KOVİD-19 AŞILARINDA YEŞİL MAYMUN DNA’SI BULUNDU

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

MIT İnsan Genomu Projesi’nin eski araştırmacılarından ve ekip lideri olan mikrobiyolog Kevin McKernan, simian virüsü 40 (SV40) promotörleri de dâhil olmak üzere mRNA Kovid aşılarında büyük çapta DNA kontaminasyonu keşfetti.

Kovid-19 aşıları, sanıldığından çok daha fazla bir saatli bombaya dönüşüyor. Aşılarda tümör bağlantılı viral promotörler de dâhil olmak üzere yeşil maymun DNA’sının varlığının bu yeni keşfi, bu mikrobiyolog ve immünoloğun mRNA “aşılarının” kullanımının derhal durdurulması çağrısında bulunmasına sebep oldu.

SV40, mezotelyomalar, lenfomalar ve beyin ve kemik kanserleri dâhil olmak üzere insanlarda kanserle ilişkilendirilmiştir. 2002’de Lancet’ de SV40 ile kontamine olmuş çocuk felci aşılarını Hodgkin Dışı lenfoma ile ilişkilendiren kanıtlar yayınlandı. Yazarlara göre aşı, her yıl teşhis edilen 55.000 Hodgkin Dışı lenfoma vakasının yüzde 50’sinden sorumlu olabilir.

Kontaminasyon seviyesi, ölçmek için kullanılan platforma bağlı olarak değişir, ancak hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, DNA kontaminasyon seviyesi hem Avrupa’da hem de Amerika Birleşik Devletleri’nde yasal sınırlardan önemli ölçüde yüksektir. Bulunan en yüksek DNA kontaminasyonu yüzde 30’du.

DNA’nın bulunması, mRNA Kovid-19 aşılarının insan genomunu değiştirme yeteneğine sahip olabileceği anlamına gelir.

Genetik modifikasyon gerçekleşmese bile yabancı DNA’yı hücrelerinize alıyor olmak bile başlı başına bir risk oluşturur. Kısmi ekspresyon meydana gelebilir veya hâlihazırda hücrede bulunan diğer transkripsiyon çevirilerine müdahale edebilir. Sitoplazmik transfeksiyon, çekirdek hücre bölünmesi sırasında sitozol ile hücresel bileşenleri parçalara ayırıp değiştirdiğinden, genetik manipülasyona da izin verebilir.

Kaynak: https://www.theepochtimes.com/health/green-monkey-dna-found-in-covid-19-shots_5317587.html

Makale: Green Monkey DNA Found in COVID-19 Shots

***

EK 1 (13.6.2023): Dr ‘Sucharit Bhakdi’ COVID-19 Vaccine Destroys Hearts & Brains of Billions of People

Kaynak: https://rumble.com/v1qom72-dr-sucharit-bhakdi-covid-19-vaccine-destroys-hearts-and-brains-of-billions-.html

***

EK 2 (14.6.2023): KORCAN AYATA 

mRNA aşıları içerisinde VERO (yeşil maymun) hücre DNA’sı ve SV40 simian virüs promotor yapıların bulunması hakkında zincir:

1 Bu “kirletici” maddeler mRNA üretim sürecinde kullanılan yardımcı hücre hatları ve biyoteknolojik ürünlerin kalıntıları.

2 En başından beri mRNA üretim protokollerinde bu metodların kullanılacağı biliniyordu. Buradaki sorun bunların kullanılması değil, temizlenmeden flakonlara girmesidir. Bu ciddi bir kalite kontrol sorununa işaret etmektedir.

3 Bu kirleticilerin, üretim süreci sonunda temizlenmediği taktirde ne gibi sakıncalara yol açabileceğini, kısa veya uzun vadede ne gibi etkileri olabileceğini kestirmek imkansız.

4 Kirletici hangi şişeye ne kadar girdi, kime me kadar enjekte edildi gibi soruların yanıtı maalesef yok. Hiç girmemiş de olabilir, aşının kendisinin bile çalışmasını etkileyecek kadar çok da girmiş olabilir. Bu sorun belki 2,5 yıldır var, bilmiyoruz.

5 Bu uygulamalardan hem hiç sorun yaşamayan, hem de çeşitli sorunlar yaşayan kişilerin olmasının sebeplerinden birisi de bu. Bu saatten sonra uygulama sağlıkla oynanan bir kumar halini almıştır.

Kaynak: https://twitter.com/korcanayata/status/1668951085464076289?s=20

***

EK 3 (15.6.2023): AB milletvekilleri, Pfizer sorgusu sonrası yaptığı açıklamada, aşının bulaşmayı ve virüse yakalanmayı önlemediği, tüm karantinaların, maske takmanın ve sokağa çıkma yasağının devasa bir yalan olduğunu söyledi.

Kaynak: https://twitter.com/SahteKahraman10/status/1668878886422167554?s=20

***

EK 4 (21.6.2023): Yeni e-postalar, Kovid aşısı dayatmalarının bir yalana dayandığını gösteriyor.

Kaynak: https://www.washingtonexaminer.com/opinion/new-emails-show-covid-vaccine-mandates-were-based-on-a-lie

Makale: New emails show COVID vaccine mandates were based on a lie

***

EK 5 (10.8.2023): Korona aşıları uyuyan Mycobacterium leprae’yı tetikleyerek cüzzama (lepra) yol açabiliyor.

Makale: COVID-19 vaccination and leprosy–A UK hospital-based retrospective cohort study

Kaynak : https://journals.plos.org/plosntds/article?id=10.1371/journal.pntd.0011493

***

EK 6 (6.9.2023): The COVID-19 pandemic caused much illness, many deaths, and profound disruption to society. The production of ‘safe and effective’ vaccines was a key public health target. Sadly, unprecedented high rates of adverse events have overshadowed the benefits. This two-part narrative review presents evidence for the widespread harms of novel product COVID-19 mRNA and adenovectorDNA vaccines and is novel in attempting to provide a thorough overview of harms arising from the new technology in vaccines that relied on human cells producing a foreign antigen that has evidence of pathogenicity. This first paper explores peer-reviewed data counter to the ‘safe and effective’ narrative attached to these new technologies. Spike protein pathogenicity, termed ‘spikeopathy’, whether from the SARS-CoV-2 virus or produced by vaccine gene codes, akin to a ‘synthetic virus’, is increasingly understood in terms of molecular biology and pathophysiology. Pharmacokinetic transfection through body tissues distant from the injection site by lipid-nanoparticles or viral-vector carriers means that ‘spikeopathy’ can affect many organs. The inflammatory properties of the nanoparticles used to ferry mRNA; N1-methylpseudouridine employed to prolong synthetic mRNA function; the widespread biodistribution of the mRNA and DNA codes and translated spike proteins, and autoimmunity via human production of foreign proteins, contribute to harmful effects. This paper reviews autoimmune, cardiovascular, neurological, potential oncological effects, and autopsy evidence for spikeopathy. With many gene-based therapeutic technologies planned, a re-evaluation is necessary and timely.

Kaynak: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37626783/

Makale: ‘Spikeopathy’: COVID-19 Spike Protein Is Pathogenic, from Both Virus and Vaccine mRNA

***

EK 7 (20.9.2023): Pfizer covid-19 aşısında DNA kontaminasyonu bulundu ve bir araştırmacı Güney Carolina Senatosu duruşmasında ifade verdi. Bu yabancı DNA parçalarının kişinin kendi genomuna yerleşmesi ve “hücrenin kalıcı bir demirbaşı” haline gelmesi çok gerçek bir tehlikedir.

Kaynak: https://maryannedemasi.substack.com/p/researchers-alarmed-to-find-dna-contamination

***

EK 8 (30.9.2023): WCH’den Dr Mark Trozzi, Kovid-19 “aşılarının” zararlı olduğunu gösteren 1000’den fazla hakemli makaleden oluşan düzenli bir kütüphane yayınladı.

Kaynak: https://x.com/lawrie_dr/status/1707680517888397620?s=20

K: https://drtrozzi.org/2023/09/28/1000-peer-reviewed-articles-on-vaccine-injuries/

Makale: 1000 peer reviewed articles on “Vaccine” injuries

***

EK 9 (6.10.2023): Dr. Robert Malone mRNA aşılarının mucididir: “Pfizer, Nobel ödülünü veren Karolinska Enstitüsü’ne büyük miktarda bağışta bulunuyor. Bilim yine büyük ilaç firmaları tarafından gasp edildi.” Dr. Malone, 1980’lerin sonunda mRNA’yı lipozomal nanopartiküller yoluyla insan, kemirgen, kurbağa ve meyve sineği hücrelerine tanıtmasıyla başlayan ortak bir çalışma olan mRNA aşılarının mucididir. Kendisi ve Wisconsin Üniversitesi, Madison ve Vical Incorporated’ dan araştırmacılar, farelerin iskelet kaslarına çıplak RNA ve DNA vektörleri enjekte ettiler ve gen ifadesini gözlemlediler.

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1710024457455124920?s=20

***

EK 10 (6.10.2023): Dr. Robert Malone mRNA aşılarının mucididir: “Kariko ve Weissman Nobel ödülünü mRNA aşılarını icat ettikleri için değil (çünkü bunu ben yaptım), güvenli bir şekilde geliştirilseydi güvenli ve etkili bir aşı platformu olabilecek bir ortamda sınırsız spike toksinin üretilmesine imkan sağlayan psuedouridini ekledikleri için aldılar.”

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1710024457455124920?s=20

***

EK 11 (6.10.2023): Bizde de mRNA aşısının yapıldıktan çok kısa bir zaman sonra parçalanıp yok edildiği masalı anlatılıp duruldu. Ne yazık ki hâlâ bu masalı anlatmaya devam edenler de var. Bakın mRNA’ nın aşılarının mucidi Dr. Robert Malone ne diyor: “Açıkçası Nobel Heyeti en son verileri takip edemiyor ve sahte mRNA’nın güvenli, etkili ve hızlı bir şekilde parçalanması propagandasına hâlâ inanıyor. Bu da onların bu ödülle neyi onayladıklarını gerçekten bilmedikleri anlamına geliyor. Psödo-mRNA’nın vücutta uzun süreli kalıcılığı iyi bir şekilde belgelenmiştir. Bunun sebebi psödouridin’dir. Alıcıların önemli bir azınlığında ciddi yan etkileri belgeleyen en az 1000 hakemli makale vardır.”

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1710026166092873899?s=20

***

EK 12 (21.9.2023): Sadece zerk edilen yerde kalır vücuda dağılmaz deniyordu. Anne sütüne de geçtiği gösterildi. Kanda eksozomlarda 6 ay süreyle bulunduğu zaten bilindiğine göre beklenen bir sonuç.

Our findings demonstrate that the COVID-19 vaccine mRNA is not confined to the injection site but spreads systemically and is packaged into BM EVs. However, as only trace quantities are present and a clear translational activity is absent, we believe breastfeeding post-vaccination is safe, especially 48 h after vaccination. Nevertheless, since the minimum mRNA vaccine dose to elicit an immune reaction in infants <6 months is unknown, a dialogue between a breastfeeding mother and her healthcare provider should address the benefit/risk considerations of breastfeeding in the first two days after maternal vaccination.

Makale: Biodistribution of mRNA COVID-19 vaccines in human breast milk

Kaynak: https://www.thelancet.com/journals/ebiom/article/PIIS2352-3964(23)00366-3/fulltext

***

EK 13 (6.10.2023): Aşı olarak sınıflandırılmaları sebebiyle üzerinde tam olarak çalışılmayan mRNA’ların ve bunların protein ürünlerinin yaygın ve kalıcı biyolojik dağılımı, güvenlik sorunlarını artırmaktadır.

Post marketing çalışmalar mRNA’nın anne sütüne geçtiğini ve emzirilen bebekler üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini göstermiştir.
Uzun vadeli ekspresyon, genoma entegrasyon, germ hattına bulaşma, sperme geçiş, embriyo/fetal ve perinatal toksisite, genotoksisite ve tümör oluşumu, farmakovijilans veritabanlarında rapor edilen advers olaylar ışığında incelenmelidir.

Kaynak: https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/37445690/

Makale: mRNA: Vaccine or Gene Therapy? The Safety Regulatory Issues

***

EK 14 (6.10.2023): Brown Üniversitesi Kanser Merkezi Direktörü Profesör Wafik El-Deiry, C19 enjeksiyonları hakkında: ‘[Buckhaults], protein aşılarında belirli bir eşikte izin verilen çıplak DNA parçalarının o kadar da sorunlu olmadığını, ancak lipozom kapsüller içine konmalarının sorunlar yarattığını ve bunların artık kolaylıkla hücrelere girebildiklerini açıklıyor.

Hücrelere girerlerse kalıcı, kalıtsal olan ve genomun neresine entegre olduklarına bağlı olarak teorik olarak kansere sebep olma riski taşırlar.

Kök hücrelerde neler olduğuna dair daha fazla araştırmaya ihtiyaç var ve buna germ hattını, kalbi (ve) beyni de eklemek gerekir.

Ayrıca daha stabil RNA’da psödouridin ile aylarca süren uzun süreli spike üretimi konusunda da endişelerim var.’

El-Deiry, ‘Kan pıhtıları, miyokardit, kalp durması ve diğer olumsuz etkiler belgelenmiştir’ diye ekliyor. Pek çok kişi,

DNA’nın kendisinin protrombotik olması ve kalp durmasından kaynaklanan ani ölüm gibi nadir fakat ciddi yan etkilerin bazılarının nedeni olabileceğinden, bu sorunun acilen ölçülmesi gerektiğine inanıyor.”

Dünyaca ünlü Profesör Wafik El-Deiry, Brown Üniversitesi Kanser Merkezi Direktörü ve kanserle ilişkili genlerin belirlenmesi konusundaki çalışmalarıyla tanınıyor.

Kaynak: https://x.com/Kevin_McKernan/status/1710077763615608922?s=20

***

EK 15 (10.10.2023): Kovid19 enjeksiyonlarının kansere sebep olduğu dokuz yol (ve bu sayı artmaya devam ediyor).

Kaynak: https://x.com/robinmonotti/status/1711475888334708842?s=20

***

EK 16 (7.11.2023): Aşı kaynaklı immün trombositopeni ve trombozda (VITT) yeni bir trombosit aktivasyon mekanizması tanımlandı.

VITT, Kovid-19 aşılarıyla ilişkili, mutat olmayan bölgelerde tromboz veya kan pıhtılaşması ve hafif ila şiddetli trombositopeni ile karakterize klinik bir sendromdur.

Trombositopeni, kan trombositleri çok düşük olduğunda ortaya çıkar ve aşırı kanamaya sebep olur.

VITT, normalde bizi enfeksiyondan koruduğu düşünülen yanlış yönlendirilmiş bir bağışıklık tepkisinden kaynaklanır.

Bu bağışıklık tepkisi trombosit faktörü 4 (PF4) adı verilen bir moleküle karşı güçlü antikorların oluşmasına yol açar.

Antikorlar ve PF4 büyük kompleksler oluşturarak trombositleri ve beyaz kan hücrelerini aktive edebilir, bu da enflamasyona ve kan pıhtılaşmasına yol açabilir.”

PF4’ün kan pıhtılaşmasını teşvik etmede önemli bir rol oynadığı ve enfeksiyonlara cevap olarak trombositler aktive olduğunda doğuştan gelen ve uyarlanabilir bağışıklıkta yer aldığı bilinmesine rağmen, PF4’ün bu sürece nasıl katkıda bulunduğu daha önce tam olarak bilinmiyordu.

Bu araştırmada, PF4’ ün trombositlerin yüzeyinde c-Mpl adı verilen bir reseptöre bağlanarak pıhtılaşmaya sebep olduğu bilinen küçük hücreleri tetiklediği belirlenmiştir.

Yüksek PF4 konsantrasyonlarının c-Mpl trombopoietin (TPO) reseptörü aracılığıyla “güçlü trombosit agregasyonunu” indüklediği ve daha düşük konsantrasyonların aynı yolla trombosit aktivasyonu olasılığını artırabildiği gösterilmiştir.

TPO reseptörü, kan trombositlerinin üretilmesinden sorumlu olan megakaryositlerin baş düzenleyicisidir.

Daha önce, antikorların kendilerinin trombositleri aktive ettiği düşünülüyordu, ancak bu araştırmada PF4’ün trombositler üzerindeki bir reseptöre bağlanabildiği ve aktivasyonlarını arttırarak pıhtı oluşma ihtimalini arttırdığı keşfedildi.

Bu süreç, yaygın olarak kullanılan bir ilaç olan ruxolitinib ile bloke edilebilir. Bunun VITT için iyi bir tedavi olabileceğini düşünmek mantıklıdır, ancak bunun trombosit aktivasyonunda daha küçük bir rol oynaması muhtemeldir.

Bununla birlikte, trombosit aktivasyonunu azaltmak için kullanabilecek başka ilaçlar da var, bu da teoride ideal bir tedavi olacaktır.”

Kaynaklar:

https://www.theepochtimes.com/health/new-research-explains-why-some-people-develop-fatal-blood-clots-after-covid-vaccination-5521754

https://ashpublications.org/blood/article/doi/10.1182/blood.2023020872/498431/PF4-activates-the-c-Mpl-Jak2-pathway-in-platelets

***

EK 17 (8.11.2023): Hakem değerlendirmesine sunulan yeni bir ön baskı çalışmasında, Kovid-19 mRNA aşı şişelerinde milyarlarca kalıntı DNA parçası bulundu.

Kaynak: https://www.theepochtimes.com/health/billions-of-copies-of-dna-impurities-and-contaminants-in-a-single-dose-of-covid-19-mrna-vaccine-preprint-5515324

Makale: DNA fragments detected in monovalent and bivalent Pfizer/BioNTech and Moderna modRNA COVID-19 vaccines from Ontario, Canada: Exploratory dose response relationship with serious adverse events.

K: https://osf.io/mjc97/

***

EK 18 (22.11.2023): FDA, Kovid aşılarındaki DNA bulaşmasına ilişkin soruşturmaları kapattı ve aylar süren araştırmaların ardından DNA bulaşması hakkında daha fazla yorum yapmayacağını açıkladı. Oysa FDA, üretim sürecinden kalan DNA parçalarının hastanın kendi DNA’sına dahil edilerek potansiyel olarak kansere sebep olabileceği ihtimalini kabul ediyor. FDA ve WHO kılavuzları, tek doz geleneksel aşıdaki kalıntı DNA miktarının 10 ng’yi aşmaması gerektiği kanaatindeler. Ancak geleneksel aşılar için kullanılan bu sınırın, mRNA’yı verimli bir şekilde iletmek için hücrelerin içine nüfuz edebilen lipid nanopartikülleri olan mRNA aşılarıyla ilgili olması pek uygun değildir. 

Kaynak: https://blog.maryannedemasi.com/p/fda-shuts-down-enquiries-about-dna

***

EK 19 (2.12.2023): FERHAT ARSLAN “Hocam kafamız karışık, kalp krizi, kanser, otoimmun hastalıklar hepsi de mi bu zıkkımdan? Bak dinle mesele çok boyutlu. Şimdi şuna PEG ikilemi diyorlar. Zarf biyotoksik, immun sistemi aşırı aktive ediyor ve bunu da aşmak için yeni modeller yapılıyor. Yani senin vaskülit olup kanaman, pıhtı atman bundan Yani senin yeni otoimmun hastalık geliştirmen bundan. pubs.acs.org/doi/10.1021/ac Burda yeni model zarf anlatılıyor. Onun da başka mahzurları var. Tevekkeli demiyoruz deneksiniz diye.

İşin ekonomik , siyasal boyutunu sütün etin fiyatından, ulus devletlerin yöneticilerinin 6, 66 diye diye göbek atmasından, Filistinde bebek kanı akıtılma ritüelinden anlaman lazım. Şöyle daha nasıl anlatalım?

Bana hocam ne yapalım diyenler oluyor. Kardeşim risk grubundakilerin muhtemelen benzer genetik alt yapıları vardır. Veri olmadan ne diyebiliriz? E nabız verisi, aktif saha verisi, biyoinformatikçiler harekete geçirilmeli önce aktif bir veri tabanı oluşturulmalı. O zamana kadar ek risk faktörlerinin azaltın sağlıklı beslenin.

Kaynak: https://x.com/Ferhatarslandr/status/1730984002633232553?s=20

***

EK 20 (10.4.2024): Japonya’ da yapılan araştırmaya göre:

Pandeminin ilk yılında (2020) önemli yaşa göre ayarlanmış ölüm oranları görülmemiştir. 2021’de birinci ve ikinci doz aşılamalardan sonra bazı aşırı kanser ölümleri gözlenmiş ve 2022’de üçüncü doz yaygın aşılamadan sonra tüm kanserler ve bazı spesifik kanser türleri (yumurtalık kanseri, lösemi, prostat kanseri, dudak / ağız / farenks kanseri, pankreas kanseri ve meme kanseri dahil) için önemli aşırı ölümler gözlenmiştir. En çok ölümle sonuçlanan dört kanser türüne (akciğer, kolorektal, mide ve karaciğer) ilişkin yaşa göre ayarlanmış ölümler 2020’de pandeminin ilk yılına kadar azalma eğilimi göstermiş, ama 2021 ve 2022’de azalma hızı yavaşlamıştır.

Makale: Increased Age-Adjusted Cancer Mortality After the Third mRNA-Lipid Nanoparticle Vaccine Dose During the COVID-19 Pandemic in Japan

Kaynak: https://www.cureus.com/articles/196275-increased-age-adjusted-cancer-mortality-after-the-third-mrna-lipid-nanoparticle-vaccine-dose-during-the-covid-19-pandemic-in-japan#!/

***

EK 21 (10.4.2024): THE EPOCH TİMES: ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), Pfizer-BioNTech ve Moderna COVID-19 aşılarının kulak çınlaması adı verilen kalıcı rahatsızlığa sebep olabileceğini bilmesine rağmen bunu hiçbir zaman kamuoyuna açıklamadı.

Kaynak: https://www.theepochtimes.com/health/exclusive-cdc-hid-finding-of-possible-link-between-covid-vaccines-and-tinnitus-5624340

Makale: EXCLUSIVE: CDC Hid Finding of Possible Link Between COVID Vaccines and Tinnitus

***

EK 22 (17.4.2024): Kovid aşıları intravasküler büyük B hücreli lenfoma adı verilen son derece nadir görülen ölümcül bir kanserle de bağlantılı bulundu.

Kaynak: https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/25785826.2024.2338594?src=exp-la

Makale: Fetal hemophagocytic lymphohistiocytosis with intravascular large B-cell lymphoma following coronavirus disease 2019 vaccination in a patient with systemic lupus erythematosus: an intertwined case

***

EK 23 (19.4.2024): Kovid aşısından kısa bir süre sonra meydana gelen ölümcül kalp krizinin aşılamayla bağlantılı olduğu otopsi ile ispatlandı.

Makale: Fatal Acute Myocardial Infarction With Normal Epicardial Coronary Arteries Shortly Following COVID-19 Vaccination

Kaynak: https://www.ajconline.org/article/S0002-9149(24)00125-5/abstract

***

EK 24 (25.4.2024): mRNA aşılamasından sonra hücreler tarafından üretilen SARS-CoV-2 Spike proteini, kanser hücrelerinde p53 transkripsiyonel aktivitesini baskılayarak DNA hasarı algılamasının değişmesine ve muhtemel kontrolsüz kanser büyümesine yol açabilir. Bu çalışma, bu in-vitro etkiyi gösteren ilk çalışmadır.

Kaynak: https://www.biorxiv.org/content/10.1101/2024.04.12.589252v1

Makale: SARS-CoV-2 spike S2 subunit inhibits p53 activation of p21(WAF1), TRAIL Death Receptor DR5 and MDM2 proteins in cancer cells

***

EK 25 (25.4.2024): 3. doz Kovid mRNA aşılarından sonra özellikle over, prostat, meme, lösemi, akciğer, dudak, ağız içi, pankreas tümörlerinde rahatsız edici artışlar var.

Kaynak: Increased Age-Adjusted Cancer Mortality After the Third mRNA-Lipid Nanoparticle Vaccine Dose During the COVID-19 Pandemic in Japan

Makale: https://assets.cureus.com/uploads/original_article/pdf/196275/20240408-14533-1avkjxd.pdf

***

EK 26 (1.5.2024): Kovid aşılarının, ölümcül geri dönüşümlü serebral vazokonstriksiyon sendromuna (RCVS) sebep olabileceği otopsi ile doğrulandı. Aşılamanın ertesi günü hastada baş ağrısı ve ölümle sonuçlanan grand mal nöbeti gelişti. Yazarlar, bu durumun aşılama sonrasında görülen ve aşı yaptıranların yaklaşık %50-70’ini etkileyen baş ağrılarının bir kısmını açıklayabildiğini belirtiyor. 

A 73-year-old man with chronic obstructive pulmonary disease received the severe acute respiratory syndrome coronavirus 2 (SARS-CoV-2) mRNA vaccine. The following day, the patient developed a headache, followed by a tonic-clonic seizure and decreased consciousness. Magnetic resonance imaging of the head revealed no signs of stroke but multiple vasoconstrictions. Despite antiepileptic therapy, the seizure persisted, and the patient died 40 hours after vaccination. An autopsy revealed multiple brain ischemia without any vascular lesions, suggesting reversible cerebral vasoconstriction syndrome (RCVS). In this case, RCVS was diagnosed radiographically and pathologically. Our case suggests that RCVS could be a cause of headache and epilepsy following the SARS-CoV-2 mRNA vaccination.

Makale: An Autopsy Case of Reversible Cerebral Vasoconstriction Syndrome After a Severe Acute Respiratory Syndrome Coronavirus 2 Vaccination

Kaynak: https://www.cureus.com/articles/233306-an-autopsy-case-of-reversible-cerebral-vasoconstriction-syndrome-after-a-severe-acute-respiratory-syndrome-coronavirus-2-vaccination?score_article=true#!/

***

EK 27 (6.5.2024): CoVax Hastalığı The Pfizer Papers, WarRoom/DailyClout araştırma gönüllüleri tarafından yazılan ve mahkeme kararıyla yayınlanan birincil kaynak Pfizer klinik araştırma belgelerine ve ilgili tıbbi literatüre dayanan yeni raporları ihtiva ediyor. Kitap, Pfizer’in mRNA COVID-19 aşısı klinik araştırmasının son derece kusurlu olduğunu ve ilaç şirketinin Kasım 2020 itibariyle aşısının ne güvenli ne de etkili olduğunu bildiğini açık ve net olarak gösteriyor. Raporlar, üreme sistemi de dahil olmak üzere insan vücudunun her yerinde aşı kaynaklı zararları detaylandırıyor; kadınların aşı kaynaklı yan etkilere 3:1 oranında maruz kaldığını gösteriyor. Aşı kaynaklı miyokarditin nadir, hafif veya geçici olmadığı ortaya konuyor ve şok edici bir şekilde mRNA aşılarının “CoVax Hastalığı” olarak adlandırılan yeni bir çoklu sistem, çoklu organ hastalığı kategorisi yarattığını gösteriyor.

Resim

***

EK 28 (8.5.2024): Astra-Zeneca’ nın Kovid aşısını pazarlama gerekçesiyle geri çektiğini açıklasa da gerçek öyle değil.

http://News.com.au’ un haberi: AstraZeneca aşısı 1 sene önce Avustralya’da durdurulmuştu. Ölümcül kan pıhtısı yan etkisi ortaya çıktıktan sonra dünya çapında geri çekiliyor.

Resim

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1788103003913740633

***

EK 29 (1.10.2024): İsviçre’ de Kovid aşısının yan etkileri sebebiyle ilk tazminat ödendi.

Kaynak: https://www.swissinfo.ch/eng/various/federal-government-pays-compensation-for-coronavirus-vaccination-damage-for-the-first-time/87640483

***

EK 30 (16.12.2024): Londra Üniversitesi St George’s’da onkoloji profesörü olan Angus Dalgleish diyor ki:
Pfizer aşılarının hepsi SV40 ile dolu.
SV40, benim zamanımda farelere tümör oluşturmaları için koyduğumuz şeydi… Ve bunu insanlara koyuyoruz… Moderna ve Pfizer’ın arkasındaki bu insanların hesap vermeleri gerekiyor.”

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/1868545141146866019

***

EK 31 (3.1.2025):

An explosive new study conducted within the U.S. Food and Drug Administration’s (FDA) own laboratory has revealed excessively high levels of DNA contamination in Pfizer’s mRNA COVID-19 vaccine.

Tests conducted at the FDA’s White Oak Campus in Maryland found that residual DNA levels exceeded regulatory safety limits by 6 to 470 times.

The study was undertaken by student researchers under the supervision of FDA scientists. The vaccine vials were sourced from BEI Resources, a trusted supplier affiliated with the National Institute of Allergy and Infectious Diseases (NIAID), previously headed by Anthony Fauci.

Recently published in the Journal of High School Science, the peer-reviewed study challenges years of dismissals by regulatory authorities, who had previously labelled concerns about excessive DNA contamination as baseless.

The FDA is expected to comment on the findings this week. However, the agency has yet to issue a public alert, recall the affected batches, or explain how vials exceeding safety standards were allowed to reach the market.

The Methods

The student researchers employed two primary analytical methods:

NanoDrop Analysis – This technique uses UV spectrometry to measure the combined levels of DNA and RNA in the vaccine. While it provides an initial assessment, it tends to overestimate DNA concentrations due to interference from RNA, even when RNA-removal kits are utilised.

Qubit Analysis – For more precise measurements, the researchers relied on the Qubit system, which quantifies double-stranded DNA using fluorometric dye.

Both methods confirmed the presence of DNA contamination far above permissible thresholds. These findings align with earlier reports from independent laboratories in the United States, Canada, Australia, Germany and France.

Expert Reaction

Kevin McKernan, a former director of the Human Genome Project, described the findings as a “bombshell,” criticising the FDA for its lack of transparency.

“These findings are significant not just for what they reveal but for what they suggest has been concealed from public scrutiny. Why has the FDA kept these data under wraps?” McKernan questioned.

While commending the students’ work, he also noted limitations in the study’s methods, which may have underestimated contamination levels.

“The Qubit analysis can under-detect DNA by up to 70% when enzymes are used during sample preparation,” McKernan explained. “Additionally, the Plasmid Prep kit used in the study does not efficiently capture small DNA fragments, further contributing to underestimation.”

In addition to genome integration, McKernan highlighted another potential cancer-causing mechanism of DNA contamination in the vaccines.

He explained that plasmid DNA fragments entering the cell’s cytoplasm with the help of lipid nanoparticles, could overstimulate the cGAS-STING pathway, a crucial component of the innate immune response.

“Chronic activation of the cGAS-STING pathway could paradoxically fuel cancer growth,” McKernan warned. “Repeated exposure to foreign DNA through COVID-19 boosters may amplify this risk over time, creating conditions conducive to cancer development.”

Adding to the controversy, traces of the SV40 promoter were detected among the DNA fragments. While the authors concluded these fragments were “non-replication-competent” meaning they cannot replicate in humans, McKernan disagreed.

“To assert that the DNA fragments are non-functional, they would need to transfect mammalian cells and perform sequencing, which wasn’t done here,” McKernan stated.

“Moreover, the methods used in this study don’t effectively capture the full length of DNA fragments. A more rigorous sequencing analysis could reveal SV40 fragments several thousand base pairs long, which would likely be functional,” he added.

Regulatory Oversight Under Scrutiny

Nikolai Petrovsky, a Professor of Immunology and director of Vaxine Pty Ltd, described the findings as a “smoking gun.”

“It clearly shows the FDA was aware of these data. Given that these studies were conducted in their own labs under the supervision of their own scientists, it would be hard to argue they were unaware,” he said.

Prof Petrovsky praised the quality of work carried out by the students at the FDA labs.

“The irony is striking,” he remarked. “These students performed essential work that the regulators failed to do. It’s not overly complicated—we shouldn’t have had to rely on students to conduct tests that were the regulators’ responsibility in the first place.”

The Australian Therapeutic Goods Administration (TGA), which has consistently defended the safety of the mRNA vaccines, released its own batch testing results, claiming they met regulatory standards. However, Prof Petrovsky criticised the TGA’s testing methods.

“The TGA’s method was not fit for purpose,” he argued. “It didn’t assess all the DNA in the vials. It only looked for a small fragment, which would severely underestimate the total amount of DNA detected.”

Implications for Manufacturers and Regulators

Now that DNA contamination of the mRNA vaccines has been verified in the laboratory of an official agency and published in a peer-reviewed journal, it becomes difficult to ignore.

It also places vaccine manufacturers and regulators in a precarious position.

Addressing the contamination issue would likely require revising manufacturing processes to remove residual DNA, which Prof Petrovsky explained would be impractical.

“The only practical solution is for regulators to require manufacturers to demonstrate that the plasmid DNA levels in the vaccines are safe,” Prof Petrovsky stated.

“Otherwise, efforts to remove the residual DNA would result in an entirely new vaccine, requiring new trials and effectively restarting the process with an untested product.”

Now the onus is on regulators to provide clarity and take decisive action to restore confidence in their oversight. Anything less risks deepening the scepticism of the public.

Both the US and Australian drug regulators have been approached for comment.

Kaynak: https://jhss.scholasticahq.com/article/127890-a-rapid-detection-method-of-replication-competent-plasmid-dna-from-covid-19-mrna-vaccines-for-quality-control

Makale: A rapid detection method of replication-competent plasmid DNA from COVID-19 mRNA vaccines for quality control

***

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. Harun Davran dedi ki:

    Sessiz kalmadığınız için sonsuz teşekkürler.

  2. kerim dedi ki:

    anladığım doğru mu pcr makinesinde yeşil maymun çalışması yapılmış, aynı makine doğru dürüst temizlenmeden aşı üretiminde kullanılmış böyle mi olmuş? Maymun dna sı orada ne geziyor da nasıl karışıyor.

Siz de yorumunuzu paylaşın: