OMİKRONU YAYILMASINI HIZLANDIRMAK DAHA GÜVENLİ OLABİLİR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Ohio Eyalet Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Dr. Vivek Ramaswamy veApoorva Ramaswamy’ in Wall Street Journal’ de yayınlanan “Slow the Spread? Speeding It May Be Safer“ (Yayılmayı Yavaşlatmak mı? Hızlandırmak Daha Güvenli Olabilir) başlıklı bu makalesindeki görüş ve yorumlarına ben de aynen katılıyorum.

Bu vesile ile İsveç’ li Anders Tegnell’ i de sevgi ve saygılarla hatırlıyorum. 

Omicron and other variants of concern identified in the Americas - PAHO/WHO  | Pan American Health Organization

Yayılmayı Yavaşlatmak mı? Hızlandırmak Daha Güvenli Olabilir

Tüm dünyada hızla yayılan omikron varyantı kendinden öncekileri göre daha az ölümcül görünüyor.

Bu tabii ki iyi bir haber, ancak her ülkedeki politika yapıcıların değerlendirmesi gereken bir risk var:

Omikron’ un yayılmasını yavaşlatmak için tasarlanan politikalar, daha bulaşıcı, daha öldürücü ve aşılara daha dirençli bir süpervaryant yaratabilir. Bu, insan eliyle yaratılan bir felaket olacaktır.

Bu riski en aza indirmek için, politika yapıcılar daha hafif varyantların hızla yayılmasına müsamaha etmelidir.

Bunun bir bedeli olacaktır ama ancak uzun vadede de hayat kurtaracı olacaktır.

Çoğu ortamda maske zorunluluğu ve sosyal mesafeyi, yayılmayı yavaşlatmadıkları için değil – bu tür tedbirlere karşı olağan tez – ama muhtemelen yavaşlattıkları için sonlandırmalıyız.

Sebebini anlamak için önce antijenik “drift” (sürüklenme) ile antijenik “shift” (kayma) arasındaki önemli bilimsel ayrımı bilmek gerekir.

Antijenler, bir bağışıklık sisteminin yabancı olarak algıladığı SARS-CoV-2 spike proteini gibi moleküllerdir. Konak bağışıklık sistemi daha sonra buna bir cevap oluşturur.

“Antijenik sürüklenme”, viral replikasyon işlemi sırasında tek nokta mutasyonlarının (küçük genetik hatalar) rastgele meydana geldiği süreci tanımlar.

Sonuç, spike protein gibi antijenlerde küçük değişikliklerdir. Bir nokta mutasyonu virüsün hayatta kalma ihtimalini azaltırsa, bu varyant yavaş yavaş ölür.

Ancak mutasyon, – mesela, bir hücreden diğerine daha hızlı yayılma kabiliyeti gibi –  artan bir hayatta kalma avantajı sağlıyorsa o zaman bu suşun insanlar arasında yayılma ihtimali artar.

Antijenik sürüklenme kademeli, değişen bir süreçtir: Tek noktalı bir mutasyon, daha büyük bir proteinin bir peptidini veya yapı taşını değiştirir. Önceki bir türe karşı bağışıklığı olan konakçılar, genellikle “sürüklenmiş” varyantlara karşı en azından kısmi bağışıklığa sahiptir. Buna “çapraz koruma” denir.

Bir bağışık konakçı biraz farklı bir antijenik varyanta maruz kaldığında, konakçı ciddi şekilde hastalanmadan bağışıklık tepkisini değiştirebilir.

Ve yeni tür, kişinin savaştığı son sürüme ne kadar benzerse, ev sahibi için o kadar az riskli olacaktır.

Antijenik shift (kayma)

Buna karşılık, “antijenik kayma”, bir antijenden (veya antijenler grubundan) çok farklı bir antijene (veya antijenler grubuna) kesintili bir kuantum sıçramasını ifade eder.

Yeni viral suşlar, bir türden diğerine atlayanlar gibi antijenik kaymadan ortaya çıkma eğilimindedir.

Antijenik kaymanın biyolojik sebepleri genellikle antijenik kaymanınkinden farklıdır.

Mesela, genomun tüm bölümlerinin fiziksel olarak değiştirilmesi, viral genlerde tek tek nokta mutasyonlarının sebep olduğu değişikliklerden daha önemli değişikliklere yol açar.

Fakat burada bir yığın paradoksu vardır: Özellikle insan konakçılar, “sürüklenen” varyantlara karşı bağışıklık tepkilerini güncelleme fırsatlarından yoksun bırakıldığında, toplu olarak kaç benzersiz nokta mutasyonu bir antijenik kayma oluşturur?

Aşılanmış ve tabii bağışıklığı olanlar, antijenik sürüklenme tarafından oluşturulan yeni viral suşlara karşı bağışıklık tepkilerini yenileyebilir.

Yine de sosyal mesafe ve maskeleme, aşılanmış ve tabii bağışıklığı olan kişilerin, aşamalı olarak “sürüklenen” varyantlara periyodik maruz kalma yoluyla bağışıklık tepkilerini uyarlama fırsatlarını en aza indirerek antijenik kaymadan aşıya dirençli suşların riskini artırır.

Bu, virolojide tanıdık bir kavramdır. Kısmen suçiçeği aşısının yaygın olarak kullanılmasının bir sonucu olarak, son on yılda şiddetli zona vakalarının artışını ele alalım.

Zona ve suçiçeğinde aynı virüs etkendir. Suçiçeği aşısının yaygın kullanımından önce, ebeveynler çocuklarından veya çocukların maruz kaldığı diğer yetişkinlerden suçiçeğine maruz kalarak kendi bağışıklıklarını düzenli olarak güncellediler.

Ancak artık çoğu çocuk suçiçeğine karşı aşılandığı ve suçiçeği geçirmediği için, yaşlı yetişkinlerde daha ciddi zona vakaları görülüyor.

SARS-CoV-2’nin daha öldürücü bir suşunun mutlak riski düşüktür. Bunun sebebi virüslerin, konakçıyı öldürmekten çok, kendilerini çoğaltmaya “önem vermesidir”:

Çoğu virüs, daha bulaşıcı ve daha az öldürücü olmak için evrimleşir. Ama bu sadece bir temel kuraldır, biyolojik bir kanun değildir.

Herhangi bir eğilim gibi, sonuçların model etrafında bir dağılımını beklemeliyiz – ve ne kadar çok yinelemeye izin verirseniz, muhtemel olmayan bir sonuç elde etme ihtimali o kadar artar.

Yaygın aşılama sırasında sosyal mesafeli politikaların uygulanması, aşıya dirençli bir süper türün ortaya çıkması ihtimalini artırır.

Neden yeni türlere karşı daha hızlı yeni aşılar geliştirerek bu sonuca hazırlanılmıyor? Çünkü mRNA aşıları bile aşıya dirençli bir süpervaryantı geride bırakacak kadar hızlı geliştirilemez.

8 Aralık’ta Pfizer, Omicron varyantını kapsayan ilk yeni aşı grubunu 100 gün içinde teslim etmeyi taahhüt etti. Oysa mart ortasına kadar ABD nüfusunun önemli bir yüzdesi omikron ile enfekte olmuş olacak.

Bu arada, maske zorunlulukları ve sosyal mesafe tedbirleri, aşılamayı daha da etkili bir şekilde önleyen yeni varyantlar için verimli bir zemin oluşturacak.

Önemli antijenik kaymalar, aşılarla hedeflenmesi giderek daha zor olan yeni suşlar yaratabilir. Geliştirmek için onlarca yıllık çabaya rağmen birçok virüs için aşı yoktur.

Bir sonraki varyant yayılmaya başladığında, kısıtlamaların gevşetilmesi daha fazla hastaneye yatış ve ölüm pahasına mı gelir? Belki, ama uzun vadede en kötü senaryo ve daha fazla can kaybı riskini azaltacaktır.

Covid-19 salgınıyla mücadelede en önemli adım aşıların dağıtımı oldu.

Şimdi elde edilen bu dönüm noktasıyla birlikte, küresel tepki, yayılmayı önlemekten antijenik bir kayma olasılığını en aza indirmeye geçmelidir.

SARS-CoV-2’nin bir laboratuvarda yapılıp yapılmadığı tartışma konusudur, ancak yanlış politikalarla virüsün daha da tehlikeli bir türünü üretmediğimizden emin olmamız lazım.

Kaynak: https://www.wsj.com/articles/speeding-it-may-be-safer-omicron-mandates-antigenic-drift-shift-covid-supervariant-mask-social-distancing-lockdown-vaccine-11641847062

***

EK 1 (12.1.2022): HAŞMET BABAOĞLU “Gel de, “Bill Gates ne diyorsa, o oluyor” deme!.. Gates’in “omicron pandemiyi bitirecek” açıklamasından hemen sonra PCR zorunluluğu kalktı… Tablo şunu düşündürüyor: Test sayısı azalır, vaka sayılarının düşüşüyle yavaş yavaş toplum bağışıklığına (!) ulaşılır…

İstatistiklerle “mevsimsel grip” özelliğinden çıkartılmıştı; şimdi de istatistiklerle “mevsimsel grip” haline döndürülecek… Bu mudur?”

“Burada kritik nokta aşı kampanyasının zorlayıcı olup olmayacağında… Aşı, isteğe bağlı mı olacak, yoksa “hastalık olsa da olmasa da” aşılanılacak mı? İkincisi komplo teorilerinin tamamını haklı çıkartacak özellikler taşır. Yaşayıp göreceğiz.

***

EK 2 (12.1.2022): KAAN YILANCIOĞLU “Avrupa’da #coronavirus ‘un grip gibi endemik bir hastalık olarak ele alınması için artan çağrılar var. -İspanya Başbakanı Sanchez, #COVID19 ‘u yeniden değerlendirme zamanının geldiğini söyleyen son lider. -İngiltere halka “virüsle yaşamayı öğrenmesi” gerektiğini söyledi.

-“Artık vaka saymayı bırakmalı, -Korkuya son vermeli, normal hayata geçişi hızlandırmalı, -Hastane yatış ve ciddi vakaları değerlendirmeli, -İnsanlara #coronavirus ile yaşamayı telkin etmeliyiz...”

***

EK 3 (13.1.2022):  Omicron için DSÖ’den yeni aşı çağrısı: Aynı aşının tekrarlayan dozlarını uygulamak anlamsız Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) bilim insanları, Covid-19 aşılarının tekrarlanan dozlarının, Omicron da dahil olmak üzere yeni varyantlara karşı korunmada geçerli bir strateji olmadığı konusunda uyardı. Corona virüsün yayılmasına karşı daha iyi koruma sağlayan yeni aşıların geliştirilmesi gerektiği belirtildi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Covid-19 Aşı Bileşimi Teknik Danışma Grubu (TAG-Co-VAC) tarafından yayımlanan bildiride, “Orijinal aşı bileşiminin tekrarlanan takviye dozlarına dayalı bir aşı stratejisinin uygun veya sürdürülebilir olması pek olası değildir” denildi.

AŞILAR ENFEKSİYONA KARŞI DA KORUMALI

Covid-19 aşılarının performansını değerlendirmek için çalışan uzmanlardan oluşan grup, yalnızca corona virüse  yakalanan kişileri ciddi şekilde hastalanmaya karşı korumakla kalmayıp, aynı zamanda insanları virüse yakalanmaktan da daha iyi bir şekilde koruyan yeni aşıların geliştirilmesi çağrısında bulundu. 

Danışma grubu, “Omicron gibi ortaya çıkan yeni Covid-19 varyantları ile başa çıkmak için, ağır hastalık ve ölümün önlenmesinin yanı sıra enfeksiyon ve bulaşmanın önlenmesinde yüksek etkisi olan Covid-19 aşılarına ihtiyaç var” çağrısında bulundu.

Bilim insanları, yeni aşıların “sıkı ve geniş kapsamlı halk sağlığı ve sosyal önlemlere olan ihtiyacı” azaltmaya yardımcı olacağını söyledi. Ayrıca, aşı geliştiricilerinin “ardışık takviye dozlarına olan ihtiyacı azaltmak için geniş, güçlü ve uzun süreli bağışıklık tepkileri ortaya çıkaran” aşılar üretmeye çalışması gerektiğini bildirdiler.

DÜNYADA 331 AŞI GELİŞTİRİLME AŞAMASINDA 

DSÖ’ye göre dünya genelinde 331 aday aşı üzerinde çalışılıyor. Birleşmiş Milletler’İn (BM) sağlık kurumu şimdiye kadar sekiz farklı aşıya onay verdi.

Diğer taraftan son çalışmalar, Covid-19’un Omicron varyantının yalnızca önceki varyantlardan çok daha bulaşıcı olmadığını, aynı zamanda aşılarla üretilen antikorlardan kaçmada da daha iyi olduğunu gösterdi.

Bu haftanın başlarında, Pfizer’IN CEO’su Albert Bourla, özellikle Omicron varyantını hedefleyen yeniden tasarlanmış bir Covid-19 aşısına ihtiyaç duyulacağını ve şirketinin Mart ayına kadar bu aşıyı  piyasaya sürmeye hazır olacağını söyledi.

Bu arada, DSÖ’nün Avrupa direktörü Hans Kluge, Omicron enfeksiyonlarının “gelgit dalgasının” önümüzdeki iki ay içinde Avrupa nüfusunun yarısından fazlasını enfekte etme riskiyle karşı karşıya olduğunu ve bölgedeki sağlık sistemlerini çöktürebileceği konusunda uyardı.

Kluge, bölgenin 2022’nin ilk haftasında 7 milyondan fazla yeni vaka kaydettiğini ve 26 ülkede her hafta nüfusun yüzde 1’inden fazlasının Covid-19’a yakalandığını belirterek, “Bu oranla giderse, bölgedeki nüfusun yüzde 50’sinden fazlası önümüzdeki altı ila sekiz hafta içinde Omicron ile enfekte olacak” dedi.

Kaynak: https://www.ntv.com.tr/galeri/saglik/omicron-icin-dsoden-yeni-asi-cagrisi-ayni-asinin-tekrarlayan-dozlarini-uygulamak-anlamsiz,cF9PBpE920aVtAtNRcHMEw/hF-uQiYSzkOI8B3E1zOGQw

***

EK 4 (13.1.2022): ÖZCAN YÜCEL “Aşılanabilir nüfusun %90’ı aşılı, aşı pasaportları ve maske zorunlu Avrupa Birliğinde Covid olgularında son durum. Vakalar roket hızıyla yükselişte.. Hazır mısınız soruyorum o zaman! Aşılarınız, kısıtlamalarınız ne zaman işe yarayacak??

Resim

Kaynak: https://twitter.com/drozcanyucel/status/1481342683926999047?s=20

***

EK 5 (13.1.2022): KAAN YILANCIOĞLU “Verileri konuşalım! Ölüm oranları aşısızlarda Ağustos sayından beri ciddi bir düşüş trendi içerisinde, bunun nedeni #omicron + toplumsal bağışıklık kazanılması + endemi oluşumu durumudur. 100 binde ölüm oranına göre 50+ için aşı anlamlı olabilir, gençler iyi durumda.

***

EK 6 (13.1.2022): DSÖ: Aynı aşıları tekrar tekrar uygulamak yerine yeni aşılar bulunmalı!

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) uzmanları, Covid-19 aşılarının hatırlatıcı doz olarak tekrarlanmasının virüsün yayılmasına karşı yeterli bir strateji olmadığı konusunda uyararak, yeni aşıların bulunması gerektiğini söyledi. DSÖ uzmanları, korona virüse karşı geliştirilen aşıların tekrarlanmasıyla uygulanan güçlendirici dozların virüse ve mutasyonlara karşı koruma sağlama noktasında etkili bir strateji olmadığını dile getirdi. Uzmanlar, virüsün yayılmasını önlemek için daha iyi koruma sağlayan yeni aşıların bulunması gerektiğine dikkat çekti. DSÖ Covid-19 Aşı Bileşimi Teknik Danışma Grubu (TAG-Co-VAC) tarafından salı günü yayınlanan bildiride, “Covid-19 aşı bileşiminin tekrarlanan takviye dozlarına dayalı bir aşı stratejisinin uygun veya sürdürülebilir olması pek olası değildir” denildi.

DSÖ yeni aşı geliştirilmesini öneriyor

DSÖ‘de Covid-19 aşılarının etkililiğini değerlendirmek için çalışan uzman grubu, en başta insanların virüse yakalanmasını önleyen, Covid-19’a yakalanan kişileri ise ciddi şekilde hastalanmaya karşı koruyabilen yeni aşıların geliştirilmesi çağrısında bulundu. Danışma grubu yaptığı açıklamada, “Ağır hastalık ve ölümün önlenmesinin yanı sıra enfeksiyon ve bulaşmanın önlenmesinde yüksek etkisi olan Covid-19 aşılarının geliştirilmesine ihtiyaç var. Bu, virüsün yayılımını ve geniş kapsamlı halk sağlığı önlemlerine olan ihtiyacı azaltmaya yardımcı olacaktır” dedi.

Danışma grubu ayrıca, “Aşı geliştiricilerinin art arda yapılan hatırlatıcı dozlara olan ihtiyacı azaltmak için geniş, güçlü ve uzun süreli bağışıklık tepkilerini ortaya çıkaran aşılar geliştirmeye çalışması gerekiyor” dedi. Yapılan açıklamada, yeni aşılar bulunana kadar mevcut Covid-19 aşılarının bileşiminin de güncellenmesi gerekebileceği belirtildi.

Pfizer’den yeni aşı önerisi

İlk Covid-19 aşısını bulan Pfizer, bu haftanın başlarında özellikle Omicron mutasyonunu hedefleyen yeni bir Covid-19 aşısına ihtiyaç duyulacağını ve bunun mart ayına kadar geliştirilip piyasaya sürülebileceğini bildirdi. Pfizer’in CEO’su Albert Bourla, Covid-19 aşısını geliştiren BioNTech ile hem Omicron mutasyonu hem de daha hızlı yayılan mutasyonları hedef alan bir aşı üzerinde çalışıldığını söyledi.

Avrupa nüfusunun yarısı Omicron’a yakalanacak

DSÖ Avrupa Direktörü Hans Kluge, Omicron enfeksiyonlarının “gelgit dalgası” nedeniyle önümüzdeki 2 ay içinde Avrupa nüfusunun yarısından fazlasının enfekte olma riski ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Kluge, Avrupa’da yalnızca 2022’nin ilk haftasında 7 milyondan fazla yeni vaka kaydedildiğini ve her hafta nüfusun yüzde 1’inden fazlasının Covid-19’a yakalandığını ifade ederek, “Bu oranlarla bölgedeki nüfusun yüzde 50’sinden fazlası önümüzdeki 6 ila 8 hafta içinde Omicron ile enfekte olacak” dedi.

Kaynak: https://www.medimagazin.com.tr/guncel/genel/tr-dso-ayni-asilari-tekrar-tekrar-uygulamak-yerine-yeni-asilar-bulunmali-11-681-98905.html

***

EK 7 (14.1.2022): Çift aşılı yaşlılar hastaneye yatışlarda artış gösterirken en düşük vaka oranları aşısızlarda. ÇİFT AŞILI İskoçların, bağışıklığın azalması sebebiyle hastalanan yaşlıların arttığı bir dönemde aşısızlara göre Kovid ile hastaneye kabul edilme ihtimali daha yüksek. Omikron’ un İskoçya’da baskın varyant haline gelmesinden bu yana aşılanmamış bireylerde vaka oranlarının tek, çift ve hatta üç aşılılara göre daha düşük olduğunu gösteren “tuhaf” veriler var. Kaynak: https://www.heraldscotland.com/news/19843315.covid-scotland-case-rates-lowest-unvaccinated-double-jabbed-elderly-drive-rise-hospital-admissions/

***

EK 8 (16.1.2022): KAAN YILANCIOĞLU “Normalde yayılmıyor ve insanlar ölmüyor muydu? Aşı olanlar hastalanıp grip oldum geçer diyerek PCRsız dolaşmıyor muydu, toplu taşıma, sinema, tiyatro, eğlence mekanı gezerek bulaştırmıyor muydu? Aşılar ne zaman bulaşmayı önledi? Aşısızları engelleyince bitmiş miydi? Mehmet Ceyhan

Şayet ölümler, hastane yatışları izlenir, yeni varyant, riskli bir durum görülürse durum tekrar değerlendirilir, elbette gidişata göre kararlar alınır ve pandemi bu şekilde yönetilir. 2019-2020 gibi yönetilecek bir durum yoktur ortada, bakınız İngiltere, Danimarka vb.”

Korku iklimi insanları birbirine düşman ediyor, toplum aşılı aşısız ikiye ayrıldı bence “uzman” lar biraz dinlensin!”

Kaynak: https://twitter.com/drkaanyl/status/1482397404657823746?s=20

***

EK 9 (16.1.2022): HİKMET GEÇKİL “Bill Gates’e inanlar için!  Biz söyleyince … “Elimizdeki aşılar ciddi hastalıkları ve ölümleri iyi önlüyor, ancak iki önemli şeyi kaçırıyorlar: (1) enfeksiyonları önlemiyorlar. (2) Kısa süre çalışıyorlar. Enfeksiyonu önleyen ve uzun yıllar kalıcı aşılara ihtiyacımız var.”

Dikkat: Bill Gates bilim adamı değildir. Parası çok olan dünyanın sayılı zenginlerinden. Bunları ona söyleyenler, çalışmaları için ondan yüklüce para araklayan bilim insanları. Buna rağmen mRNA aşıları! için söyledikleri Yukarıyı işaret etme. Bu aşı için kendiniz karar verin!”         Kaynak: https://twitter.com/HikmetGeckil/status/1482430742214979585?s=20

***

EK 10 (16.1.2022): HALUK VAHABOĞLU “Ortak Basın kakafonisini zamanında yapsaydınız anlamlı olurdu. Bunların zoru ne anlamadım. TC halkına muhalif, halkın sağlığına geleceğine muhalif desem çok acımasız olur. Nasıl bu kadar saçma bir metin kaleme alınır? Sol ile alakaları olmadığı kesin de kim bunlar” K: https://hasuder.org.tr/turk-toraks-dernegi-ttd-turk-klinik-mikrobiyoloji-ve-infeksiyon-hastaliklari-dernegi-klimik-ve-halk-sagligi-uzmanlari-dernegi-hasuder-ortak-basin-aciklamasi-ii/

Kaynak: https://twitter.com/HalukVAHABOLU/status/1482420169007939588?s=20

***

Yazı için 3 yorum yapılmış:

  1. Ali Güngör dedi ki:

    Enteresan bir görüş. İlk anda yanlış gibi sanılabilir ama çok taraflı detaylı düşününce öyle olmadığı anlaşılıyor. Bir tür İsveç Modeli öneriliyor.

  2. CANAN KARATAY dedi ki:

    ‘Bir Delil ile 40 alimi yendim,
    40 Delil ile bir cahili
    yenemedim’

    Mevlana

  3. “Orijinal aşı bileşiminin tekrarlanan takviye dozlarına dayalı bir aşı stratejisinin uygun veya sürdürülebilir olması pek olası değildir”

    DSÖ takviye dozları işe yaramaz, aşı şirketleri ve adamlarının tuzağına düşmeyin diyor.

    Daha ne desin??

Siz de yorumunuzu paylaşın: