HASTALIKLARDAN KORUNMADA BESLENME, İLAÇLARDAN ÇOK DAHA ETKİLİ

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

İndependent Türkçe’ deki yazım:

Pandeminin ilk günlerinden itibaren, virüsle mücadelede bağışıklığı güçlendirmenin büyük önem taşıdığını, bunun temel şartlarının da sembolü kelle paça çorbası olan adam gibi beslenme, hareketlilik, güneş banyosu, uyku, moral ve motivasyon olduğunu defalarca yazdım.

Bunlar aynı zamanda ilaç ve aşıların da etkili olabilmeleri için olmazsa olmaz unsurlardı.

Beslenmenin güçlü bağışıklığın evvel emirdeki şartı olduğunu gösteren araştırmalara her gün bir yenisi ekleniyor. 

Bunların en yenisi Cell Metabolism‘de yayımlanan ve Sidney Üniversitesi tarafından yapılan ve hücre içi çalışmalarda diyetin ilaçlardan daha fazla etkili olduğunu; diyabet, felç ve kalp hastalıklarının önlenmesinde beslenmenin ilaçlardan önce geldiğini gösteren araştırma. 1

Fareler üzerinde yapılan bu araştırmada yaşlanma, obezite, kalp hastalığı, bağışıklık fonksiyon bozukluğu ve tip 2 diyabet gibi metabolik hastalık risklerine karşı diyetin ve protein, yağ ve karbonhidratların spesifik kombinasyonlarının koruyucu rolü belirlenmeye çalışıldı.

Her biri farklı seviyelerde protein, yağ ve karbonhidrat dengesi, kalori ve ilaç muhtevasına sahip 40 farklı tedaviyi ihtiva eden araştırmada üç yaşlanma karşıtı ilacın (metformin, rapamisin, resveratrol), metabolizmanın düzenlenmesinde kilit bir organ olan karaciğer üzerindeki etkisi incelendi.

Diyet bileşiminin, diyete verilen tepkileri yeniden şekillendirmek yerine büyük ölçüde azaltan ilaçlardan çok daha güçlü bir etkiye sahip olduğu bulundu.

İnsanların temelde farelerle aynı besin sinyal yollarını paylaştığı göz önüne alındığında, ilaç almak yerine metabolik sağlığı iyileştirmek için diyeti değiştirmenin daha akılcı olacağı anlaşılıyor.

Diyetin hücrelerin işleyişi üzerine etkisi ilaçlardan daha fazla

Çalışmanın önemli bir üstünlüğü, Stephen Simpson ve David Raubenheimer tarafından geliştirilen beslenme için geometrik çerçevenin kullanılmasıydı.

Bu sayede, diğer beslenme araştırmalarında bir sınırlama olan tek bir besine tek başına odaklanma yerine, farklı besin karışımlarının ve etkileşimlerinin sağlığı ve hastalığı nasıl etkilediğini belirlemek mümkün oldu.

Diyetteki kalori ve makro besin (protein, yağ ve karbonhidratlar) dengesinin karaciğer üzerinde güçlü bir etkisi olduğu gösterildi.

Protein ve toplam kalori alımı, yalnızca metabolik yollar üzerinde değil, aynı zamanda hücrelerimizin işleyişini kontrol eden temel süreçler üzerinde de özellikle güçlü bir etkiye sahipti.

Mesela, alınan proteinin miktarı, hücrelerin enerji üreten kısmı olan mitokondrideki aktiviteyi etkiliyordu.

Karşılaştırıldığında, ilaçlar temelde hücreyi yeniden şekillendirmek yerine, hücrenin diyete metabolik tepkisini azaltmak için hareket etti.

Bununla birlikte, araştırmacılar ayrıca ilaçların biyokimyasal etkileri ile diyet kompozisyonu arasında daha spesifik etkileşimler buldular.

Bir yaşlanma karşıtı (anti-aging) ilaç, diyetteki yağ ve karbonhidratların sebep olduğu hücrelerdeki değişiklikler üzerinde daha büyük bir etkiye sahipken, bir kanser ve bir başka diyabet ilacı, diyet proteininin enerji üreten mitokondri üzerindeki etkilerini bloke etti.

Çalışma çok karmaşık olmasına rağmen, sadece birkaç farklı diyeti karşılaştırmak yerine aynı anda birçok farklı diyeti çalışmanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Yaşlanma ve yaşa bağlı sağlık, yaşam boyu beslenmeden güçlü bir şekilde etkilenir

Yaşlanmayı ve yaşa bağlı hastalıkları geciktiren en yaygın olarak incelenen beslenme müdahalesi, mayadan maymunlara kadar birçok canlıda yaşam süresini uzatan kalori kısıtlamasıdır.

Kalori kısıtlaması ve yaşlanma arasında mekanik bağlantılar sağlayan hücresel yollar, yoğun bir şekilde incelenmiştir ve bu yollar üzerinde etkili olan ilaçlar, gıda alımını azaltmadan kalori kısıtlamasının faydalarını tekrarlayabilme ihtimali ile teşvik edilmiştir.

Kalorik kısıtlamayı yaşlanma ile ilişkilendirmek için tavsiye edilen besin algılama yolları, rapamisin (mTOR), sirtuinler (SIRT1), 5′ adenosin monofosfatla aktive protein kinaz (AMPK) ve insülin/insülin büyüme faktörü-1’in mekanik hedefi tarafından düzenlenenleri ihtiva eder.

Bu yolların aktivasyonu veya inhibisyonu, kalori kısıtlamasına cevabı ve bazı durumlarda hayat süresini etkiler. AMPK, MTOR ve SIRT1 yolları üzerinde etkili olan metformin, rapamisin ve resveratrol bazı türlerde ömrü uzatır.

Gelelim neticeye

İlaçların besinlerle aynı biyokimyasal yolları hedefleyebileceği düşüncesine dayanarak diyette bir değişikliğe gerek olmadan metabolik sağlığı ve yaşlanmayı iyileştirmeyi amaçlayan ilaçları keşfetmek için büyük bir çaba var.

Oysa işlenmemiş sağlıklı yiyecek ve içeceklerle beslenenlerin bu tür ilaçlara hiç ihtiyacı olamaz.

Bu araştırmanın da gözler önüne serdiği gibi, hastalıklardan korunmada hiçbir ilaç beslenmenin yerini alamaz.

Hipokrat diyor ki: Gıdanız ilacınız, ilacınız gıdanız olsun.

Ben de diyorum ki: Adam gibi beslenin.

Evet, budur!

Kaynaklar:

https://www.sciencedaily.com/releases/2021/11/211116103107.htm
https://linkinghub.elsevier.com/retrieve/pii/S1550413121005283

Makale adı: Nutritional reprogramming of mouse liver proteome is dampened by metformin, resveratrol, and rapamycin

***

Siz de yorumunuzu paylaşın: