İNSÜLİN DİRENCİ VE KARACİĞER YAĞLANMASINI ÖNLEMENİN EN KOLAY YOLU

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Intercellular Transmission of Hepatic ER Stress in Obesity Disrupts Systemic Metabolism yani “Obezitede karaciğer hücrelerindeki endoplazmik retikulum stresinin hücreler arasında yayılması sistemik metabolizmayı bozuyor” başlıklı araştırmanın özü:

Endoplazmik retikulum stresinin obeziteye bağlı olarak gelişen insülin direncinde pato-fizyolojik rolü olduğu bilinmekle beraber buna koordineli doku tepkisi hakkında yeteri kadar bilgi yoktur.

Artmış Cx43’ ün aracılık ettiği hücreler arası haberleşme çeşitli kronik streslere karşı doku uyumlu ve doku uyumsuz cevapları kapsar.

Bu araştırmada, ER stresinin karaciğer hücrelerinde Cx43 ekspresyonunu ve hücre-hücre bağlantısını artırdığı gösterildi.

ER stresi olan ve olmayan hücrelerin birlikte kültürleri ER stresinin hücreden hücreye geçmesine ve ER stresi olmayan hücrelerin işlev bozukluğuna yol açtığı ve bunun Cx43’ ün genetik veya farmakolojik olarak baskılanmasıyla önlenebildiği belirlendi.

Obez farelerin karaciğer hücrelerinin ER stresini zayıf farelerin karaciğer hücrelerine geçirebildikleri ve karaciğerlerinde Cx43 olmayan farelerde diyetin sebep olduğu insülin direnci ve karaciğer yağlanmasının önlendiği tespit edildi.

Bu neticeler obezitede Cx43’ ün aracılık ettiği hücre-hücre bağlantısının ER stresinin hücreler arasında yayılmasına müsaade ettiğini ortaya koyuyor.

Aşırı beslenmeye karşı bu yeni uyumsuz cevap, doku ER stres yükünü şiddetlendirerek karaciğer yağlanmasını teşvik eder ve tüm vücut glukoz metabolizmasını bozar.

Figure thumbnail fx1

Araştırmanın önemli noktaları

BİR: Obezite, karaciğer hücrelerinin endoplazmik retikulumunda (ER) strese ve connexin 43 (Cx43) eskpiresyonuna sebep oluyor.

İKİ: Cx43’ ün aracılık ettiği hücre-hücre bağlantısı bu stresin hücreler arasında yayılmasına yol açıyor.

ÜÇ: ER stresinin hücreler arasında yayılması ise ER işlev bozukluğu ve insülin direncine sebep oluyor.

DÖRT: Cx43’ ün baskılanması ER işlevini düzeltiyor, karaciğer yağlanması ve insülin direncini azaltıyor.

Bu araştırmadan biz ne anlayalım?

Bu önemli araştırma obezitenin insülin direnci ve glukoz metabolizmasını nasıl bozduğunu, karaciğer yağlanmasının nasıl meydana geldiğini anlatıyor.

Obezitede karaciğer hücrelerinden stres sinyalleri çıkıyor ve bunlar diğer hücrelere de yayılarak insülin direnci, karaciğer yağlanması ve glukoz metabolizması bozukluğuna yol açıyor.

Connexin 43 nedir?

Connexin 43 (Cx43) veya diğer adıyla Gap junction alpha-1 protein (GJA1) 6. kromozomdaki GJA1 geni tarafından kodlanan bir proteindir.

Bu protein, komşu hücreleri birbirine bağlayan ve küçük iyonlar gibi düşük molekül ağırlıklı maddelerin hücreler arası değişimine izin veren gap junction’ ların (boşluk kavşakları) bir bileşenidir.

GJA1’ in kas kasılmasından embriyonik gelişme, enflamasyon ve spermatogeneze kadar birçok biyolojik olayda ve kalp defektlerinden kanserlere birçok hastalıkta rolü vardır.

Gelelim neticeye

Bu araştırma ile insülin direnci ve karaciğer yağlanmasını önlemek için Cx43’ ü genetik veya farmakolojik olarak baskılayan ilaç ve aşıların geliştirilmesinin kapısı açılmıştır.

Oysa bunun çok daha kolay bir yolu vardır:

Karaciğer hücrelerinizin birbirlerine stres sinyalleri yerine sevgi sinyalleri, gülücükler, öpücükler göndermesini istiyorsanız yapmanız gereken aşırı işlenmiş gıdaların zerresini bile yememektir!

Evet, hepsi bu kadar basittir ama endüstri tarafından desteklenen bir araştırmadan böyle bir mesaj çıkması mümkün değildir.

Kaynak: https://www.cell.com/cell-metabolism/fulltext/S1550-4131(20)30604-5

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. Fatih dedi ki:

    Çok güzel taşı gediğine koymuşsun hocam. Bu araştırma Harvard’ da Sabri Ülker Araştırma Merkezinde yapılmış. Tabii ki işlenmiş gıda yemeyin diyecek halleri olamaz. Ah bu satılık bilim aaahh…

  2. Ahmet Mithat CAN dedi ki:

    İNSÜLİN DİRENCİ mi İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ mi?

    Son yıllarda yaygın olarak kullanılan popüler bir terimimiz var : İNSÜLİN DİRENCİ.

    Ancak konuşan kişiler benim İNSÜLİN DİRENCİM var diyorlar, ama fazlasını bilmiyorlar.

    AÇLIK ŞEKER ile AÇLIK İNSÜLİN değerinin matematiksel bir formülle hesaplanmasıyla değerlendirilen İNSÜLİN DİRENCİ tabirini hekimler arasında tıbbi bir terim olarak bıraksak da, onun yerine halkta daha çok karşılığı ve etkisi olabilecek İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ terimini kullansak nasıl olur acaba?

    Nasıl şeker yüksekliği, tansiyon yüksekliği, ateş yüksekliği olduğunda herkes anlıyor ve düşürmek istiyorsa, İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ denirse de aynı etkiyi yapacaktır.

    Bu yüzden halk olarak insülinin hücrelerle ilişkisi olan kısmıyla ve formüllerle (HOMA-IR) ilgilenmeyip, sadece İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ’ne odaklanmalı ve İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ olduğunda başımıza neler geleceğini bilmeliyiz.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ olup olmadığını öğrenmek için yapılması gereken AÇLIK İNSÜLİN değerine bakılmasıdır.

    Profesör Canan Karatay’a göre İNSÜLİN SEVİYESİ EN ÖNEMLİ SAĞLIK GÖSTERGESİDİR: “Herkes 12 saatlik açlıktan sonra kan insülinine baktırsın. AÇLIK İNSÜLİNİ 5 OLACAK, 6-7 dahi olsa moleküler yani hücresel düzeyde hastalık başlamış demektir.”

    Gelin tam bu noktada İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ’nin nelere yol açacağını Canan KARATAY hocanın açıklamalarından öğrenelim ve bu sonuçlar başımıza gelmeden önlem alalım:

    “İnsülin hormonu kanımızda 5 IU/mL üstüne çıkmaya başlamışsa hormonal denge bozulmuş ve kronik inflamasyon başlamış demektir. Kronik inflamasyonu düzeltmeden sağlığımıza kavuşamayız. Bunun için de İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ’ni düşürmemiz gerekir.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; akne, tüylenme, kilo artışı ve yumurtlama problemlerine neden olur.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; kontrolsüz hücre yapımını artırarak kansere sebep olur.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; Kız çocuklarında erken adet görmelerine sebep olur.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; Kadınlarda Polikistik Over, Fibrokistik Meme, fibromiyaljik sırt ağrısı yapar.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; Çok fazla erkek seks hormonu ürettiği için erkeklerde erken yaşta saç dökülmesine sebep olur.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; Karaciğer ve pankreas yağlanmasına neden olur, dolayısıyla karaciğer ve pankreas kanserine zemin hazırlar.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; Alkole bağlı olmayan karaciğer rahatsızlığına sebep olur.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; Şeker tahlil sonucunuz normal çıksa da yanlış beslenmeye devam ettiğinizden inflamasyonu devam ettirir.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; damarları büzüştürür, tansiyonu yükseltir, kalp damar ve diğer kronik rahatsızlıklara sebep olur.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ; sebep olacağı kronik hastalıklar sonucu bağışıklık sistemimizi zayıflatır. Virüslere karşı dirençsiz hale getirir.”

    Sonuç olarak İNSÜLİN DİRENCİ terimi yerine İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ terimini kullanırsak halk da, bende İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ var, normal seviyeye indirmem lazım diye daha anlaşılır düşünür.

    İNSÜLİN YÜKSEKLİĞİ’ni düşürmek için de neler yapılması gerektiğini; TAŞ DEVRİ DİYETİ, KARATAY DİYETİ, ADAM GİBİ BESLENME gibi önerilere başvurarak öğrenebilirler.

Siz de yorumunuzu paylaşın: