DOKTOR TAVSİYESİDİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Sağlıklı gıdalar yerine vitamin hapları, su ve sabun yerine marka dezenfektan tavsiye eden birinin pandemiye deva olacak besteci seçimine de hiiiç şaşırmadım.

"Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" sözünü hatırladım.

Zaman zaman Türk musıkîsine dair yazılar kaleme alan Doğan Hızlan' ın da ne kadar samîmi olduğunu bu vesile ile anlamış olduk.

Tanburumuz, kanunumuz, udumuz, kemençemiz... dururken piyano ile saz eserleri ha, pes doğrusu!

Beyler, oturun oturduğunuz yerde bırakın dinleyeceğimiz müziği kendimiz seçelim.

Bir de siz karartmayın ruhumuzu.

Aşının da müziğin de doktorun da yazarın da yerli ve millîsi... anlaşıldı mı?

NOT: Her türlü müzik değerlidir, hepsini de dinlerim. Şüphesiz ki yazıda adı geçen besteciler ve besteler de öyle. Fakat benim için müzik, kalbin tellerini titreten melodilerdir. Bilmem anlatabildim mi?

***

Hürriyet' te Doğan Hızlan' ın yazısı:

Sevgili Osman Müftüoğlu, pandemi döneminde hangi bestecilerin derdimize deva olacağını yazmayı bana havale etti.

Doktorların her isteğinin karşılanması gereken bir dönemde bu talebi hemen yerine getirdim. Eğer bu yolla faydam olursa ben de artık kendimi doktor yardımcısı olarak göreceğim.

Bence doktor artık reçetelerine bu listeyi de eklemeli. Böylece ben de doktor onaylı liste yayınlarım.

Üç bestecinin de adını veriyor.

Beethoven, Mahler, Chopin.

Elbet bunları dinleyerek hem maddi hem de manevi sıkıntımızı gideririz.

Hiç kuşkusuz bunlara ekleyeceğim adlar da var.

Beethoven’dan başlayalım, senfoniler çok bilindik, çok icra edilen eserleri olduğu için tavsiye listesine yazmadım.

Şu anda piyano sonatları büyük rahatlıktır.

Fazıl Say da, Gülsin Onay da çaldı.

Lizst’in Beethoven’ın senfonilerini piyano transkripsiyonunu İdil Biret’ten dinleyin.

Beethoven denince diğer iki ‘B’yi de anmak lazım.

Bach ve Brahms’ı.

Brahms’ın klarnet beşlisini çok severim. Klarnetin klasik müzikte en güzel kullanıldığı bestedir.

İki enstrümanı es geçmeyelim.

Arp ve klavsen.

A.F. Boieldieu’nun arp konçertosu, dinlendirici, teskin edici bir bestedir.

Mahler denince benim tek önerim var.

Das lied von Erde (Toprağın Şarkısı).

Bach her gün dinlenmeli. Gene birkaç ad verelim:

Goldberg Varyasyonları ve Klavsen besteleri.

Hele hele çalışırken, tek başına müziğin bütün çağrışımlarını odanıza getirir.

Çello süitlerini yazmasam liste eksik kalır.

Klavsen severseniz Couperin’i de seversiniz.

Opera aryaları dinlemek gerekirse Mozart’ın Don Giovanni’sini anmadan geçemem. Figaro’nun Düğünü de sizi eğlendirir.

İki diva, eksiğinizi tamamlar:

Maria Callas ve Leylâ Gencer. İnsan sesi kadar etkileyici ne olabilir ki?

Eve kapanmış, deniz kıyılarından uzak günler geçirirken denizi size ancak Claude Debussy’nin ‘La Mer’ı getirir. Deniz susuzluğunuzu giderir.

Chopin’i geç mi hatırladık ?

Noktürnleri akşam karanlığını aydınlatır.

Doğa severseniz, Beethoven’ın ‘Pastoral Senfoni’si iyi gelir, Vivaldi’nin ‘Dört Mevsim’ini hatırlatmak bile gereksiz.

*

TÜRK müziği için şimdilik saz eserlerini dinlemenizi isteyeceğim.

Feyzi Aslangil’in piyano ile çaldığı saz eserlerini.

Özlediğiniz semtler olursa Yesari Asım Arsoy sizi Yeniköy’de, Heybeliada’da, Hisarlar’da gezdirir. Müzisyen bir rehber olunca insan daha ne ister ki?

Türküleri siz seçin, yurdun her yerinin türküleri farklıdır.

Hem orijinal icraları severim hem de çok sesli olanlarını.

Evde eşinizle birlikte oturuyorsanız bence Seyyan Hanım’ın tangolarıyla dans edebilirsiniz.

Kusura bakmayın, ben sporun bile müziklisini severim.

Türküler bazen hüzünlendirir, bazen neşelendirir.

‘Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar’ın özgün söylenişini de seviyorum soprano Remziye Alper Tanrıkulu’nun söyleyişini.

Şimdi adını andığım bestecileri, eserlerini bazen çalışırken fon müziği olarak dinlersiniz ama Nadir Nadi’nin dediği gibi müzik dinlemek de başlı başına bir iştir, ikinci plana atılamaz.

Müzik nasıl dinlenmeli?

Bakın LP’ler yeniden alınıyor, pikaplar her yerde satılıyor.

Müzisyenler de doğada çalıyorlar.

Cuma günü Viyana Filarmoni’nin müzisyenleri açık havada çaldılar, çoğu dans etti.

Ben geçenlerde de bir trompetçinin ormanlık bir alanda kendi kendine prova yaptığını televizyondan gördüm.

Su sesinin insanı nasıl dinlendirdiği bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Evliya Çelebi’nin Edirne’deki Darüşşifa’sını gezdim, Yalova’da kaplıcaların sesinin insanı dinlendirdiğini bilirim.

*

UMARIM, andığım bu müzikleri dinlersiniz, çünkü doktor tavsiyesi.

Demek ki şifasını da göreceğiz.

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/dogan-hizlan/doktor-tavsiyesidir-41704875

Yazı için 4 yorum yapılmış:

  1. Elif Naz dedi ki:

    Bunlar değerli besteciler tüm dünya için ama bizim ruhumuza hiyap etmiyor bizim bestelerimiz gibi.

  2. Halit dedi ki:

    Papyon takmasından belli oluyor maksadı. betofen bizi bozar beyefendi, biz Müslümcüyüz.

  3. İsmail Hakkı dedi ki:

    Türküz, türkü söyleriz. Klavsen konçertosu sizin olsun.

  4. mustafa yüksel dedi ki:

    Yorumlar ne kadar zırva. Birisi yazmış: Değerli besteciler bizim ruhumuza hitap etmiyormuş.Ben anlamıyorum desene şuna. Müzik evrenseldir. Kaldıki biraz dikkat,sabır ve kulak alışkanlığı ile anlamak zor değil dünya müziğini.D.Hızlan da çerçeveyi hayli geniş tutmuş (kendini göstermek istemiş). Piyano ile saz eserleri konusunda Küçükusta’nın eleştirisi çok haklı !

Siz de yorumunuzu paylaşın: