediyoruz. Şimdiye kadar çıkarılmaması, büyük hayal kırıklığı yarattı” diyor. Reklâmcılar Derneği Genel Müdürü Ayşegül Molu ise, Avrupa’da ilaç şirketlerinin reklâmlardaki payının yüzde 30’a kadar çıkabildiğine dikkat çekerek, “AB ile uyumlaşma çerçevesinde kanunun tekrar gündeme gelmesini bekliyoruz. Eğer kanun çıkarsa yüzde 5-10’lik yeni reklâm pazarı yaratır” diyor.

İLAÇ, CİPS VEYA GAZOZ DEĞİL
İlacın reklâmının yapılması sadece bizde değil dünyanın birçok ülkesinde yasak. Bazı ülkelerde ‘tezgah üstü’ denen ilaçlar için reklâm yapılabiliyor. İyi ki de öyle, çünkü:

BİR: İlaç, cips veya gazoz gibi sıradan bir tüketim malı değil. Kullanımının özendirilmesi son derecede önemli sağlık sorunlarına sebep olabilir.

İKİ: İlaç bazı insanların yaşaması için ‘elzem’ olan bir madde. Herkes cips yemeden veya gazoz içmeden yaşayabilir, ama bir ilacın eksikliği pek çok kişinin hastalanmasına, sakat kalmasına ve hatta ölmelerine yol açabilir.

Cipsçiler ve gazozcular işlerine gelmiyorsa, bu malları üretmezler, olur biter. Kimse de bir şey diyemez. Çünkü, bunların eksikliği insanların yaşaması için ‘elzem’ değildir, kimsenin sağlığını etkilemez. Oysa, ilaç öyle değil.

ÜÇ: İlaç tüketici tarafından doğrudan satın alınan bir madde de değil. Bakmayın ülkemizde parasını verdikten sonra neredeyse her ilacın reçetesiz satıldığına ya da bakkal ve market raflarında bazı ilaçların yıllardır yerini almış olmasına.

İlaç, mutlaka hekim reçetesiyle kullanılması gereken, yan etkileri olan bir madde. Birçok hastanın tedavi sırasında yakından gözlenmesi, muayene edilmesi ve zaman zaman bazı laboratuar incelemelerinin yapılması icap eder. İlaçlar arası karşılıklı etkileşim de çok önemlidir. Birden fazla ilaç kullanan hastalarda daha da dikkatli olunması gerekir.

İLACIN REKLAMI OLUR MU?

Ben hiçbir ilacın, bazı ülkelerde olduğu gibi, tezgah üstü ilaçların, yani ağrı kesicilerin, vitaminlerin, mide ilaçların bile reklâmının yapılmasını doğru bulmuyorum. Hatta, tam tersine ilaç reklâmları son derecede sakıncalı. Üstelik de bu düşüncem sadece tüketicilere yönelik reklâmlarla ilgili değil. Doktorlara ilaç reklâmı yapılması da son derecede yanlış.

Firmalar ilaçlarını hekimlere tanıtmak için reklâmlardan değil, ilaçları ile ilgili yapılmış olan ‘bilimsel’ yayınlardan yararlanmalı. Bir hekim için en iyi reklâmın ‘bilimsel bir araştırma’ olduğu söylesem, itiraz eden olmaz sanırım.

İlaç tıbbi bir gerekçe ile belirli bir dozda, belirli aralıklarla ve belirli bir süre alınması gereken bir kimyasal madde. Bir hasta için kullanılacak ilaca, reklamlârdan etkilenerek değil, ancak kitaplardan, dergilerden, yani ‘bilimsel’ yayınlardan yararlanılarak karar verilebilir.

Gelelim neticeye
Ben halkı bırakın, doktorlara bile ilaç reklâmı, hatta ilaç tanıtımı yapılmasına karşıyım. Ne zaman ilaç-reklâm-tanıtım-pazarlama kelimelerini yan yana görsem tüylerim diken diken olur. İlaç tanıtımı etik kurallara yüzde yüz uyularak yapıldığında bile doğru bir uygulama değildir, çünkü ilaç promosyonu yapılabilecek bir tüketim ürünü değildir. Doktorların ilaçlar hakkında bilgi edinmek için başvuracakları kitaplar, dergiler, internet siteleri gibi güvenilen bağımsız kaynaklar vardır. Bir hâkime bir kanun maddesini tanıtımı yapılması ne kadar yanlışsa doktorlara ilaç promosyonu da o kadar yanlış bir şeydir.

Zurnada peşrev ilaçta reklâm olmaz.

***

EK 1 (19.1.2023): Televizyonda reklamı yapılan ilaçların %70’i “düşük tedavi değerine” sahip. Reklamlar genellikle eski ve daha ucuz olanlardan çok daha iyi olmayan yeni, pahalı ilaçları lanse eder.

Kaynak: https://jamanetwork.com/journals/jamanetworkopen/fullarticle/2800405

Makale: Therapeutic Value of Drugs Frequently Marketed Using Direct-to-Consumer Television Advertising, 2015 to 2021

***

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. Yavuz Eryılmaz dedi ki:

    Haklısın değerli dostum, ilâcın reklamı olmaz ve de olmamalı. Bakma sen o reklamcılara. Ortada bir kurtlar sofrası var ve ondan yararlanmaya bakıyorlar. 1996 senesinde oğlum ile beraber Dallas’a giderken yol tabelalarında “x” ilâcını altı ay günde 60 mg. kullandığında kolesterolün düşmezse paran iade edilir diyordu. Sanırım daha sonra bu reklam eyalet mahkemesinde yasaklandı. Burada esas olarak reklamcılar kendilerine paye çıkarmaya çalışıyorlar yoksa, paralı firma bülbülleri her yerde her zaman gerekli reklamı yapıyorlar. Sen paradan haber ver. Bülbülümüz; sabah A ilâcına iyi, B ilâcına kötü der ama, B ilâcı parayı bastırırsa bu kez öğleden sonra tam tersini söyler. Neler gördük biz, neler…
    Aslında burada Şair Eşref’in bir dörtlüğüyle bu bülbüllere cevap yazmam gerekir ama, sitenin kapatılmasından korkuyorum.
    Saygılarımla.

Siz de yorumunuzu paylaşın: