YALNIZLIK BAŞKA, TEK BAŞINALIK BAŞKA BİR ŞEY

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Sosyal medyada (özellikle TikTok adlı rezillikler mekânında) yalnız yaşamayı ve yalnız vakit geçirmeyi öven gösterimler fink atıyor.

Fenomen adı verilen tipsiz tipler tek başına yaşadıkları (tek başına yemek yemek, gece arabayla gezmek, göl kenarında kitap okumak… gibi günlük rutinlerini paylaşıyorlar, videoları milyonlarca izleniyor.

Tek başına olmanın utanç verici bir durum olmamanın ötesinde güçlendirici bir hayat tercihi hâline getirilmeye ve özellikle gençler buna özendirilmeye çalışılıyor.

İnsanlar bu videoları izleyip “Ben de arkadaşsız yaşamalıyım, bu cool” iyi bir şey diye düşünebiliyor.

Özellikle gençlerde ve zaten yalnız hissedenlerde “normalleştirme” etkisi yaratıyor. “Herkes yalnız, sorun yok” mesajı, aslında yardım aramayı veya sosyal bağ kurmayı engelleyebiliyor.

Sosyal medya algoritması bu tarz içerikleri çok seviyor çünkü duygusal tepki (hem özdeşleşme hem de acıma) alıyor. Sonuçta yalnızlığı “arzu edilen” hâle getiriyor.

Bu tarz içerikler, FOMO (gelişmeleri veya fırsatları kaçırma korkusu) kültürüne karşı bir tepki olarak da görülüyor ve özellikle kızlar olmak üzere gençlerde, içe dönük kişiler arasında popülerleşiyor.

Yalnızlık ve tek başınalık

Tek başınalığı öven bu paylaşımlar ilk bakışta “huzur, özgürlük, kendini dinleme” gibi görünebilir ama işin tehlikeli tarafı şurada:

Yalnızlık ile tercih edilen tek başınalık farklı şeyler fakat aralarındaki çizgi çok ince.

Yalnızlık istenmeyen, zorla yaşanan ve zararlı bir durum.

Tek başınalık ise bilinçli tercih edilen, huzur, özgürlük, yaratıcılık ve kendini dinleme sağlayan bir hayat tarzı.

İster yalnızlık ister tek başınalığa bağlı olsun uzun süreli sosyal izolasyon, depresyon, anksiyete, bağışıklık sistemi zayıflaması ve hatta erken ölüm riskini artırıyor.

Yalnızız

Peyami Safa 1951’de Yalnızız isimli romanında modern insanın yalnızlık krizini yazmıştı.

Roman, insanların bir arada yaşamasına rağmen bencilce hareket edip birbirinden kopuk kaldığını anlatır.

Karakterler (özellikle Merâl) Paris gibi “özgür ve parlak” bir hayâli kovalarken yalnızlaşır ve trajediye sürüklenir.

İdeal bir ütopya (Simeranya) bile gerçek yalnızlığı çözemez.

Gelelim neticeye

İnsan sosyal bir varlık. Kısa süreli, bilinçli tek başınalık belirli bir süre hoş ve dahî faydalı olabilir; ama kronik yalnızlık öyle değil, zararlıdır.

Kendi kendine vakit geçirmek tecrübe edilebilirse de tek başınalığı romantikleştirerek ideal bir hayat tarzı gibi sunmaya, “arkadaşsız, izole bir hayat en iyisidir” seviyesine çıkarmaya çalışmak gerçekten çok tehlikeli.

NOT: Bu vesile ile TikTok’ un ve varsa benzeri diğer ortamların ülkemizde yasaklanması, hiç değilse 18 yaşından küçüklere erişim engeli getirilmesi gerektiği temennimi bir kere daha tekrarlıyorum.

Kaynak: https://www.bbc.com/news/articles/c5y63dw2x3wo

***

 

Siz de yorumunuzu paylaşın: