TURİSTE BULAŞMAZ; NEDEN ŞAŞIRDINIZ?

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Yeniçağ gazetesinde Arslan Bulut' un yazısı:

Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, WhatsApp'ta kendi kurduğu Boğaziçi grubunda, 17 Mart 2020 tarihli Yeniçağ'da çıkan "ABD, korona virüsü, 'Allah'ın lütfu' sayıyor!" başlıklı yazımı paylaştı.

Hoca ile konuşmadım ama yazımdaki "Türkiye'de de salgının yeni bir rejim kurmak için kullanılmasına uygun şartlar hazırlanıyor olabilir. İnsanlar canını kurtarma telaşıyla korkuya kapılıp eve kapanırken bütün toplumsal hareketler, toplum sağlığı gerekçesiyle durduruluyor, böylece toplumsal direnç de yok edilmiş oluyor." uyarıma dikkat çekmek istemiş olabilir.

Zira artık eylemlere müdahalenin görüntüsünü almak da yasaklandı!

O yazıda da 22 Ocak 2012'de yazdığım "Farklı ırkların genetik yapısına göre farklı virüs geliştirilmesi bilimsel olarak mümkün müdür? Bu konuyu, konunun uzmanına sormuş ve 'evet' cevabı almıştım." bilgisini paylaşmıştım…

Farklı ırklara göre farklı virüs geliştirmek mümkünse, farklı ırklara göre farklı aşı geliştirmek de mümkündür!

Ayrıca yeteri kadar bilimsel test yapılmadan "Acil Kullanım Onayı" verilen aşıların güvenli olduğunu söylemek, bilimde sahtekârlıktır.

***

Bazıları, küresel güçlerin Türkiye sözcülüğünü üstlenerek aşı olmayanların özgürlüklerinin kısıtlanması için yayın yapıyor!

Peki aşı olanların özgürlüğünün kısıtlanması gerekirse ne yapacaklar? Aşı olanlar güvende midir?

"Aşı olanlar, hastalığı hafif geçiriyor..." şeklinde, hiçbir istatistiğe dayanmayan açıklamalar yapanlar var. Hastalık zaten 60 yaş üstünde olanlardan, şeker gibi kronik rahatsızlığı olanları kırıp geçiriyor... Ölen ölüyor! Geride kalanlar, bağışıklığı güçlü olanlar ve gençler...

Bu arada, şunu da eklemeliyim: Ölenlerin çoğunluğunun kalbinin durduğu belirtiliyor.

Bağışıklığı düşük olan yaşlılara veya kronik hastalığı olanlara da ilk gün 16 antibiyotik vermek, doğru bir tedavi şekli midir? Kalp krizini bu ilaçlar tetikliyor olabilir mi? Bu tedavi şemasını nereden aldınız?

***

Türkiye açısından durum böyle de korona virüsün patentini elinde tutan ABD'de durum nasıl? Evet patent! Laboratuvar ortamında, korona virüsü AIDS virüsüyle besleyerek nasıl geliştirdiklerini, 2015 yılında, açıkça yazdılar ama bazıları hâlâ söz konusu makale için "bu bir bilimsel öngörüdür" diyor!

Washington Times gazetesi yazarı Cheryl K. Chumley, "Covid 10 baskıları, eyaletlerde kalıcı hale geliyor!" başlıklı yazısında, "Ocak ayı sonunda Virginia, kalıcı bir COVID-19 standardını kabul eden ilk eyalet oldu. Ardından bu yönde kararlar alan eyaletler çoğalmaya başladı. Bunun sebebi tek kelimeyle kontrol... Yüz maskeleri! Kontrol... Yüz maskeleri takılamıyorsa yüz koruyucuları! Kontrol edin, kontrol edin… Güncellenmiş ve geliştirilmiş havalandırma sistemleri! Kontrol edin, kontrol edin, kontrol edin... 'Kalıcı standartlar, COVID-19 salgını boyunca yürürlükte kalacaktır' diyorlar. Bu durumda, COVID-19 salgını, hükümet ondan siyasi sermaye çıkarabildiği sürece devam edecek, bu konuda hiç kuşkunuz olmasın." diye yazdı.

Chumley, "Konuyu, yüz maskesi, aşı derken aşı pasaportuna kadar dayandırdılar. Önce Virginia sonra Michigan ve Oregon... Kalıcı COVID-19 standartları diğer eyaletlere yayılacaktır. Halk, bu iktidarı durdurmalıdır. İktidarı durdurmak için bir şeyin yükselmesi gerekiyor. Öyleyse tahmin et; bu sensin!" çağrısı yaptı.

***

Kuralların ne kadar akıl dışı olduğunu, bir Türk bütün dünyaya gösterdi… Datça'da lebalep turistleri görüp denize giren Türk'e polis ceza yazdı!

Bu virüs, insanlar arasında ayırım mı yapıyor? Turist olarak geldiyseniz size bulaşmıyor ama Türk iseniz bulaşıyor, öyle mi? Yoksa Türklere özel virüs üretildi de bunun için mi Türkler denize giremiyor, sokağa çıkamıyor? Öyle değilse bu saçmalığın sebebi nedir?

Kaynak: https://www.yenicaggazetesi.com.tr/turistlere-bulasmaz-neden-sasirdiniz-449884h.htm

 

Siz de yorumunuzu paylaşın: