ZEYTİNYAĞI MEME KANSERİNİ ÖNLÜYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Yeni bir araştırma, kadınların aldıkları kalorileri, kısmadan, ilave egzersiz yapmadan ve ilaç almadan meme kanseri risklerini ileri derecede azaltabileceklerini gösteriyor (1).

İspanya’ da gerçekleştirilen araştırmaya göre, meme kanseri balık, sebze ve özellikle de zeytinyağından zengin bir diyetle beslenen kadınlarda düşük yağlı bir diyetle beslenenlere göre çok daha az görülüyor.

Araştırma, yüksek kardiyo-vasküler riske sahip kadınların takip edildiği PREDIMED study kapsamında yapıldı.

60-80 yaş arasındaki 4282 kadın rastgele üç gruba ayrılarak bir gruba Akdeniz Diyetine ek olarak saf sızma zeytinyağı (ADZ), bir gruba Akdeniz Diyetine ek olarak kuruyemiş (ADK) ve bir gruba da yağı azaltılmış diyet (K) uygulandı.

Kadınlardan kalori alımlarını azaltmaları veya fazladan egzersiz yapmaları istenmedi.

ADZ grubundakilere her hafta yemek ve salatalarda günde 50 gram kullanmak üzere 1 litre saf sızma zeytinyağı, ADK grubuna ise her gün için 30 gram kuruyemiş ücretsiz olarak sunuldu.

Bu kadınlar yılda dört kere bir diyetisyen tarafından sorgulanarak diyete uyumları değerlendirildi.

Zeytinyağı kanser riskini yüzde 62 azaltıyor

4.8 senelik takip sonrasında 8’ i ADZ, 10’ u ADK ve 17’ si K grubunda olmak üzere toplam 35 kadında meme kanseri teşhis edildi.

Meme kanserinin ADZ grubunda 1000 kadının 1.1’ inde, ADK grubunda 1000 kadının 1.8’ inde ve K grubunda ise 1000 kadının 2.9’ unda görüldüğü belirlendi.

Bu sonuçlar ADZ grubundaki kadınlarda meme kanserinin K grubuna göre yüzde 62 daha az teşhis edildiğini gösteriyor.

Araştırmanın uzmanlarından Nartinez-Gonzales “Akdeniz diyetinin tatlı yerine meyve, sıvı olarak su veya kırmızı şarap, sınırlı süt ürünleri, haftada bir veya daha az kırmızı etten oluşan vejetaryen bir diyet olduğunu” söylüyor ve ekliyor (2):

Akdeniz diyeti düşük yağlı bir diyete göre daha lezzetli ve hoştur.

Hayvan çalışmaları, polifenollerden zengin olan saf sızma zeytinyağının meme dokusunda erken kanser hücrelerini ve anormal hücreleri öldürdüklerini gösteriyor.”

Akdeniz Diyeti kolesterol haplarından daha etkili

Bu araştırma da hastalıkları önlemenin temel yolunun ilaçlar değil hayat tarzı olduğunu bir daha gözler önüne seriyor.

Yüksek kardiyo-vasküler riske sahip kişilerin takip edildiği PREDIMED çalışmasında daha önce Akdeniz diyetinin kalp krizi, felç ve kalp hastalıklarından ölümleri yüzde 30 azalttığı tespit edilmişti (3).

Akdeniz diyetinin daha önce böbrek hastalıkları, hafıza kaybı, metabolik sendrom, karaciğer yağlanması, ensülin direnci ve kalp fonksiyonları üzerine faydalı etkileri olduğu da bildirilmişti.

Meme kanseri genç kadınlarda neden artıyor?

Bu artışta şüphesiz ki teşhis imkânlarının artması, doktora ve hastaneye ulaşmadaki kolaylıklar, kadınların bilinçlenmeleri de rol oynayabilir ama bunun risk faktörlerindeki artışla alâkalı olma ihtimalini daha yüksek görüyorum.

Kadınların daha geç yaşlarda anne olmaları, daha az çocuk doğurmaları, daha az emzirmeleri, alkol-sigara kullanımının artması, gece vardiyası, daha az fiziki aktivite, doğum kontrol hapı kullanımı ve obezitenin meme kanserinin daha erken yaşlarda giderek daha çok görülmesinde etkisi olabilir.

Kızlara küçük yaşlardan itibaren yapılan çeşitli ve büyük çoğunluğu da tamamen gereksiz radyolojik tetkiklerin etkisi de yabana atılmamalıdır ama bu artışta giderek daha fazla “çevresel kanserojenlere” maruz kalınmasının daha önemli olduğu kanaatindeyim.

Bu bakımdan da günlük hayatta kullandığımız sayısız üründe bulunan bisfenol A, fitalat, paraben gibi “hormon bozucu kimyasallar” ve “pestisitlerin” (tarım ilaçları) kanserojen etkilerinin daha büyük olduğunu düşünüyorum.

Memelerinde kanser öncesi lezyon tespit edilen kadınlara raloxifene, tamoxifen veya aromataz inhibitörleri tavsiye ediliyor ancak bunların ciddi yan etkileri var.

Gelelim neticeye

BİR: Bu tür araştırmalar, esasında “Amerika’ nın yeniden keşfinden başka bir şey değil.”

Bunlara çok gülüyorum ve sonuçları çok da umurumda değil.

Ne yani, şimdi bu araştırmada saf sızma zeytinyağı meme kanseri riskini artırıyor gibi bir sonuç çıksaydı, zeytinyağını “tu-kaka” mı edecektik?

Hasta olmamak için bu araştırmalara kaldıysak hâlimiz harap olur, unutmayın!

Evet, önce akıl ve mantığa, sonra bilimin ve tıbbın temel prensiplerine, şefkat ve tecrübeye dayalı tıp; kanıta dayalı tıbbın ancak bunların arkasından yeri vardır.

İKİ: Akdeniz Diyeti “kırmızı şarap” hariç gerçekten de sağlıklı, uzun ve hastalıklardan uzak yaşamak isteyenlere tavsiye edilebilecek bir beslenme şeklidir.

Burada gıdaların işlenmemiş olması çok önemli; zeytinyağının saf ve soğuk sızma olmasına dikkatinizi çekerim.

ÜÇ: Bilim dünyasının, kanserlerin “adam gibi beslenerek” önlenebileceğini geç de olsa anlamaya başladığını görmek beni mutlu ediyor.

Kaynaklar:

1. http://archinte.jamanetwork.com/article.aspx?articleid=2434738

2. http://www.reuters.com/article/2015/09/14/us-health-oliveoil-breast-cancer-idUSKCN0RE25B20150914

3. http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa1200303

Yazı için 3 yorum yapılmış:

  1. Naci Karagül dedi ki:

    İnsanları margarine alıştırmak için bu memlekette zeytinyağlı yiyemem aman diye türkü de yakılmıştı.

  2. Naki dedi ki:

    Kırmızı şarap niye liste dışında kalmış hocam.

  3. Ayse dedi ki:

    Hocam kirmizi saraba neden bu kadar karsisiniz? Dini sebeplerden mi yoksa gercekten zararli diye mi dusunuyorsunuz? Tamam fazla icilmesin ama 1-2 kadeh kirmizi sarabin da ne zarari olabilir? Her yerden toksik madde almiyor muyuz zaten. Bu hic olmazsa antioksidan.

Siz de yorumunuzu paylaşın: