AŞILARIN TARTIŞILMASI DEĞİL, TARTIŞILMAMASI YANLIŞTIR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Doç. Dr. Ferhat Arslan’ ın görüşlerine ben de aynen katılıyor ve altına imzamı atıyorum. 

Bilim eleştirildiği zaman gelişir.

Bilim dogma değildir.

Aşıların tartışılması değil, tartışılmaması yanlıştır.

Doç. Dr. Ferhat Arslan’ ın yazısı:

Türk Pediatri Kurumu’nun ve ilgili bilimsel derneklerin yapması gereken şey, tartışmayı bastırmak değil; bilimsel zemine çekmektir.

Aşılar toplum sağlığının en önemli araçlarından biridir. Ancak tam da bu nedenle, aşılarla ilgili güven meselesi yalnızca sloganlarla, otorite beyanlarıyla veya karşıt görüşleri dışlayarak korunamaz.

Güven, şeffaflıkla; şeffaflık da veriyle sağlanır.

Bu nedenle yapılması gereken ilk şey şudur: Aşılarla ilgili tereddütlerini dile getiren hekimler, araştırmacılar, aileler ve farklı görüşteki bilim insanları kongrelere davet edilmelidir.

Bu kişiler dinlenmeli, iddiaları açık oturumlarda tartışılmalı, sorular cevapsız bırakılmamalı ve bütün süreç kayıt altına alınarak yayımlanmalıdır.

Bilim, rahatsız edici soruları dışlayarak değil; onları metodolojik olarak sınayarak güçlenir.

İkinci olarak Türkiye’de aşısız, eksik aşılı ve tam aşılı çocukların sağlık durumları bilimsel bir izlem sistemiyle karşılaştırılmalıdır.

Bu çalışma ideolojik değil, epidemiyolojik bir çalışma olmalıdır.

Yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum, beslenme, doğum öyküsü, prematürite, antibiyotik kullanımı, kronik hastalıklar, anne sütü alma süresi, çevresel maruziyetler ve sağlık hizmetine erişim gibi karıştırıcı değişkenler titizlikle kayıt altına alınmalıdır.

Amaç “aşılı çocuklar mı daha sağlıklı, aşısız çocuklar mı daha sağlıklı?” gibi kaba ve yanıltıcı bir tartışma üretmek olmamalıdır.

Amaç; enfeksiyon sıklığı, hastaneye yatış, yoğun bakım ihtiyacı, alerjik hastalıklar, otoimmün tablolar, nörogelişimsel sorunlar, büyüme-gelişme parametreleri ve genel sağlık göstergeleri gibi başlıkları, uzun süreli ve şeffaf biçimde izlemektir.

Bunun için bağımsız etik kurul onayı alınmalı, çalışma protokolü önceden yayımlanmalı, sonradan hedef değiştirilmemeli, ham veriye erişim ilkeleri belirlenmeli ve çıkar çatışmaları açıkça ilan edilmelidir.

Bulgular olumlu da çıksa, olumsuz da çıksa, beklenenden farklı da çıksa yayımlanmalıdır. Toplumun güvenini kazanmanın yolu, “bize inanın” demek değildir.

Toplumun güvenini kazanmanın yolu şudur: “İşte verimiz, işte metodumuz, işte sınırlılıklarımız, işte yanıtlayamadığımız sorular ve işte bağımsız denetime açık sonuçlarımız.”

Aşı politikası, çocuk sağlığı açısından son derece ciddi bir alandır.

Bu nedenle ne kör savunuculukla ne de kontrolsüz korku üretimiyle yönetilebilir. Türkiye’nin ihtiyacı; açık tartışma, güçlü kayıt sistemi, uzun dönem izlem, metodolojik dürüstlük ve bilimsel cesarettir.

Türk Pediatri Kurumu bu sürece öncülük ederse yalnızca aşı güvenini değil, toplumun tıbba olan güvenini de yeniden güçlendirmiş olur.

Kaynak: https://x.com/Ferhatarslandr/status/2047517128643735734?s=20

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: