NERDE BİR NEGATİF OMEGA 3 ÇALIŞMASI OLSA…

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
Mehmet Serin

Mehmet Serin’ in yazısı:

İlahi Ahmet Hocam, nerede bir negatif omega 3 çalışması olsa hemen buluyorsunuz. Bir de pozitif olanlardan bir tanesini yayınlasanız.

Konuyla ilgili bir önceki yazınızda şöyle oturaklı bir meta analiz olmadan omega 3 ile ilgili pozitif çalışmalara şüpheyle bakacağım diyorsunuz.

Bu görüşünüzü dile getirdiğiniz zamanlarda böyle son derece sağlam bir meta analiz yayınlandı.

Mesela bunu yayınlar mısınız?

Hem de tam manasıyla halka açık bir çalışma olmasına rağmen statükonun medyasında dile getirilmedi, siz getirirsiniz.

Demek ki balık yağı lobisi öyle etkin falan değil…

Aklımdayken bu meta analizde omega3′lerin tansiyonu düzenlemede ve düşürmede (4,5 kadar) son derece etkin olduğu saygıdeğer 3 bilim adamı tarafından gösteriliyor. Bir tanesi sizin gibi suplement karşıtı (http://m.ajh.oxfordjournals.org/content/early/2014/03/06/ajh.hpu024.full).

Sizin gibi statükonun dışında bakabilen bir doktorun, statükonun oyunlarına alet olması beni çok üzüyor. Statüko medyası korku satar, bilgi değil…

Gelelim yukarıdaki çalışmayı yapan ve Dyeberg’in çalışmasını yapan Fodor’a. Kendisi yıllardır balık yağı düşmanı bir zattır, yani taraftır.

Yine de biz söylediklerine bakalım:

Öncelikle Dyeberg’in Swenson,Price gibi geleneksel beslenmeyi araştıran gezgin geleneğin son temsilcisi olduğunu bilelim. Bu insanların modern beslenme öncesi geleneksel beslenmeyi araştıran dökümanları çok kıymetli.

Dyeberg, çalışmasını yaptığı Inuik bölgesini zor bulmuştur. Çünkü İnuik  geleneksel yaşam ve beslenmesini sürdüren son bölgeydi.

Yani modern yaşamın hazır gıda ve aletlerini kullanmıyorlar, geleneksel avcı-toplayıcı kültürlerine uygun yaşıyorlar ve besleniyorlardı. Karbonhidrattan yoksun diyetlerini sadece omega 3 açısından değil ketojenik olması bakımından da incelemişlerdir.

Tahmin edilebileceği gibi son derece sert hava koşullarında bu çalışmayı kendi olanaklarıyla gerçekleştirmişlerdir.

Dyeberg o zaman bile Inuiklerin çoğunun modern diyetle tanıştığı bildiği için çok az sayıdaki Inuikin yaşadığı bölgede ulaşabildiği her yerden kan örnekleri almıştır.

En büyük sorun da kan örneklerinin donmadan analiz edilebilmesiydi. Fodor, yorumunda olayı saptırıyor. Ulaşılamayan yerler zaten daha geleneksel yaşamın sürdüğü yerler.

Fodor gibi statükonun adamları eldeki verileri nasıl itibarsızlaştıracağız diye akıl dışı yorum ve araştırmalarda bulunuyor.

Kendi araştırmalarında ise Inuiklerin normal populasyona göre iki kat daha fazla kardiyovasküler hastalıkları varmış.

Yıl 2013 dikkatinizi çekerim, 1970 deki datayla karşılaştırmak için elmaya armut demek lazım.

En önemlisi de o zaman bile “balta girmemiş” Inuik bölgesi bulmak zorken, günümüzde bırakın geleneksel yaşayan Inuik bulmayı, kışın balık avlamaya giden Inuik bulamazsınız.

Hepsi devlet yardımıyla geçinen; ucuz karbonhidratlarla, şekerlerle, teneke kutularla beslenen; fermente balık ürünlerini bile bilmeyen yan gelip yatan diyabetli tosuncuklar olmuş (http://ottawa.ctvnews.ca/polopoly_fs/1.1814937!/httpFile/file.pdf).

Başlık da bence yanlış olmuş: O zaman ki Inuikler balık yağı kapsülleri kullanmıyorlardı, BALIK TÜKETMENİN İNSAN SAĞLIĞINA YARARI YOK olmalıydı…

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. Mehmet Serin dedi ki:

    Teşekkürler Ahmet Hocam. En azından ilgilenenlere, hemen hemen tüm literatürü tarandığı, oldukça sağlam ve tutarlı kriterlerin kullanıldığı,buğüne kadar yapılmış en kapsamlı meta analizin linkini vermiş olduk.

Siz de yorumunuzu paylaşın: