KOVİD’ DE AĞIR HASTALIK VE ÖLÜMLERİN ESAS SEBEBİ NEDİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

İtalya’ nın milli sağlık otoritesi Istituto Superiore di Sanità’ nın araştırmasına göre kovid ölümlerinin yüzde 99’ undan fazlası altta yatan kronik hastalığı olanlarda gerçekleşti (1).

Ölenlerin yüzde 18’ ine ait verilerin değerlendirildiği çalışma bunların yüzde 0.8’ nin yani sadece 3 kişinin ilave bir hastalığı olmadığını ortaya koyuyor.

Ölenlerin yarısında üç hastalık, dörtte birinde ise bir veya iki hastalık bulunuyor.

Vakaların yüzde 76.1’ inde hipertansiyon, yüzde 35.5’ inde diyabet ve yüzde 33’ ünde kalp hastalığı var.

Enfekte olanların medyan yaşı 63 iken ölenlerde ortalama yaş 79.5 idi ve 40 yaşın altında olan ölümlerde her birinin ciddi hastalıkları vardı.

Şubat ayında Çin’ den gelen verilerde de altta yatan hastalığı olanlarda ölüm oranları yüksek bulundu:

Sağlıklı olanlarda ölüm oranı yüzde 1.4 iken, kalp-damar hastalığı olanlarda yüzde 13.2, diyabetlilerde yüzde 9.2 ve hipertansiyonu olanlarda yüzde 8.4, kronik solunum yolları hastalığı olanlarda yüzde 8 ve kanseri olanlarda yüzde 7.6 idi (2).

metaflammation.org

Kovid’ de ağır hastalık ve ölümlerin sebebi metabolik hastalıklar

Harvard’ lı değerli bilim adamımız Gökhan Hotamışlıgil de iki ayrı tweetinde bu durumu şu cümlelerle özetliyor (3):

1.Covid-19 hastalığının ağır ve ölümcül seyrine sebep olan altta yatan sağlık problemlerin en başında metabolik hastalıklar geliyor. Bunlarda metabolik inflammasyon ya da ‘metaflammation’ denen bir immün bozukluk ile tanımlanan hastalıklar. Gözden kaçan önemli bir konu.

2.Obezite Covid-19 klinik seyrinde olumsuz gidişatı belirleyen en önemli faktörlerden biri. New York’ dan gelen ve 4103 hasta üzerinde yapılan inceleme şaşırtıcı sonuçlar sunuyor. Bu makalenin yayın öncesinde olduğunu belirtmek gerek ama sonuçlar çok ilginç (4, 5).

How to prepare for coronavirus: The shopping list for your own ...

Gerçek sebep metaflamasyon değil, aşırı işlenmiş gıdalardır

Kovid’ den ölüm riskini artıran hastalıkların metaflamasyon ile ilgili olduğu iddiasına ben de katılıyorum ama şu hususlarda Hotamışlıgil ile aynı fikirde değilim:

BİR: Metabolik hastalıkları önlenmesini, insanın elinde olmayan “immün bozukluklara” bağlamak gerçekçi değil.

Bu ifadenin tıp bilgisi olmayanlar tarafından “genetik bir hastalık/bozukluk/yatkınlık” olarak algılanma ihtimali çok yüksektir ve nitekim tweete yapılan bazı yorumlar bunu ispatlamaktadır.

Bana göre “gözden kaçan” daha doğru söylemek gerekirse “gözden kaçırılmaya çalışılan” esas mesele bu hastalıkların gerçek sebebinin (metaflamasyon) “aşırı işlenmiş gıdalar” olmasıdır.

İKİ: Obezitenin kovidde gidişatı belirleyen en önemli faktörlerden biri olduğu görüşü doğru ama eksik.

Metaflamasyon için obez olmak şart değil; kilo ve vücut kitle endeksi ideal olanlarda bile metaflamasyon bulunabilir yani esas mühim olan “metabolik obezite” dir.

Metabolizması bozuk olmayan (metaflamasyonu olmayan) fazla kilolu ve hafif obezleri unutmayalım!

ÜÇ: Ondan, metaflamasyonun en başta beslenme olmak üzere “hayat tarzı yanlışlarından” kaynaklandığını ve bunları adam gibi beslenme ve doğru hayat tarzı ile önlemenin ve erken dönemde tamamen yok etmenin mümkün olduğunu belirtmesini daha doğrusu şiddetle vurgulamasını, aşırı işlenmiş gıdalara tokat atmasa bile “kulağını çekmesini” beklerdim.

Pictures Milk Eggs Cheese Food Vegetables Meat products 2560x1440

Gelelim neticeye

Kovid bir virüs hastalığıdır ama bu enfeksiyonun yarattığı ağır tablolar (zatürre, ARDS, akciğer hasarı, çoklu organ yetersizliği, sepsis) ve ölümlerin bir numaralı müsebbibi metaflamasyon ile karakterize kronik metabolik hastalıklardır.

Bu metabolik hastalıklar ise büyük ölçüde hayat tarzı ile -özellikle de beslenme yanlışları ve hazır gıdalarla- ilişkilidir ve bunları “halletmeden” bu hastalıkları önlemek de mümkün değildir.

Kaynaklar:

1.https://www.epicentro.iss.it/coronavirus/bollettino/Report-COVID-2019_17_marzo-v2.pdf

2.https://articles.mercola.com/sites/articles/archive/2020/04/13/how-to-defeat-coronavirus.aspx?cid_source=dnl&cid_medium=email&cid_content=art1HL&cid=20200413Z1&et_cid=DM508256&et_rid=850077098

3.https://twitter.com/ghotamis/status/1249681749287763970?s=20

4.https://twitter.com/ghotamis/status/1249670891908354048?s=20

5.https://www.medrxiv.org/content/10.1101/2020.04.08.20057794v1

Yazı için 7 yorum yapılmış:

  1. Mustafa Bahar dedi ki:

    Gökhan hoca da bunları biliyor ama söylemesi imkansız. Nedenini o da biliyor şüphesiz…

  2. Şener dedi ki:

    Sayın Hotamışlıgil’ in araştırma yaptığı laboratuvar Sabri Ülker Vakfından bağış aldığı için hazır gıdalar hakkında olumsuz bir ifade de bulunması söz konusu olamaz. Hazır gıdaların ne kadar zararlı olduğunu o hepimizden iyi bilir.

  3. CANAN KARATAY dedi ki:

    Hipertansiyonlu hastaların, büyük çoğunluğu
    ACE1 inhibitörleri ya da blokerleri kullanmaktalar.

    İlk jenerasyon ACE1 inhibitörlerinin, COVİD-19 hastalarına benzer inatçı kuru öksürük şikayetleri olurdu. Önce neden olduğu anlaşılamamıştı.

    Sonraları ACE1 inhibitörlerinin, akciğerlerde ACE2 reseptörlerini artırdığı gösterildi.

    ACE2 reseptörlerine de Corona virüsünün bağlandığını biliyoruz

    Diyabet hastalarının da, böbrekleri koruma ya da tansiyon hastası olduklarından dolayı ACE1 inhibitör ilaçlarını kullandıkları da bir gerçektir.

    Tüm kronik hastalıklarda oluşan, kronik inflamasyon, eksik vitamin ve de mineralleri de düşünecek olursak, bağışıklığında zayıfladığını anımsarsak sonuç ortada değil mi?

  4. Gurme dedi ki:

    Maalesef bazılarının çıkarlarını bozduğu için, cesur hocalarımız dışında aşırı işlenmiş gıdalar hakkında konuşmalar pek mümkün olmuyor.

    Yukarıda yorumda bahsi geçen ACE1 inhibitörlerinin ACE2 reseptörlerini artırdığı ve ACE2 reseptörlerine de Corona virüsünün bağlanması durumu; kronik hastalığı olan ve bunun için ilaç kullanan hastalardaki ölüm oranlarını destekler nitelikte.

  5. Serkan dedi ki:

    Hotamışlıgil değerli bir bilim adamı olabilir bu ayrı bir şey ama halk sağlığının onun önceliği olması mümkün değil. Onun için önemli olan araştırma yapmaktır ve bu imkanı ona şu an Ülker Grubu veriyor. Onların aleyhine olacak tek kelime e-de-meez…

  6. Ümit dedi ki:

    Bilim adamı bence önce adam olmalı, adam değilse ondan kimseye hayır mayır gelmez.

  7. Rana Doğramacı dedi ki:

    Çok doğru saptamalar.

Siz de yorumunuzu paylaşın: