APANDİSİT, AMELİYATSIZ ANTİBİYOTİKLERLE DE İYİ OLUYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Apandisitlerde yani apandis iltihaplanmalarında enfeksiyonunun tekrarlama riskini ortadan kaldırdığı için cerrahi müdahale yani iltihaplı apandisin çıkarılması (apandektomi) altın standart tedavidir.

Bununla beraber, son senelerde komplike olmayan hafif vakalarda ameliyat yerine antibiyotik tedavinin de yeterli olabileceğini ortaya koyan araştırmalar yayınlanmaya başlamıştır.

Erişkinlerde yapılan randomize klinik çalışmalarda apandisitlerin cerrahi uygulanmadan antibiyotiklerle tedavisinin başarı oranı olarak yüzde 63-85 arasında değişen rakamlar bildiriliyor.

Yeni bir araştırma aynı durumun çocuklar için de geçerli olabileceğini gösterdi.

JAMA Surgery’ de yayınlanan araştırma komplike olmayan apandisit teşhis edilen 7-17 yaş arasındaki 102 çocuk üzerinde gerçekleştirildi (1).

Bunlardan 65’ in kendisi veya ailesi apandektomiyi (apandisin cerrahi olarak çıkarılması) tercih ederken 37’ si ise cerrahi dışı tedaviyi seçti.

Ameliyat olmayanlara ilk 24 saat damardan ve hastaneden çıktıktan sonra da 10 gün süreyle ağızdan antibiyotik verildi.

Bunların yüzde 95’ inin 24 saat içinde düzelme gösterdikleri tespit edildi.

30 gün sonra cerrahi olmayan tedavinin başarısı yüzde 89.2, 1 sene sonra ise yüzde 75.7 olarak belirlendi.

Cerrahi uygulanmayan gurupta komplike apandisit ensidansı yüzde 2.7, buna karşılık cerrahi grubunda yüzde 12.3 idi.

1 sene sonra cerrahi yapılmayan çocukların ortalama olarak 8 gün, ameliyat olanların ise 21 gün sıkıntı çektikleri, ameliyatsız tedavinin maliyetinin daha düşük olduğu ortaya çıktı.

Apandis ameliyatının riskleri var

USA’ da senede 70 binden fazla çocuğa akut apandisit teşhisi konuyor ve altın standart tedavi olarak da apandektomi yapılıyor.

Ameliyat kesin bir tedavi sağlamakla beraber genel anestezi gerektirdiği gibi ameliyatın riskleri ve ameliyat sonrası ağrı ve istirahat zorunluluğu gibi problemleri var.

Komplike olmayan apandisitlere yapılan apendektomilerin ameliyatla ilgili komplikasyon oranı yüzde 5-10 arasında değişiyor ve bunların da yüzde 1-7’ sinde yeniden ameliyat icap edebiliyor.

Apandisin alınması kolon kanseri riskini artırıyor

Apandis çoğu zaman fonksiyonu kaybetmiş, bir organ kalıntısı gibi değerlendirilir.

Gel gelelim son senelerde yapılan araştırmalar apandisin işe yaramaz bir doku olmadığını, bağırsak bakterileri ve bağırsaklardaki enflamasyonu modüle etmede rolü olduğunu ortaya koyuyor.

Apandis, “biofilm” ve bağırsak bakterilerinin oluşumu ve korunmaları için güvenli bir yer olarak kabul ediliyor.

Nitekim apandektomiden sonra Crohn hastalığı ve kolon kanseri riskinin arttığını gösteren araştırmalar var (2, 3).

Gelelim neticeye

Her geçen gün birçok tıbbi girişimin gereksiz yere yapıldığı ortaya çıkıyor.

Bunlara apandis ameliyatlarının da eklenmiş olması hiç de şaşırtıcı değil ama bu her cerrahi müdahalenin de boşuna yapıldığı şeklinde değerlendirilmemelidir.

Ağrının 48 saatten beri devam ettiği ve apandisin delinmesinin mevzubahis olduğu durumlarda cerrahinin hayat kurtarıcı olduğu unutulmamalıdır.

Diğer taraftan, apandistin çıkarılması tekrarlama riskini ortadan kaldırıyor olsa da ameliyatın ve genel anestezinin riskleri, maliyeti dikkate alındığında her vakayı hemen ameliyathaneye sokmanın doğru olmadığı da ortadadır.

Apandis, geniz eti, bademcik, safra kesesi gibi organların “olsa da olur olmasa da olur” dokular olmadığını, bunların cerrahlar tarafından alınması için yaratılmadığını hatırlatırım.

Kaynak:

1. http://archsurg.jamanetwork.com/article.aspx?articleid=2475977

2. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4339380/

3. http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4339380/pdf/pone.0118411.pdf

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. Gönül Salih dedi ki:

    Hocam safra taşıyla ilgili bir tecrübemi paylaşmak isterim, annemin safra kesesinde ceviz büyüklüğünde taş tespit edildi ve acil ameliyat olacaksın denildi, yalnız annem çok kiloludur, bu kiloda bu ameliyat yapılamaz acil zayıflayıp gel dedi doktor, çok ağrı sızı çektiği için ben biraz araştırdım hafifletecek bir şey bulabilir miyim diye, o sırada keten tohumu yağı iyi gelir diye duydum ve denedik, 200 ml soğuk sıkım keten tohumu yağını annem bitirdi, bir ay sonra doktora gittik ameliyat olmak için, öncesinde ultrasona gir dediler taşı görmek için, sonuç: taş yok. Eski ultrasonu göster dedi doktor, gösterdik şok geçirdi bu kadar bariz büyük taş nereye gitti? Hasılı ameliyattan ve ağrı sızıdan kurtulduk.

Siz de yorumunuzu paylaşın: