GRİP AŞILARI, GRİBE YAKALANMAYI ENGELLEMİYOR, ARTIRIYOR

Yazı Fontunu Büyült Yazı Fontunu Küçült Yazı Fontunu Sıfırla
kasa fişi

Dikkat: Yazının sonunda ek var!

***

Grip aşıları için her sene aynı cümleyi duyarız: “Grip aşısı gribe karşı korur, özellikle risk grubunda iseniz aşı yaptırmayı ihmal etmeyin.”

Peki 2024-2025 grip sezonunda gerçekten korudu mu?

Cleveland Clinic araştırmacılarının yaptığı ve 53 binden fazla sağlık çalışanını kapsayan yeni bir çalışmanın sonuçları grip aşısı meftunlarını şoka soktu.

Üstelik mesele yalnızca aşının “beklenenden daha az etkili olması” da değil.

Çalışma, grip aşısı yapılanlarda grip görülme riskinin, özellikle grip salgınının yoğun olduğu dönemde, aşı olmayanlardan daha yüksek olduğunu da gösteriyor.

53 bin sağlık çalışanı takip edildi 

Araştırmaya Ohio’daki Cleveland Clinic sisteminde çalışan 53.402 kişi alındı. Bunların:

▪ 43.920’si (%82,2) grip aşısı olmuştu.

▪ 9.482’si aşısızdı.

▪ Katılımcıların ortalama yaşı 42 idi.

▪ Yaklaşık %75’i kadındı ve yaklaşık %20’si klinik hemşirelik görevlerinde çalışıyordu.

▪ Aşılananların %98,6’sına üç değerli inaktif grip aşısı yapılmıştı.

Katılımcılar 33 hafta takip edildi.

Bu süre içinde 1.130 kişide grip enfeksiyonu tespit edildi. Vakaların %98’inden fazlası influenza A idi ve bölgede ağırlıklı olarak H1N1 dolaşıyordu.

Aşı yapılanlarda grip riski daha yüksekti

✅ Grip aktivitesinin düşük olduğu dönemlerde aşılılarla aşısızlar arasında anlamlı bir fark bulunmadı.

✅ Grip aktivitesinin orta olduğu dönemde de anlamlı bir fark yoktu.

✅ Grip aktivitesinin yüksek olduğu dönemde tablo değişti: Aşılı kişilerin grip geçirme riski, aşısızlara göre %33 daha yüksek bulundu.

Aşı etkinliği ne demektir?

Aşı çalışmalarında sık kullanılan bir kavram vardır: Aşı etkinliği (vaccine effectiveness =VE).

▪ VE %50 ise, aşılananlarda hastalık riskinin yaklaşık yarı yarıya daha düşük olduğu kabul edilir.

▪ VE %0 ise, aşı ile aşısız grup arasında fark yoktur.

▪ VE negatif ise, araştırmada aşılanan grupta hastalık daha fazla görülmüştür.

Bu çalışmanın daha önce yayımlanan versiyonunda aşı etkinliği −%26,9 olarak hesaplanmıştı.

Ancak çalışmanın son versiyonunda araştırmacılar, grip aktivitesini de hesaba katan daha ayrıntılı bir analiz yaptılar.

Bu analizde yüksek grip aktivitesi sırasında aşılananlarda risk artışı bulundu.

💠 2024-2025 sezonunda, bu sağlık çalışanları grubunda, grip salgınının yoğun olduğu dönemde grip aşısı koruyucu olmamış ve aşılılarda grip riski daha yüksek bulunmuştur.

Bu çalışma, aşılanan kişilerde grip görülme riskinin özellikle yüksek grip aktivitesi döneminde daha fazla olduğunu gösteriyor.

Doğrudan “aşı gribe sebep oldu” diyebilmek için randomize kontrollü çalışma yapılması gerekir.

Grip aşısı yapılanlarda gribin daha fazla görülmesi nasıl açıklanabilir?

Bunun iki yolu olabilir:

BİR: Bağışıklık sistemi, influenza A ile ilk kez karşılaştığı suşun hemaglütinin (HA) baş bölgesindeki belirli epitopları “ezberler”. Sonraki karşılaşmalarda (ister aşı, ister tabii enfeksiyon) virüs biraz değişmiş olsa bile sistem yeni, daha uygun epitoplara taze cevap üretmek yerine eski ezberi hatırlar ve onu güçlendirir (orijinal antijenik günah/immun imprinting).

Bunun sonucu ise:

▪ Üretilen antikorların önemli kısmı yeni dolaşan virüsü iyi nötralize etmez.

▪ Yeni, daha uygun B hücre klonlarının oluşumu baskılanır (antigenic seniority / back-boosting).

▪ Özellikle H3N2’de bu etki belirgindir; her yıl aşılananlarda aşı etkinliği, o sezon ilk kez aşılananlara göre çoğu çalışmada daha düşüktür.

Yıllık inaktif grip aşısı tam olarak bu döngüyü tekrarlar: Her sonbahar aynı “eski ezber” tekrar uyarılır. Tabii enfeksiyon ise hem farklı epitopları (sap bölgesi, nöraminidaz, iç proteinler) hem mukozal IgA hem T hücre cevabını daha geniş uyarır. Aşı bunları vermez.

Bu yüzden teorik olarak:

▪ Hiç aşı olmayan / uzun süre aşı olmayan biri, o yılın dolaşan virüsüyle karşılaşınca daha “taze” ve o suşa daha uygun cevap verebilir.

▪ Her yıl aşılanan kişi, imprinting yüzünden o suşa karşı daha dar ve daha az nötralize edici bir antikor repertuvarıyla kalabilir.

İKİ: Aşı influenza’yı (kısmen) önleyince, tabii enfeksiyonun tetiklediği kısa süreli non-spesifik innate cevap (interferon, geçici antiviral durum) oluşmaz. Bu da rinovirüs, enterovirüs gibi diğer solunum virüslerinin yerleşme ihtimalini artırabilir. Bu “grip dışı enfeksiyon artışı”dır; influenza’nın kendisinin artması değil. (Meşhur Cowling çalışması).

Çalışmanın zayıf noktaları da var 

Bu çalışmanın en önemli sınırlamalarından biri hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir preprint olmasıdır. Yani sonuçlar henüz bağımsız uzmanların yaptığı klasik bilimsel hakemlik sürecinden geçmemiştir.

Ayrıca, yaşlıların sayısı çok azdı; katılımcılar ağırlıklı olarak sağlıklı ve çalışabilecek durumdaki erişkinlerdi. Çalışma hastaneye yatış ve ölüm açısından yeterli büyüklükte değildi.

Evde yapılan testlerle saptanan enfeksiyonlar kaçırılmış olabilir.

Katılımcıların neredeyse tamamına aynı tip, üç değerli inaktif aşısı yapılmıştı.

Cleveland Clinic dışındaki merkezlerde yapılan bazı testlerin sonuçları kayıtlara girmemiş olabilir.

Grip aşısının gerçek hayattaki etkinliğini ölçmek sandığımız kadar basit değildir

Aşının hangi suşla ne kadar eşleştiği, kişinin yaşı, daha önceki grip enfeksiyonları ve aşıları, sağlık hizmetine başvurma ve test yaptırma davranışları, dolaşımdaki virüsün özellikleri ve kullanılan araştırma yöntemi sonucu değiştirebilir.

Bu sebeple her yıl “Grip aşısı %X koruyor” deyip geçmek yerine, hangi grupta, hangi sezonda, hangi virüse karşı, hangi sonlanım için ve hangi yöntemle ölçüldüğünü sormak gerekir.

 

“Grip aşıları gribe sebep oluyor” diyebilmek için randomize kontrollü çalışma yapılması gerekir.

Gelelim neticeye

İnfluenza virüslerinin sürekli mutasyona uğrayan yüzey antijenlerini hedef alan grip aşıları daha işin başında bunların tamamen ticari ürünler olduğunun ispatıdır.

CDC’ nin 6 aylıktan itibaren her sene bir hatta bazen iki kere grip aşı yaptırma tavsiyesine uymak bir insanın hayatında sadece grip için en az 70-80 kere aşı yaptırması demektir; bu, akıl ve mantık dışı bir iştir.

Omuza kas içine zerk edilen grip aşılarının zaten gribi önlemesi beklenemez, bunun için aşıların burun yoluyla uygulanması gerekir. 

Kaynak: https://x.com/WallStreetMav/status/2088210773801615867

Makale: Effectiveness of the Influenza Vaccine During the 2024-2025 Respiratory Viral Season: A Prospective Cohort Study

***

EK 1 (25.8.2026): Nisan 2026’da Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD askeri personeli (aktif, yedek ve sivil) için yıllık grip aşısı zorunluluğunu kaldırdı. Bu politika 1940’ların ortası/1950’lerden beri (yaklaşık 70-80 yıl) yürürlükteydi. Hegseth bunu “tıbbi özerklik” ve “inanç özgürlüğü” gerekçesiyle duyurdu.

https://www.stripes.com/theaters/us/2026-04-21/hegseth-rescinds-annual-flu-vaccine-21443172.html

Hegseth, X’te paylaştığı videoda “aşırı geniş ve mantıksız” olarak nitelendirdiği bu zorunluluğu kaldırdığını, bireysel tercihe bırakıldığını belirtti. Aşıyı yararlı bulanların yaptırabileceğini, ancak kimsenin zorlanmayacağını söyledi:

“Savaşma kabiliyetlerimizi zayıflatan her türlü saçma, aşırıya kaçan zorunluluğu ortadan kaldırmak için bu anı değerlendiriyoruz. Bu durumda buna evrensel grip aşısı ve onun arkasındaki zorunluluk da dahildir. Grip aşısının her servis mensubu için, her yerde, her koşulda ve her zaman zorunlu olması gerektiği fikri, sadece fazla geniş ve mantıksızdır.”

Videonun tam Türkçesi:

Biden yönetiminin felaket dönemindeki bu Pentagon, savaşçılarımıza birçok cephede amansız bir savaş açtı. Buna, onlara basit tıbbi özerkliği ve dini inançlarını ifade etme özgürlüğünü reddetmek de dahildi. Artık yok.
O ihanet dönemi bitti. Başkan Trump döneminde Savaş Bakanlığı, müşterek kuvvetimize bir kez daha özgürlük ve güç kazandırmak için kararlı adımlar atmaya devam ediyor. Savaşma kabiliyetlerimizi zayıflatan her türlü saçma, aşırıya kaçan zorunluluğu ortadan kaldırmak için bu anı değerlendiriyoruz. Bu durumda buna evrensel grip aşısı ve onun arkasındaki zorunluluk da dahildir. Grip aşısının her servis mensubu için, her yerde, her koşulda ve her zaman zorunlu olması gerektiği fikri, sadece fazla geniş ve mantıksızdır.

Yeni politikamız çok basit:

Bu milleti savunmakla görevlendirilmiş bir Amerikan savaşçısı olarak grip aşısının sizin için en iyisi olduğuna inanıyorsanız, yaptırmakta özgürsünüz; yaptırmalısınız. Ama sizi zorlamayacağız. Çünkü bedeniniz, inancınız ve kanaatleriniz pazarlık konusu değildir. Bu sağduyudur.
Bu bakanlıkta uyguladığımız türden bir sağduyu yaklaşımıdır. Emin olun ki Başkan Trump döneminde Savaş Bakanlığı, cesur savaşçılarımızı her zaman onurlandıracak ve Amerikan halkının ordularına olan güvenini nesiller boyu yeniden tesis etmek için elinden geleni yapacaktır.

Kaynak: https://x.com/SecWar/status/2046579973494800754

***

EK 2 (25.6.2026): Hegseth rescinds annual flu vaccine requirement for US military personnel
Getting a jab every year to protect against the flu is no longer a requirement for active-duty personnel, reservists and Defense Department civilians as part of a new policy announced by the Pentagon. Defense Secretary Pete Hegseth signed a memorandum lifting the annual influenza vaccine requirement in a video posted Tuesday on X. “We’re seizing this moment to discard any absurd, overreaching mandates that only weaken our warfighting capabilities,” Hegseth said in the video.

“This includes the universal flu vaccine and the mandate behind it,” he said. “The notion that a flu vaccine must be mandatory for every service member, everywhere in every circumstance at all times, is just overly broad and not rational.” The new policy is simple and leaves the decision on whether to get the vaccine up to the individual, Hegseth said.

“If you … believe that the flu vaccine is in your best interest, then you are free to take it; you should,” he said. “But we will not force you, because your body, your faith and your convictions are not negotiable.” The new guidance, posted Tuesday by the Pentagon, is dated Monday. It says that effective immediately, the annual influenza vaccine is voluntary for all active and reserve component service members and DOD civilian personnel. Hegseth’s revision is at odds with long-standing Centers for Disease Control and Prevention guidance, which recommends, with rare exceptions, that everyone 6 months and older get the shot every flu season. Military health experts have also warned that because influenza can spread quickly, seasonal vaccination “is the most effective control measure” to reduce serious infection and minimize the risk to the force and the mission, according to a flu vaccine statement on the Navy and Marine Corps Force Health Protection Command website.

The Department of Defense Education Activity, which requires the vaccine for its staff and students, did not answer a query by deadline about how the new policy may affect that guidance. Hegseth also directed the services and components to submit requests for exceptions to the new policy within 15 days of the memorandum publication date. He prefaced his announcement by discussing the COVID-19 vaccine, which was mandatory for active-duty service members from August 2021 to January 2023 under former President Joe Biden. Approximately 8,700 service members were involuntarily separated for not complying with the vaccine mandate, and more than 3,000 of them did not receive honorable discharges, the Pentagon has said. Discharged service members have until April 2027 to pursue reinstatement under a program to welcome them back to active-duty service with fully reinstated benefits. “Our men and women in uniform were forced to choose between their conscience and their country even when those decisions posed no threat to our military readiness,” Hegseth said of the COVID-19 vaccine mandate.

Kaynak: https://www.stripes.com/theaters/us/2026-04-21/hegseth-rescinds-annual-flu-vaccine-21443172.html

***

EK 3 (19.9.2026):

Omuza kas içine yapılan grip aşılarının, virüsün burun ve üst solunum yollarında ilk yerleşmesini önlemede güçlü bir bağışıklık sağlaması beklenmez.

Aşıların, grip, nezle, Kovid gibi üst solunum yolları (burun-boğaz-geniz) vasıtasıyla bulaşan hastalıkları daha giriş kapısında önleyebilmesi için bunların üst solunum yollarında etkili bir mukozal bağışıklık oluşturması gerekir.

Ancak bu sayede virüsün vücuda girip yerleşeceği yerlerde etkili bir lokal bağışıklık (mukozal bağışıklık) sağlanabilir.

Salgısal IgA ve doku yerleşik bellek hücreleri (Trm/Brm) sayesinde virüsler vücuda girdikleri yerde henüz yerleşmeden hastalık yapmaya fırsat bulamadan engellenir.

Bu yüzden:

▪ Canlı zayıflatılmış burun spreyi aşıları (FluMist vb.) mukozal cevabı çok daha iyi tetikler.

▪ Hayvan ve erken insan çalışmalarında intranazal (burun içi) aşılar, enfeksiyonu ve viral yükü IM aşıya göre daha iyi sınırlayabiliyor.

Omuzdan kas içine verilen aşı pratik olarak lokal bağışıklık değil sistemik bağışıklık (antikor + hücresel bağışıklık) sağlar.

Dolaşımdaki antikorlar mukozaya bir miktar sızabilir, viral yükü düşürebilir ve semptomatik enfeksiyon riskini “biraz” azaltabilir.

Etki mevsimden mevsime, suş uyumuna ve yaşa göre değişir; çoğu sezonda kasa yapılan aşılar laboratuvar doğrulamalı grip riskini biraz düşürebilir, her sezonda %0 veya negatif değildir.

Bu aşılar, nazari olarak ağır hastalık tablolarını, hastaneye yatışları, diğer komplikasyonları ve ölümleri önlemede etkili olabilirler ama enfeksiyonu önlemede yetersiz kalırlar.

Cleveland Clinic’in 2024–25 sezonunda yaptığı çalışma da ilginç bir sonuç ortaya koydu: sağlıklı çalışan yetişkinlerde kas içine yapılan grip aşısı, o sezon grip enfeksiyonunu önlemede koruyucu bulunmadı.

Asıl mesele şu: Kas içi aşı sistemik bağışıklık oluşturuyor; oysa solunum yolu virüsünü daha giriş kapısında karşılayacak güçlü bir mukozal bağışıklık oluşturmak farklı bir hedef.

Kasa zerk edilen aşılar varken burun yoluyla uygulanacak yeni aşılar üzerinde çalışılmasının temel nedenlerinden biri de budur.

“Bunda da hayret edecek bir şey yok; bu zaten olması gereken, beklenen bir durum.”

Kaynak: https://x.com/drahmetrasim/status/2101424771342721231?s=20

***

 

Yazı için 1 yorum yapılmış:

  1. Kudret kizilkaya dedi ki:

    75 yasindayim,son 10 senedir eylul aylarinda grip aşisi olurum,oncesinde yagmurlu havada bile hemen soguk kapar hasta olurdum öksururdum veya grip olurdum.Son 10 senedir ne oksuriyor ne grip oluyorum,tam tersi kendimi hic olmadiği kadar sıhhatli hisdediyorum.
    Yani Grip aşısinin korumadigina inanmiyorum ben canli sahidim.

Siz de yorumunuzu paylaşın: