YAYIN YAPMIŞ OLMAK İÇİN YAYIN YAPMAK

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

ARK: Hakiki bilim adamlarını yaptıklarını bilim dünyasına duyurmak için yayın yaparlar bizde ise kendini bilim adamı zannedenler yayın yapmak için, yayın sayısını artırmak için yayın yaparlar.

***

Doç. Dr. Ferhat Arslan‘ ın yazsısı:

Şimdi bize sabah akşam durmadan hakaret eden bir kişinin sorumlu yazar olduğu ve Türkiye verilerini içeren şu makaleyi bir ele alalımda halka ifşa, öğrencilere ders,yetkililere çağrı ,tarihe de not olarak düşsün. Belki olur ya mahkemelerde delil olur!

K: https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S1341321X23001551

Makale: Vaccination status of COVID-19 patients followed up in the ICU in a country with heterologous vaccination policy: A multicenter national study in Turkey

Bu makale 2021 yılında Türkiye’de 17 yoğun bakım merkezinde izlenen 2968 olgunun geriye dönük olarak incelenmesini içeriyor. Bu çalışmalara haliyle en merak edilen konuyu yani bunların aşı durumunu makalenin başlığı haline getirmişler. Muhtemelen sizde bunu merak ediyorsunuz ama biyolojik olarak etmemeniz gerekirdi. Çünkü aşı hastalığın belasını engelleyecektir ne ki yoğun bakıma yatmak ,entübe olmak ve hatta ölmek nasıl beklersin?

Efendim öyle olmuyor çalışmacıların dediğine göre vakaların %42 si aşılı. Şimdi muhteremler işten biraz anlayanlar bu vakaların nasıl seçildiği hangi vakaların seçilmedigi ve analiz dışına çıkarıldığı konusunda bir akış diagramı bekliyor ama yok!,E haliyle olmayınca saldım çayıra mevlam kayıra kim ne veri girdiyse kabul edeceğiz.

Yani bu duruma seçilim yanlılığı riski çok yüksek çalışma deniyor ya işte Türküz bizden bu kadar oluyor. Yani baştan yamuk başladık. E şimdi çok merkezli olunca heterojenite alıyor başını gidiyor tabiki. Dahası var durdum. Nasıl çok ciddi yapmışlar işlerini değil mi?

Materyal metodda bir hastanın hayatının devam edip etmeyeceğini belirten en önemli tedavi kavramının tabii olarak yoğun bakımcının inisiyatifinde olduğu belirtiliyor ama favipravir dışında ortak kullanım olmayan tüm diğer tedaviler istatiksel analizde hiç yer almıyor. Yani bu…adamlar sen orada diyelim ki ortalama 15 gün kaldın sana ne verdiler ne uyguladılar hiçbirinin önemi yok! E insan soruyor ama değil mi madem önemi yok yani analiz edilmeyecek kadar değersiz e o zaman niye veriyorsunuz. Tocilizumab lar, servisler,immunplazmalar……. Oh ne ala Mualla!

E neyse veri toplanmış sonra aşılılar ile aşısızlar ayrılmış. Hop bir bakmışlar ki bu iki kohort birbiri ile kıyaslanamaz bazı farklılıklara sahip, aşısizlar daha genç, daha az altta yatan hastalığı olan……falan filan. E ne yapmak lazım? Başta söyledik bir akış diagramı yok şimdi yapılması gereken bir istatiksek ayarlama örneğin eğilim skoru eleştirmesi örneğin…. Var mı ? Yok. Bir eşleştirmeden ilerde bahsedecekler ama istatiksel metodda en azından nasıl yapıldığı ayrıntılı anlatılmıyor. İkinci defa seçilim yanlılığı riski. Yazı olsun da çamurdan olsun….

2021 yılının başından sonuna kadar periyodu 4 e ayırmışlar ki haklılar çünkü aşı bizde önce 65 yaş ve üstüne yapılmaya başlandı. Sonra bu periyotlarda yatan hastaları da yine aşılı olup olmama durumuna göre mukayese etmişler. Şimdi şöyle bir bakın tablo 2 ye aşısız grupta yoğun bakıma yatış ilk çeyrekte en fazla, 4. Çeyrekte en az, aşılı grupta ilk çeyrekte yatış en az 4. Çeyrekte en fazla. Ulan millet aşılandıkça yoğun bakıma düşme oranı niye artıyor? Diye sormamış kimse. E dikkat edin aynı şey yaşta da geçerli ilk çeyrekte genç hastalar yoğun bakıma doldurulmuş sonra oran gitgide düşmüş. E bizde soralım beyler siz ilk başta genç insanları fazladan ve gereksiz yere yoğun bakımlara mı soktunuz? Ulan herbiri için ne tedaviler yaptınız onu da bilmiyoruz? Analiz etmemiş veri saklıyorsunuz. Sormayalım mı?

Tamam neyse şimdi Tablo 3 e bakın totalde aşısızlar mı daha çok ölmüş aşılılar mı çok ölmüş? E ne oldu hani bu aşılar hastaneye yoğun bakıma yatışı nerede ise %100 e yakın engelliyordu. Bu arada muhteremler bu makalede hastaların daha önce Covid geçirip geçirmedikleri konusunda da bir bilgi yok yani o yönü ile de bir sapma barındırıyor. Elinde kalmayan yönü mü var diyeceksiniz,sabredin. Şimdi Tablo 3 de kendileri de ifşa ettiler değil mi? Bak populasyon temelli bir iş olan aşı kavramı yine populasyon temelli değerlendirilir ve anlaşıldı ki bu iş bir boka yaramıyor. Yok şimdi diyorlar ki Ulan bu böyle yayınlanmaz ne yapalım edelim de bir kılıf uydurulmuş bu işe! Başta yapmadıkları seçilim biası engelleme işinin üzerine tıbbi çalışmaların en rezil istatiksel analizi olan subgrup analizi işine geçiyorlar. Onu da yapamamışlar ne bir ayrıntı var, ne kodlama var hiçbirşey yok. Yani ört ki ölem durumu.

Tablo 4 daha da vahim aşılanması durumunda verdikleri OR lere bakarsak aşılı yoğun bakıma girmek yılın 2.yarısında fena halde hastane içi ölümle ilişkili! Koyun şimdide bunu cebinize daha nerelere geleceğiz? Şimdi bir tablo 5 var açıklamasına bakarsanız bir çok değişkenli lojistik regresyon tablosu! Değişkenler nerede diye bakıyorsun o sutunda periyotlar var. E bu bir contingency tablosu kardeşler ! Ulan hadi böyle dramatik bir hata yaptınız şimdiye kadar tüm sonuçları bir kenara bırakıp bütün makaleyi bu tablo üzerinden yazmak neyin nesi? Rezillikte son nokta ve zirveyi bulmuş oluyorsunuz. Tablo 6 da paçayı biraz düzeltir gibi olmuşsunuz diyeceğim ama orada da bu sefer çok değişken yok sadece bir değişken var yani o da aşı durumu! Bir de onu sadece 4.çeyreğe indirgemişiniz! Onu niye yaptınız millet şimdi anlamaz ben söyleyeyim çünkü mRna ya ve onun şirketine göz kırpıyor verileri carpıtıyorsunuz. Bu kadar adamsınız hepinize gerçekten yuh olsun. Tartışmaya hiç girmeyeceğim beyler sizin herhangi birşeyi tartışabileceğinize inanmıyorum. Şu yazdıklarımdan sonra bu makaleye hasbelkader vaka vermiş aklı başında yoğun bakımcı kardeşlerimden de feragat metni yayınlamalarını beklerim. Sabah akşam twitter da goygoy yapan ve gerçekten bilimden anlamayan insanlara paye vermeyiniz. Türk tıbbının çöküyor olduğunu görünüz. Sırf bir makalede ismim geçsin diye bu denli saçmalıklara girişmeyiniz. Benim derdimin ülkenin kaynakları ve insanlarının korunması olduğuna itimat ediniz. Allaha emanet olunuz.

Bir de yetkililere sesleniyorum. Ülkemizde makalecilik mesleği gerçek bilim adamlığının önüne settir. Kaynakların israfıdır. Allah rızası ve devletin bekası için akademik reform yapınız.

Kaynak: https://twitter.com/Ferhatarslandr/status/1671672315707260928?s=20

***

 

Yazı için 2 yorum yapılmış:

  1. Alişan Yıldıran dedi ki:

    Daha önce muhterem ARK hocanın defalarca belirtdiği gibi doktorlar ve profesörler bilim adamı değildir!…

    Ama kendilerine bilim adamı payesi verirler ve küçük dağları ben yaratdım diye dolaşırlar…

    Bazıları ‘fonlanmış’ makaleleri atıf alıyor diye kendilerini çok meşhur zannederler.

    ‘Bilim’i de şuurlu, vicdanlı, daima faydalı bir varlık zannedecek kadar da realiteden kopuk yaşarlar ve en kötüsü belletirler..

    Dr. Ferhat bey bu işi gayet güzel anlatmış, kendisini tebrik ediyor ve mücadelesini candan destekliyorum.

    Ülkemiz akademisinde en çok yayın ve atıf tıb alanında yapılıyor bildiğim kadarı ile, ama kalite son derece düşük, çünkü araştırma için değil, ünvan için makale üretiliyor.

    Araştırmayı ise klinisyenler değil temel tıp alanındaki akademisyenler üretmeli, ayrıca makale yazacak ekipler husule getirilmelidir.

    Tıp alanındaki araştırmaları da tıp doktorları değil, diğer branşlardan insanlar yapar.

    Siz hiç ülkemiz tıp fakültelerinde computational biology, computational genetics duydunuz mu?

  2. müderris tabib dedi ki:

    Bir de doktora tezi yazan sun’î zekâ çıkdı;
    https://www.yenisafak.com/ekonomi/yapay-zekadan-yari-fiyata-tez-4541461

Siz de yorumunuzu paylaşın: