ÇİNKO VE SELENYUM KOVİD AŞILARININ ANTİKOR CEVABINI ARTIRABİLİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Antioksidan özelliklere sahip besin desteklerinin bağışıklığı güçlendirdiği ve enfeksiyonları önlediğine inanılmakla beraber bunu ortaya koyan geniş kapsamlı araştırmaların olmamasından hareketle randomize, çift kör, plasebo kontrollü yöntemle bir araştırma yapıldı.

Fransa’ da huzur evlerinde kalan 65 yaşından büyük 725 katılımcı üzerinde yürütülen araştırmada, eser elementler olarak bilinen çinko, selenyum sülfat, beta-karoten, askorbik asit ve E vitamini gibi antioksidan hususiyetleri olan vitaminlerin bağışıklığa ve enfeksiyonlara olan tesiri incelendi.

2 sene müddetle bunların bir grubuna çinko (20 mg), selenyum sülfatın (100 mikrogram), bir grubuna beta-karoten (6 mg), askorbik asit (120 mg) ve E vitamini (15 mg), bir grubuna eser elementlerle beraber vitaminler ve bir grubuna da plasebo verildi.

6 aylık takviyeden sonra spesifik besin eksikliklerinin düzeldiği ve bir yıl boyunca sürdüğü, tedavilerden hiçbirinin gecikmiş tip hipersensitivite deri cevaplarına tesiri olmadığı belirlendi.

Grip aşısından sonra antikor seviyeleri eser elementleri tek başına veya vitaminlerle beraber alanlarda daha yüksek bulundu ama vitamin grubunda antikorlar anlamlı derecede düşük idi.

Eser element alan grupta araştırma boyunca solunum yolları enfeksiyonları daha az görüldü.

Eser elementlerin de vitaminlerin de ürogenital enfeksiyonları önlemede bir tesiri gösterilemedi.

2 senelik sürede gruplar arasında hayatta kalma bakımından bir fark bulunmadı.

Bu sonuçlara göre, düşük dozda çinko ve selenyum destekleri yaşlı hastalarda aşıdan sonra antikor cevaplarını arttırarak yaşlı hastalarda önemli iyileşme sağlar ve solunum yolu enfeksiyonlarından kaynaklanan hastalıkları azaltarak halk sağlığı açısından önemli olabilir.

Gelelim neticeye

Dünyanın birçok ülkesinde koronavirüs aşılarının uygulanmaya başladığı şu günlerde, aşıların etkisinin daha az olması kuvvetle muhtemel olan yaşlıların sağlıklı gıdalarla beslenmesine özen gösterilmesi, düşük dozda çinko ve selenyum desteği verilmesinin faydalı olabileceğine inanıyorum.

Çinkodan zengin besinler: Kırmızı et, karaciğer, kümes hayvanları ve hindi, kabuklu deniz ürünleri, yumurta, süt ürünleri, fasulye, barbunya, bezelye, keten tohumu, kabak çekirdeği ve kuru yemişler, sarımsak, tam tahıllar, ıspanak, mantar

Selenyumdan zengin besinler: Kırmızı et, balık, hindi, yumurta, peynir, yoğurt, ay çekirdeği, mantar, bakliyat, ıspanak, mantar, muz

Bozacının şıracı şahitleri de var (2, 3).

Kaynaklar: 

1.  https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/10218756/

2. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32334392/

3. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32784601/

Yazı için 4 yorum yapılmış:

  1. Ayşe Zeynep dedi ki:

    Bu çinkodan ve selenyumdan zengin yiyecekleri alabilsek ve yiyebilsek ne korona işler bize ne kanser virüsü. Nerde bizde o kadar para?

  2. Samiye dedi ki:

    Bence hoca aşı olun veya olmayın bağışıklığınızı yiyeceklerle kuvvetlendirmeye bakın demek istiyor.

  3. Kübra dedi ki:

    Ben de diyorum ki aşıyı boş verin faydalı mı zararları neler hiçbiri daha tam belli değil. Siz bedeninizi güçlendirmeye bakın. Bana göre çinko selenyum ikilisi bütün aşılardan daha faydalı. isteyen tabii gider aşısını olur karışmam ama ben şimdilik aşılara çok uzağım.

  4. Ahmet Mithat CAN dedi ki:

    ENFEKSİYON HASTALIKLARININ TEDAVİ VE KORUNMASINDA BESLENME, VİTAMİN VE MİNERALLER

    Enfeksiyon hastalıkları asırlardır insanoğlunu etkilemiş bir hastalık grubudur. Asırlardır virüslerle yaşıyoruz. Bazen çaresiz kalıyoruz. Ama tabii ki elimiz kolumuz bağlı bekleyemeyiz. Özellikle; Prof.Ahmet Aydın, Prof.Canan Karatay, Prof.Ahmet Rasim Küçükusta gibi hekimlerimiz enfeksiyon hastalıklarından öncelikle korunma, bulaşma olduğunda ise tedavi sürecinde yapılması gereken önlem ve uygulamaları anlatageldiler.

    Gelin bugün bu konuda rahmetli Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın günümüze de ışık tutan açıklamalarına kulak verelim.

    Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın 13 Mayıs 2005’de İstanbul’da yapılan IV. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Kongresinde yaptığı konuşmadan kesitler :

    Enfeksiyon, vücudun mikroorganizmalar tarafından istila edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Her hastalık yapan mikroorganizma HER İNSANDA HASTALIK BELİRTİLERİNE NEDEN OLMAZ. BUNU BELİRLEYEN O KİŞİNİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN GÜCÜDÜR.

    BESLENME BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DOĞRUDAN ETKİLER ve bu ilişki oldukça hassastır. Bazı besin öğelerinin SINIRDA YETERSİZ OLMASI DURUMUNDA BİLE, bağışıklık sistemi işlevleri baskılanır ve ENFEKSİYON RİSKİ ARTAR.

    Enfeksiyonlar sırasında gelişen metabolik hız artışı, besinlerin dağılımındaki değişiklik, enflamatuar (iltihabi) ve immün (bağışık) cevabın uyarılması BESİN ÖĞESİ GEREKSİNİMLERİNİ ARTTIRIR.

    Bağışıklık sisteminin çalışabilmesi, yani VÜCUDUN ENFEKSİYONLARA KARŞI DİRENÇ GÖSTERMESİ ÇOK SAYIDA FAKTÖRE BAĞLIDIR. Rafine şeker ve un tüketiminin artması, besin ve diğer maddelere karşı alerjiler, aşırı alkol tüketimi, stres ve az spor yapma gibi faktörler immün sistemi zayıflatarak enfeksiyon eğilimini artırırlar.

    Bütün bu faktörlerin yanında immün fonksiyonların idamesini sağlayan VİTAMİN, MİNERAL VE DİĞER MAKRO VE MİKRO BESİN MADDELERİNİN YETERSİZLİKLERİ DE ENFEKSİYONLARA KARŞI DUYARLILIĞI ARTTIRMAKTADIRLAR.

    Başta A ve C vitaminleri olmak üzere probiyotikler, selenyum , çinko ve mülti vitamin-mineral preparatları enfeksiyonlara karşı kesin ya da kısmi yararı gösterilen besin destekleridir.

    A VİTAMİNİ
    A vitamini immün sistemi uyararak solunum ve mide-barsak sümüksü zarlarını mikroorganizmaların istilasına karşı korur. Diyetinde yeterli A vitamini olan kişilere A vitamin takviyesi yapmanın etkisi ya çok az ya da yoktur; hatta doz biraz aşarsa tehlike de yaratabilir.

    C VİTAMİNİ (ASKORBİK ASİT)
    C Vitamininin enfeksiyon (bulaş) ve enflamasyon (iltihap) üzerine olan etkileri vardır.

    C vitamininin etkisinin en iyi görüldüğü enfeksiyonlar viral olanlardır. Yapılan 38 çalışmanın 37’sinde C vitamininin (0.5-2g/gün) üst solunum yolu enfeksiyonuna karşı koruyucu olduğu görülmüştür.

    PROBİYOTİKLER
    Yapılan çok sayıda çalışma probiyotik yiyeceklerin ishal tedavisinde son derece başarılı olduğunu göstermiştir). Geleneksel halk tıbbında ishalli kişilere yoğurt verilmesi yaygın bir uygulamadır. Probiyotikler virüs ishallerinde daha etkili olmakta, dizanteri şeklinde ishalleri ise fazla etkilememektedir.

    DEMİR
    Demirin enfeksiyonlarla olan ilişkisi en az 30-40 yıldır bilinmektedir. Fazla demir verildiğinde vücudun normal antibakterial mekanizmaları bozulmaktadır.

    ÇİNKO
    Çinko üç yüzden fazla enzimin koenzimidir. Çinko yetersizliği immün fonksiyonları bozmakta ve çinko takviyesi sağlıklı kişilerde immün fonksiyonları güçlendirmektedir.

    Tüberkülozlu hastalarda da yaygın çinko eksikliği saptanmıştır. Çinkonun soğuk algınlığı tedavisinde de yararlı olduğu gösterilmiştir.

    MULTİ VİTAMİN-MİNERAL PREPARATLARI
    Multi vitamin-mineral preparatlarının enfeksiyonlara karşı koruyucu olması konusu tartışmalıdır. Nitekim bazı araştırmalar multi vitamin preperatlarının yaşlı ve diabetik hastaları enfeksiyonlardan koruduğunu göstermekte iken bu preparatların hiç etkili olmadığını ileri süren çalışmalar da vardır.

    SELENYUM
    Selenyum bağışıklık sisteminin fonksiyonu için gerekli bir eser elementtir. Selenyum verilen prematüre bebeklerin verilmeyenlerden daha az hastane enfeksiyonu geçirdiği gösterilmiştir. Selenyum düşüklüğü olan kişilere selenyum takviyesi yapıldığında viral hepatit sıklığı azalmıştır.

    KOLESTEROL
    Kolesterol sitotoksik (hücre zehirleyici) T-lenfositleri uyararak mikropların öldürülmesine yardımcı olur.

    Çok sayıda laboratuar çalışmasında lipid ve kolesterol eksikliğinin bulaşıcı hastalıkların şiddetini artırdığı saptanmıştır.

    19 çalışma ve 68 406 ölümü içeren bir meta-analiz incelemesinde görülmüştür ki kan kolesterol düzeyi azaldıkça solunum ve mide-bağırsak hastalıklarından (özellikle bulaşıcı olanlar) ölüm artmaktadır.

    120 000 kişi üzerinde 15 yıl süre ile yapılan bir araştırmada kan kolesterol düzeyi düşük olanlarda, bulaşıcı hastalıklardan hastaneye başvuruda bulunanların sayısının kolesterolü yüksek olanlara göre daha fazla olduğu görülmüştür.

    Kolesterolü yüksek kişilerde karın içi enfeksiyonlarının daha çabuk iyileştiği gözlemlenmiştir.

    Yakın zamanda yapılan bir çalışmaya göre ilaç tedavisine ek olarak kolesterolden zengin diyet uygulanması akciğer tüberkülozlu hastaların balgamlarındaki tbc basilinin daha çabuk temizlendiği saptanmıştır.

    D VİTAMİNİ
    19 yüzyılın sonunda Danimarka’lı doktor Niels Finsen UV ışınlarını deri tüberkülozu tedavisinde başarı ile kullanmış ve 1903 yılında Nobel Tıp Ödülünü kazanmıştır.

    Kanda 25(OH) D vitamini düzeyi azaldıkça tüberküloz riski 10 kat artmaktadır. D vitamini makrofajları (mikrop yutucu) aktive ederek enfeksiyonlara karşı koruyuculuk sağlar.

    ENFEKSİYONLARDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?

    – Hijyen kurallarına uyulmalı

    – Un ve şekerden fakir, sebze, meyve, et ve yumurta gibi doğal gıdalardan zengin bir diyet kullanılmalı

    – Margarin ve sıvı (mısır, soya, ayçiçeği vb) yağların kullanılmaması, bunların yerine hayvani yağlar ve zeytin yağı yenilmeli

    – Bağırsak florasında bulunan probiyotikleri artırdıkları için bol fermantasyon ürünleri (kefir, turşu, yoğurt, peynir, şarap, boza, sirke, tuzlama yiyecekler, bira mayası) tüketilmeli

    – Günde en az 3-5 dakika kültür fizik yapılmalı ve yarım saat yürünmeli

    – Güneşlenilmeli ve erken yatıp erken kalkılmalı

    – Fazla alkol tüketilmemeli

    Vitamin-mineral preparatlarını her derde deva olarak görmek son derece yanlıştır. Dengeli ve sağlıklı beslenen kişilerin vitamin-mineral preparatlarını rutin olarak kullanmaları gerekmez.

    Sağlıklı beslenmeyenlerde ve hastalarda ise hastalığın cinsine göre diyete vitamin(ler) ve/veya mineral(ler) eklenebilir.

    http://www.beslenmebulteni.com/index.php/enfeksiyon-hastaliklarinin-tedavi-ve-korunmasinda-vitamin-ve-mineraller/

Siz de yorumunuzu paylaşın: